
Herkesin mâlûmu olduğu üzere, insanlığın babası Hz. Âdem (a.s) olduğu gibi, anası da Hz. Havva’dır! Ve bu dünyanın yaratılan ikinci insanı ve ilk kadını olan Havva Anamız bugün yaşamış olsaydı kaç yaşında olurdu bilmiyorum ama; güya çağdaş, sözde uygar ‘ve görünüşte medenî’ olan dünya insanı; kadını sanki bundan daha 55 yıl önce keşfetmiş ve sembolik te olsa değer vermiş olmalı ki, daha 25 Kasım 1960 tarihinde, Bir(leşmiş (M)illetler (BM) ise daha da yeni, yani bundan 26 yıl önce keşfetmiş ve 25 Kasım tarihini ‘’Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Günü’’ olarak ihdas, kabul ve îlân etmiş!
Bende bu kararı alanlara ‘Günaydın, sabah şerifleriniz hayrolsun baylar bayanlar..! Kadınlar 1999 ya da 1960 yılından ? milyar yıl önceleri de varlardı ve değişik işkencelere tâbi tutuluyorlardı! Ama siz kadınları sanki bundan 55, hattâ 26 yıl önce keşfetmiş olmalısınız ki, 25 Kasım tarihini ‘’Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’’ olarak kabul ve îlân etmişsiniz! Oysa benim güzel Dînim İslâm ve sevgili Peygamberim Hz. Muhammed (sav), bırakın kadınları kızları, çoluk çocukları, herhangi bir canlıya, hattâ en vahşi bir hayvana bile şiddet uygulamayı bundan 1447 yıl önce yasaklamış ve bu varlıklara şiddet uygulayan kişilere karşı ya kısas uygulamış ya da hak ettikleri cezayı almalarını sağlamış! Ki, bırakın bizim dînimizi, bizim gelenek görenek ve törelerimize göre dahî kadına şiddet uygulamak acziyetin, kabalığın veya ruh hastalığının bir tezâhürü olarak görülür! Dolayısıyla da şiddet ehli ayıplanır, kınanır, hattâ acınır! Çünkü, kadınlar bizim bir şekilde ama mutlaka bir yakınımızdır! Bu konuda Peygamber Efendimiz ‘’Allah (c.c) sizden kadınlara karşı iyi ve hayırlı olmanızı ister; çünkü onlar sizin analarınız, kızlarınız, teyzeleriniz (ve halalarınızdır!)’’ Ve “Sizin hayırlınız, eşine hayırlı olandır. Ben de eşime karşı sizin en hayırlınızım. Kadınlara ancak iyi insanlar iyi davranır; onlara karşı ancak kötü kişiler ihânet eder…’’ buyuruyor!
İşte bu ve bu gibi nedenlerden dolayı, biz kendimiz kadınlara, hattâ diğer canlılara işkence yapmadığımız gibi, işkence yapanları da hoş görmeyiz ve vâkî, hattâ muhtemel bir işkencenin önüne geçmek için elimizden geleni yaparız!
Demem o ki, Dünyanın ilk kadını ve insanlığın Anasının doğum yılı-yaşı milyarla ifade olunurken; ehli dünya, ‘kadını daha bundan 26 veya 55 yıl önce keşfetmiş ve işkence görmesini önlemek-önüne geçmek için, yılda ‘bir gün’ ihdas etmiş, ancak onunda uygulamasını sağlayamamış!
Nedenine nasılına gelince; ‘Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Günü’ 1960 yılında Dominik Cumhuriyetini diktatörlükle yöneten Rafael Trujillo’ya bağlı güçlere karşı çıkan 3 kız kardeş olan Patria, Minerva ve Maria Miraba’lı adlı bayanları katletmesiyle gündeme gelmiş, ve bu gün BM’nin 1999 yılında aldığı bir kararla da resmî ve uluslararası bir hüviyet kazanmış! Ancak, BM’nin aldığı birçok kararın hiçbir uygulaması veya yaptırımı olmadığı gibi; kadına yönelik işkenceleri önleme konusunda da bir uygulaması, etkisi veya yetkisi de yok maalesef!
Eski bir Denetim Kurulu Başkanı ve şu anda da sade bir üyesi olmakla onur duyduğum Yeşilay; birçok zararlıyla ve kullanıcısıyla ‘kıyasıya’ mücadele ettiği gibi, kadına uygulanan şiddetin önlenmesi için de var gücüyle çalışıyor.
Şöyle ki; Yeşilay’ın yaptığı bir araştırmaya göre, büyük bir insan hakları ihlâli olan şiddet; dil, din, ırk, sınıf, mezhep gözetmeksizin dünyadaki her üç kadından birine uygulanıyormuş! Ve başta alkol, nikotin-sigara kullanımı, kumar oynama ve oynatma, uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığı ile birlikte teknoloji bağımlılığı gibi tüm zararlılarla fahri, ama gönüllü ve kadrolu elamanları aracılığıyla mücadele eden Yeşilay ister kadın olsun ister erkek; insanlara, hattâ hayvanlara karşı işlenen işkencelerle dahî mücadele ediyor ve birçoğunda da başarılı oluyor elhamdülillah…
Yeşilay’ın 1 Kasım 2023 tarihinde yayınladığı bir rapora göre; son yıllarda giderek artan kadına yönelik şiddeti önlemek, en azından asgarî seviyeye düşürmek maksadıyla geliştirilmiş olan ‘Kadın Âcil Destek’ (KADES) uygulaması şiddet mağduru ya da cinsel saldırıya uğrayan kadınların kızların en büyük yardımcılarından biri, hattâ can simitleri olmuş! Çünkü, 24 Mart 1918 tarihinde kullanıcılarının hizmetine sunulan ve 5 milyona yakın kadının cep telefonuna indirilen KADES uygulaması başladıktan sonra, Ülkemiz de kadına karşı şiddetin önlenmesi hususunda büyük yarar sağladığı gibi, kadın cinayetlerini de yüzde 21 oranında düşürmüş elhamdülillah, bu oran daha da yükselir inşaAllah!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; boşanma Cenab-ı Hakk’ın hiç sevmediği mübahlardan biri olduğu gibi; sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’de “Evli bir kadın ‘geçerli…’ bir sebep olmaksızın kocasından boşanma talep ederse, (kokusu binlerce kilometre öteden duyulan…) Cennetin kokusu ona haram olur!’’ buyuruyor. Yani, Allah (c.c) de sevgili Nebisi’ de eşlerin çok zorunlu haller dışında boşanmalarını istemediği gibi, Dînimiz İslâm da aile karumuna büyük önem veriyor!
Ben mücrim de ‘Hakk Dinimiz olan İslâm’ın, önemli bir neden, niçin ya da ciddi bir mâzeret olmaksızın boşanmayı günâh, haklı gerekçelerle boşanmayı ise mübâh saydığını hatırlatıyor ve ‘zorunlu hallerde eşlerin birbirlerinden ayrılmaları-boşanmaları mübah-mümkün iken, neden birbirlerine işkence yapsınlar veya öldürsünler ki!’, diyor, herkese ‘işkencesiz’ saygılar sunuyorum.
KULLARIMA İŞKENCE YAPMAYIN!
Hadis-i Kudsî
ŞÜPHESİZ ALLAH (c.c) VE RESÛLÜ’NÜ (sav)
İNCİTENLERE ALLAH DÜNYA VE ÂHİRETTE
LÂNET ETMİŞ VE ONLARA AŞAĞILAYICI BİR
AZAP HAZIRLAMIŞTIR! MÛ’MİN ERKEKLERE
VE MÛ’MİN KADINLARA ‘İŞLEMEDİKLERİ’
ŞEYLER YÜZÜNDEN EZİYET EDENLER, BİR İFTİRA
VE APAÇIK BİR GÜNÂH YÜKLENMİŞLERDİR..!
Hadis-i Kudsî
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Hatay'da evlatlarının gözü önünde elinde bıçakla karısını yere yatırıp öldüresiye döven şahsın o anları, cep telefonu kamerasına yansıdı.
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan başkanlığında gerçekleştirilen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Komisyonu Toplantısı’nda, il genelinde yürütülen koruyucu ve önleyici çalışmalar değerlendirilerek kurumlar arası iş birliği ve farkındalık faaliyetleri ele alındı.
Bucak’ta yürütülen proje kapsamında jandarma ekipleri, Kızılkaya’da vatandaşlarla bir araya gelerek bilgilendirme çalışması yaptı.
Bucak Kaymakamı Can Kazım Kuruca başkanlığında toplanan komisyon, kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarını değerlendirdi. Toplantıda izleme ve değerlendirme faaliyetleri ele alındı.
Afyonkarahisar’da jandarma tarafından 300’e yakın vatandaşı yönelik kadına şiddetle mücadele konusunda bilgilendirme yapılıp broşür dağıtıldı.
Afyonkarahisar'da jandarma tarafından Hocalar ilçesinde vatandaşlara kadına şiddetle mücadele konusunda bilgilendirme yapılıp, broşür dağıtıldı.
Yorumlar (0)