
Yaşı ‘Mîlâdî Takvime göre’ 85’i, ‘Hicrî Takvime göre’ ise 88’i bulan, yâni bir ayağı çukur da olan ve bir dönem Amiral Gemisi olarak adlandırılan Hürriyet Gazetesi’nde 22 yıl yazarlık ve tayfalık yapan; 20 yıla yakın bir süredir de Sözcü-lâfçı Gazetesi’nde günlük yazılar yazan nâ Emin Çölaşan; Gazetesi’nin 24 Mart 2026 tarihli nüshasında (İŞTE BU HERİFLERE MUHTACIZ, YAZIKLAR OLSUN BİZE) başlıklı bir yazı yazmış ve o yazısında askerimizin ülke sınırları içinde kalması gerektiğine vurgu yapmış! Dolayısıyla da, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hükümetine, Millî Savunma Bakanlığına ve Genelkurmay Başkanlığına, hem de Katar ve Katar gibi İslâm ülkelerinin dîni uygulamalarına, gelenek ve göreneklerine, ritüellerine vermiş veriştirmiş!
Çölaşan malum yazısında “Sevgili okurlarım, dün medyada yer bulan mutlaka okumuşsunuzdur. Katar’da bir askeri helikopter denize düşüyor ve içindeki dört Katar askeriyle bizim üç vatandaşımız da şehit oluyor.
İkisi Aselsan görevlisi teknik personel.
Üçüncüsü ise bir pilot… Asker… Binbaşı. Bizim askerimiz.
Bu haberi okuyunca insanın aklına ister istemez bazı sorular takılıyor.
Ne işi var bizim binbaşımızın Katar da neyin görevi bu?
Sadece o değil, dünyanın çeşitli ülkelerinde sayısını elbette bilmemiz mümkün değil ama Mehmetçik var.
Katar, Libya, Somali, Azerbaycan, Kosova, Bosna onlardan bazıları.
Askerimizi oralara gönderiyoruz, en başta gelen nedeni onların ordusunu yönetmek, bir şeyler öğretmek.
Türk askerlerinin oralarda bulunması bize acaba ne kazandırıyor?
O ülkelerin dostluğunu falan mı, hiç sanmıyorum…”
Her neyse; Emin Çölaşan’ın mâlûm yazısı uzayıp gittiği gibi, soruları da çoğaldıkça çoğalıyor… O nedenle ben Bay Çölaşan’ın uzayıp giden yazısının ve sorularının tamamını sayfama aktarmak yerine, sorularına cevap vermek istiyorum:
Bir askerimizin-Mehmetçiğimizin ve sivil vatandaşımızın burnunun kanaması dahî bizim yüreğimizi kanatır, ciğerlerimizi parçalar! O nedenledir ki, Katar’da şehid olan bir binbaşımızın ve Aselsan’da görevli iki teknisyenimizin şehadetleri de bizi ve asil milletimizin tamamını derinden üzmüş, kalplerimizi kanatmış ve ciğerlerimizi dağlamıştır! Amma velâkin, ben şahsen ‘Emperyalist Ülke ABD’nin ve Batılı ülkelerin binlerce askeri, casusu, ajanı ya da üssü başta Türkiye ve Güney Kıbrıs olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde ve yıllardır konuşlanır ve askerleri bâtıl davaları için canlarını, kanlarını verirlerken; bizim inançlı îmanlı asker ve komutanlarımız, artı askerî personelimiz niçin cennet misâli ülkemizin, büyük devletimizin, asil ve necip milletimizin millî ve âlî menfaatleri için ‘ve gerektiğinde’ neden şehid ya da gâzî olmasın?’ derim.
Yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, biz bir askerimizin burnunun kanamasına dahî tahammül edemeyiz. Ancak biz, M. Cemal Kutay’ın ‘’Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır’’; K. Atatürk’ün de ‘’Söz konusu vatansa gerisi teferruattır’’ dediği gibi der, bayrak ve toprak gibi değerlerimiz için kanımızı, canımızı, malımızı mülkümüzü feda ederiz! Ki, Çanakkale’yi geçilmez yapmak için canını feda eden-şehid olanlar içinde yer alan İsmail Dedem gibi ben de ‘bu yaşıma rağmen ve kutsal değerlerimiz için’ yurt içinde ve dışında görev almaya ve gerektiğinde savaşmaya, canımı vermeye hazırım!
Her neyse, Kuveyt’te şehid olan bir binbaşımız ve 2 Aselsan Teknisyenimiz üzerinden genelde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı, özelde de Millî Savunma Bakanlığını ve Genelkurmay Başkanlığını eleştiren Sözcü Gazetesi’nin Sözcü yazarı Emin Çölaşan’a söyleyecek çok sözüm var. Ancak ceremeye verecek param olmadığı için, konu hakkındaki yazımı, yazarının kim olduğunu bilmediğim, fakat son günlerdeki hissiyatımıza tercüman olacağına inandığım ‘’Alay Marşı (Yemen Türküsü/Marşı olarak bilinen) yani; vatan-yurt savunmasını ve bir asker annesinin fedakârlığını ifade eden bir yapıtla-eserle ve M. Emin Yurdakul’un ‘’Ya şehid ol ya gazî’’ şiiriyle noktalamak istiyorum… Ve yazımın sonunda, Katar’da şehid olan bir binbaşımız ve 2 teknisyenimizle birlikte tüm şehidlerimize ve ölmüş olan gazilerimize Cenab-ı Hakk’tan ganî ganî rahmetler; genelde tüm Milletimize, özelde de şehidlerimizin akraba, uzak yakın dostlarına sabrı cemil ve ecri cezil diliyor, herkese saygılar sunuyorum.
ANNEM BENİ YETİŞTİRDİ BU ELLERE YOLLADI
AL SANCAĞA TESLİM ETTİ, ALLAH’A (c.c) ISMARLADI
BOŞ OTURMA ÇALIŞ DEDİ HİZMET EYLE VATANA
SÜTÜM SANA HELÂL OLSAZ, SALDIRMAZSAN DÜŞMANA
NE ŞEREFTİR ÖLMEK BİZE BU GÜZEL VATAN İÇİN
YANAR YÜREK YURT AŞKIYLA DAİMA İÇİN İÇİN
YASTIĞIMIZ MEZAR TAŞI YORGANIMIZ KAN OLSUN
BU YOLDAN DÖNER İSEK NAMUS BİZE AR OLSUN!
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
HADİ YAVRUM BEN SENİ BUGÜN İÇİN DOĞURDUM
HAMURUNU YİĞİTLİK DUYGUSUYLA YOĞURDUM
TÜRK EVLÂDI ODUR Kİ YURDU OLAN TOPRAĞI
ANA IRZI BİLEREK YAD AYAĞI BASTIRMAZ
BİR YABANCI BAYRAĞI, EZAN SESİ DUYULAN
HİÇBİR YERE ASTIRMAZ…
GİT EVLÂDIM YILLARCA BEN OĞULSUZ KALAYIM
ŞU YARALI BAĞRIMA KARA TAŞLAR ÇALAYIM
HADİ YAVRUM HADİ GİT YA GAZÎ OL YA ŞEHİT
HADİ YAVRUM KÖYÜNE, NİŞANLINA VEDÂ ET
SABANINI, TARLANI HER ŞEYİNİ FEDÂ ET
O SİLAHA SARIL Kİ, BÖYLE GÜNDE BİR ERKEK
BİR DUALI DEMİRDEN BAŞKA BİR ŞEY KULLANMAZ
BUNU TUTAN BİR BİLEK KÖLELİĞİN UĞURSUZ
ZİNCİRİNE UZANMAZ!
HADİ YAVRUM KENDİNE SEN DE ‘YİĞİT ER’ DEDİR
BÜYÜDÜĞÜN GÂZİLER OCAĞINA CAN GETİR
O CENKLERİ KAZAN Kİ SENİN BÜYÜK TÜRK ADIN
YEDİ İKLİM DÖRT BUCAK İÇERİSİNE ÜN SALSIN
BEŞ YÜZ YILLIK ECDADIN KABİRDE TİTREYEN
KEMİKLERİ ÖÇ ALSIN:
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Afyonkarahisar’da bir kişinin ölümü, bir kişinin ise yaralanmasıyla sonuçlanan dolmuş durağındaki kanlı kavganın ardından polis ekipleri adeta nefes kesen bir operasyon düzenledi.. Dehşete düşüren kavganın sebebi ise herkesi şoke etti
Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesine bağlı Çatallı köyü kavşağında iki aracın çarpışması sonucu feci bir kaza meydana geldi. Can pazarının yaşandığı kazada 2'si çocuk olmak üzere toplam 7 kişi yaralanırken, olay yerine çok sayıda acil servis ekibi sevk edildi.
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 5 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen Yunt Yaylası Şenliği'nde talihsiz bir kaza yaşandı. Şenlik alanında düşerek ayağı çıkan kadın için bölgede görevli jandarma ekipleri adeta zamanla yarıştı. Genç kadın, jandarma devriye aracıyla hastaneye yetiştirildi.
15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü öncesinde FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik dev bir operasyon gerçekleştirildi. İl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde 81 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, detaylar haberimizde
Aksaray'da 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Aksaray'da elektrikler kesilecek mi? Aksaray'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Niğde'de 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Niğde'de elektrikler kesilecek mi? Niğde'de yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Yorumlar (0)