
Sözde Rûhânî bir Lider olmasına ve Ülkemizde bu maksatla bulunmasına-ikâmet etmesine rağmen, Dînî değil genelde siyâsî konuşmalar ve yorumlar yapan; kendince büyük oynayan Fener Rum Patriği Barthomoleos, İspanya’nın Cordoba Eyaletinde meydana gelen yüksek hızlı tren kazasının ardından İspanya Kralı 6. Felipe’ye gönderdiği tâziye mesajında Ülkemizin hiçbir zaman kabul etmediği ve etmeyeceği ‘’Ekümenik Patrik’’ unvanını kullanarak ekmek teknesinin içine pislemiş! Yani, Baş piskopos Bartholomeos, tren kazasında hayatlarını kaybeden İspanyollar için İspanya Kralı’na gönderdiği başsağlığı mesajında, İspanya halkıyla dayanışma içinde olduklarını ve olacaklarını belirtmiş ve ‘’Ekümenik Patrikhâne’’ adına dualar ettiklerini, acil yardım ekiplerine güç ve sabırlar dilediklerini iddia ve ifade etmiş…
Türkiye, Lozan Barış Antlaşması’nda Patrikhâneye siyasi veya uluslararası bir hak vermemesine ve Türkiye Cumhuriyeti (T.C)topraklarında ve İstanbul’un en mûtenâ, en müstesnâ semt ve mekânında yaşamasına rağmen, Rum Ortodoks Cemaatinin Dînî Lideri olmaktan başka bir unvanı, etkisi ve yetkisi bulunmayan Barthomoleos’un, her fırsatta ‘’Ekümenik Patrik” unvanını kullanması Lozan Antlaşmalarına da T. C’nin yasalarına da aykırı ve büyük bir saygısızlık olmalı… O nedenle, ben ‘Ekümenik Patrik’ ne demek onu biraz açmak-açıklamak, daha sonra da konu hakkındaki değerlendirmeme geçmek istiyorum:
Ekümen kelimesi, ‘’Dünya Patrikliği’’ anlamına gelen bir kavramdır! Ancak, bugün maalesef ki maalesef Dünya Müslümanlarının bir halifeleri olmadığı gibi, Hristiyanlarının da kendi aralarında seçtikleri veya oluşturdukları âdil, hak hukuk sahibi bir ekümen’ de yok, ekümenik te!
Yazımın ikinci paragrafında da dikkât çekmeye çalıştığım gibi, Patrik, Baş piskopos, yani ismini bile yazmakta zorlandığım Bartholomeos her fırsatta Ekümenik olmaktan dem vurarak kendisine büyük bir siyasi ve uluslararası unvan veya pâye kazandırmak istiyor… Ama yemezler Bay Bartholomeos(!) Çünkü, bugünkü sayıları 2 milyarı bulan ve Hakk dinden olan Müslümanların bile bir hâlîfeleri olmadığı halde; 1447 yıl önce yürürlükten kalkmış bir din olan Hristiyanlığın ve sayıları Müslümanlardan daha az olan Hristiyanların bir ekümenikleri yok… Ancak, Bartholemeos bunu bile bile benzer lâflar edip cümleler kuruyor, dolayısıyla da kendi kendine gelin güvey oluyor ve tertemiz ekmek teknesinin içine pisliyor!
Erbabının bileceği gibi Ülkemizin mer’i yasaları ve Lozan Barış Antlaşması’nda patrikhaneye siyasi ya da uluslararası bir statü veya unvan vermeyip sadece Türkiye’deki gayrimüslimlerin dînî ihtiyaçları çerçevesindeki haklarını kabul ediyor! Ki, ‘’Ekümenik” unvan Lozan Antlaşması Metninde de yer almıyor… Amma velâkin, tüm uyarılara, îkâzlara ve mer’i yasalara ya da geçerli hukuka rağmen Fener Rum Patriği Bartholomeos, ‘’Ekümeniklik” konusunu ısıtmaya, kaşımaya, dolayısıyla da kamuoyunun dikkatini çekmeye, kamuoyu oluşturmaya, uluslararası camiayı kabul ettirmeye çalışıyor. Çünkü, Bartholemeos, 19 Ocak’ta İspanya Kralı 6. Felip’e gönderdiği resmî mektupta kendisini ‘’Konstantinopolis ve yeni Roma Başpiskoposu Ekümenik Patrik’’ diye tanıtmış. Dolayısıyla da halt etmiş!
Velhâsıl-ı kelâm; Yunanistan Hükümeti’nin Batı Trakya Türkleri’ ne ve Müslümanlara yaptığı zulümleri, çektirdiği çileleri görmeyen, görmezden gelen Baş Piskopos kendisini ‘Ekümenik Patrik’’ olarak tanıtmaktan utanmıyor, sıkılmıyor ve yüzü kızarmıyor!
Hülâsâ-i netice; Türkiye de ikâmet eden ve Türkiye’nin tüm nimetlerinden fazlasıyla yararlanmasına, istediği gibi ibadet edip dilediği gibi yaşamasına, giyinip kuşanmasına rağmen; Türkiye’nin resmî, hattâ gayri resmî olarak dahî tanımadığı ‘’Ekümenlik” sıfatının yabancı bir devlet başkanına yazılan resmî bir metinde kullanılması nedeniyle hem kokoreç yemiş hem ekmek teknesinin içine pislemiş hem Lozan’ı çiğnemiş hem Türkiye Cumhuriyeti Devletine hem de milletine karşı büyük bir saygısızlık ve ayıp etmiş oluyor! O nedenle ben ‘bu Patrik, Ekümenik falan değil, Türkiye’den sürmelik Patrik!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
HATALAR MUHAKKAK AFFEDİLİR
AMA, İHÂNETİN AFFI OLMAZ!..
VATANA İHÂNETİN NEDENİ OLMAZ, ER
YA DA GEÇ BEDELİ OLUR…
KİMSE ADÂLETİ ÖĞRETMESİN BİZE,
İHÂNET EDENE MERHAMET EDİLMEZ BİZDE!
BÜYÜK İNSANLAR VEDA EDEREK, KÜÇÜK VE
BASİT İNSANLAR İHANET EDEREK GİDERLER!
BİLEMEZSİN KİM DOST KİM DÜŞMAN,
BAZEN TUTTUĞUN ELDİR SENİ ARKANDAN VURAN!
HER İHÂNET KENDİSİNE BİR SOYKIRIMDIR!
GERÇEK DOSTLUK ZAMANLA ÖLÇÜLMEZ,
VEFA İLE YAŞAR..!
VEFASIZLIK, DOSTLUĞUN EN BÜYÜK DÜŞMANI,
VEFA, İNSANLIK ONURUNUN EN GÜZEL SÜSÜDÜR!
Özlü sözlerden seçmeler
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)