
Kimse bana ‘KKTC-Kıbrıs niree… Burdur nire?’ demesin! Çünkü Kuzey ‘Kıbrıs bizim yavru vatanımız…’ dense de bana göre Kıbrıs bizim ana ya da öz veya 2. vatanımız-yurdumuz ve kalkanımız gibidir! Ki, bizim devre ya da tertip askerlere ‘Kıbrıs Barış Harekâtına katılmaya hazır olun!’ emri (seferi görev emri) gelse de muvazzaf askerler Kıbrıs’ı- Yunanistan ve Batı destekli Rumların elinden kurtarmış ve Kıbrıs’ın adını ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ yapmışlardı! Ben de Kıbrıs’ın adını ‘Kıbrıs Türk Devleti’ ya da ‘Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’ yapalım ve mevcut ismin değiştirilmesi için anayasal ya da yasal bir düzenleme yapılması gerekiyorsa onu yapalım!’ derim…
Bu sözlerin son 3 satırı hariç tamamı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet (KKTC)’nin çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a ait. Ki, Erhürman bu konuşmayı daha seçimin kesin sonuçları alınmadan, ancak kendisinin açık ara ile kazandığı veya kazanacağı belli olur olmaz ve büyük bir samimiyetle yaptı… Dolayısıyla da akıllılık etti… Çünkü, Türkiye’yi karşısına alarak veya Türkiye’nin maddi manevi desteğini almayan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hayatta kalamaz, hayatta kalsa bile ayakta kalamaz! Ve bunun farkında, fevkinde ve bilincinde olan Tufan Erhürman’ da akıllıca açıklamalar, mantıklı konuşmalar yaptı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin, (KKTC) yeni seçilmiş ya da seçileceği kesinleşmiş olan bir Cumhurbaşkanı olarak yine Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş olan Cumhurbaşkanı’na sıcak mesajlar verdi ve anavatan Türkiye’ye ılık selâmlar gönderdi…
Ben şahsen Ersin Tatar’ı da Tufan Erhürman’ı da basından takip ettiğim kadar, artı uzun seredir Kıbrıs’ta ikâmet eden merhum Kayınbiraderimin kızı, damadı ve torunlarının bana verdikleri-aktardıkları bilgiler kadar tanırım… Amma velâkin, seçilir seçilmez Yavru Vatan’dan Anavatan’ına sıcak ve güven verici mesajlar vermesi, kendisi hakkında bende akıllı bir siyaset, ferasetli, basiretli ve dirayetli bir devlet adamı intibaı bıraktı… Dolayısıyla da hem Kıbrıs Türk halkı hem de Ülkem adına bende büyük bir memnuniyet meydana getirdi… Yani, geçtiğimiz Pazar günü yapılan seçimlerin sonucunda KKTC’nin başına gelen şeyin Nuh Tûfânı değil, Tufan Erhürman olduğu gerçeğini hatırlattı!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsası; geçtiğimiz pazar akşamına kadar bazı kimseler ‘Ersin Tatar gider yerine Nuh Erhürman gelirse Kuzey Kıbrıs’ta Nuh Tufanına benzer bir tufan oluşur! Yani KKKC bundan sonra İsrail’in, Yunanistan’ın veya ABD’nin ya da Batının dümen suyuna girer, olan Kıbrıs Halkına ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve milletine olur..!’ diyerek hepimizi endişelendirmişti… Ancak, Nuh Erhürman’ın KKTC’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanır kazanmaz ki; Erhürman ezici bir çoğunluğun oyuyla seçilmiş, dolayısıyla da moral değerleri olabildiğince yükselmiş, yani halkın kendisine olan güveninin de, kendisinin de özgüveninin tavan yapmış olduğu bir anda söyledi… Dolayısıyla da akıllı bir siyaset ve Kıbrıs sevdalısı bir Cumhurbaşkanı olduğunu gösterdi… O nedenle ben sonucun Kuzey Kıbrıs için de Türkiye içinde hayırlı uğurlu olmasını diliyor, şimdi de güncel bir başka konuya daha geçmek istiyorum:
Ekranlardan izlediğimiz gibi, Diyar-ı Bekir’de (Diyarbakır’da) ‘’Öcalan’a Özgürlük” adı altında yapılan saçma bir eylem ya da açıklama sırasında konuşan Öcalan dostu, polis, devlet ve millet düşmanı hâinler ‘’Hava dönmez… Barış olmaz… Kardeşlik olmaz… Süreç ilerlemez… Karanlıklar aydınlığa çıkmaz…’’ şeklinde sloganlar atmışlar; dolayısıyla da öldürmemek için ölen ya da yaşatmak için yaşayan kahraman Türk Polisine iftiralar atmışlardı… Oysa ben, eski bir jandarma asayiş karakol komutanı ve vekili, yarım asırlık bir gazeteci ve sâde bir vatandaş olarak polisimizin cansiperane görev yaptığını ve namuslu vatandaşın değil, sadece teröristlerin, can, mal ve ırz düşmanlarının düşmanı olduğunu çok gördüm, duydum ve biliyorum. Hal böyle olunca, biri ikiz 3 oğlundan birini (sırf İHL’li oldukları için) polis, subay ya da astsubay yapamayan ama 3’ünü birden askere yollayan ve ikisi neyse ne amma biri aylarca Bingöl’ün Yayladere dağlarında terörist kovalayan.. 3 asker babası olarak polise, askere ve jandarmaya, kısaca güvenlik güçlerimize el ve dil uzatılmasına tahammül edemiyorum!
Ve ben de onlara, ‘polis sizin düşmanınız olduğuna ya da polisi düşman gördüğünüze ve terörist başı Öcalan için özgürlük istediğinize göre, siz kendiniz terörist olmasanız-olamasanız bile polis düşmanı ve terör-terörist sevicilerisiniz! O nedenle, siz sevdiklerinizle yaşayın, sevdiklerinizle haşrolun ve sevdiklerinizle geberin!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR…
Hadis-i Şerif
DÜNE TÖVBE, BUGÜNE SECDE
YARINA DA DUA YAKIŞIR…
ÜÇ ŞEYİNİ BOZMA; KARAKTERİNİ,
KALBİNİ VE VİCDANINI…
KENDİLERİNİ HAKK İLE MEŞGUL ETMEYENLER
BÂTIL İLE MEŞGUL EDİLMEYE MAHKÛMDUR!
AVUCU KADAR YÜREĞİ OLMAYAN İNSANLARIN
KÖRÜK GİBİ DİLLERİ VAR! Özlü sözlerden
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)