
Bir zamanlar bırakın ilgili ilgisiz kişileri, toplanışını, konuşmalarını, kararlarını veya sonuçlarını dağdaki çobanların dahî merak ettikleri Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantıları; yılda en az bir kere ve Cumhurbaşkanı Yardımcısının Başkanlığında ve Adalet, İçişleri, Dışişleri, Hazîne ve Mâliye, Millî Eğitim ve Millî Savunma Bakanları, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanlarının katılımlarıyla yapılıyor… Ki, Cumhurbaşkanı gerekli gördüğünde Şûra’yı 2-3. kez topluyor ve Başkanlık yapıyor. Ve bildiğim kadarıyla Şûra da genelde Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile Genelkurmay Başkanının, özelde de bakanların ve kuvvet komutanlarının önerileri dikkate alındığı gibi; Şûra’nın ana gündemi Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Mensubu albayların generalliğe, general ve amirallerin ise bir üst rütbeye terfîleri, görev süreleri dolan komutanların sürelerinin uzatılmaları veya emekliliğe sevk edilmeleri kararlaştırılıyor. Ayrıca YAŞ üyelerinin uygun görmediği subay ve astsubaylar Ordu’dan atılıyor, Türk Silahlı Kuvvetleriyle (TSK) olan ilişkileri kesiliyordu!
Kısacası; Normalde Yüksek Askerî Şûra’nın yılda bir kez toplanması olağan, 2. ya da 3. Kez toplanması ise olağanüstü hallerde oluyordu… Amma velâkin, bir zamanlar Şûra’nın en rutin, en normal ya da en sıradan toplantıları bile basın yayın organları tarafından köpürtülüyor, şişiriliyor, pişiriliyor ve olağanüstü hale dönüştürülüyordu! Dolayısıyla da Ülkemiz de YAŞ Toplantıları sonrasında gergin bir bekleyiş ve ister sivil olsun ister asker, ülke genelinde sûnî bir huzursuzluk, olağandışı-olağanüstü bir hava estiriliyor ve insanımız huzursuz ediliyordu…
Şimdi de kurtların dumanlı hayaya alıştıkları gibi, ülkemizin gergin havasına alışan bazı kişi, kurum, kuruluş ve basın yayın organları aynı havayı estirmek ve insanımıza ‘kirli’ havayı teneffüs ettirmek istiyorlar! Bu basın yayın organlarında çalışan köşe(li) yazarlarından biri de asıl mesleği makine mühendisliği olan ancak Halk TV’de Şirin Payzın ve Emin Çapa’yla birlikte (Çarşamba günleri) ‘’Sözüm Var’’ adlı programın yapımcılarından biri Barış Terkoğlu olmuş! Ve Terkoğlu 11 Ağustos tarihli ‘’Tik Tokçu Hacı Paşa Devri’’ başlıklı yazısında “Sonuçları itibarıyla malumun ilanıdır aslında: TSK’nin adım adım parti ordusuna dönüştüğüdür… Kimi askerler AKP Teşkilatlarından alarak terfî peşinde koşuyor. Biat edenlerin ödüllendirildiği, AKP İl/ilçe teşkilatlarında birinci/ikinci derece yakını olanların kolayca terfî aldığı, tarikat/cemaat bağlantısı bulunanların her türlü adli-idari soruşturmaya tabi olsa bile dokunulmazlık zırhına büründürülerek ya görev sürelerinin uzatıldığı ya da terfi ettirildiği görülmektedir… YAŞ’a giderken kurmaylık etkisizleştirilmiş yaş sınırı anlamsızlaştırılmıştı. Atamalara yansıyan durum, teamül dışındaki terfi ve uygulamalar parti ordusuna gidişin en büyük göstergesidir. Bu da tarihi zaferlerle dolu Türk Ordusu için son derece üzücü bir durumdur. Siyasete bulaşmış, tarikat/cematlerin cirit attığı bir ordunun sonunun ne olacağı Balkan Harbi’nden öğrenilebilir…” demiş.
Yazar Barış Terkoğlu, Yüksek Askerî Şûra Toplantılarında ‘daha düne kadar’ eşi, hattâ annesi, hattâ hattâ ninesi başörtülü, babası veya dedesi sünnet sakallı olan subay ve astsubayların, bırakın terfî veya emekli edilmelerini, Ordudan atıldığı, dolayısıyla da atılan subay ve astsubaylara kimsenin iş vermediği-veremediği günlerden hiç bahsetmemiş! Ama çok istisna bile olsa AK Parti’ye yakın ya da dindar olan subay ve astsubayların terfi ettirildiklerini iddia etmiş… Ve terfi edenlerden bazılarını da ‘hacı paşa’ diyerek, kendince aşağılaya çalışmış!
Şöyle ki; bendeniz, kendisi küçük bir devlet memurluğundan emekli, ancak iki oğlu ve bir gelini üst rütbeli subay olan bir arkadaşımın evlâtlarından birinin paşa olabilmesi için dönemin milletvekili ve Millî Savunma Komisyonu Üyesi olan AK Partili bir Milletvekilinden yardımcı olmasını rica etmiştim… O vekil de bana kendilerinin YAŞ’ın kararlarına müdahil olmadıklarını, yani YAŞ’ın kendi bünyesinde ve askerî prensipleri olduğunu, ancak yine de yardımcı olmaya çalışacağını söylediğini, fakat olamadığını hatırlıyorum… Bu da Barış Terkoğlu’nun iddialarının asılsız olduğunun en yeni ve en bariz kanıtı idi… Çünkü küçük bir memur emeklisi olan arkadaşım TSK’ya 3 tane pırıl pırıl ve üst rütbeli subay yetiştiriyor; AK Partili ve TBMM Millî Savunma Komisyonu Üyesi de olan bir Milletvekili 3 subaydan birinin olsun general olmasına, hattâ görev süresinin uzatılmasına bile yardımcı olamıyordu. Ancak, Barış Terkoğlu adındaki bir medya mensubu, bir subayın terfi edebilmesi için ya AK Partili birinin yakını ya da herhangi bir tarikatın üyesi olması gerektiği iddiasında bulunuyor. Amma velâkin, benim bu bizzat şahit olduğum ve birçok kişiden duyduğum gerçekler Terkoğlu’nun ve O’nun gibi düşünenlerin, hattâ yaftacıların iddialarını çürütüyor…
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; Darbe yapmakla ünlü veya darbeye meyilli ve apoletli apoletsiz olan paşalarımızın dedikleri dedik, çaldıkları düdük olduğu dönemlerde siviller onların adlarını bile ağızlarına almaya cesaret edemezlerken; Şimdiki siviller ve Terkoğlu gibi gazeteciler Paşaların adlarını ulu orta anıyor ve kendileri hakkında bühtan da bulunup yaftalama yapıyorlar… O nedenle ben ‘Cenab-ı Allah kimseyi bühtancıların ve de yaftacıların dillerine ve ellerine düşürmesin!’ diyor, herkese ‘hüsnü zanlı’ saygılar sunuyorum.
ZANDAN SAKININIZ. ZÎRA ŞÜPHESİZ ZAN
SÖZÜN EN YALAN OLANIDIR…
Hz. Muhammed (sav)
EY ÎMAN EDENLER! ZANNIN ÇOĞUNDAN SAKININ!
ÇÜNKÜ ZANNIN BİR KISMI GÜNÂHTIR. BİRBİRİNİZİN
GİZLİ HALLERİNİ VE KUSURLARINI ARAŞTIRMAYIN!
Hucûrat Sûresi, Âyet 12
KÖTÜ İNSAN HİÇ KİMSEYE İYİ NİYET BESLEMEZ
ÇÜNKÜ O, HERKESİ KENDİ GİBİ GÖRÜR VEYA BİLİR!
Hz. Ali (r.a)
NİYETİ KÖTÜ OLAN İNSANDAN DEĞİL, NİYETİ
KÖTÜ OLAN İNSANDAN KORK!
Hz. Mevlânâ (r.aleyh)
BİR YALANA DENK GELMESİN İNSAN, SONRA
BİNLERCE DOĞRUYU SORGULAMAK ZORUNDA
KALIYOR! Kinsun
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle kenevir üretim izinleri yeniden düzenlenirken, Antalya’nın da aralarında bulunduğu 21 il üretim havzasına dahil edildi. Karar kapsamında lif, tohum ve sap üretimi kontrollü olarak yapılabilecek; tıbbi kenevir ise yüksek güvenlikli tesislerde sınırlandırılacak.
Tokat’ta düzenlenen Türkiye Büyükler Halter Şampiyonası’nda podyuma çıkan MAKÜ öğrencisi Fatmagül Çevik, hem altın madalyanın sahibi oldu hem de yeni Türkiye rekoruna imza attı.
MHP Burdur İl Başkanı Mustafa Gün, Bucak ilçesine bağlı Çamlık ve Elsazı köylerini ziyaret ederek muhtarların ve vatandaşların taleplerini yerinde inceledi. Ziyaretlerde köylerin ihtiyaçları raporlanırken, çözüm noktasında girişimlerin başlatılacağı vurgulandı.
Antalya-Isparta karayolunda meydana gelen zincirleme trafik kazalarının ardından yaşanan heyelan, ulaşımı tamamen durdurdu. Bölgeye sevk edilen ekipler güvenlik ve çalışmaları gerçekleştiriyor.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen hastaların Neziha Kutlu (49), Abdou Nazıro Gnınkouguı (24), Firdevs Sarı (4), Sedef Sarı (27) ile Yavuz Selim Yiğit (21) olduğu kaydedildi.
Isparta-Antalya karayolunda, Antalya il sınırına yaklaşık 1 kilometre kala meydana gelen heyelan nedeniyle dev kayalar yola düştü.
Yorumlar (0)