
Ben mücrim, yazılarım da sık sık Hz. Mevlânâ’dan (r. aleyh) ve diğer din büyüklerinden örnekler verdiğim gibi, bazen de İmam-ı Âzam’ı örnek alır ve O’nun prensiplerini uygulamaya çalışırım… O nedenle, nasıl ve niçinine gelince İmam-ı Âzam Hazretlerini örnek almaya çalıştığımı açıklamaya çalışacağım inşaAllah… O nedenle, ben bilmeyen ya da unutan sevgili okurlarıma Büyük İmamı kısaca tanıtmak istiyorum:
Kendisi Bağdatlı ve asıl adı Nûman bin Sabit olan İmamı Âzam (Ebû Hanîfe) Hazretleri, Sünnilikteki 4 fıkıh ve Hakk Mezhep den biri olan Hanefî Mezhebinin kurucusu, büyük müctehid, fıkıh ve hadis bilgini-âlimi…
Hazrete neden ve nasıl örnek aldığıma gelince, onu da şöyle açıklayabilirim:
Her alim ve Allah (c.c) dostu gibi ömrü namazla, niyazla ve irşatla geçen Büyük İmam Ebu Hanife’nin cemaatinden bazıları, kendi aralarında ve mealen ‘O öyle büyük ve öyle ihlaslı bir İmam ki, yatsı namazının abdestiyle sabah namazını da kıldıktan ya da kıldırdıktan sonra istirahate çekilir!’ Yani, gece hiç yatıp uyumaz, namazla niyazla veya ibadetle, evradı ezkârla meşgul olur’ şeklinde methi senâlar da bulunurlar… Ve bu konuşmalar da Hazretin kulağına varır… O mübarek ve büyük imam da ‘mâdem cemaatim benim hakkım da böyle iyi güzel bir hüznü zan da bulunuyor… O zaman ben de bundan böyle yatsı namazımın abdestiyle sabah namazını da kıldırır öyle yatarım inşaAllah!’ der ve öyle de yapar…
Ben mücrim de yazılarımın bazılarında O büyük İmam’ı örnek alır ve başta ilimizin Valileri ve Belediye Başkanları olmak üzere birçok kurum âmirinin ya da herhangi bir idâreci veya yöneticinin azda olsa meşru olan ve harama kaçmayan iyi güzel icraatlarını haber veya yorum yaparken biraz mübalağa yaparım ki, ben nâçizin o mübalağası, sevgi ve saygıdeğer yöneticiler-idareciler için de ve az da olsa moral motivasyon ya da teşvike neden olsun! Çünkü, bir Müslüman iyiliği tavsiye etmekle, kötülüğü de nehyetmekle mükellef olduğu gibi; sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) de “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmiyorsa kalbiyle düzeltmeye (buğuz etmeye) çalışsın. Bu da îmanın en zayıf derecesidir!’’ buyuruyor… Ve ben fakirin tek ve en büyük gücü de yazarak, sözüm ve nazım okurlarımın bazalarını uyararak, bazılarını da ‘bir şekilde’ teşvik ederek insanlara ve Müslümanlara yardımcı olmaya çalışmaktır!
Yarım asırlık meslek hayatım da bireylerin, ailelerin ve İlin Valisinden tutun Belediye Başkanına ve odacısına, kapıcısına veya hizmetçisine, küçük bir sitenin yöneticisine varıncaya kadar (kamuyu ilgilendirmediği müddetçe) kimsenin özel hayatını araştırmadım gibi, az da olsa ve bir şekilde rastladığım yanlışını haber de yapmadım, yorum da! Bir kişinin bir başka kişiye, hele hele uzak yakın akrabasına ya da komşusuna ciddi bir zarar verme ihtimalini görür veya duyarsam eğer, onu da yazarak, dolayısıyla da yayarak değil, o kişiyi münasip bir lisanla uyararak yaparım o başka! Çünkü Cenab-ı Hakk, “Birbirinizle alâkayı kesmeyin! Birbirinize sırt çevirmeyin. Birbirinize kin beslemeyin. Haset etmeyin. Ey Allah’ın (c.c) kulları! Kardeş olun! Ve Tecessüs yapmayın! Yani, başkalarının gizli hallerini araştırmayın ve zan (suizan) yapmayın. Çünkü zannın bir kısmı günâhtır…’’ buyuruyor! Ki, meslek ve özel hayatım da duyduklarım ayrı, gördüğüm bazı sırlarım var ve bu sırlarım benimle birlikte mezara gidecek… Ve ben kötü haberi kargaların bile getirebileceğine, önemli olanın iyi haberlerin verilmesi gerektiğine inanırım!
Burada bir parantez açarak, devletin yetkili kurumlarının, yani istihbarat teşkilatlarının devleti ya da ülkeyi ilgilendiren konularda araştırma ve soruşturma yapmasının-yaptırmasının herhangi bir mahzuru ya da sakıncasının olmadığını, hattâ gerektiğini de vurgulamak isterim…
Buraya neden veya niçin geldiğim konusuna gelince; benim bazı kişi, kurum, kuruluş ve yöneticiler veya idareciler hakkında yaptığım olumlu haber veya yorumlarımı gören sosyal medya fenomenleri ve bilhassa art niyetli kişiler o haber ve yorumların altına üstene olur olmaz şeylerle doldurup hem bana karşı, hem de savunduğum kişilere karşı ayıp ediyorlar ve az ya da çok çalışıp çabalayan, yani iyi-güzel şeyler-icraatlar yapmak isteyen memurların, âmirlerin ve diğer yöneticilerin moral motivasyonlarını bozuyorlar… Dolayısıyla da 2.-3. kişilere karşı hem su-i zan da bulundukları hem de haksızlık yaptıkları için büyük günaha giriyorlar!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; ben şahsen ‘hatasız kusursuz bir olan Allah (c.c)’tır… O nedenle, değişik kişi, kurum ve kuruluşların sahip veya temsilcilerinin kendileri de icraatları da kusursuz olmaz-olamaz… Onun için, onların yanlışlarını ya da hatalı icraatlarını, kendilerini, kurum ve kuruluşlarını rencide etmeden uyarmak bir gazetecinin görevi olduğu gibi, iyi-güzel icraatlarını kamuoyuna duyurmak, hattâ bu konu da biraz mübalağa da yaparak teşvik etmek de görevi olmalı!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
HAZIRLAMAYI BAŞARAMAZSANIZ,
BAŞARISIZLIĞA HAZIRLANIYORSUNUZ DEMEKTİR!
Anonim
TOHUM SAÇ, BİTMEZSE TOPRAK UTANSIN!
HEDEFE VARMAYAN MIZRAK UTANSIN!
HEY GİDİ KÜHEYLAN, KOŞMANA BAK SEN!
ÇATLARSA DOĞURAN KISRAK UTANSIN!
ESKİ ÇINAR, ŞİMDİ NOEL AĞACI;
DALLARDA YAPRAK UTANSIN!
USTA DA KALIRSA BU ÖKSÜZ YAPI,
ONU SÜRDÜRMEYEN ÇIRAK UTANSIN!
BAŞ ARI OLMAK İÇİN ‘ARI GİBİ’ ÇALIŞMAK
GEREKİR! Necip Fâzıl Kısakürek
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)