
İnsanların gülmeyi ya da pozitif düşürmeyi unuttuklarını-unutturulduklarını, yani günümüz insanının hep negatif düşünür olmaya başladığını gören bilen çevreler; 13 Eylül tarihini ‘’Dünya Pozitif Düşünme Günü’’ olarak kabûl ve ilân etmişler… O nedenle ben bugünkü yazım da pozitifliğin gücü ve bu basit eylemin insan hayatı üzerindeki olumlu etkileri üzerinde durmak istiyorum… Ancak, ben daha yazımın başında, bilmeyen ya da unutan sevgili okurlarım için pozitifliğin ne demek olduğunu, ne anlama geldiğini ve pozitif düşünmenin ne işe yaradığını veya yarayacağını hatırlatmak, daha sonra da bu ‘sembolik’ gün hakkındaki değerlendirmelerime geçmek istiyorum:
Pozitiflik, bence pozitif düşünme; hayata daha iyi, daha güzel, daha olumlu veya daha iyimser bir bakış açısıyla yaklaşma durumudur… Ve bu yaklaşım genelde olaylara ve durumlara olumlu bir bakışla yaklaşarak stresi atmaya, karamsarlığa veya umutsuzluğa düşüp endişeyi azaltmaya ve daha mutlu bir hayat sürdürmeye katkı sağlar… Ayrıca, pozitif düşünmek kişisel gelişim ve psikolojik sağlık için de önemli bir rol oynar… Ve bazı insanları dünyaları versen de mutlu olmazlar, benim gibi insanlar da bir fincan kahvenin 40 artı 4 yıl hatırını sayar ve dostluklarını ebet müddet sürdürürler!
Ateistler, tanrı tanımazlar ve benzerleri ayrı; günümüz Müslümanı öyle egoist öyle bencil, öyle kaprisli ve öyle kibirli hale geldi-getirildi ki, insanlar kendilerinden başkalarını düşünmez-düşünemez ve acımasız oldular maalesef!
Kısaca ‘istisnâları hariç’ insanlar, tıpkı Fuzûlî’nin ‘’Selam virdüm ‘rüşvet değildir’ deyu almadılar; Hükmü gösterdim ‘faidesüzdür’ deyu iltifat etmediler…’’ dediği gibi oldular!
Demem o ki, en azından gerçek bir dostu olmalı her insanın! Anneden, babadan, kardeşten, akrabadan öte bir dostu olmalı. Bazen çocukluk veya çocuk arkadaşı, yâreni, yâri, sevdiği, saydığı ve ölümüne güvendiği, onun için canını fedâ edebileceği bir dostu olmalı her insanın!
Konuşurken kendisini dinleyen ve dinlettiren, gülen yüzüne ve güzel gözlerine bakan, konuşurken sesi titreyen ve kendisine hayran hayran bakan, bakılan ve bakıttıran, kendisini her an düşünen, koruyan, kollayan ve gözeten bir dostu olmalı her insanın… Amma velâkin, bu devirde böyle bir dostu bulmak pek te kolay olmuyor! Çünkü insanlar tüm dostluklarını dünya menfaatleri ve şahsi çıkarları için kuruyor ve koruyorlar maalesef… Ancak benim, ismi, işi, mesleği, makamı ve ‘benim yanındaki’ mevkii bende mahfuz olan bir dostum var ve ben ‘böyle bir dost herkese nasip olmaz’ diye düşünüyorum. O bakımdan ben bugün kendimi çok mutlu, mesut ve bahtiyar hissediyorum.
Ve ben, sadece dostluk kurmaya lâyık bir kişi olarak gördüğüm o insanın ikram ettiği bir fincan kahvesini ve bir bardak suyunu yudum yudum ve büyük bir iştahla içiyorum… Yani, o dostumun bir fincan kahvesi ile bir barak suyu beni dünyanın en bahtlı ve en mutlu insanı yapıyor… Çünkü, o kahvesine ve suyuna sevgisini, saygısını, iyiliğini, güzelliğini ve özelliğini katıyor!
Demem o ki, bugün ‘’Dünya Pozitif Düşünme Günü’’ imiş… Yani bugün tüm insanlar herkese her şeye pozitif-olumlu bakmalı imiş! Ancak ben sokaktan, yoldan yolaktan, konu komşudan tam anlamıyla olumlu-pozitif bakan-bakabilen insan göremiyorum… Ancak, bahsime konu dostumun bana verdiği pozitif enerji bana yetip artıyor… O nedenle ben tüm okurlarıma benim dostum gibi bir dost bulsunlar…’ diyeceğim ama bunu diyemiyorum… Çünkü bu zaman da böyle dostları bulmak, bulsan bile sahip olmak kolay değil… Onun için ben, bir günlüğüne de olsa, bugün kutlanacak olan ‘Dünya Pozitif Günü’nü kutluyor ve pozitiflik konusunu burada kapatıyor, sözü yarın (Pazar) günü kutlanacak olan ‘İlk Yardım Günü’ne getirmek istiyorum:
Araç ve gereçlerin kontrolsüzce çoğaldığı, bilinçli bilinçsiz bir şekilde kullanıldı, teknolojinin baş döndürücü bir şekilde geliştiği bir devir ve ülkede ev ve iş kazalarının, meselâ boğulmaların ve nefes borusuna bir şeyler kaçırmaların veya boğaza bir şey aldırmaların, kalp ve sair krizi geçirmelerin ve tabii ki trafik kazalarının sayıları da arttı ve artmaya da devam ediyor… Dolayısıyla da bahsime konu ya da akla hayale gelmeyen kazalardan birine maruz kalan insanlardan bazıları hastanelere yetişemeden-yetiştirilemeden hayatını kaybediyor ki, en küçük bir Heimlich (hemlik) manevrası ve kalp mesajı bile icabında can(lar) kurtarıyor!
O nedenle ben, bir zamanlar biz gazeteciler cemiyeti üyeleri olarak ilk yardım eğitimi aldık ama aradan uzun bir süre geçtiği için bazılarını unuttuk… Onun için biz gazeteciler dahil olmak üzere hemen herkes teorik olmasa-olamasa bile pratik bir ilk yardım dersi gömeli, eğitimi almalı!’ diyor, herkese benimki gibi bir dost ve kazasız belasız gün dileklerimle birlikte saygılar sunuyorum.
YAŞI DEĞİL, YAŞADIKLARI ÖĞRETİYOR İNSANA HAYATI!
T. Akbaş
İL YARDIMI HERKES BİLMELİ, TANIMALI, ÖĞRENMELİ
VE HERKES ‘İLK YARDIM İLE’ HAYATA TUTUNMALI!
İlk yarım sloganı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)