
Bahsime konu günü ‘emeklilerin tamamı’ bilmese veya kutlamasa da Ülkemiz de 30 Haziran tarihi “Emekliler Günü” olarak kutlanıyor… Ve mâlûm olduğu üzere bu yılki “Emekliler Günü” geçtiğimiz Pazar Gününe denk geldi… Ancak, ben de ‘bir SGK emeklisi olmama rağmen’ şimdiye kadar bugünün kutlandığı bir program veya etkinlik görmedim duymadım, görüp duymuşsam bile unuttum! Onun için ben bugün hakkında önce sevgili okurlarıma özet bir bilgi vermek, daha sonra da kendi görüş ve düşüncelerime geçmek istiyorum:
Şöyle ki; Emekliler Günü K. Atatürk’ün emekli olduğu tarih olan 30 Haziran 1927 tarihine yapılan atıfla (2010 yılında) toplum sosyolojisi ve ekonomisi açısından yeri ve güncel problemlerine dikkât çekmek, bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla ‘resmî kutlama günü’ olarak kabul ve îlân edilmiş. O nedenledir ki, Ülkemiz de o gün bugündür her 30 Haziran tarihi “Emekliler Günü” olarak kutlanıyor veya kutlanılmış gibi yapılıyor! Ve bu yılki ‘Emekliler Günü’ de geçtiğimiz pazar gününe denk geldi ama ben bu pazar günü de herhangi bir kutlama ve sair programa rastlamadım…
Hatırladığım kadarıyla bugün önceleri ‘Emekliler Haftası’ olarak kutlanıyor veya biliniyor ve bu hafta her yıl 30 Haziran da başlıyor, 4 Temmuz günü sona eriyor ve Türkiye Emekliler Derneği, ‘Emekliler Haftası’ kutlamalarının merkezi konumunda bulunuyor. Ayrıca Tüm Sivil Emekliler Derneği; Tüm İşçi Emeklileri Derneği, Tüm Subay Emeklileri Derneği ve Tüm Astsubay Emeklileri Derneği gibi derneklerden oluşuyor ve şu anda Ülkemiz de 16 milyon civarında bir emekli bulunuyor… Ve bu emekliler de yıllarca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Bağ-Kur ve Emekli Sandığı adı altında işlem görürken, bu 3 kurum tanım itibariyle aktif olsa da, genel olarak ‘Sosyal Güvenlik Kurumu’ (SGK) adı ve çatısı altında bir araya getirilmiş durumda…
Burada bir parantez açarak bu birleştirmenin gecikmiş ama yerinde bir uygulama olduğunu vurgulamak isterim.
Hâsılı; ömrünün en verimli döneminde emeğini ve vaktini kamu kurum veya kuruluşlarında ya da özel işletmelerde ve özelde kendisine, genelde de devletine ve milletine hizmet ederek geçiren ve belli bir yaştan sonra emekli olan insanlar geride bıraktıkları mekân ve zamanların ardından hem dinlenme ve kendi istekleri doğrultusunda bir hayat sürdürme hem de hak ettikleri aylıklarını almaları ya da hayatlarını rahatlıkla devam ettirebilecek bir gelire sahip olmaları; dolayısıyla da bir toplumum sosyolojik ve psikolojik bakımdan ciddi bir önem arz ediyor… Ancak geçtiğimiz yıl çıkarılan ve kısa adı EYT, açılımı ise Emeklilikte Yaşa Takılanlar Yasası olarak bilinen Yasa Ülkemizdeki ‘genç’ emekli sayısını oldukça kabarttı-artırdı…
Meselâ bu Yasa sayesinde bizim biri ikiz üç oğlumuzun 3’ü birden emekli olma hakkı elde etti… Bu oldukça kabarık sayı da Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) iki ayağını bir papuça sokmasına neden oldu! Ki, Tayyip Erdoğan’ın ikinci kez Cumhurbaşkanı seçilmesinde en büyük payın bu Yasanın olduğu konuşulduğu gibi; Yerel Yönetimler Seçimlerinde büyük oy kaybına uğraması ve Partisinin çok sayıda belediye başkanlığını kaybetmesi de emekli aylıkları üzerinde yapılan ayarlamalara ya da ayarsız düzenlemelere veya dengesiz artışlara bağlanıyor…
Tamam emeklilerin grev, boykot, direniş ve sair yetkileri, dolayısıyla da herhangi bir etkileri yok… Çünkü bizde emekliler ‘Yaşı yetmiş, işi ya da pili bitmiş insan’ olarak görülürler ki, buna benim gibi genç yaşta, (45-46 yaşında) emekli olanlar, çalışmaya devam etseler dâhi! Dolayısıyla da fazla itibar görmezler… Ancak bence bir emekliyi en az 4’e çarpmak ve ona göre muamele yapmak gerekir. En basitinden bizim çekirdek aile 14 kişiden oluşuyor ama bu 14 kişiden 8’i mükellef ve bu 8 kişinin tamamı geçtiğimiz seçimlerde oy kullandığı gibi, bundan sonraki seçimlere de bu sayı 9’a yükselecek inşaAllah! Demek istiyorum ki, herhangi bir konu da bir emekliyi sadece karı kocadan ibaret saymamak, evlât ve torunlarını da sayıya katmak; ayrıca ‘gazetecilikte emekliliğin olmadığını, yani gazetecilerin tıpkı ağaçlar gibi ayakta ve mesleklerini icra ederken öldüklerini unutmamak lâzım!’ diyorum.
Kısacası ve açıkçası, genelde tüm etkili ve yetkililer, özelde de siyâsiler, ülkemizdeki 16 milyon emekliyi ortalama 4’le çarpmalılar ve gardlarını ona göre almalılar!
Bu ara başlık bana değil, Hz. Mevlânâ’ya ait. Ki, Hazret bu sözü yıllar önce söylemiş ve gençlere yaşlıların ferâsetlerini-öngörülerini, basîret ve tecrübelerini hatırlatmış…
Velhâsıl-ı kelâm; emeklilerin bilinen sayıları dışında saygınlıkları ve engin tecrübeleri dolayısıyla da evlâtları ve torunları üzerindeki etkileri hafife alınmamalı… Yani emeklilerin kemiyetleri de keyfiyetleri de dikkâte alınmalı ve bilhassa iktidarlar onlar hakkında bir karar alır ya da verirlerken uzunca ve etraflıca düşünmeliler!
Hülâsâ-i netice; yazı başlığımda da vurgulamaya çalıştığım gibi, bütün emeklilerin haftalarını veya gelmiş geçmiş ve gelecek günlerini kutluyor, yarım(!) emeklilerin de tam emekli olmalarını ve kalan ömürlerinin geçen ömürlerinden çok daha hayırlı uğurlu, sağlıklı sıhhatli ve afiyetli olmasını diliyor, herkese saygılar sunuyorum.
ASLA SAHİP OLMADIĞIN ŞEYLER İÇİN ÜZÜLME!
KISMETİNDE VARSA, ONLAR SENİ BULUR VAKTİ
GELİNCE, HER ŞEY GELİP GEÇİCİ EY GÖNÜL! BAK
AZ ÖNCE ALDIĞIN NEFES BİLE GELDİ GEÇTİ.
ALLAH’IM! (c.c) ÖMRÜMÜZÜN KALAN KISMINI
GEÇEN KISMINDAN ÇOK DAHA HAYIRLI EYLE…
Hz. Ali (r.a)
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)