
Ülkemiz de bir gün geçmiyor ki, yaşanmış ve yaşanmakta olan bir gerçeğin, bazen de herhangi bir mevhumun gününü, haftasını, ayını ve yılını kutlamayalım veya konuşmayalım.
Ve bu hafta kutlayıp konuşacağımız günler “Kara Şehitlerini An(ma) Günü”, “Aile Günü”, “Güçsüzler, Yaşlılar ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Günü”, “Eczacılar Günü” ve “Gençlik Haftası” olacak. O nedenle ben bugünkü yazıma, bir hava şehidi olmasam da kahraman bir kara (Çanakkale) şehidi torunu olarak başta İsmail dedem olmak üzere tüm kara, deniz ve hava şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, kendilerinden benim gibi mücrimler için şefaatçi olmalarını diliyorum…
Şimdi de kısaca bu günü değerlendirmek istiyorum:
Şöyle ki; şehitlik, kendisi ve mertebesi, âhirete irtihal etmiş olan bir şehide tekrar dünyaya dönme imkânı ve kendisine dünya nimetlerinin tamamı verilecek olsa da dünyaya dönmek istemediği-istemeyeceği hadis-i şeriflerle sabit olan bir makamdır-rütbedir! Ve savaş veya benzer durumlarda ölen herkesin şehid olamayacağı ya da şehid muamelesi görmeyeceğini, yani şehidlik makamı veya rütbesinin sadece Allah (c.c) rızası ve Peygamber (sav) sevdası için, din-diyanet, vatan-millet ve devlet savunmasında veya bu kutsalların geri alınması esnâsında canını veren Müslümanlara/Mûmin kişilere verildiğini; ayrıca canını malını veya ırzını namusunu korurken öldürülen kişilerin de hükmen şehid sayıldıklarını hatırlatmak isterim:
Son durumu bilmiyorum ama, Millî Savunma Bakanlığı’nın 21 Mart 2016 yılı verilerine göre, 37 Ülke de ve 81 şehitlikte on binlerce şehidimiz yatıyormuş. Yani Bedir savaşı öncesinde, esnâsında ve sonrasında verdiğimiz şehidlerimizin sayıları ve konuları ayrı, Askerlerimiz Osmanlı’nın son dönemlerinden bu yana dünyanın dört bir yanına barış getirmek ve huzur tesis etmek için gitmiş ve binlercesi şehid, bir o kadarı da gâzî olmuş! O nedenle ben ‘dünyanın birçok ülkesinde ve kilometrelerce ötesinde şehidimizin yattığını, dolayısıyla da bayrağımızı o ülkelerin şehitliklerinde dalgalandırdığını biliyor; ülkemizin en çok ve en anlamlı şehidi 1. Dünya savaşı esnasında ve Çanakkale Destanının yazılışı sırasında verdiğini düşünüyorum…
Ben, bir dönem ASALA ve JCAG gibi Ermeni Terör örgütlerinin şehid ettiği onlarca diplomatlarımızı unutmayalım; 40 küsur yıldır da PKK-KCK, PYD/YPG gibi Ermeni dostu, Müslüman Türk düşmanı terör örgütlerinin binlerce askerimizi, polisimizi, güvenlik görevlimizi ve korucumuzu, artı öğretmenimizi, sağlık görevlimizi ve benzer görevlerde bulunan insanımızı ya şehid ya da gazî yaptığını hatırlatıyor, bunların kendileri ili birlikte aile fertlerini, yakınlarını ve dostlarını ise hiç ama hiç unutmayalım!’ diyor ve PKK’nın son kararının ülkemiz, devletimiz ve milletimiz için hayırlı sonuçlara vesîle olmasını diliyorum… Ve biz en acıklı, en gereksiz şehitlerimizi kendi ülkemizin içinde, kıyısında, köşesinde ve sınırlarımızda beslenen örgütlere verdik maalesef! Ve herkesin bildiği gibi, dünyanın en azılı terör örgütlerinden biri olan PKK’nın ‘önceki gün’ kendisini feshettiği duyuruldu. O nedenle, ben gönlüm ve vicdanım el vermese de ‘zararın neresinden dönülürse kârdır!’ diyor, bundan sonra bir tek askerimizin, polisimizin, güvenlik görevlimizin ve insanımızın dahî burnunun kanamamasını ve sürecin amacına ulaşmasını diliyor, şimdi de bahsime konu gün ve haftaların kısa birer değerlendirmesine geçmek itiyorum:
Hemen hepimizin bildiği ve üzülerek tanık olduğu gibi, günümüz de aileler darmadağın oldu, dolayısıyla da çocukların birçoğu korunmadan mahrum kaldı, gençler zıvanadan çıktı, güçsüzler her gün biraz daha güçsüzleşti ve yalnızlaştı, yaşlılar ya huzurevlerine ya da bakım evlerine bırakıldı! Yani bu saydığım gruplar içinde günleri kutlanacak tek meslek grubu eczacılar kaldı. O nedenle ben diğer gün ve haftaları yukarıda değerlendirdiğim için, şimdi eczacıların günlerini değerlendirmek istiyorum:
Şöyle ki, bendeniz eski bir teknisyen eczacı babası ve bir eczanenin sürekli müşterisi, eczacının da kadim dostu olarak, gördüğüm ve bildiğim kadarıyla hasta ve hasta yakını müşterilerinin bazen doktoru, bazen hemşiresi, bazen sağlık görevlisi, bazen zorunlu, bazen gönüllü sıhhiyesi ve her zaman fahri danışmanı, bazen de getir götür servisçisi olan başta sevgili oğlum Yusuf ve Yusuf’un eski eczacısı rahmetli Sıdıka Hanım, Sıdıka Hanımdan sonraki Eczacım olan Müge Hanım ve yardımcıları sevgili Gamze ve Gül olmak üzere tüm eczacılarımızın günlerini kutluyor, tamamına sağlık, sıhhat, afiyet ve bol-bereketli kazançlar diliyor, herkese saygılar sunuyorum.
ALLAH (C.C) YOLUNDA ÖLDÜRÜLENLERE ‘ÖLÜLER’
DEMEYİN! ZÎRÂ-BİLÂKİS ONLAR DİRİDİRLER, FAKAT SİZ
BUNUN FARKINDA DEĞİLSİNİZ. Bakara Sûresi, Ayet 154
EĞER ALLAH (c.c) YOLUNDA ÖLÜR YA DA ÖLDÜRÜLÜRSENİZ
ŞUNU İYİ BİLİN Kİ, ALLAH’IN RAHMETİ VE MAĞFİRETİ ONLARIN
TOPLADIKLARI BÜTÜN ŞEYLERDEN DAHA HAYIRLIDIR! Âl-i İmrân-157
HER KİM, BUGÜN DÜŞMANINDAN YÜZ ÇEVİRMEYİP SEBAT EDER,
ŞEHİD DÜŞERSE, CENAB-I HAKK ELBETTE ONU CENNETE KOYACAKTIR!
Hadis-i Şerif
SEVMEK ZAMAN AYIRMAKTIR, BOŞ ZAMANINI DOLDURMAK DEĞİL!
İNSANI FARKLI YAPAN AFFETİKLERİ, GÜÇLÜ YAPAN SABRETTİKLERİ
KENDİSİ YAPAN İSE VAZ GEÇTİKLEDİR! Özlü sözlerden
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur Bucak'taki Gümüş Bahçe, düğün, nişan ve özel günleriniz için her şey dahil organizasyon paketleriyle hizmetinizde. 35.000 TL’ye 150 kişilik özel günlerinizi unutulmaz kılın!
Bucak'ta düğünler, nişanlar, mevlidler, eğlenceler ve her tür özel gününüz için lezzetli ve unutulmaz bir deneyim arıyorsanız, Aşçı Ali Aydın'a güvenebilirsiniz!
16 yıllık sektör deneyimiyle Harzem Büyükyılmaz, Antalya'da 5 yıldır Can Boz ile sunduğu kaliteli hizmeti artık Bucak'a taşıyor!
Mersin’de Mevlid-i Nebi Haftası ile Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla düzenlenen sohbet, açık hava konferansı ve ilahi konserini kapsayan etkinliklere yaklaşık 5 bin kişi katıldı.
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Yorumlar (0)