
İlgilenenlerin bilecekleri gibi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in Aralık ayı enflasyonu açıklamasıyla birlikte milyonlarca memur ve memur emeklisi ile birlikte SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin alacakları maaş zammı ve oranları da belli oldu.
Buna göre, 2025’in ikinci 6 aylık dönemindeki enflasyon yüzde 12,19; 6 aylık enflasyon farkı ise 6,8 olarak hesaplandı. Ve memur maaşına 6 aylık enflasyon farkı ile Ocak-Haziran 2026 dönemi için yüzde 11 toplu sözleşme zammı da ekleniyor. Bu durumda memur, yüzde 11 toplu sözleşme zammına ek olarak yüzde 6,8 de enflasyon farkı alacak ve aile yardımı da dahil edildiğinde en düşük memur maaşı 59 bin 986 liraya yükselmiş olacak… Yani, memurlar 2026’nın ilk 6 ayında yüzde 18,60 oranında zam alacak ve buna aile yardımı ödeneği de dahil edildiğinde en düşük memur maaşı 59 bin 896 liraya yükselirken; 16 bin 881 bin lira olan en düşük emekli maaşı da yüzde 12,19 oranındaki bir artışla 18 bin 938 liraya yükselecek. Ve memurların harcirah, yolluk ve mesai gibi ekstra gelirleri hariç, en düşük memur maaşı 60 bin TL’ye yaklaşmış olacak!
Emeklilerin bildikleri ya da öğrenecekleri gibi, enflasyon açıklanmasının ardından sayıları 17 milyonu bulan SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin, yılın ilk 6 ayı için alacağı zam oranı yüzde 12,19 olacak! Buna göre Temmuz ayından itibaren 16 bin 881 liraya yükselecek olan işçi emeklilerinin maaşları; ((Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın herhangi bir jest-kıyak-iyileştirme yapmaması-yapamaması durumunda)) 18 bin 938 liraya yükselecek…
Bendeniz de orta miktarda maaş alan bir SGK emeklisiyim ve Erdoğan herhangi bir iyileştirme-yükseltme yapılmaz ise eğer, benim maaşım da 3 bin lira gibi bir artış olacak; dolayısıyla da asgarî ücretle çalışan işçilerin maaşlarını zor yakalayacak! Ve bu artışta benim konut kiramdaki artışı ancak karşılayacak! Ve bu durumda bırakın doğalgaz, elektrik, su ve benzer zarurî tüketim maddelerindeki ‘fahiş’ fiyat artışlarını karşılamayı; ekmek ve su gibi ihtiyaç maddelerindeki artışları nereden ve nasıl karşılayacağız belli değil!
Hâsıl-ı TÜFE, Aralık 2025’te aylık bazda %0,89, Yurt İçi, Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) %0,75 artış göstermiş… Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında %30,89, yurt içi üretici fiyatlarında %27,67 oldu! Yani, Merkez Bankası’nın sene başında belirlediği %24’lük hedef tutmazken, birinci Enflasyon Raporu’ndaki %31-33’lük hedef de tutmamış oldu!
Hâsıl-ı kelâm; Çarşı Pazar enflasyonu TÜİK’in açıkladığı rakamların çok çok üstünde olduğu için, asgarî ücretle ve tek kişinin çalıştığı aileler de tek emekli maaşı ile geçinen emeklilerde her yıl olduğu gibi, 2026 yılında da her şeyin asgarîsini tüketmek durumunda kalmaya devam edecekler! Hattâ, bahsime konu kesimler tek beslenme maddeleri olan ekmek ve su tüketimlerinde bile âzami derecede tasarruf yapacaklar-yapmak zorunda kalacaklar maalesef! Bu durum da ‘istisnâları hariç, emeklilerin ve emekli ailelerinin yüzde 12,19’u mevcut iktidara oy-destek verebilir!’ diyorum. Geri kalanının nereye veya kime oy verir onu ise bilmiyorum…
Tamam, pandemi, Güneydoğu Depremi, Rusya-Ukrayna savaşı ve benzer olaylar birçok ülke ekonomisini alt üst ettiği gibi, ülkemizin ekonomisini de olumsuz yönde etkiledi… Hal böyle olunca Hükümet de 3 yıllık bir Tasarruf Tedbirleri Genelgesi yayınladı… Buna kimsenin bir diyeceği olmaz-olamaz… Ancak, ben Hükümetin bu Genelgesine uyan bir kurum veya kuruluşa rastlamadığım gibi; gereksiz yatırımlar ya da harcamalara veya tüketimlere rastladığım oldu!
Meselâ Sağlık Bakanlığı, Ülkemizin ‘ister eski olsun ister yeni’, tüm Sağlık Ocaklarının aynı renkte olması, maviye boyatılması yönünde bir karar almış ve yetkililer de bu karara uyarak sağlık ocaklarını ya boyatmış ya da boyatacaklarmış!
Hülâsâ-i netice; insanların gelirlerinin normalin üzerinde yükselmesi tabiidir ki ekstradan ya da gerekli gereksiz alışverişleri, dolayısıyla da tüketimleri körükler! Ancak, genelde yaşını başını almış, allısını evermiş, güllüsünü gelin etmiş, ununu elemiş eleğini asmış olan emekliler ‘zaruri ihtiyaçlarının dışında’ yani gereksiz alışverişler yapmazlar! Dolayısıyla da enflasyonu körüklemezler! Çünkü, onların bir kısmı bakkalları, cami ile evleri arasında, bir kısmı da kahvehaneleri, marketleri ile konutları arasında gider gelirler! Hal böyle olunca tüketim ekonomisine ekstradan yük bindirmez, enflasyonu yükseltmezler! Çok olsa geçim darlığı çeken evlatlarına yardımcı olur veya torunlarına bayram seyran harçlıkları verebilirler! Bu harcamalar da küçük esnafın işlerini hem hareketlendirir hem de bereketlendirir!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
ÇÜNKÜ, EMEKLİLİK HUZUR GETİRİR VE HUZUR
HER ŞEYİ DAHA HOŞ GÖRÜLÜ BİR ŞEKİLDE
DEĞERLENDİRMEYE İMKÂN TANIR…
John Sharp Williams
İŞTEN EMEKLİ OLUN, AMA HAYATTAN DEĞİL!
MK Soni
EMEKLİLİK YOLUN SONU DEĞİL, AÇIK OTOYOLUN
BAŞLANGICIDIR… Anonim
PAZARTESİ GÜNÜ MUTLU OLAN BİRİNE NE DENİR?
EMEKLİ! Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Emeklilerin çoğunun bilmediği SGK haklarıyla ek ödeme ve geri para almak mümkün.
Sosyal Güvenlik Kurumunun ilaç harcamaları 2025'te yüzde 34 artışla 411 milyar 640 milyon liraya ulaştı. Toplam sağlık harcamaları ise 1 trilyon 353 milyar lirayı geçti.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), kamu kaynaklarını haksız yere kullananlara karşı yürüttüğü geniş kapsamlı denetimlerde rotayı "kağıt üzerinde boşanma" yöntemine çevirdi. Özellikle yetim aylığı alabilmek adına eşinden resmi olarak boşanan ancak aynı evde yaşamaya devam eden kişilere yönelik yapılan incelemeler neticelendi.
Sosyal Güvenlik Kurumu, prim borçlarının yapılandırılması ve tecil işlemlerinde köklü değişikliğe giderek teminatsız borç erteleme limitini 5 kat artırdı. 2024/12 ve 2026/7 sayılı genelgelerle devreye alınan yeni modelde, borçlulara ilk 6 ay kademeli ödeme imkanı tanınırken tecil başlangıç tarihi için de "ilk taksit" şartı getirildi.
Bucak Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Muzaffer Doğan, esnafa yönelik SGK borç yapılandırmasında teminatsız taksitlendirme limitinin 5 kat artırıldığını duyurdu. Yeni düzenlemeyle borçlulara ödeme kolaylığı sağlanırken, yapılandırmanın bozulma şartları da esnetildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sağlıkta işbirliği protokolü imza töreninde geri ödeme kapsamına alınan güncel ilaç sayılarını paylaştı. Temmuz 2025'ten bu yana 22 bin kanser hastasının yeni nesil immünoterapi ilaçlarından faydalandığı bildirildi.
Yorumlar (0)