Taceddin Akbaş

Bizlere '12 Eylül'ler 27 Mayısları..., 28 Şubat'lar 12 Eylülleri, 15 Temmuzlar 28 Şubat'ları arattırıp unutturdu

Taceddin Akbaş'ın 'Bizlere '12 Eylül'ler 27 Mayısları..., 28 Şubat'lar 12 Eylülleri, 15 Temmuzlar 28 Şubat'ları arattırıp unutturdu' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

BİZLERE ‘’12 EYLÜL’LER 27 MAYISLARI.., 28 ŞUBAT’LAR 12 EYLÜLLERİ, 15 TEMMUZLAR 28 ŞUBAT’LARI ARATTIRIP UNUTTURDU!!!!

27 1960 askerî darbesini hayal mayal hatırlar ve çocuk aklımla üzülüp ağlarken, 12 Eylül askerî darbesini, 28 Şubat Pismodern-5’li Çete darbesini ve 15 Temmuz gecesi başlatılan hain darbe girişimini ise hiç unutmuyor ve dün bugün gibi hatırlıyorum. Çünkü ülkemizdeki hiçbir darbe ve darbe girişiminde haklılık payı olmadığı, daha doğrusu gerekçeleri inandırıcı olmadığı gibi; darbelerin tamamı cennet misali ülkemizle beraber asil ve necip milletimizi de darbelemiş, dolayısıyla da büyük devletimizi çok zarara, ziyana uğrattığını ve darbelerden sonra gelen sivil iktidarların; darbecilerin ülkemize ve insanımıza verdikleri maddî mânevî zararları telâfi etmek için çabaladıklarını görüyor, duyuyor ve biliyorum! Ve bu konu da ben de tıpkı merhum Başbuğ Alparslan Türkeş gibi “En kötü sivil yönetim, en iyi askerî yönetimden daha iyidir’’ diyorum!

Yani, ülkemiz de ve her 10-15 yılda bir tekerrür eden ve kendi ürettikleri ‘sudan’ bahanelerini temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp halkın önüne koyulan, daha doğrusu ‘uydurulan’ bahanelerle yapılan darbelerin darbeleri ‘kunnatmış’ demeyeyim hadi, ‘doğurmuş!’ diyeyim; darbecilerden sonra gelen sivil ve seçilmiş hükümetlerimiz, darbe ve darbe girişimcilerinin yaralarını sarmak, maddî mânevî zararlarını kapatmak, hasarlarını onarmak için yıllarını vermiş ve çok emek harcamışlar! Ancak, bir şeyi yapmanın yıkmaktan daha zor olduğu gibi, darbecilerin yıkımlarını tamir etmek te pek kolay olmadı-olamadı ve bir müddet daha olamayacak gibi de gözüküyor…

DARBECİLER ‘ÖNCE ÜLKELERİNİ’ SONRA KENDİLERİNİ DARBELER!

İşte bu darbelerden birinin yıldönümü de dün idi! Yani, dün, 27 Mayıs askerî darbesinin 65. Sene-i devriyesi idi! Ancak, biz çok küçük yaşta darbelendiğimiz için olsa gerek, 27 Mayıs Askerî Darbesini unuttuk… Ancak, aslı var ya da yok orasını bilmiyorum, ama ‘bebek-köpek’ davası gibi nedenlerden dolayı ikisi bakan, biri başbakan olmak üzere 3 devlet adamının asıldığı-idam edildiği günü, yani 17 Eylül 1961’i hiç unutmadık ve unutmayacağız…’ diyor, şimdi de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, doğurganlık konusundaki bir açıklamasını değerlendirmek istiyorum:

GAYRİMEŞRU EVLİLİKLER ARTIYOR DOĞURGANLIKLAR İSE AZALIYOR!

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav), bir Hadis-i Şeriflerinde “Evleniniz, çoğalınız, çünkü ben ‘kıyâmet gününde’ sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim” buyuruyor! Amma velâkin, günümüzde Hz. Peygamber’in birçok emir, sünnet, tavsiye ve yasaklarına uyulmadığı gibi, evlenme tavsiyesinin de tam tersi yapılıyor, yani evlenilmiyor! Velev ki evlenilse bile ya evlilikler uzun sürmüyor ya hiç çocuk yapılmıyor ya da çok az çocuk yapılıyor! Onlara da sahip çıkılmıyor-çıkılamıyor! Ki, Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerimin de ve İsrâ Sûresinde, çocukları öldürme konusunda ve 31. Ayeti Kerimesinde mealen “(sakın) yoksulluk ya da rızk endişesiyle veya fakirlik korkusuyla (anne karnından îtibaren) çocuklarınızı öldürmeyin (kürtaj yaptırmayın!) Biz onların rızıklarına kefiliz. Şüphesiz onları öldürmek büyük bir suç ve günahtır!’’ buyuruyor.

Biz inananların, Yüce Yaratıcımızın-Hâlıkımızın olduğu gibi, Kur’an-ı Keriminde ve Enbiya Suresinin 107. Âyeti kerîmesinde ‘’Ey Muhammed! Biz Seni başka bir amaçla değil, ancak âlemlere rahmet ve bereketimizi ihsân ve böylece insanlığı inkâr ve cehâlet karanlığından kurtararak aydınlığa kavuşturman için gönderdik.’’ şeklindeki emirlerine de, Allah’ın kulu ve elçisi, bizim de sevgili Peygamberimiz-Rehberimiz-Önderimiz ve en büyük şefaatçimiz olan Hz. Muhammed (sav)’in sünnetlerine, yani kendisinin yapıp bize de ‘yapın’ ve Kendisinin yapmayıp bize de ‘yapmayın’ dediği tüm emirlerine, tavsiye ve nasihatlerine de uyarız-uymaya çalışırız… Çünkü, Cenab-ı Hakk’ın kendisini de, sevgili Nebisini de neyi emretmiş veya yasaklamışsa, biz inananlar da o naslar hakkında zerre kadar şüphe duymayız, her emir ve yasakta mutlaka bir hikmet ararız!

Kısacası; biz sevgili Peygamberimizin kıyâmet gününde, kendi ümmetinin diğer peygamberlerin ümmetlerinden daha fazla olduğu ve bizimle iftihar edeceği bir ümmet olmamız gerekir ki; Peygamberimizin bize değil, bizim O’na, O’nun ümmetliğine, himmetine, şefaatine, dostluğuna ve mahşer günü O’nun ‘’Ümmeti, Ümmeti, Ümmetimi isterim. Ümmetimin tamamı bağışlanmadan başımı secdeden kaldırmam Ya Rabbi!’’ demesine ihtiyacımız var!

CUMUHRBAŞKANI ERDOĞAN, DOĞURGANLIĞIN AZALMASINI ‘FELÂKET’ OLARAK NİTELENDİRMİŞ VE BENCE DE DOĞRU SÖYLEMİŞ. ANCAK ÇOCUK YAPMANIN KENDİNE GÖRE BAZI MESÛLÎYETLERİ YÜKÜMLÜKLERİ OLDUĞUNU HATIRLATMAMIŞ(!) ONLARI DA BEN HATIRLATMAYA ÇALIŞAYIM İNŞ.!

‘Uluslararası Aile Forumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerini de değerlendirmiş ve ‘’TÜİK’in açıkladığı veriler Ülkemizin karşı karşıya olduğu felâketi ortaya koyuyor! Yani Ülkemizin doğurganlık hızı tarihte ve ilk kez 1,48’lere kadar geriledi…” demiş. Dolayısıyla bîkârların evlenmelerini, evlilerin ve bilhassa genç evlilerin çok çocuk yapmalarını önermiş!

Cumhurbaşkanı Erdoğan iyi söylemiş-güzel söylemiş, doğru söylemiş ama noksan söylemiş.

Evet, aslında mükellef bir Müslüman’ın, geçerli bir mazereti ya da zorunlu bir durumu olmadıkça veya çok gerekmedikçe evlenmesi sünnet, çocuk sayısını sınırlaması ise sünnete aykırı… Ancak, fitnenin, fesadın kol gezdiği, bırakın İslâmî ahlâkı, insâni ahlâkın bile dibe vurduğu, ister kadın olsun ister erkek, ister genç olsun ister ihtiyar, insanların soyunma, harcama ve yiyip içme, dolayısıyla da israf etme, har vurup harman savurma gibi konularda birbirleriyle yarıştıkları ve ister istemez de olsa günâhlara karıştıkları bir mekân ve zamanda çocukların kemiyetlerinden çok keyfiyetleriyle ilgilenmek; yani mevcut çocukları bataklıkların içine düşürmemek, günâh deryasının içinde yüzdürmemek, bir şekilde düşenleri ise kurtarmaya çalışmak bence daha isabetli bir yol olur! Çünkü kimin çocuğu olursa olsun, tamamı islâm fıtratı üzerine doğan çocukları bireylerin, evlerin yerlerin, sokak ve caddelerin, basın yayın organlarının ve sosyal medya fenomenlerinin tehdit ve tehlikeleri âdetâ bir ahtapot gibi bekliyor… Ve bu ahtapotlar kimin, hangi hacının hocanın veya en dindar ve en disiplinli, bir ailenin, hattâ bir din görevlisinin ya da gönüllüsünün çocuğu bile olsa yutabiliyor veya potalarında eritebiliyorlar. Ki, günümüz de ve ülkemiz de bunların çok örnekleri var maalesef!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.

GÜVEN AYNA GİBİDİR. BİR KERE

KIRILDIMI HEP ÇİZİK GÖSTERİR!

Hz. Mevlânâ

ÇOCUK CENNET NİMETLERİNDEN BİRİDİR…

EVLÂDIMIN AYAĞI TAŞA DEĞSE, BENİM YÜREĞİN KANAR

MEĞER CANDAN ÖTE BİR CAN VARMIŞ, O DA EVLÂTMIŞ!

Özlü sözlerden seçmeler

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

13
TEMMUZ

2026

Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış

Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı

13
TEMMUZ

2026

Turis geldiler tırıs gittiler

Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı

29
HAZİRAN

2026

Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!

Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!

Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı

20
HAZİRAN

2026

Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !'

Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı

17
HAZİRAN

2026

Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!

Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı

16
HAZİRAN

2026

Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!

Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz

Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!

Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Kahve borcu yüzünden toptancıyı iş yerinde darbetti
3. Sayfa

Kahve borcu yüzünden toptancıyı iş yerinde darbetti

Adana'da bir kahve toptancısı, Gaziantep'te iş yaptığı başka bir toptancı tarafından alacak-verecek nedeniyle iş yerinde darbedildi. O anlar güvenlik kamerasınca saniye saniye görüntülenirken toptancı, saldırgandan şikayetçi oldu.

15 Temmuz’da darbecilerin ZPT’sini kullanarak güvenlik güçlerine yardım etti
Bölgesel

15 Temmuz’da darbecilerin ZPT’sini kullanarak güvenlik güçlerine yardım etti

15 Temmuz hain darbe girişiminde Malatya’da darbecilerin kullandığı zırhlı aracı güvenli bölgeye çeken Mustafa Özbey, o gece polislerle birlikte operasyona katıldığını belirterek, "Vatan için ölüme de vardım" dedi.

 Darbeye direnişin ve zaferin hikayesi ATÜ’de konuşuldu
Bölgesel

Darbeye direnişin ve zaferin hikayesi ATÜ’de konuşuldu

Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü programında, "O gece sergilenen direniş, Türk milletinin demokrasiye olan bağlılığını tüm dünyaya göstermiştir" dedi.

Kula'da uyuşturucu satıcılarına darbe: 7 şüpheli yakalandı
Bölgesel

Kula'da uyuşturucu satıcılarına darbe: 7 şüpheli yakalandı

Manisa'nın Kula ilçesinde uyuşturucu ile mücadele kapsamında İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı.

CHP Bucak'tan sert açıklama 'Sivil Darbe Girişiminin Karşısındayız!'
Bölgesel

CHP Bucak'tan sert açıklama 'Sivil Darbe Girişiminin Karşısındayız!'

CHP Bucak İlçe Başkanlığı, Ekrem İmamoğlu ve diğer isimlerin gözaltına alınmasını "sivil darbe" olarak nitelendirerek sert bir açıklama yaptı.

Malatya’da suç örgütüne büyük darbe
Bölgesel

Malatya’da suç örgütüne büyük darbe

Malatya’da 6 ay süren takip sonucunda büyük birçok suça karışan örgüte darbe vuruldu.