
Birçoğunun adı olsa da uygulaması olmayan hemen her şeyin bir gününü, haftasını, ayını, yılını ihdas eden bazı kurum ve kuruluşlar 19 Kasım tarihini de, (erkeklere ayıp olmasın diye herhalde) ‘’Dünya Erkekler Günü’’ olarak kabul ve îlân etmişler… Dolayısıyla da ve yılda bir gün de olsa bizim günümüzü göstermeye karar vermişler! O nedenle ben, daha yazımın başında ‘ve yılda bir gün ve göstermelik ya da sembolik de olsa’ genelde erkek gibi erkeklerin-adam gibi adamların, özelde de delikanlıların günlerini kutluyor; gelecek günlerinin geçmiş günlerinden daha hayırlı uğurlu, sağlıklı sıhhatli ve bereketli olmasını diliyorum…
Şimdi de hemcinslerimin günleriyle alâkalı konulara geçmek istiyorum:
Kadınlarının ve kızlarının durumları ayrı; başta saçları, makyajları, giyim kuşamları ve davranışları olmak üzere birçok bakımdan kadından farkları kalmayan günümüzün erkeklerinin günleri nasıl kutlanır bilmiyorum ama, şükürler olsun ki, ülkemiz de azımsanmayacak kadar da erkek gibi erkek ve adam gibi adam var elhamdülillah… O nedenle ben onların günlerini kutluyorum…
Sevgili Peygamberimiz (sav), kılık kıyafetleri ve benzer konularda kadınlara çok ciddi ikazlarda uyarılarda bulunuyor ve “Cehennemliklerden kendilerini dünya da henüz görmediğim iki grup vardır: Biri, sığır kuyrukları gibi kırbaçlarla insanları döven bir topluluk. Diğeri giyinmiş oldukları halde çıplak görünen ve öteki kadınları kendileri gibi giyinmeye zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır. İşte bu kadınlar cennete giremedikleri gibi, şu kadar mesafeden hissedilen cennetin kokusunu bile alamazlar…’’ buyuruyor!
Ve benim gördüğüm kadarıyla zamanımız da ve çevremiz de hattâ uzak yakın akraba, eş ve dostlarımız arasında Efendimizin tarifine uyan o kadar çok kadın ve kız var ki; bu kadınları kızları görünce insanın içi ürperiyor ve onlar hesabına yüreği yanıyor!
Buhâri, Ebû Davud, Tirmizi ve İbni Mâce gibi Muhaddislerin bildirdiklerine göre, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), giyim kuşamlarıyla, hal ve hareketleriyle ve benzer konular da kadınlara benzeyen erkeklere ve erkeklere benzeyen kadınlara en ağır sözlerden biri olan lânet sözcüğünü sarf emiştir… Ve lânetlenmek (muhafazanAllah) Allah’ın (c.c) rahmetinden mahrum kalmak, dolayısıyla da ‘cehennemlik olmak’ gibi bir şeydir!
Hâsılı; maalesef ki maalesef, günümüzde erkek ve kadınlar arasında, daha modern, daha çağdaş, daha medenî ya da daha ilerici görünmek ve kişilere ekonomik kolaylık, yâni hem kadınların hem de erkeklerin giyebilecekleri giysiler üretmek ve alıp satmak gibi uydurmalarla karşı cinsler arasında ciddi bir kıyafet benzeşme yarışı var!
Kısacası ve açıkçası; bırakın İslâmi değerleri, insânî değerlerin bile çarçur edildiği günümüz dünyasında artık insanlık iflâs etmiş durumda!
Demem o ki, Müslümanları, Cenab-ı Hakk’ın ve sevgili Nebisi Hz. Muhammed (sav)’in emir ve yasakları ile birlikte tavsiyelerine uymaktan başka bir şey kurtarmaz-kurtaramaz ve koruyamaz! Amma velâkin, ister kadın olsun ister kız, isterse erkek olsun, günümüz insanı bırakın bedeninin örtülmesi farz olan bölümlerini, vücudunun en mahrem yerlerini bile açıp saçmaktan, teşhir etmekten çekinmiyor, utanmıyor sıkılmıyor… Dolaylısıyla da kendisini şiddetli bir azaba, cehenneme hazırlıyor!
Yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, bugün, yani 19 Kasım tarihi ‘’Dünya Erkekler Günü” Ancak, hangi erkeklerin günü? Kadın mı, erkek mi olduğu belli olmayan erkeklerin günü mü yoksa erkekleşen kadınların günü mü?’ Onu ben de bilmiyorum… O nedenle, Cenab-ı Hakk’tan hepimizi rızası doğrultusunda yaşamayı nasip etmesini, dolayısıyla da bizi cehennemin kokusunu dahî duyurmamasını niyaz ediyorum…
Velhâsıl-ı kelâm; günümüz de ve bilhassa yaz aylarında, yani havaların olabildiğince sıcak olduğu günlerde yarı çıplak vaziyette dolaşan bazı kadınlar kızlar; havaların soğumasıyla birlikte tam siper kapanıyorlar… Ve insan kapanan o kadınlardan bazılarını ‘erkek sanarak’ Allah’ın (c.c) selamını veriyor ki, benim de başıma geldi ve ben de o kadınlardan bazılarına okkalı selamlar verdiğim ve de aldığım olmuştur!
Hülâsâ-i netice; bugünkü konum ‘’Dünya Erkekler Günü’’ idi! Ancak, bir kısım erkeklerin kadınlar gibi giyinip kuşandığı ve tıpkı kadınlar gibi yaşadığı bir dönem ve mekânda böyle bir günü kutlamanın zor olduğundan dolayı olsa gerek, ben bugünün anısına kadıları da kattım… O nedenle, olması gereken gibi olan, Allah’ın emir ve yasaklarına uygun giyinen kuşanan ve yaşayan tüm erkekleri ve kadınları eleştiri bölümümden vareste tutuyor, herkese ‘erkekçe’ saygılar sunuyorum.
ERKEK OLMAK DOĞUŞTAN GELEN BİR ALIN
YAZISI OLSA DA ADAM OLMAK HER ERKEĞE
NASİP OLMUYOR!
CEBİNE DEĞİL; KİŞİLİĞİNE SAYGI GÖSRERİLDİĞİ
KADAR ADAMSIN!
ADAM ODUR Kİ; HEP DİK DURUR, DİK YAŞAR
VE DAHÎ DİK ÖLÜR!
ADAM OLMAYANA DÜŞMAN BİLE OLMAM!
İNSAN ADAM OLMAYINCA, ADAMLIK İNSANA
ZOR GELİYOR…
HEPİNİZ KRAL OLMAYIN, BU DÜNYA YA
ADAM DA GEREKLİ!
Erkeklikle ilgili olarak sözlenmiş sözler
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)