
‘Terörsüz Türkiye Sürecinin fikir babası, uygulayıcısı, tâbiri yerinde ise Türkiye’nin fedaisi, Türk Dünyası’nın Bilge Lideri ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin; Türkiye’nin terörsüzleştirilmesi sürecinde yaptığı büyük fedakârlık, verdiği emek ve bu süreci önce partili seçmenlerine, sonra da Türk milletine anlatmada-izah etmede çektiği sıkıntılar-stresler ve ilerleyen yaşı dolayısıyla olsa gerek (78 yaşında) sağlığı bozuldu! O nedenle ben önce Sayın Bahçeli’ye âcilen sağlık ve kalıcı sıhhatler diliyor, sonra da süreç hakkındaki nâçiz görüş ve düşüncelerimi siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum:
Şöyle ki; Türkiye’nin terörsüzleştilmesi için elinden geleni yapacağını söyleyen Devlet Bahçeli’ye bu söylemi oy kazandırmayacağı gibi, kaybettirme ihtimali bile var... Ancak, ‘önce ülkem, sonra partim, en son olarak ta ben’ diyen-diyebilen Bahçeli bunun için yaptığı siyasi fedâkârlık ve DEM gibi bir Partinin yöneticilerine ve seçmenlerine gösterdiği nezâket, metânet ve sabır neyse ne amma, “Terörsüz Devlet yolunda verdiğiniz emeklere teşekkür ediyorum ve ben de elimden geleni yapacağım…’’ demesi unutulmaz-unutulamaz bir jesttir, büyük bir fedâkârlıktır ve ‘Bahçeli, Barışa giden ya da gidecek olan yolun parka taşlarını elleriyle döşüyor…’ demektir!
Yani, bugün gelinen nokta çok kıymetli, ancak bir o kadar da zahmetli! Çünkü 40 yıllık bir terör örgütünü silâh bıraktırmak, dolayısıyla da kalıcı bir barış sağlamak o kadar kolay bir şey olmasa gerektir!
Demem o ki, hepimiz siyasi partilerimizi ve sosyolojik ya da ideolojik görüş ve düşüncelerimizi bir süreliğine de olsa askıya almalı ve süreci desteklemeli, katkı sağlanmalıyız ki; ‘terör nedeniyle’ analar evlatsız, evlâtlar yetim veya öksüz ve kadınlar eşsiz kalmasınlar!
Yıllarca adlarını dahî ağzına almadığı-almak istemediği, çünkü terörü desteklediklerine inandığı Ahmet Türk’ü, Sırrı Süreyya Önder’i, Tuncer Bakırhan’ı dahî araması ve onlara olabildiğince nezaketli bir şekilde yaklaşıp görüşmesi bir yana; 1 Ekim de ve TBMM’de yaşanan tokalaşma ile 22 Ekim de Partisinin Grubunda DEM’lilere çağrıda bulunması sürecin en müşahhas, en samimi ve en fedakâr örneğidir!
Herkesin bildiği, gördüğü ya da duyduğu gibi, cennet misâli ve barış timsâli olan, ancak çetrefilli coğrafya da bulunan Ülkemizi dış mihrakların maddi mânevî destekleri, içimizdeki gafillerin dalâletleri ve hainlerin hıyanetleri yüzünden 40 yıldır teröre 40 bin şehid ve gâzi verdi ve vermeye de devam ediyor maalesef! Ki, bu kırk bin sayıya şehid ve gazî yakınları, (anaları, babaları, bacıları, evlâtları ve diğerleri de) eklendiğinde terörün yaktığı can ve cânanların sayısı üçe, beşe, ona, hattâ milyonlara dayanır herhalde! Kaldı ki, Hz. Ömer’in veya Mehmed Akif’in “Kenar-ı Dicle de bir kurt kapsa koyunu. Gelir de Adl’i İlâhî Ömer’den sorar onu!’’ dediği gibi; ülkemizin, hattâ dünyamızın veya gönül coğrafyamızın neresinde olursan olsun, bir mû’minin (haksız yere) değil öldürülmesi, yaralanması veya şehid edilmesi, ayağına diken batması dahî bizi rahatsız eder-etmesi gerekir! Çünkü Peygamber Efendimiz, ‘’Allah (c.c) katında dünyanın yok olması, bir Müslümanın öldürülmesinden daha hafiftir!” buyururken; Mâide Sûresi’nde Cenab-ı Hakk, mealen “Kim bir cana kıymayan ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan nefsi (insanı) öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur! Kim de bir kişinin yaşamasına vesîle olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur!” hükmünü yazdık (farz kıldık)’ buyuruyor! O halde, Devlet Bey de bu âyet ve hadislerden esinlenerek ve ister PKK olsun ister KCK, ne Ka-Ka olursa olsun teröristlerin daha fazla cana kıymaların önlemek için olduğunu düşündüğüm bir çalışma başlattı ve Devlet te bu çalışmaya destek verdi ve ister yurt içinde olsun yurt dışında genelde Türkiye düşmanlarına, özelde de terör örgütlerine “Ya teslim olun ya da imhaya hazır veya razı olun!’’ dedi. Teröristler de girdikleri yolun çıkmaz bir yol ve imhalarının mümkün olduğunu anlamaya başlamış olacaklar ki, Bahçeli’nin çağrısına kulak verdiler, Devletin uyarısına-ikazına ise boyun eğdiler-eğmek zorunda kaldılar!
Demem o ki, biz asil bir millet ve bu asil milletin bir neferi-askeri ve polisi veya güvenlik görevlisi olarak, en azılı kâtilleri bile görüldüğü yerde öldürmüyor ve önce ‘teslim ol…’ çağrısı yapıyoruz, olmazsa havaya 2 el ateş açarak uyarıyoruz… Ve bu cânî ya da cânîler yapılan çağrıya veya îkâza uymaz iseler gereğini yapıyoruz… Ki, bu davranış da asker ve polislerimiz büyük risk oluşturuyor! O halde, kent merkezlerindekiler hâriç, kırk yıldır dağda bayırda yuvalanan ve Ülkemizin ezelî ve ebedî düşmanı ülkeler tarafından beslenen, desteklenen ve güçlendirilen teröristlerin-terör örgütlerinin topluca, en azından bir kısmını teslim olmalarını, silâh bırakmalarını ve kendilerinin bağımsız Türk mahkemelerine teslim olmalarını sağlamak gerekmez mi? Bence gerekir. O nedenle ben bu ‘sürecin, ülkemizin ve insanımızın yararına sonuçlanması, yani akan kanın durması için herkes elinden geleni yapmalı!’ diyor, herkese ‘terörsüz ve teröristsiz’ saygılar sunuyorum.
BİR MİLLET, SAVAŞ MEYDANLARINDA NE KADAR
PARLAK ZAFERLER EDLE EDERSE ETSİN, O ZAFERİN
YAŞAYACAK SONUÇLAR VERMESİ ANCAK İFRAN
ORDUSUYLA KAİMDİR… K. Atatürk
MİLLET BİRBİRİNİ KIRIP GEÇİRECİĞİNE, BIRAKIN BENİ
ÖLDÜRSÜN! II. Abdülhamid Han
CEHENNEM OLSA ÜSTÜMÜZE GELEN, SÖNDÜRÜRÜZ
BU YOL Kİ, HAKK YOLUDUR, DÖNME BİLMEYİZ YÜRÜRÜZ!
Mehmed Akif Ersoy
DÜŞMANLARINIZI AFFEDİN. BU BİR BÜYÜKLÜKTÜR
AMA ONLARI UNUTMAK BÜYÜK BİR APTALLIKTIR!
J. F. Kennedy
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Cumhuriyet Halk Partisi Bucak İlçe Başkanı Ahmet Sedat Oktay, Yalova’da üç emniyet personelinin şehit olduğu saldırının ardından açıklama yaptı. Oktay, terör örgütlerinin dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, PKK’nın örgütsel hafızasının IŞİD gibi radikal yapılara aktarılmaya çalışıldığını öne sürdü.
MHP Genel Başkanlığınca "Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik" temalısıyla düzenlenen "Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları" kapsamında Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz Van’a geldi
Türkiye, 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda kritik bir sürece giriyor. PKK'nın silah bırakmaya başlamasının ardından, TBMM'de komisyon kurulması bekleniyor.
BBP, PKK'nın silah bırakma açıklamasını temkinli karşıladı, teröristlere yönelik afı reddetti, DEM Partisine Türk Bayrağı asması çağrısı yaptı ve İsrail'in Suriye saldırılarını kınadı.
Türkiye'de 47 yıllık PKK sorunu sona ererken geçen hafta örgüt silahları yakarak yeni bir dönem başladı. Bu gelişmeler sonrasında da genel af gelecek mi araştırmaları başladı.
Diyarbakır’da eski HDP il binası önünde eylem yapan aileler terör örgütü PKK’nın silahları bırakmasını olumlu karşıladı.
Yorumlar (0)