
BİR İLÇENİN KALBİNE DOKUNMAK…
“Altyapıya giren başkan iflâh olmaz!”
Bu cümle, bizim memleket belediyeciliğinin adeta yazısız kanunudur. Toprağın altına kazma vuran başkanın, halkın gönlüne giremediği söylenir. Çünkü yapılan iş görünmezdir; ne süsü vardır ne rengi, ne de oy getirecek bir gösterişi…
Onca masraf, onca emek, alınteri ve çile toprağın altına gömülür.
Ama başkana oy olarak dönmez.
Gerçek midir bu?
Elhak, gerçektir…
Ben, koskoca hastaneyi bırakıp altyapıyı tamamen yenilemek için ilçeme döndüğümde iç sesim bana şöyle diyordu:
“Boş ver korkuyu… Değiştir şu altyapıyı!
Analar, babalar, kardeşler, küçücük bebeler…
Eş-dost, sevdiklerin, tüm ilçe halkı…
Kurtulsun kanserojen sudan, pis kokudan, her yağmurda su basan sokaklardan.
Bu iş gözle görünmez ama gönüllere dokunur.”
Kararlar alındı, krediler çekildi, yola çıkıldı.
İhale günü Ankara’da yetkili bir dostum, Hakan Bey, bana şöyle dedi:
“Başkanım, bu altyapıyı komple değiştiriyorsun ya… hiç düşündün mü bunun bedelini?”
“Neymiş Hakan Bey?”
“Çok çile çekeceksin.
Halk senden nefret edecek.
Bir daha başkan seçilme ihtimalin yüzde beş bile değil…”
Derin bir nefes aldım.
“Bunların hepsini düşündüm Hakan Bey. Hatta belki beni dövmeye kalkanlar bile olur.
Ama vazgeçmem!
Bu ilçenin göz göre göre elden kayıp gitmesine seyirci kalamam.
Çünkü tekrar seçilme gibi bir derdim yok.
Bunu ben yapmazsam, kimse yapmaz.”
Fatih Sultan Mehmet’in sözü aklıma geldi:
“Ya İstanbul beni alır, ya ben İstanbul’u!”
Ben de aynı kararlılıkla:
“Ya bu altyapıyı bitireceğim, ya bu altyapı beni bitirecek!” dedim.
Gemileri yaktım.
Hem zaten gemileri yakmadan Endülüs fethedilebilir miydi?
Nazım’ın dizeleri içimde çınladı:
“Sen yanmazsan, ben yanmazsam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?”
İçme suyu dağdan ilçeye doğru, kanalizasyon tam tersine ovadan ilçeye doğru kazılacaktı.
Ama asıl konu bu değildi.
İlçeyi bir uçtan diğer uca tek hat hâlinde kazamazdık. Çünkü memlekette “mahallecilik” diye bir gerçek vardı.
“Bizim mahalleden neden başlamadı?” sitemleri…
Kısıtlı kaynaklar…
İşin doğası…
Zaman kazanma mecburiyeti…( 3 yıldan fazla sürmemeliydi)
Bütün bunlar bizi tek çözüme götürdü:
Aynı anda 7–8 koldan işe başlayıp zamanında sonuçlandırmak.
Çünkü yapılan hesaplara göre…
Eğer tek hattan gidersek işin bitmesi 11 yıl sürerdi.
Kim öle, kim kala…
Benim tekrar seçilme ihtimalim de zayıf…
Hem yarım işi de hiç sevmem.
Gangrenli bacak parça parça kesilmez!
Kesilecekse tek hamlede kesilir.
Başladık.
Tarih: 16 Ekim 2015.
900 gün süre verilmişti.
Müteahhitten kaynaklı aksaklıklarla biraz uzadı; 1000 günü geçti.
Ama sonunda herkesin “ bu kadar sürede imkânsız” dediği işi bitirdik.
Üstyapı için koca bir zaman kazandık.
Planlamamız mükemmeldi.
Fakat günlük hayat…
İşte o çetindi!
Telefonlar…
Sosyal medya…
Sokakta karşılaşmalar…
Sitemler, şikâyetler, hatta bazen hakaretler…
Hiçbirine kulak tıkamadım.
Hepsine tek tek cevap verdim.
Çünkü bu iş, yalnızca boru döşemek değildi; hepimizin sabrına, günlük hayatına dokunan bir süreçti.
Bunun yanında bilinçli, sağduyulu güzel insanlar da vardı.
Onlar, bazen açıktan bazen gizliden destek oldular; moral ve güç verdiler.
Bir gün bir düğüne gitmiştik.
Çıkarken sakallı bir amca yanıma geldi:
“Başkanım, bir altyapı yaptın ki…” dedi.
İçimden dedim ki:
“Tamam, şimdi fırça geliyor…”
“Evet amca?”
“Valla ben çok memnunum!”
Şaşırmıştım.
“Neden?”
“Bu yıl asmalara kükürt sıkamadım. Ama sizin iş makinelerinin kaldırdığı toz toprak var ya… üzümlere öyle bir yaradı ki! Kükürt sıksam böyle faydalı olmazdı.”
Gülüştük.
“Peki kanserojen sulardan kurtulduğunuza memnun değil misiniz?” diyecektim ki…
Vazgeçtim.
Adam memnun işte, gerisini karıştırma…
Ve düğünden ayrıldık.
Evet…
Altyapı toprağın altındadır.
Ama dokunduğu yer, bu ilçenin kalbidir.


2026
Ramazan Canural'in 'Kısa keselim Aydın havası olsun' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'mamların Maaşı meselesi' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir zirveden daha fazlası Ankara'nın verdiği mesaj' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir hayat serüveni Pediyatriden geriyatriye' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Yalancı Cennet'ten ebedi Cennete ” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir Ömür sessiz kahramanlık: Babalar” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Türk siyasetinde sosyo-politik bir analiz ve CHP” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Fethin gölgesinde bir Cuma namazı” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir musibet bin nasihattan iyidir…” adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Ah ekonomi vah ekonomi!' adlı köşe yazısı... Devamı
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcılığına Ahmet Hamdi Atalay atandı. Ahmet Hamdi Atalay Kimdir ?
Keçiören Belediyesi Esat Deli Hasan Spor Salonu’nda, Türkiye Karate A Milli Takım Teknik Sorumlusu Cengiz Çınar nezaretinde gerçekleştirilen sınava 90 sporcu katıldı. Minik karateciler, teknik becerilerini sergileyerek kuşak atlama heyecanı yaşadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 15 Haziran Pazartesi günü açılışı gerçekleştirilecek Ankara Havalimanı, kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından ulusal ve uluslararası uçuşlara kapılarını açıyor.
Uraloğlu: Güneydoğu Anadolu İskenderun Limanı'na En Kısa Güzergâhla Bağlanacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu inşaatında tünel ve viyadük çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü duyurdu. Toplam 122 kilometre uzunluğundaki otoyol, Burdur ve Denizli hatlarıyla İzmir ve İstanbul otoyollarına entegre edilecek.
MUSKİ, Menteşe'de kanalizasyon ve içme suyu hatları için düğmeye bastı. Kolejler Bölgesi bitti, Yeniköy sürüyor. Projenin detayları ve mahallelerdeki son durum.
Yorumlar (0)