
Bazı kelimelerimi birkaç defa tekrarlamış ve cümlelerimi mükerreren kurmuş olabilirim… Bunun nedeni, niçini de Korsan İsrail Devleti’nin, daha doğrusu terör devletçiğinin 77 yıldır Filistin’in genelinde, 18 yıldır abluka altında tuttuğu Gazze şeridinde, 2 yıldır da Gazze Şehrinde yaktığı canları, yıkıp viran ettiği binaları, darmadağın ettiği yuvaları, işlediği sayısız cinâyetleri ve yaptığı soykırımları anlatacak kelime bırakmamam, dolayısıyla da kurulacak cümle bulamamamdır!
Şu anda ve Dünya üzerinde 60 yakını sözde İslâm Ülkesinde, 80 dolayında da güyâ Müslüman olmak üzere 8 milyar civarında bir insan topluluğu, daha doğrusu insan müsveddesi yaşıyor! Sözüm okurlarımdan ve gerçek Müslümanlardan dışarı, bu müsveddelerin 2 milyar kadarını ‘nüfus cüzdanı’ Müslümanları teşkil ediyor! Bu da dünyadaki her 4 kişiden birinin Müslüman olduğu anlamına geliyor! Ancak, Dünyayı 8-9 milyon kadarı İsrail de olmak üzere şu andaki toplam nüfusları 25 milyonu bile bulmayan Siyonist, Arz-ı Mevutcu ve Emperyalist ABD destekli (yani Tanrı’nın, >hangi Tarıysa o, yer Tanrısı mı, gök Tanrısı mı, yoksa bir başta Tanrı mı?< Siyonistler dışındaki insanlara kızarak kıyâmeti koparacağına, sonra da kendilerini Cennete koyacağına inanan Yahudiler çekip çeviriyor, hattâ yönetiyor… Ve bu bir avuç sapık, 77 yıldır Filistin’i, 2 yıldır da Gazze’yi yakıp yıkıyor, asker demeden, sivil demeden, kadın kız demeden, çoluk çocuk, hasta ya da yaşlı veya ihtiyar demeden öldürüyor! Yani, Emperyalist destekli, Müslüman köstekli ve Siyonist mantıklı Netanyahu’nun asker ve polisleri 2 yıldır Gazze’de Müslüman katliamı ve insan kıyımı yapıyor, ama Gazze’ye Türkiye ve birkaç İslam Ülkesi dışında hiçbir İslâm Ülkesinden madden de mânen de yardım, en azından sözlü veya psikolojik destek gelmiyor maalesef! Ki; dün bir başka İslam Ülkesi yakılır yıkılır ve binlerce Müslüman öldürülür ya da şahid edilirken, bugün Filistin ve Gazze de soykırım yapılıyor! Ancak, hiçbir Müslüman, sıranın kendi ülkesine ve kendisine geleceğini vehmedemiyor-düşünemiyor ve inanamıyor!
Velhâsıl-ı kelâm; 2 yıla yakın bir süredir 60 bine yakın Gazzeli’yi öldüren, daha doğrusu şehit eden, bir o kadarını da yaralayıp gâzî yapan Siyonist Netanyahu’nun asker ve polisleri, ateşkes anlaşmasına rağmen katliama devam ediyorlar ki, bu hainler geçtiğimiz 24 saat içinde yine 139 Gazzeliyi şehid etmiş, 425’ini de yaralayıp gazi yapmışlar! Amma velâkin 60’a yakın İslam Ülkesinden ve sayıları 2 milyarı bulan hiçbir Müslümandan, ‘üzerlerine ölü toprağı serpilmişçesine’ İsrail’i karşı en küçük bir fiilî, hattâ sözlü tepki dahî gelmiyor… Yani Davûdiler neyse ne amma sayıları oldukça kalabalık olan Îsevîler, Mûsevîlere karşı kayıtsız kalırlarken, Muhammedîler de gıklarını çıkarmıyorlar, dolayısıyla küfre ve zulme rıza göstermiş oluyorlar… Oysa küfre rıza küfür olduğu gibi, zulme rıza da zulümdür! Ve dünyanın neresinde olursa olsun bir Müslümanın derdi, dünyanın öbür ucundaki Müslümanın da derdi olmalı… Çünkü bu konuda sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) “Müslümanın derdiyle dertlenmeyen kişi kâmil Müslüman, hattâ bizden değildir…” buyururken; Efendimizin Kayınpederi ve İslâm’ın 4 büyük Halifesinden biri ve 2. Halifesi olan Hz. Ömer (r.a)’de “Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa koyunu ya da kuzuyu, gelirde adli İlâhi sorar Ömer’den onu!” diyor ki; Hz. Ömer’in bunu dediği sırada tek iletişim aracı mektup, ulaşım aracı da at, eşek veya deve idi… Yani, iletişim imkansızlığı ve ulaşım zorluğu bir devir de olmasına rağmen, Hz. Ömer dünyanın öbür ucundaki bir koyunun ya da kuzunun sorumluluğunu üstleniyordu…
Hülâsâ-i netice; yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, sayıları 2 milyarı bulan, yani dünya üzerindeki her 4 insandan biri Müslüman olmasına rağmen, bu Müslümanlar; İsrail’deki sayıları 10 milyonu, dünya genelindeki sayıları ise 25 milyonu bile bulmayan (ki, bu 25 milyon Yahudi’den sadece 5 milyon kadarı Siyonist) Yahudilerin Filistin’de yaptıkları zulümleri ve Gazze’de yaptıkları katliamları belgesel izler gibi izliyor! Dolayısıyla ölü ümmet profili çiziyor… Ancak, tıpkı gayrimüslimler gibi, âhiret topraklarını ve cehennem ateşlerini ya da öte dünya azaplarını artırıyorlar!’ diyor, herkese ‘mesuliyetine müdrik’ saygılar sunuyorum.
MÛ’MİNLER ANCAK KARDEŞTİRLER…
Hucûrât Sûresi, âyet 10
MUHAMMED (sav), ALLAH’IN (c.c) RESÛLÜDÜR.
ONUNLA BERABER OLANLAR, İNKÂRCILARA KARŞI
ÇETİN, BİRBİRLERİNE KARŞI DA MERHAMETLİDİRLER!
Fetih Sûresi âyet 21
MÜSLÜMANA SÖVMEK FÂSIKLIK, (MÜSLÜMAN
OLDUĞU İÇİN) ONUNLA SAVAŞMAK İSE KÜFÜRDÜR!
CEHENNEMDEN UZAK KALMAYI VE CENNETE GİRMEYİ,
ALLAH’A VE ÂHİRET GÜNÜNE ÎMAN ETMİŞ OLDUĞU HALDE
CAN VERİRSE; BİR DE KENDİSİNE NASIL DAVRANILMASINI
ARZU EDİYORSA, DİĞER İNSANLARA DA ÖYLE DAVRANSIN!
DİN KARDEŞİNİN BAŞINA GELENE SEVİNME! ÇÜNKÜ CENAB-I
ALLAH ONA ACIR; SENİ DE BENZER BİR MUSÎBETLE SINAYVERİR!
Hz. Muhammed (sav)’in ilgili hadis-i şeriflerinden seçmeler
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle kenevir üretim izinleri yeniden düzenlenirken, Antalya’nın da aralarında bulunduğu 21 il üretim havzasına dahil edildi. Karar kapsamında lif, tohum ve sap üretimi kontrollü olarak yapılabilecek; tıbbi kenevir ise yüksek güvenlikli tesislerde sınırlandırılacak.
Tokat’ta düzenlenen Türkiye Büyükler Halter Şampiyonası’nda podyuma çıkan MAKÜ öğrencisi Fatmagül Çevik, hem altın madalyanın sahibi oldu hem de yeni Türkiye rekoruna imza attı.
MHP Burdur İl Başkanı Mustafa Gün, Bucak ilçesine bağlı Çamlık ve Elsazı köylerini ziyaret ederek muhtarların ve vatandaşların taleplerini yerinde inceledi. Ziyaretlerde köylerin ihtiyaçları raporlanırken, çözüm noktasında girişimlerin başlatılacağı vurgulandı.
Antalya-Isparta karayolunda meydana gelen zincirleme trafik kazalarının ardından yaşanan heyelan, ulaşımı tamamen durdurdu. Bölgeye sevk edilen ekipler güvenlik ve çalışmaları gerçekleştiriyor.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen hastaların Neziha Kutlu (49), Abdou Nazıro Gnınkouguı (24), Firdevs Sarı (4), Sedef Sarı (27) ile Yavuz Selim Yiğit (21) olduğu kaydedildi.
Isparta-Antalya karayolunda, Antalya il sınırına yaklaşık 1 kilometre kala meydana gelen heyelan nedeniyle dev kayalar yola düştü.
Yorumlar (0)