
Övünmek ya da yerinmek gibi olmasın ama, mesleğim icabı olanlar hariç, kendim bu yaşıma kadar hiç polislik, jandarmalık, zabıtalık, karakolluk, savcılık-hâkimlik veya mahkemelik olmadığım gibi; rahmetli ablam ve 1’i sağ 2 ağabeyim ve (Mevlâ’ya emânet) biri ikiz 3 oğlum ve gelinlerim, biri kız 6 torunum da olmadılar elhamdülillah! Bundan sonra da olmayız-olmazlar inşaAllah… Olursak bile herhangi bir yüz kızartıcı suçtan dolayı değil, vaka-i âdiye türünden bir olay nedeniyle oluruz herhalde! Ancak, ‘Burdur’un yerlisi, yılların da bir gazetecisi olarak ve tâkip edebildiğim kararıyla’ mütecânis ve mazbut bir insan yapısına sahip, küçük ve şirin bir Anadolu Şehri olan; göç almadığı gibi göç veren, dolayısıyla da nüfusunda ciddi bir artış yaşanmayan ilimiz de meydana gelen polislik, jandarmalık, zâbıtalık, karakolluk, savcılık-hâkimlik veya mahkemelik olaylar; meselâ kardeş, ana baba, konu komşu, öğrenci öğretmen ve sürücüler arası kavgalar, akran zorbalığı gibi olaylar nefsim ve neslim adına beni endişelendiriyor! Çünkü, bizzat tanık olduklarım, görüp duyduklarım ayrı; İl ve İlçe Emniyet Müdürlüklerinin ve Jandarma komutanlıklarının; Valiliğin Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü aracılığıyla e-posta adresime gönderdiği basın bültenleri, ‘organik bir Burdurlu ve yarım asırlık bir gazeteci ve son nefesini bu kentte vermeyi planlayan bir fânî olarak;’ hem nefsimin, hem neslimin, hem ilimin ve ülkemin, hem de necip ve asil milletimin adına beni üzüyor ve endişelendiriyor!
Demem o ki, 50 yıldır Gazetecilik yaparım. Ve özelde polis, jandarma ve zabıtalarla, genelde de hâkim ve savcılarla görüşür ve kendilerinden ‘kamuyu ilgilendiren konular hakkında’ haberler alır ve gerektiğinde yorumlar yaparım. Ki, 40 yıldan fazla bir süredir de ‘ruhsatlı’ telsiz taşır ve Emniyet Müdürlüğünün asayiş ve trafik gibi kanallarını takip ederim. Dolayısıyla da ilimiz genelinde ve şehrimiz özelinde yaşanan olaylar hakkında bilgi alma ve bunları haberleştirme veya değerlendirme imkânı bulurum. Yani, İlimiz genelinde yaşanan iyi kötü olaylara ya tanık ya da muttalî olurum… İyi güzel olaylara sevinir, kötü ya da çirkin olaylara ise üzülürüm!
Ve ara başlığımda da vurgulamaya çalıştığım gibi, özel de telsizim aracılığıyla, genelde de açık ve haber kaynaklarımdan ve muhabir arkadaşlarımdan öğrenebildiğim kadarıyla; mesai mevhumu tanımadan çalışan ve 7/24 görevlerinin başında olduklarını gördüğüm, duyduğum ve bildiğim İl Emniyet Müdürümüz Ahmet Kurt, Jandarma Komutanımız Mehmet Balcı, Başsavcımız Harun Ünlüsoy ve çalışma arkadaşları ilimizin asayişinin berkemâl olması için ellerindeki bütün imkân ve argümanları kullanıyor ve oldukça da başarılı oluyorlar… Ancak, suç çeşitlerinin ve suça meyilli kişilerin sayılarının her geçen gün arttığı, suça yatkın kişilerin pervasızlaştığı, artı sığınmacıların sayılarının yoğunlaştığı bir dönem de polisin ve jandarmanın, zabıtanın, hâkim ve savcıların işleri de zorlaşıyor! O nedenle, ben başta basın yayın organları ve STK’lar olmak üzere tüm hemşerilerimin bahsime konu görevlilere yardımcı olmaları gerektiğine inanıyorum...
Velhâsıl-ı kelâm; hemen her ilin olduğu gibi, İlimizi ve ilçelerimizi yöneten başta mülkî âmirler-Valiler ve Kaymakamlar, emniyet ve asayişi sağlayıp korumakla görevli olan polis Müdürleri, âmir ve memurları, jandarma komutanları, yardımcıları, er veya erbaşları; hâkimler, savcılar ve değişik kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri ‘tâyine tâbi görevliler oldukları için’, belli bir süre sonra ilimizden ayrılıp yerlerini yenilerine bırakacaklardır… Ve yerlerine gelen görevliler de, ‘devlette devamlılık esastır’ veya ‘kamu hizmetinde süreklilik ilkesi’ gereğince, görevlerini seleflerinden devralacak ve ilimize, dolayısıyla da ülkemize ve insanımıza hizmet etmeyi sürdüreceklerdir. Yani, hemen her ilin ve ilçenin yöneticisi olduğu gibi, ilimizin üst düzey yöneticileri, idarecileri, müdürleri ve yardımcıları da er ya da geç, ama mutlaka yolcu olacaklar, bizler ise hancı olarak kalacağız!’ Onun için, (muhafazanAllah) han yıkılırsa olan hancılara, yani bizlere olur!’ diyorum-demek istiyorum.
Hülâsâ-i netice; telsiz cihazımdan ve bizzat tâkip edebildiğim kadarıyla, gece gündüz, yaz kış, soğuk sıcak, asıllı ya da asılsız veya yalan yanlış demeden ve bazen kendi hayatlarını tehlikeye atarak her ihbarı ve şikâyeti titizlikle değerlendiren polis ve jandarmalarımız; zâbıtalarımız, hâkim ve savcılarımız, artı il ve ilçe müdürlerimiz ile birlikte yetkili memurlarımız İlimiz de her şeyin iyi güzel olması için çalışıp çabalıyorlar. Biz medya mensuplarına, STK temsilcilerine ve vatandaşlara da işini iyi güzel ve düzgün yapan, hîle katmayan, haram karıştırmayan görevlileri desteklemek, tersi durumda olanları ise uygun bir lîsan ve şekilde uyarmak, gerekli hallerde de üst makamlara veya adlî mercîlere duyurmak düşer!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
HALKA HİZMET HAKK’A HİZMETTİR
Hadis
EMRİNİZ ALTINDAKİLER SEVMEDİKÇE
ONLARA HİZMET EDEMEZSİNİZ!
II. Abdülhamid
HAYIR, BİZ MUKADDES YERLERİN HÂKİMİ DEĞİL
HİZMETKÂRIYIZ. Yavuz Sultan Selim
EN GÜZEL HİZMET, İNSANIN NEFSİNE VE NESLİNE
EDEP KAZANDIRMASIDIR; ÇÜNKÜ EDEBİN SONU
CENNETTİR! Muhammed Sâki Erol
HAKLARIMIZ, GÖREVLERİMİZİ YERİNE
GETİRDİKÇE ARTAR. Âkif Cemil
KENDİSİNE BİR GÖREV VERİLMEDİĞİ
HALDE DÜNYADAKİ TÜM SORUNLARDAN
SORUMLULUK DUYAN KİŞİ AYDINDIR!
Jean-Paul Sartre
HAYATTA BİR GÖREV BİLİNCİNE SAHİP OLMAK
BİR İNSANIN SIKINTILARI YENMESİNE VEYA
ZORLUKLARA KATLANMASINA YARDIMCI
OLABİLECEK EN ÖNEMLİ ŞEYDİR. Viktor Franki
GÖREVİNİZİ, KİM OLDUĞUNUZU VE NE OLMAYA
MECBUR KALDIĞINIZI HATIRLAYARAK KENDİNİZİ
GÖREVE HAZIRLAYIN. Thomas Kempis
BİLGİLİ İNSANLAR İŞİNİ MAAŞ KARŞILIĞI DEĞİL
BİR HAYAT GÖREVİ OLARAK YERİNE GETİRİRLER!
Konfüçyüs
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Çavdır’da öğrenciler, jandarma ve emniyet birimlerini ziyaret ederek hazırladıkları mektup ve resimleri takdim etti.
Güvenlik güçleri DEM ve BDP'lilerin teröristlere kalkan olmaya çalıştığı anlarda nefes kesen bir operasyon düzenledi.Yerlikaya, bayram tatili süresince 2'si kırmızı, 4'ü turuncu, 2'si gri kategoride olmak üzere toplam 11 teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Burdur'da "Aile İçi Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Değerler" konulu eğitim faaliyetinde er ve erbaşa eğitim verildi. Detaylar haberimizde...
Afyonkarahisar'da güvenlik güçleri tarafından yapılan trafik denetiminde bin 277 sürücünün Genel Bilgi Taraması (GBT) üzerinden kimlik sorgulamaları yapıldı.
Afyonkarahisar’da güvenlik güçleri tarafından yapılan trafik denetiminde 95 sürücüye cezai işlem uygulandı.
Afyonkarahisar’da Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmaktan hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası bulunan şahıs gözaltına alındı.
Yorumlar (0)