
Hemen herkesin mâlûmu olduğu üzere, dijital hırsızlar, akıllı telefon ve internet aygıtının îcât edilmesi ve kullanımının yaygınlaşmasıyla önce çocuklarımızı ve gençlerimizi, sonra da yaşlılarımızı çaldılar; çalma sırası şimdi de ihtiyarlarımıza geldi maalesef!
Nedenine, nasılına veya niçinine gelince, onu da aşağıda izah etmeye çalışayım inşaAllah:
Bilindiği, her gün ve her yerde görüldüğü gibi, bugünkü sokaklarımız, insan sağlığına zararlı olduğu uzmanlarca belgelenen, bildirilen, hattâ zararları ‘içicileri-kullanıcıları’ tarafından itiraf edilen tütün-sigara kullanıcıları ve içtikleri sigaraların küllerini ve dumanlarını sağa sola savuranlar, yanık bıraktıkları izmaritlerini rastgele yerlere atanlar bir yana; alkol, hattâ uyuşturucu kullananlar ve kendilerinden geçenlerle birlikte içmeden sarhoş olan ya da bir hoş olanlar, en küçük sokak, cadde ve mahallelerimiz, park ve bahçelerimiz; kısaca en meskun mahallerimiz çocuk yaştaki gençlerle, hattâ koca koca adamlarla, kadın veya kızlarla olumsuz hareket ve argo, hattâ edep-ahlâk dışı konuşma ve davranışlarıyla çalkalanıyor... Dolayısıyla da tertemiz olması lâzım gelen mekânlar madden de manen de kirletiliyor maalesef!
Birçoğumuzun gördüğü ya da duyduğu ve hatırladığı gibi, bundan bir müddet önce evinden, mahallesinde bulunan yakın bir semt pazarına ‘arkadaşlarıyla birlikte’ kaykay almaya gitmekte olan İtalyan bir ailenin oğlu Maddiye Ahmet Minguzzi isimli ve 15 yaşındaki bir çocuk, arkadaşları tarafından bıçaklanarak öldürülmüş; Minguzzi’nin kâtilini kınayan 16 yaşındaki bir Türk çocukta 7 tane akranı tarafından öldürülesiye dövülmüştü! Yani, bir çocuk katilini kınayan 15-16 yaşındaki bir başka, insaflı, îzanlı ve vicdanlı çocuk, yine 7 yaşıtı-akranı tarafından feci şekilde dövülüp komaya sokulmuştu! O çocuğun son durumunu bilmiyorum, ancak onları o hale getiren şeyin-şeytanın dijital mecra, sanal ya da yalan medyanın ta kendisi olduğunu biliyorum.
Bence bu çocukların birinci ya da ilk katilleri, bir kuluçka makinesi gibi yalan üreten ve yanlış yapan aygıtlardan biri kavgalı gürültülü, vurdulu kırdılı sinema filmleri veya televizyon dizileri; artı çalıp çırpmanın, dolandırmanın, vurup kırmanın, dövüp sövmenin, darp etmenin, işkence yapmanın, hattâ yaralayıp öldürmenin, fizîkî ve mânevî işkencelerin, fiziksel ve cinsel saldırıların, tâcizlerin, tecâvüzlerin övüldüğü, şiddetlerin ödüllendirildiği, intiharların, boşanmaların, pervasızca yaşamaların, gayri meşru ilişkiler kurmanın; kısaca her türlü kanunsuzluğun ve ahlâksızlığın teşvik ve tasvip edildiği dizilerdir! Kötü amaçla kullanılan cep telefonlarıdır, üretilen tabletlerdir, kontrolsüz bilgisayar oyunları veya dijital, sanal ya da yalan dünya âlemidir! (Bütün bu olumsuzluklara yapay zekâyı da ekleyecek olursak, hâlimiz kül, ahvâlimiz ve âhirimiz berbat demektir!)
Bilindiği üzere, herhangi bir şeyin, bozulduğu yerden düzelmesi daha kolay ve daha hızlı olur… Ve çocuklarımızla gençlerimizi kolayca iğfal eden-bozan, şimdi de orta yaştaki insanlara, yaşlılara, hattâ ihtiyarlara yönelen dijital dünyanın katillerinin ipleri çekilmeli, ister büyük olsun ister küçük, insanımızı nasıl buzdular ise öyle düzeltmeleri sağlanmalı!
Velhâsıl-ı kelâm; hesapsız kere şükürler olsunlar ki, bizim çocuklar büyüdüler ve onlar da 2’şer çocuk sahibi oldular, dolayısıyla da bizleri dede ve nine yaptılar… Ve evlâtlarımızın da torunlarımızın da genlerinde, gelmiş geçmişlerinde ve ebeveynlerinde, yukarıda yakındığım zararlılardan eser yok elhamdülillah… O nedenle ben bu dijital dünyadan nefsim adına olmasa bile, neslim adına, asil milletimizin evlatları ve torunları, büyük devletimizin de bekâsı, istikbâli ve dahî istiklâli adına endişe duyuyor, kaygılanıyorum!
Hülâsâ-i netice; bugün ülkemiz de hiçbirimiz, bırakın öğrencilerimizi, konu komşularımızı veya tanıdıklarımızı tanımadıklarımızı ve diğer yakınlarımızı, canımızdan çok sevdiğimiz evlatlarımızla ve torunlarımızla bile ‘yeterince’ ilgilenemedik! Dolayısıyla da bazen bilerek, bazen bilmeyerek, bazen isteyerek, bazen istemeyerek te olsa çocuklarımızı dijital, sanal-yalan(cı) dünyanın, sahte mecranın kötülüklerine, ahlâksız yayın ve yapıtlara, fütursuz oyun ve oyuncaklarına emanet ya da terk ettik! Yani, çocuklarımızı ve gençlerimizi, adına ‘sosyal medya’ denilen, aslında ‘sorumsuz, hattâ katil-katliamcı medya’ olan aygıtın, daha doğrusu kötülerin ve kötülüklerin kaynağı durumunda olan kötülüğün övüldüğü, kahramanlaştırıldı dijital katilin insafına bıraktık… Ki, en büyük hırsızlıkta din, diyanet, inanç îman ve ahlâk hırsızlığıdır!
Tamam, bahsime konu mecrayı çocuklarımıza, evlat ve torunlarımıza bıraktık, peki kendimiz ne yaptık? Kendimiz de vakitlerimizin önemli bir bölümünü ya işimize aşımıza veya eşimize, dostumuza, dolaylı dolaysız yollardan düşmanımıza, önemli bir bölümünü de bilgisayarımıza ya da cep telefonlarımıza ayırdık… Hal böyle olunca da çocuklarımıza veya torunlarımıza ‘bu yanlış yoldan, yani yalancı ve kötülüklerin anası babası durumunda olan dijital mecradan ayrılın-ayrı kalın, en azından bağımlısı olmayın!’ demedik-diyemedik ki; diyemezdik, desek bile sözümüzü geçiremezdik! Çünkü, biz velîler veya ebeveynler de aynı yolun yolcusu olmasak bile benzer bir yolda yürüyor, yanlış çizgide ilerliyorduk. Ve bir ebeveynin yaptığı kötü bir şeyi evladına ya da torununa ‘yapma’ diyemezdi ve dese bile kimseye sözünü geçiremezdi!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
İYİLİĞİN BİLGİSİNE SAHİP OLMAYANA
DİĞER TÜM BİLGİLER ZARAR VERİR!
Montaigne
BAZI KİŞİLER, SIRF KÖTÜLÜK ETMEK VE
KENDİLERİNİ TATMİN ETMEK İÇİN BAŞKALARINA
ZARAR VERMEKTEN ZEVK ALIRLAR! Viktor Hugo
HAYAT NE TUHAFTI, BİZE ZARAR VEREN ŞEYLER,
AYNI ZAMANDA HUZUR BULDUGUMUZ TEK ŞEY
OLABİLİYORDU! Azra Kohen
HEM TEHLİKELİ OYUNLAR OYNUYOR İNSAN
HEM DE KILINA ZARAR GELSİN İSTEMİYOR!
Anonim
BAZEN ZARARDAN KURTULMAK BİLE ÇOK CİDDİ BİR
KÂR GETİRİR. SADECE KAYBETTİĞİ ZAMANIN VE EMEĞİN
PEŞİNDEN AYRILMAYAN İNSANLAR, DURMADAN ZARAR
ETMEYE DEVAM EDECEKLERDİR… Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Sabah uyanır uyanmaz telefona uzanmak, zihni daha gün başlamadan dış dünyanın hızına teslim eder. Oysa güne birkaç dakikalık sakin bir alan açmak bile büyük fark yaratır.
"TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, dijital dünyadaki kayıt dışı habercilik faaliyetlerine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Dijital telif yasası, vergi denetimi ve yayıncılık standartları ile sosyal medyadaki 'başıboş' dönem sona eriyor. İşte yeni düzenlemenin detayları..."
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından düzenlenen 11. Dijital Habercilik ve Medya Çalıştayı, Mardin Artuklu Üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi.
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği tarafından düzenlenen çalıştayda, medya dünyasının önde gelen isimleri dosya haberciliğinden yerel medyanın gücüne kadar pek çok kritik başlığı Mardin'de masaya yatırdı.
Mardin’de düzenlenen Dijital Habercilik ve Medya Çalıştayı, sektörün usta isimlerini bir araya getiren ilk oturumuyla Atatürk Kültür Merkezi’nde kapılarını açtı.
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği tarafından düzenlenen Dijital Habercilik ve Medya Çalıştayı, yönetim kurulu ve il temsilcilerinin katılımıyla Mardin Artuklu'da kapılarını açtı.
Yorumlar (0)