Taceddin Akbaş

Bir Çanakkale Torunu'nun naçiz klavyesinden 'İmankale Destanı!'

Taceddin Akbaş'ın 'Bir Çanakkale Torunu'nun naçiz klavyesinden 'İmankale Destanı!'' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

BİR ÇANAKKALE TORUNU’NUN NÂÇİZ KLAVYESİNDEN ‘ÎMANKALE DESTÂNI!’

Herkesin bildiği ya da bilmesi gerektiği gibi, bugün Çanakkale’nin ÎMANKALE’ye dönüştürüldüğü, yani Çanakkale Deniz Zaferi’nin, daha doğrusu destanlar Destânı’nın yazılışının 110. Yıldönümünü kutlayacağız inşaAllah… O nedenle ben, önce şerefli bir Çanakkale Şehidi torunu, sonra da Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onurlu bir vatandaşı, asil ve necip Türk Milletinin de nâçiz bir ferdi olarak başta İsmail Demem olmak üzere gelmiş geçmiş ve gelecek tüm şehidlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum… Ve bizim onlara ‘olmayan’ haklarımızı helâl etmemizi, onların ise bize olan ‘şehadet, kardeşlik, evlâtlık, torunluk ve diğer haklarını helâl etmelerini diliyorum…

Şimdi de Destan’a dair nâçiz görüş ve düşüncelerimi siz sevgili okurlarımla paylaşmak, paylaşmaya geçmeden önce de benim için bu büyük zaferi-destanı yazmanın-yazıya dökmenin yapmak kadar zor olduğunu itiraf etmek istiyorum!

Ve burada bir parantez açarak, ‘rahmetli annemizin, 20 yıl kadar dul yaşamasına ve şehid aylığı alma hakkına sahip olmasına rağmen, bir kuruş bile aylık almadığını-almak için müracaatta bulunmadığını ve ‘’Benim babam bizim şehid aylığı almamız için değil, Allah-Lillâh, devlet millet için savaşarak şehid oldu…’’ dediğini hatırlatmak; bunu hatırlatırken de şehid veya gazî aylığı alan kişileri ve yakınlarını asla kınamadığımı ya da yadırgamadığımı ifade etmek isterim.

Nedenine niçinine gelince; bilindiği üzere, 18 Mart 1915 tarihi, 1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu’nun en ferâsetli, en basîretli ve dirâyetli Paşalarından biri olan Cennet Mekân Cevat Paşa’nın komutasında ve 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Paşa’nın başında bulunduğu askerlerin zaferiyle sonuçlanan Çanakkale Deniz Savaşlarının kutlandığı kutlu gündür, şanlı tarihtir! O nedenle, Zafer her 18 Mart’ta ve başta Çanakkale olmak üzere Ülkemizin her noktasında tüm resmî kurum ve kuruluşlarca ve çeşitli programlarla-etkinliklerle kutlamakta, dolayısıyla da tüm şehidler rahmetle anılmakta, gâzîler hayırla yad edilmekte!

ÇANAKKALE’YE 2 KEZ GİTTİM, FIRSATIM OLSA 200 KERE DAHA GİTMEK İSTERİM!

Bendeniz, yıllar önce ve ilk kez Çanakkale’ye gitmiş, Zaferin kazanıldığı, destanın yazıldığı bölgeleri mükemmel anlatımlı bir alan rehberinin eşliğinde gezmiş görmüş ve Burdur’a döndüğümde de ‘’ÇANAKKALE’Yİ GÖRMEYEN İNSAN, SAYILMAZ!’’ başlıklı bir yazı yazmış ve nedenini niçinini geniş geniş îzah etmeye çalışmıştım… Ancak, dönemin Basından Sorumlu Cumhuriyet Savcısı ve benim de yakın bir dostum olan Muhammet Bey, benim o yazımın tamamını okudu mu okumadı mı bilmiyorum ama bana telefon açarak ve şakayla karışık, “Ne yani! Biz Çanakkale’yi görmedik, şimdi insan sayılmayacak mıyız?’’ demişti! Ben de Kendisine, “Siz o yazının tamamını değil, sadece başlığını okumuşsunuz ve onu da dikkâtli okumamışsınız… Çünkü ben ‘Çanakkale’yi görmeyen insan sayılmaz’ demedim! Sadece ‘sayılmaz’ dedim… Siz o aradaki virgüle dikkât etmemişsiniz herhalde Sayın Savcım?’’ deyince de, ‘’Hımmm, ben orasını kaçırmışım…” diyerek sözünü geri almış ve bana takılmıştı… Ayrıca, ‘ilk fırsatta Çanakkale’ye gideceğim inşaAllah’ demişti!

ÇANAKKALE’Yİ ANMAK YETMEZ ANLAMAK-ANLATMAKTA GEREK

Hâsılı; işin şakası bir yana, hakîkaten de inanmış bir kişinin Çanakkale Destanının yazıldığı, açlığın, susuzluğun, kıtlığın, ağırının acının kol gezdiği ve sahanın kan gölüne çevrildiği, mermilerin havada birbirleriyle çarpıştığı toprakları gidip görmesi ve Destan hakkında iyi bir alan-saha rehberinden bilgi alması, rehberin o kişiyi 110 yıl öncesine götürüp getirmesi, dolayısıyla da kendisini empatiye, tefekküre sevk etmesi çok iyi olur! Çünkü bırakın gerisini, Değirmen Burnu Tabyası’nın hemen arkasındaki yamaç ta ve Necmeddin Halil Onan’ın ‘Bir Yolcuya’ başlıklı şiirinin büyük puntolarla yazılmış olan,

DUR YOLCU! BİLMEDEN GELİP BASTIĞIN BU TOPRAK, BİR DEVRİN BATTIĞI YERDİR yazısı bile Çanakkale’yi-Çanakkale Destanını anlatmaya yetip artıyor! Çünkü o yazı insanın tüylerini ürpertiyor ve inanmış bir kişiyi 18 Mart 1915 tarihine, yâni, 110 yıl öncesine götürüyor!

Her neyse; bazı konularım olduğu gibi bugünkü konum da çok ağır, konuklarım ise hem ağır hem de kalabalık! (toplam 252 bin şehid) O nedenle ben bu ağır konumu ve konuklarımı, daha doğrusu bir kısmı orantısız, yani sayıca, silah, araç ve gereç bakımından çok üstün olan düşmanla çarpışmaktan; bir kısmı soğukla, açlık ve susuzlukla, hastalık ve benzer nedenlerle savaşmaktan dolayı şehid olan 252 bin ana kuzusunu, kınalı kuzuyu, vatan evlâdını en güzel şekilde tarif, tasvir, tasnif ve izah eden Mehmed Akif Ersoy’un ‘’Çanakkale Şehidlerine” başlıklı şiiriyle noktalamak istiyor, herkese saygılar sunuyorum:

ŞU BOĞAZ HARBİ NEDİR? VAR MI Kİ DÜNYADA EŞİ?

EN KESİF ORDULARIN YÜKLENİYOR DÖRDÜ BEŞİ!

‘TEPEDEN YOL BULARAK GEÇMEK İÇİN MARMARA’YA’

KAÇ DONANMAYLA SARILMIŞ UFACIK BİR KARAYA!

NE HAYÂSIZCA TEHAŞŞÜD Kİ, UFUKLAR KAPALI!

NERDE ‘GÖSTERDİĞİ VAHŞETLE BU BİR AVRUPALI!

DEDİRİR’ YIRTICI, HİS YOKSULU, SIRTLAN KÜMESİ

VARSA GELMİŞ, AÇILIP MAHBESİ, YÂHUD KAFESİ!

ESKİ DÜNYA, YENİ DÜNYA, BÜTÜN AKVÂM-I BEŞER

KAYNIYOR KUM GİBİ, TÛFAN GİBİ, MAHŞER MAHŞER!

YEDİ İKLİMİ CİHANIN DURUYOR KARŞISINA DA

OSTRALYA’YLA BERABER BAKIYORSUN KANADA!

ÇEHRELER BAŞKA, LİSANLAR, DERİLER RENGÂRENK

SÂDE BİR HÂDİSE VAR ORTADA VAHŞETLER DENK!

KİMİ HİNDU, KİMİ YAYMAM, KİMİ BİLMEM NE BELÂ

HANİ TÂ’ÛN’A DA ZÜLDÜR BU REZİL İSTÎLÂ!

AH O YİRMİNCİ ASIR YOK MU, O MAHLÛK-İ ASİL

NE KADAR GÖZDESİ MEVCUÜT İSE HAKKIYLA SEFİL

KUSTU MEHMETÇİĞİN AYLARCA DURUP KARŞISINA

DÖKTÜ KARNINDAKİ ESRÂRI HAYASIZCASINA,

MASKE YIRTILMASA HÂLÂ BİZE ÂFETTİ O YÜZ,

MEDENİYET DENİLEN KAHBE, HAKÎKAT, YÜZSÜZ!

SONRA MEL’UNDAKİ TAHRÎBE MÜVEKKEL ESBÂB

ÖYLE MÜDHİŞ Kİ; EDER HER BİRİ BİR MÜLKÜ HARAP

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

13
TEMMUZ

2026

Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış

Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı

13
TEMMUZ

2026

Turis geldiler tırıs gittiler

Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı

29
HAZİRAN

2026

Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!

Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!

Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı

20
HAZİRAN

2026

Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !'

Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı

17
HAZİRAN

2026

Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!

Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı

16
HAZİRAN

2026

Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!

Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz

Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!

Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Çan'da otomobil tarlaya uçtu: 2 yaralı
3. Sayfa

Çan'da otomobil tarlaya uçtu: 2 yaralı

Çanakkale-Çan karayolu üzerinde otomobil tarlaya uçtu. Otomobilde bulunan 2 kişi yaralandı.

Ayazma Deresi’ne 50 bin kırmızı benekli alabalık yavrusunu bırakıldı
Bölgesel

Ayazma Deresi’ne 50 bin kırmızı benekli alabalık yavrusunu bırakıldı

Çanakkale'de 'Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi' çerçevesinde Ayazma Deresi’ne 50 bin kırmızı benekli alabalık yavrusunu bırakıldı.

Gökçeada'da yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya hazırlanan 6 FETÖ şüphelisi yakalandı
3. Sayfa

Gökçeada'da yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya hazırlanan 6 FETÖ şüphelisi yakalandı

Çanakkale'nin Gökçeada ilçesinde yasa dışı yollarla yurt dışına çıkış hazırlığında oldukları belirlenen ve haklarında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan adli süreçleri devam eden 6 şüpheli ile bu şahısların yurt dışına çıkışlarını organize ettikleri değerlendirilen 3 şüpheli yakalandı.

Çanakkale’de petshop denetimi
Bölgesel

Çanakkale’de petshop denetimi

Çanakkale’de Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Müdürlüğü ekipleri, il genelinde faaliyet gösteren hayvan satış yerlerine (petshop) yönelik rutin denetimler gerçekleştirdi.

Ayvacık'ta 30 kaçak göçmen yakalandı.
3. Sayfa

Ayvacık'ta 30 kaçak göçmen yakalandı.

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde Sahil Güvenlik ekipleri tarafından karada 13’ü çocuk toplam 30 kaçak göçmen yakalandı.

Çanakkale'de organize suç örgütü çökertildi,7 kişi tutuklandı, 2 şüpheliye adli kontrol şartı verildi
3. Sayfa

Çanakkale'de organize suç örgütü çökertildi,7 kişi tutuklandı, 2 şüpheliye adli kontrol şartı verildi

Çanakkale’de suç işleme amacıyla örgüt kurma-nitelikli yağma ve tefecilik yapan organize suç örgütüne yönelik emniyet tarafından düzenlenen operasyonda 7 şüpheli tutuklandı.