
İlgilenenlerin veya ilgililerin bilecekleri gibi, bugün, yani 19 Ağustos tarihi “Dünya İnsânî Yardım Günü’’ olarak kutlanıyor veya kutlanıyormuş gibi yapılıyor! Onun için ben bugünü sözde yardım, özde ise insanlığın-dünya insanlığının öldüğü gün olarak görüyor, duyuyor, biliyor ve öyle adlandırıyorum! Hattâ işi biraz daha ileriye götürerek ‘insanlık öldü, başımız sağ olsun! Ve insanlık ölünce yardımlaşma ve dayanışma da kalmadı. O nedenle sadece Allah (c.c) yardımcımız olsun!’ diyorum…
Ve şimdide bu iddiamı ispatlamak ve güçlendirmek için müşahhas verileri köşeme taşımak istiyorum ve bunu yaparken de çok eski zamanlara veya uzak mekânlara gitmeye gerek görmüyorum…
Şöyle ki; daha dün denecek kadar bir süre önce bizim sokağın tamamında değil, ramazan aylarında ve sadece 3-5 evden (bayanlar hariç) 16-17 erkek komşumuz ile birlikte iftar yapar, iftardan sonra çay kahve içer ve yine bir o kadar kişiyle teravih namazına gider gelirdik… Ancak son yıllarda kimseyle iftar yapmadığımız-yapamadığımız gibi, sadece 2 kişi ile teravihe ve vakit namazlarına gidebilir duruma geldik maalesef…
Ve yakın komşular arasında durum böyle de akrabalar arasında durum çok mu farklı? O da çok farklı değil maalesef! Bir dönem korona nedeniyle bir araya gelemeyen uzak yakın akrabalar ve konu komşular, bu ayrılık ve gayrılık bağışıklık yapmış olacak ki, şimdi de sudan bahanelerle bir araya gelmedikleri gelemedikleri gibi, bazı akrabalar arasında mîras davaları kan davasına dönüştüğü gibi, bazı komşular da birbirleriyle otopark ve gürültü, bazı komşular da birbirleriyle sudan bahanelerle, meselâ kedi köpek besleme gibi nedenlerden dolayı, tartışıyor, kavga ediyor, hattâ mahkemelik oluyorlar!
Hal böyleyken böyle olunca, hayat insana bazen öyle ağır ve öyle içinden çıkılmaz hâle getiriyor ki, insan bazen kime nasıl davranacağını veya nasıl bir iyilikte bulunacağını bilemiyor ya da ne yapacağını şaşırıyor ve insanın bazen kendisiyle bile çelişkiye-ikileme düştüğü oluyor! Ve bu durum eminim bir çoğumuzun başına gelmiştir. O nedenle, insan böyle zamanlarda yanında samimi bir dost istiyor ve insânî yardım bekliyor… Ancak günümüzde insanlar herhangi bir beklentisi ya da herhangi bir çekintisi olmayan kişilere değer vermedikleri gibi, herhangi bir yardımda da bulunmuyorlar. Yani günümüzde dostluklar ve yardımlaşmalar tamamen menfaate dayalı olarak kuruluyor, yapılıyor sürdürülüyor!
Kısacası ve açıkçası, yaşadığımız çağ da dostluk ve insâni yardım büyük bir lüks ve masraflı veya oldukça külfetli bir metâ hâline geldi-getirildi maalesef…
Ki, asrımız da ülkelerarasında sınır kalmadı ve küreselleşmenin getirdiği artı ve eksiler de toplumları yardımlaşmaya zorluyor… Ve bırakalım devletleri, sosyal yardımlaşma ve dayanışmaların yoğun olduğu toplumlar ahenkli ve düzenli bir şekilde barış içinde yaşıyorlar ve bu durum bireyler arasında da aynı. Yani, bireyler arasında oluşan-oluşturulan yardımlaşma ve dayanışma iyi olduğu zaman da ahenk, sevgi, saygı ortamı oluşuyor. Bu da hem toplumları hem de yöneticileri rahatlatıyor…
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; Dünya, 19 Ağustos tarihini ‘’İnsânî Yardım Günü’’ olarak kutluyor ya da kutlayacak… Ancak, ‘tek tük istisnası hariç’ dünya da ne ‘insânî yardım’ diye bir mevhum kaldı ne de ‘insanlık’ diye bir kavram!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
EY MÛ’MİNLER-İMAN EDENLER! İÇİNDE HİÇBİR
ALIŞVERİŞİN, DOSTLUĞUN VE ŞEFAATEN GEÇERLİ
OLMAYACAĞI BİR GÜN GELMEDEN ÖNCE SİZE
VERDİĞİMİZ RIZIKLARDAN ALLAH (c.c) YOLUNDA
HARCAYIN. KÂFİRLERE GELİNCE, ONLAR
ZELİMLERİN TA KENDİLERİDİR…
Bakara Sûresi, âyet 254
HER İYİLİK BİR SADAKADIR… KİM BİR KARDEŞİNİN
İHTİYACINI GÖRÜRSE, ALLAH (c.c) DA ONUN
İHTİYACINI GÖRÜR.
Hz. Muhammed (sav)
BİR MUM DİĞER BİR MUMU TUTUŞTURMAKLA
IŞIĞINDAN BİR ŞEY KAYBETMEZ!
Hz. Mevlânâ
YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA, BİR TOPLUMUN
GELİŞMESİ İÇİN GÜZEL BİR VESÎLEDİR…
Arthur Kesler
SEVMEK FİİLİNDEN SONRA GELEN DÜNYANIN EN
GÜZEL FİİLİ YARDIM ETMEKTİR…
Bertha Con Suttner
İNSANLAR BİRBİRLERİNE YARDIMDAN EL ÇEKTİKLERİ
GÜN İNSANLIĞIN ÖLDÜĞÜ GÜNDÜR!
Taceddin Akbaş
HER YARDIM CENNETE DOĞRU BİR BASAMAKTIR!
H. Ward Beecher
KENDİ EVİNİ YAPAMIYORSAN, BÂRİ BİR YAPANA
TAŞ TAŞI! Hint Atasözü
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle kenevir üretim izinleri yeniden düzenlenirken, Antalya’nın da aralarında bulunduğu 21 il üretim havzasına dahil edildi. Karar kapsamında lif, tohum ve sap üretimi kontrollü olarak yapılabilecek; tıbbi kenevir ise yüksek güvenlikli tesislerde sınırlandırılacak.
Tokat’ta düzenlenen Türkiye Büyükler Halter Şampiyonası’nda podyuma çıkan MAKÜ öğrencisi Fatmagül Çevik, hem altın madalyanın sahibi oldu hem de yeni Türkiye rekoruna imza attı.
MHP Burdur İl Başkanı Mustafa Gün, Bucak ilçesine bağlı Çamlık ve Elsazı köylerini ziyaret ederek muhtarların ve vatandaşların taleplerini yerinde inceledi. Ziyaretlerde köylerin ihtiyaçları raporlanırken, çözüm noktasında girişimlerin başlatılacağı vurgulandı.
Antalya-Isparta karayolunda meydana gelen zincirleme trafik kazalarının ardından yaşanan heyelan, ulaşımı tamamen durdurdu. Bölgeye sevk edilen ekipler güvenlik ve çalışmaları gerçekleştiriyor.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen hastaların Neziha Kutlu (49), Abdou Nazıro Gnınkouguı (24), Firdevs Sarı (4), Sedef Sarı (27) ile Yavuz Selim Yiğit (21) olduğu kaydedildi.
Isparta-Antalya karayolunda, Antalya il sınırına yaklaşık 1 kilometre kala meydana gelen heyelan nedeniyle dev kayalar yola düştü.
Yorumlar (0)