
Ben bu konuyu bugünlerde belki biraz fazla gündeme getiriyor ve bazı okuyucularımın kafalarını karıştırıyor, dolayısıyla ve belki de canlarını sıkıyor olabilirim… Ancak, bahsime konu problem önemli, hattâ hayati derecede öneme haiz olan bir problem! O nedenle, ben bu problemin sık sık gündeme getirilmesinin önemine inanıyorum…
Şöyle ki, bilindiği üzere Ülkemizin büyük bir bölümü, İlimizin ise tamamı 1. Derecede deprem kuşağın üzerinde oturduğu gibi, gün geçmiyor ki, herhangi bir ilimizden ve ilçemizden bir sarsıntı-deprem haberi gelmesin… Ve konunun uzmanları, binlerce kişinin ölümüne, bir çok yetişkinin eşsiz dostsuz, çoluğun çocuğun öksüz veya yetim kalmasına, bir o kadar kişinin de yaralanmasına ve 10 binlerce binanın yakılmasına neden olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin ardından çıkarılan ‘Yapı Denetimi Yönetmeliği’ yürürlüğe girmeden önce yapılan binaların çok azı istisna; birçoğu orta şiddetteki bir depreme dayanamayacağını, yıkılacağını, dolayısıyla da büyük bir can ve mal kaybına neden olabileceğini ifade ve ihtar ediyorlar! Buna bir de süre eklenecek, yani beton binaların ömürlerinin-dayanma sürelerinin 30-40 yıl kadar kısa bir dayanma süresi de eklenecek olursa; (Cenab-ı Hakk korusun, kollasın gözetsin ama) başta bizim ata yadigarı evimiz ve şu anda oturmakta olduğumuz binaların, küçük bir deprem esnasında yıkılma-göçme ihtimalinin oldukça yüksek yüksek olduğu söyleniyor! O nedenle, Valilik ve Belediye (ile Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığı) ciddi bir iş birliği yapmalı, bu kurum ve kuruluşların teknik elamanları-uzmanları riskli binaları gözden geçirmeli ve yıkılma ihtimali bulunan binaların önce boşaltılmasını, sonra da yıkılmasını sağlamalı. Dolayısıyla da muhtemel bir facianın önüne geçmeli!
Okurlarımdan bazıları ‘senin teklifin uygulamaya konulacak olursa evi yeri yıkılan insanlar nereye gidecek? Nerede oturacaklar?’ gibi sorular sorabilirler, haklı olarak… Ben de onlara ‘vâkî bir depremde evleri yerleri yıkılan insanlar göçük altında kalacaklarına, gerekirse ‘biz dâhil’ çadırda kalsalar daha akıllıca bir uygulama olur-olabilir!’ diyebilirim!
Bildiğim kadarıyla Ordu ili ve ilçeleri 1. Derecede deprem kuşağı üzerinde bulunmuyor… Ancak, Ordu Büyükşehir Belediyesi, Güzelyalı Mahallesinde ve bir temel kazı esnasında hasar gördüğü gerekçesiyle bazı binaların önce tahliye edilmesi, sonra da yıkılması yönünde karar almış ve hiç vakit kaybetmeden binaların yıkma işlemini başlatmış… O nedenle ben burada bir parantez açıyor, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığını kutluyor ve bu kararın başta İlimiz olmak üzere deprem kuşağı üzerinde oturan tüm il ve ilçelere örnek olmasını, emsal teşkil etmesini diliyorum… Ve bizim İlimizin de 1. Derecede deprem kuşağı üzerinde, yani deprem fay hattı üzerinde oturduğu gibi, Mecburiyet Caddesi olarak adlandırılan ve tamamı çok (5) katlı ve bitişik nizam olan ve oldukça eski sayılan binalar (Gazi Caddesi) başta olmak üzere ilimizdeki binalarının büyük bir kısmının göçme-yıkılma riski taşıdığını hatırlatmak istiyorum… Dolayısıyla da Türkiye genelini bilmiyorum ama İlimizin ‘bir temiz evler operasyonuna!’ ihtiyacı olduğunu düşünüyorum…
Ve, ve, ve TOKİ’nin Ülke genelinde olduğu gibi, İlimizde de başlattığı ‘İlk evim ve arsam’ ile ilgili olarak yürüttüğü çalışmaların karınca adımlarla ilerlediğini bildiğim ve bilhassa 500 bin konut projesine başvurabilme şartlarını absürt bulduğum için o konuda da fazla iyimser değilim!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; ‘Daha fazla izahat, lisanen kabahat!’ diyor, konu hakkındaki yazımı herhangi bir şeye başlama hakkında ve tedbir alma konusunda söylenmiş olan sözlerden seçmelerle noktalamak istiyor, herkese ‘depremsiz, âfetsiz, felâketsiz ve kazasız belâsız’ saygılar sunuyorum.
İŞTEN ÖNCE TEDBİR, PİŞMANLIĞA YER BIRAKMAZ!
Hz. Ali (r.a)
AKIL; SONRADAN AH ÇEKMEK İÇİN DEĞİL
ÖNCEDEN DÜŞÜNÜP TEDBİR ALMAK İÇİNDİR!
Hz. Mevlânâ
İSTEMEK, ‘İSTİYORUM’ DEMEK DEĞİL
HAREKETE GEÇMEKTİR! A. Morgış
BİR ŞEYE BAŞLAYIP BAŞARISIZ OLMAKTAN
DAHA KÜTÜ TEK ŞEY, HİÇBİR ŞEYE
BAŞLAMAMAKTIR… Seth Camur
BAŞLAMAK BİTİRMENİN YARISIDIR…
Albert Einstein
YÜRÜRSEN YAKINDIR, BAKARSAN UZAK!
GEÇMİŞ NE KADAR ZOR OLURSA OLSUN
HER ZAMAN YENİDEN BAŞLAYABİLİRSİN!
Buda
İLERLEMENİN SIRRI BAŞLAMAKTIR!
Mark Twain
HAYAL EDİYORSANIZ, BAŞARABİLİRSİNİZ!
Walt Disney
YAPILINCAYA KADAR HER ŞEY İMKÂNSIZ
GÖRÜNÜR! Nelson Mandela
HERŞEY MÜMKÜNDÜR, İMKÂNSIZ BİLE!
Mary Poppins
İNANÇLA İLK ADIMI ATIN! MERDİVENİN
TAMAMINI GÖRMENİZE GEREK YOK, SADECE
İLK ADIMI ATIN! Martin Luther
GELECEK, BUGÜN NE YAPTIĞINIZA BAĞLIDIR!
Mahatma Gandhi
BİR YIL SONRA BUGÜN BAŞLAMAYI
DİLEYEBİLİRSİN… Karen Lamb
BAŞLAMAK İÇİN HARİKA OLMANIZA GEREK YOK
AMA HARİKA OLMANIZ İÇİN BAŞLAMANIZ GEREKİR!
Zigzaglar
BİR HEDEFE ULAŞMAK, BİR DİĞERİNİN BAŞLANGIÇ
NOKTASIDIR… John Dewey
MEVCUT ŞARTLARINIZ NEREYE GİDECEĞİNİZİ
BELİRLEMEZ, YALNIZCA NEREDEN BAŞLAYACAĞINIZI
BELİRLER. Nido Qubein
BAŞARISIZLIK KORKUSU, MOTİVASYONU ÖLDÜREN
YAYGIN BİR FAKTÖRDÜR. İNSANLAR YENİ BİR ŞEYİ
DENEMEZLER, ÇÜNKÜ BAŞARISIZ OLACAKLARINDAN
KORKARLAR! Car Bergeron
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.
Akdeniz’de Hatay açıklarında saat 18.05’te 4.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İlk belirlemelere göre olumsuz bir durum bildirilmedi.
Japonya’da merkez üssü Aomori eyaletinin doğu kıyısı açıkları olan 6.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından tsunami uyarısı yapıldı.
Denizli’de gerçekleştirilecek yerel düzey masabaşı ve saha tatbikatında 5.6 büyüklüğündeki deprem senaryosu canlandırıldı.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, deprem anında birçok kişinin kendi can güvenliğinden önce cep telefonu ile görüntü çekmeye çalışması ve bu anları sosyal medyada paylaşmasının tedavi edilmesi gereken bir davranış olduğunu söyledi.
Antalya’da meydana gelen 5.3 yada 4.9 büyüklüğündeki deprem Burdur’un Bucak ilçesinde de hissedildi. İlk belirlemelere göre herhangi bir olumsuzluk tespit edilmedi; ekiplerin saha kontrolleri devam ediyor.
Yorumlar (0)