
İlgilenenlerin veya ilgililerin bilecekleri gibi, çilekeş çiftçilerimizin bu yılki ‘bin bir zahmet ve büyük bir emekle’ ürettikleri ürünleri kışın don vurup çiftçileri mağdur emişti! Şimdi de kuraklık vurup mağdur ediyormuş!
Şöyle ki; çiftçi ve köylü bir ailenin evlâdı olsam da babam merhum beni ailenin en küçük evlâdı olduğum ve çok sevdiği için de beni çiftçilikle hiç uğraştırmadı…Hattâ 18 yaşına girdiğim sırada dağa odun kesmeye-çalı köklemeye gitmek istemiştim. Ancak babam merhum ‘sen yapamazsın… oğlum!’ diyerek dağa göndermemişti ki; ben babamın itirazına rağmen köyün gençleriyle dağa odun kesmeye gittiğimi ama, hakikaten de beceremediğimi hatırlıyorum! Amma velâkin, rahmetli annemizin-babamızın, ablamızın ve büyük ağabeyimizin çiftçilikle nasıl, ne kadar zor şartlar altında iştigal ettiklerini biliyorum. O nedenle olsa gerek, ben çiftçilerin dertleriyle az ya da çok ama mutlaka ilgileniyorum ve bugünde bu saygı ve sevgi değer çiftçilerimizin, üreticilerimizin problemlerini dile getirmek istiyorum:
Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Halil Öztürk “Mercimekte yüzde 100 kayıp yaşadık. O nedenle devletten beklentimiz. Çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatiflerinin ödemeleri Ağustos’un 31’inde sona eriyor ama maalesef TARSİM-Tarım Sigorta Havuzu ödemeleri konusunda bir sonuca varılamadı. O nedenle, biz yetkililerin bu problemle ilgilenmelerini, çiftçilerin yanında olmalarını istiyoruz. Aksi takdirde bu topraklarda ekim dikim yapılmayacak” derken; Şanlıurfa’nın Viranşehir İlçesinde yarım asırdır tarım arazisini sulayan Sulutepe Göleti kuruyor! Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde üretilen, ancak maliyetinin altında dahi alıcısı bulamayan soğan ve patatesin tarlada kaldığı, dolayısıyla da çiftçilerin-üreticilerin bir yıllık emekleri boşa gittiği ve bazı üreticilerin makine ile söküm yaptıkları patateslerini tarlada bırakıp gittikleri ve ihtiyacı olanların bunları ücret ödemeden alıp gidecekleri belirtiliyor.
Mâlûm olduğu üzere, genelde tüm canlılar, özelde de insanlar aç ve susuz yaşayamazlar… Ki, uzmanların verdiği bilgilere göre yeterli suyu alabilen bir insan açlığa 45-60 gün (1,5-2) dayanabilirken; Susuzluğa 3-5 gün, en fazla da 7 ilâ 10 gün kadar dayanabiliyorlarmış! Yani her insan her halukâr da karnını doyurmaya ve susuzluğunu gidermeye muhtaç imiş!
Hal böyle olunca, bizim toprağımıza, ekmeğimize suyumuza sahip çıkmamız gerekiyor… Yine herkesin bildiği gibi, ülke genelimizde de il özelimizde de uzun süredir ciddi bir kuraklık yaşanıyor. Ki, başta İzmir, İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirler olmak üzere birçok ilimizin barajlarında, göl ve göletlerinde kalan suların bir iki ay içinde tamamen çekilebileceğini-yok olabileceğini belirten yetkililer, su israfının da gıda israfının da önüne geçilmesi gerektiğine vurgu yapıyorlar… Ve meslek odaları yetkilileri de, çiftçiler de ‘Köylünün veya çiftçilerin ya da ziraatla uğraşan kişilerin de bin bir zahmet ve emekle yetiştirdikleri ürünlerinin kışın dondan, yazın da kuraklık ve mevsim normallerinin üstünde seyreden, aşırı sıcaklardan etkilendiklerini, bu etkilerin de ziraatçıların-çiftçileri iflasın eşiğine getirdiğini ifade ediyor ve yetkililerden yardım beklediklerini söylüyorlar!
Daha önce de yazdım. Eski(mez) bir komşum ve usta bir bahçivan olan, yaşı da 90’ını bulan, belki de geçen Hüseyin Ölmez Amca, evinin önündeki bahçesinde meyve fidanı-fidesi yetiştirip meyveciliğimize hizmet eder ve katkı sağlarken; oturmuş düşünmüş suyu hergün çekilen Burdur Gölü’nün kıyısının atıl vaziyette bekletilmemesini değerlendirilmesini önermiş…
Oğullarından biri bir İlimizin ilçesinde kaymakam, kendisi de emekli bir ziraatçı olmasına, yani paraya pula ihtiyacı olmamasına rağmen gününü evinin önündeki bahçesinde geçiren yani aile bütçesinden çok ilimizin ziraatçiliğine katkı sağlayan Hüseyin Dede, iki yıl kadar önce eşi vefat ettiği ve bir yıl kadar önce de kendisi rahatsızlandığı için Antalya’daki oğlunun yanına gitti, ama telefonla görüştüğümüz Hüseyin Ölmez bizim hâlimizi hatırımızı sormadan ve kendi sağlığı hakkında bilgi vermeden önce bırakıp gittiği, bize ve yakın komşularına emanet ettiği bahçesinin durumunu soruyor… Biz de ‘Hüseyin Dedenin morali bozulmasın’ diye, bahçesinin durumunun iyi olduğunu söylüyoruz.
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; benim de üyesi bulunduğum Burdur Ziraat Odası Başkanlığı bahsime konu olan problemler hakkında ne diyor, ne düşünüyor ve ne diyor bilmiyorum ama, görüştüğüm çiftçiler veya ziraatçılar kışın don, yazın da kuraklığın kendilerine büyük darbe vurduğunu ve havaların kuraklık, mevsim normallerinin altında ya da üstünde seyretmesi halinde çiftçiliğin de çiftçilerin de işlerinin zor olduğunu hatırlatıyor ve ilgili bakanlıkların, kurum, kuruluş ve uzmanların, ülkemizin tarım politikalarını sık sık gözden geçirmelerini-güncellemelerini istiyorlar…
BENİM, ‘ÜLKEMİZİN BİR TARIM POLİTİKASI
OLMADIĞI YOLUNDAKİ İDDİAMI BİR VEKİL
EMEKLİ BİR BAKANLIK-GENEL MÜDÜRLÜK
ÇALIŞANI-GENEL MÜDÜR YARDIMCISI DA
TEYİT ETTİ OLMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ
Ben de bir çiftçi olmasam da çiftçi bir ailenin evlâdı olarak köylülerimizin ve çiftçilerimizin talep, dilek ve temennilerini tüm etkili ve yetkililere duyuruyor, herkese saygılar sunuyorum.
ÇİFTÇİLER GÜNEŞ BATIMINA KADAR ÇALIŞMAZLAR
İŞLERİ BİTENE KADAR ÇALIŞIRLAR! La Edri
ÇİFTÇİNİN AMBARI SABANIN UCUNDADIR!
Türk Atasözü
ÇİFTÇİ KENDİ TOPRAKLARINDA USTADIR!
Alman Atasözü
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Afyonkarahisar’da çitçilere 'Bitki Koruma Ürünleri Uygulayıcısı Eğitimi' verildi.
Burdur’un Gölhisar ilçesinde şeker pancarı üreticilerinin uzun süredir gündeminde olan kantar alanı problemi çözüme kavuştu. Belediye, kira sözleşmesini imzalayarak süreci resmiyete taşıdı.
Gölhisar Kaymakamı Emre Çifçi, Belediye Başkanı İbrahim Sertbaş ile birlikte, ilçede görev yapan Şehit Himmet Özbilgin’in kardeşi Ali Özbilgin’e geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.
MHP, çiftçilerin kullandığı pick-up araçlarda ÖTV oranının yüzde 50’den yüzde 4’e düşürülmesi için Meclis’e teklif sundu.
Kırklareli'nde zirai don nedeniyle ürünleri zarar gören 220 çiftçiye 22.5 milyon lira destek ödenecek. Detaylar haberimizde..
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin eşi Azime Çiftçi, Türk Anneler Derneği Erzurum Şubesini ziyaret etti. Detaylar haberimizde..
Yorumlar (0)