Taceddin Akbaş

Bugün ben 'Kardeş Haftası'na bir daha değinmek istiyorum

Taceddin Akbaş'ın 'Bugün ben 'Kardeş Haftası'na bir daha değinmek istiyorum' adlı köşe yazısı

Taceddin Akbaş

BUGÜN BEN ‘KARDEŞ HAFTASI’NA BİR DAHA DEĞİNMEK İSTİYORUM!

Sürekli okurlarımın bilecekleri gibi, bir önceki yazımda, ‘Ülkemizde 28 Nisan 4 Mayıs tarihleri arasında (adı olsa bile uygulaması olmayan) “Kardeş Haftası” olarak kutlandığını hatırlatmış ve bu önemli Haftayı kendimce değerlendirmeye çalışmıştım! Ancak, günümüzde en çok ihtiyaç duyduğumuz ‘kardeşlik’ konusunu bir hafta ile sınırlamanın yanlış olacağını veya yetersiz geleceğini düşündüğüm için aynı konuyu bugün biraz daha açmak, dolayısıyla da mükerreren değinmek istiyorum. Buna da yaşanmış bir hikâye ile başlamak istiyorum:

Hikâye şöyle; Emevî Valilerinden biri olan ve doğum tarihini bilmiyorum ama 714 yılında ve ardında büyük bir nefret bırakarak ölen, yani tebâsından bazılarını öldürten, bazılarını çeşitli işkencelere tâbi tutan, dolayısıyla da ‘’Zâlim” lâkabıyla tanınan, ünlenen, anılan, meşhur olan Emevî Valilerinden biri olan Haccac; bir gün beldesinin erkeklerini bir meydanda toplar ve meydanda yaktırdığı ateşin içine atarak öldürmek ister! Beldenin erkeklerinin yakılarak öldürülecek oldukları meydanda toplanan kadınlardan birinin, diğer kadınlardan daha fazla ağlayıp sızladığını, yanıp tutuştuğunu gören Haccac-ı Zâlim, o kadını yanına çağırarak bunun nedenini, niçinini veya sebebini sorar!

O zavallı kadın da “Nasıl yanıp tutuşmayayım, ağlayıp sızlamayayım ki, meydanda toplayıp yakmak istediğin erkeklerden biri kocam, biri kardeşim, biri de evlâdım! Bu acıya ben nasıl dayanayım?’’ der! O an biraz insafa gelen Haccac-ı Zâlim de o kadına, “Peki bu üç yakınından birini kurtarma yetkisini sana versem, hangisini tercih eder, hangisini kurtarmak istersin?” diye bir soru yöneltir… Üç canından ciğerinden ve birbirinden değerli yakınından sadece bir tanesini ateşten kurtarma yetkisi alan kadıncağız şöööyle bir düşünür ve “Kardeşimi…” şeklinde cevap verir!

>Allah (c.c) kimseyi böyle bir seçim yapmak sorunda bırakmasın, böyle bir imtihana tâbi tutmasın ama; ben böyle bir seçim yapmak zorunda kalsam, oğlumu seçerim, oğlumu tercih ederim herhalde! Ancak o kardeş canlısı ve Hakk hakikat yanlısı kadın öyle yapmayıp erkek kardeşini tercih etmiş ve bunun nedenini, niçinini soran Zâlim Haccac’a, “Koca bir daha bulunabilir, evlât bir daha edinilebilir, amma velâkin, kardeş bir daha bulunamaz! O nedenle ben 3 canımdan ciğerimden birisi olan kardeşimi bağışlamanı dilerim…” der! Dolayısıyla da kardeşliğin-kardeş olmanın önemini vurgular!

>>Ki, İslâm hukukuna göre, mîras taksiminde erkek kardeşlere kız kardeşlerden bir hisse daha fazla verilir! Bunun nedeni de, erkek kardeşlerin yanı, ‘evli olan kız kardeşlerin eşlerinden boşanmaları halinde’ sığınacakları en güvenli liman olarak görülmeye ve erkeğin mîrastan aldığı o bir fazla hisse ‘boşanan-dul kalan’ kız kardeşin maişetini temin etmeye mâtuftur!<<

Her neyse; Haccac-ı Zâlim o kadının kardeşini yakmaktan vaz geçti mi geçmedi mi onu bilmiyorum ama, o mübarek kadının, muhtereme hanımın kardeşlik konusunda, paradan puldan, maldan mülkten veya makamdan mevkiden başka bir şeyi gözü görmeyen gününüz insanına çok ciddi bir ders verdiğini biliyorum ve sözüm geçen okurlarımın bu yaşanmış hikâyeden ibret almalarını ve kardeşlerine gerekli önemi ve değer vermelerini diliyorum.

BİR ÖRNEK DE ‘’ADÂLET TİMSÂLİ OLAN” VE ADÂLETİYLE ÜNLENEN HAZRETİ ÖMER’DEN VERMEK, DOLAYISIYLA DA GÜNÜMÜZDEKİ KARDEŞLİK.. İLE ‘O DÖNEMİN’ KARDEŞLİĞİ ARASINDAKİ FARKI KIYASLAMAK İSTERİM!

Şöyle ki; Hz. Ömer anlatıyor: “Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’den umreye gitmek için izin istedim. Efendimiz de hem izin verdi hem de bana “Dualarında bizleri de unutma inşaAllah sevgili Kardeşim…” dedi! Yani beni kardeş gibi gördüğünü ya da kardeş olarak kabul ettiğini gösterdi’ dedi!

Ve kardeşlik en güzel şekilde Peygamber Efendimiz ve Sahâbî dönemin yaşanmış olmalı ki; dönemin Müslümanları kurdukları tevhid ve takvâ, birlik beraberlik toplumunda sevgi ve kardeşlik, ülfet ve muhabbet, şefkat ve merhamet, emânet ve adâlet gibi ulvî değerlerle İslâm’ın bayraktarlığını yapmışlar!

Meselâ Dinimiz, nesep ve süt kardeşliği konusu ayrı, din kardeşliğine büyük önem vermiş ve Peygamber Efendimiz Kur’an-a gönül verenleri kardeş olarak kabul etmiş ve tüm kardeşlerine değer vermiş. O nedenle biz Kur’an sevdalılarının ve Peygamber aşıklarının tamamını kardeş sayar ve onların ayaklarına taş, gözlerine yaş değmesin’ isteriz…

ENSAR-MUHÂCİR KARDEŞLİĞİ ÇOK ÖNEMLİDİR! ÇÜNKÜ BU İSMİ ‘’CENAB-I ALLAH VERMİŞTİR!!’’

Tarih birçok kişiyi, hattâ toplumu doğup büyüdüğü toprakları terk ederek başka başka topraklara taşınmaya ve başka yurtlar da yaşamaya zorlamıştır. Ve bu adına göç denilen olgu da birçok insanı göçmen, muhacir, mülteci ve sığınmacı durumuna düşürmüştür. Ve İslâm Tarihinde gerçekleşen ilk hicret, küçük çapta da olsa Habeşistan’a yapılan hicrettir. Peygamber Efendimizin Hicretinin öncesi ve sonrası her Müslümanın mâlûmû! O nedenle ben Ensar-Muhacir kardeşliğini burada noktalıyor, sözü gününüzün kardeşliğine getirmek ve önce öz kardeşlerimizle yaşanan irtibatı hatırlatmak, bunu da bir Hucûrat Sûresi’nin ve 10. Âyet-i Kerimesinin, ‘’BÜTÜN MÛ’MİNLER KARDEŞTİR; ÖYLEYSE KARDEŞLERİNİZİN ARASINI DÜZELTİN VE ALLAH’A (c.c) GÖNÜLDEN SEVGİ BESLEYİP, O’NA KARŞI GELMEKTEN SAKININ Kİ, O’NUN RAHMETİNE ERİŞESİNİZ!’’ mealiyle yapmak isterim:

KARDEŞLER ARASINDA EN CİDDİ AYRIŞMA, HATTÂ KAVGA DÖVÜŞ ‘MİRAS TAKSİMLERİNDE’ OLUYOR!

Biz bir kız üç erkek olmak üzere 4 kardeş olduğumuz gibi, eşim de biri erkek olmak üzere 4 kardeşler… Ve babam vefat edeli 53 yıl, kayınpederim vefat edeli de 47 yıl oldu ve rahmetliklerin her ikisi de bizlere menkul bırakmasalar da önemli miktar da gayrimenkul (ev yer, tarla, bağ ve bahçe gibi mâraslar) bıraktılar ve bizler bu mirasları paylaşırken uzunca tartışsak bile en küçük bir kavga ve dövüş yapmadık! Çünkü, biz (mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi?) dedik elhamdülillah! Ancak, ben günümüz de ve kardeşler arasında en büyük çekişme ve kavgaların miras taksimlerinde yaşandığı duyuyor, görüyor ve biliyorum. O nedenle ben ‘dünya malı dünya da kalıyor… Önemli olan dünya da hoş bir sada bırakmaktır!’ diyor, herkese ‘kardeşâne’ saygılar sunuyorum.

KARDEŞ KARDEŞİ BIÇAKLAMIŞ, DÖNMÜŞ

YİNE KUCAKLAMIŞ! Atasözü

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

23
MAYIS

2026

BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ!!!!

Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı

20
MAYIS

2026

Allah affeder, ihmal affetmez!

Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı

19
MAYIS

2026

Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar

Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı

18
MAYIS

2026

Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)

Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı

16
MAYIS

2026

BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR

Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı

15
MAYIS

2026

Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor

Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Beyaz melek olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı

10
MAYIS

2026

Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım

Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı

09
MAYIS

2026

Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda

Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

CHP Lideri Özgür Özel Genel Merkezi Terk Etti: Kalabalık Grupla TBMM’ye Yürüdü
Siyaset

CHP Lideri Özgür Özel Genel Merkezi Terk Etti: Kalabalık Grupla TBMM’ye Yürüdü

Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.

CHP Burdur’dan kurultay çağrısı “Partimizin iradesi tartışma konusu yapılamaz”
Bölgesel

CHP Burdur’dan kurultay çağrısı “Partimizin iradesi tartışma konusu yapılamaz”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.

Hisarköy’de anlamlı buluşma DMD Süleyman için birlik oldular
Bölgesel

Hisarköy’de anlamlı buluşma DMD Süleyman için birlik oldular

​Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.

Burdur’da otomobil uçuruma yuvarlandı Aynı aileden 3 kişi yaralandı
Bölgesel

Burdur’da otomobil uçuruma yuvarlandı Aynı aileden 3 kişi yaralandı

Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.

CHP Genel Merkezi’nde Gerginlik: Özgür Özel’den “Butlan İttifakı” Suçlaması
Siyaset

CHP Genel Merkezi’nde Gerginlik: Özgür Özel’den “Butlan İttifakı” Suçlaması

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.