Taceddin Akbaş

Dijital Hırsız 'Gençlerimizi....' çaldı sıra yaşlı, hatta ihtiyarlarımızda

Taceddin Akbaş'ın 'Dijital Hırsız 'Gençlerimizi....' çaldı sıra yaşlı, hatta ihtiyarlarımızda' adlı köşe yazısı....

Taceddin Akbaş

DİJİTAL HIRSIZ ‘GENÇLERİMİZİ…’ ÇALDI SIRA YAŞLI, HATTÂ İHTİYARLARIMIZ DA

Hemen herkesin mâlûmu olduğu üzere, dijital hırsızlar, akıllı telefon ve internet aygıtının îcât edilmesi ve kullanımının yaygınlaşmasıyla önce çocuklarımızı ve gençlerimizi, sonra da yaşlılarımızı çaldılar; çalma sırası şimdi de ihtiyarlarımıza geldi maalesef!

Nedenine, nasılına veya niçinine gelince, onu da aşağıda izah etmeye çalışayım inşaAllah:

Bilindiği, her gün ve her yerde görüldüğü gibi, bugünkü sokaklarımız, insan sağlığına zararlı olduğu uzmanlarca belgelenen, bildirilen, hattâ zararları ‘içicileri-kullanıcıları’ tarafından itiraf edilen tütün-sigara kullanıcıları ve içtikleri sigaraların küllerini ve dumanlarını sağa sola savuranlar, yanık bıraktıkları izmaritlerini rastgele yerlere atanlar bir yana; alkol, hattâ uyuşturucu kullananlar ve kendilerinden geçenlerle birlikte içmeden sarhoş olan ya da bir hoş olanlar, en küçük sokak, cadde ve mahallelerimiz, park ve bahçelerimiz; kısaca en meskun mahallerimiz çocuk yaştaki gençlerle, hattâ koca koca adamlarla, kadın veya kızlarla olumsuz hareket ve argo, hattâ edep-ahlâk dışı konuşma ve davranışlarıyla çalkalanıyor... Dolayısıyla da tertemiz olması lâzım gelen mekânlar madden de manen de kirletiliyor maalesef!

DİJİTAL-SANAL ÂLEM İNSANLARI HEM ÖLDÜRÜYOR HEM DE ÖLDÜRTÜYOR!!

Birçoğumuzun gördüğü ya da duyduğu ve hatırladığı gibi, bundan bir müddet önce evinden, mahallesinde bulunan yakın bir semt pazarına ‘arkadaşlarıyla birlikte’ kaykay almaya gitmekte olan İtalyan bir ailenin oğlu Maddiye Ahmet Minguzzi isimli ve 15 yaşındaki bir çocuk, arkadaşları tarafından bıçaklanarak öldürülmüş; Minguzzi’nin kâtilini kınayan 16 yaşındaki bir Türk çocukta 7 tane akranı tarafından öldürülesiye dövülmüştü! Yani, bir çocuk katilini kınayan 15-16 yaşındaki bir başka, insaflı, îzanlı ve vicdanlı çocuk, yine 7 yaşıtı-akranı tarafından feci şekilde dövülüp komaya sokulmuştu! O çocuğun son durumunu bilmiyorum, ancak onları o hale getiren şeyin-şeytanın dijital mecra, sanal ya da yalan medyanın ta kendisi olduğunu biliyorum.

BU ÇOCUKLARI BU HALE GETİREN BİRİNCİ ETKEN SOSYAL MEDYA; İKİNCİ… ETKEN İSE ANNE VE BABALARININ SORUMSUZLUĞU!

Bence bu çocukların birinci ya da ilk katilleri, bir kuluçka makinesi gibi yalan üreten ve yanlış yapan aygıtlardan biri kavgalı gürültülü, vurdulu kırdılı sinema filmleri veya televizyon dizileri; artı çalıp çırpmanın, dolandırmanın, vurup kırmanın, dövüp sövmenin, darp etmenin, işkence yapmanın, hattâ yaralayıp öldürmenin, fizîkî ve mânevî işkencelerin, fiziksel ve cinsel saldırıların, tâcizlerin, tecâvüzlerin övüldüğü, şiddetlerin ödüllendirildiği, intiharların, boşanmaların, pervasızca yaşamaların, gayri meşru ilişkiler kurmanın; kısaca her türlü kanunsuzluğun ve ahlâksızlığın teşvik ve tasvip edildiği dizilerdir! Kötü amaçla kullanılan cep telefonlarıdır, üretilen tabletlerdir, kontrolsüz bilgisayar oyunları veya dijital, sanal ya da yalan dünya âlemidir! (Bütün bu olumsuzluklara yapay zekâyı da ekleyecek olursak, hâlimiz kül, ahvâlimiz ve âhirimiz berbat demektir!)

YİĞİDİN DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKTIĞI GİBİ! ÇOCUKLARIMIZI BU HÂLE KİM GETİRDİYSE YİNE ONLAR KURTARIR-KURTARABİLİRLER!

Bilindiği üzere, herhangi bir şeyin, bozulduğu yerden düzelmesi daha kolay ve daha hızlı olur… Ve çocuklarımızla gençlerimizi kolayca iğfal eden-bozan, şimdi de orta yaştaki insanlara, yaşlılara, hattâ ihtiyarlara yönelen dijital dünyanın katillerinin ipleri çekilmeli, ister büyük olsun ister küçük, insanımızı nasıl buzdular ise öyle düzeltmeleri sağlanmalı!

Velhâsıl-ı kelâm; hesapsız kere şükürler olsunlar ki, bizim çocuklar büyüdüler ve onlar da 2’şer çocuk sahibi oldular, dolayısıyla da bizleri dede ve nine yaptılar… Ve evlâtlarımızın da torunlarımızın da genlerinde, gelmiş geçmişlerinde ve ebeveynlerinde, yukarıda yakındığım zararlılardan eser yok elhamdülillah… O nedenle ben bu dijital dünyadan nefsim adına olmasa bile, neslim adına, asil milletimizin evlatları ve torunları, büyük devletimizin de bekâsı, istikbâli ve dahî istiklâli adına endişe duyuyor, kaygılanıyorum!

HIRSIZLARIN EN KÖTÜLERİ DİN HIRSIZLARIDIR!

Hülâsâ-i netice; bugün ülkemiz de hiçbirimiz, bırakın öğrencilerimizi, konu komşularımızı veya tanıdıklarımızı tanımadıklarımızı ve diğer yakınlarımızı, canımızdan çok sevdiğimiz evlatlarımızla ve torunlarımızla bile ‘yeterince’ ilgilenemedik! Dolayısıyla da bazen bilerek, bazen bilmeyerek, bazen isteyerek, bazen istemeyerek te olsa çocuklarımızı dijital, sanal-yalan(cı) dünyanın, sahte mecranın kötülüklerine, ahlâksız yayın ve yapıtlara, fütursuz oyun ve oyuncaklarına emanet ya da terk ettik! Yani, çocuklarımızı ve gençlerimizi, adına ‘sosyal medya’ denilen, aslında ‘sorumsuz, hattâ katil-katliamcı medya’ olan aygıtın, daha doğrusu kötülerin ve kötülüklerin kaynağı durumunda olan kötülüğün övüldüğü, kahramanlaştırıldı dijital katilin insafına bıraktık… Ki, en büyük hırsızlıkta din, diyanet, inanç îman ve ahlâk hırsızlığıdır!

Tamam, bahsime konu mecrayı çocuklarımıza, evlat ve torunlarımıza bıraktık, peki kendimiz ne yaptık? Kendimiz de vakitlerimizin önemli bir bölümünü ya işimize aşımıza veya eşimize, dostumuza, dolaylı dolaysız yollardan düşmanımıza, önemli bir bölümünü de bilgisayarımıza ya da cep telefonlarımıza ayırdık… Hal böyle olunca da çocuklarımıza veya torunlarımıza ‘bu yanlış yoldan, yani yalancı ve kötülüklerin anası babası durumunda olan dijital mecradan ayrılın-ayrı kalın, en azından bağımlısı olmayın!’ demedik-diyemedik ki; diyemezdik, desek bile sözümüzü geçiremezdik! Çünkü, biz velîler veya ebeveynler de aynı yolun yolcusu olmasak bile benzer bir yolda yürüyor, yanlış çizgide ilerliyorduk. Ve bir ebeveynin yaptığı kötü bir şeyi evladına ya da torununa ‘yapma’ diyemezdi ve dese bile kimseye sözünü geçiremezdi!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.

İYİLİĞİN BİLGİSİNE SAHİP OLMAYANA

DİĞER TÜM BİLGİLER ZARAR VERİR!

Montaigne

BAZI KİŞİLER, SIRF KÖTÜLÜK ETMEK VE

KENDİLERİNİ TATMİN ETMEK İÇİN BAŞKALARINA

ZARAR VERMEKTEN ZEVK ALIRLAR! Viktor Hugo

HAYAT NE TUHAFTI, BİZE ZARAR VEREN ŞEYLER,

AYNI ZAMANDA HUZUR BULDUGUMUZ TEK ŞEY

OLABİLİYORDU! Azra Kohen

HEM TEHLİKELİ OYUNLAR OYNUYOR İNSAN

HEM DE KILINA ZARAR GELSİN İSTEMİYOR!

Anonim

BAZEN ZARARDAN KURTULMAK BİLE ÇOK CİDDİ BİR

KÂR GETİRİR. SADECE KAYBETTİĞİ ZAMANIN VE EMEĞİN

PEŞİNDEN AYRILMAYAN İNSANLAR, DURMADAN ZARAR

ETMEYE DEVAM EDECEKLERDİR… Anonim

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

14
EKİM

2026

AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!

Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı

13
EKİM

2026

Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'

Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı

13
EKİM

2026

Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!

Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı

12
EKİM

2026

Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak

Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı

09
EKİM

2026

Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı

Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı

09
EKİM

2026

Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı

07
EKİM

2026

Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor

Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!

Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım

Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı

02
EKİM

2026

'Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!

Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı

İlgili Haberler

TÜRSAB’dan Dijital Konaklama Düzenlemesine Tepki: “Yabancı Platformlara Ayrıcalık Tanınmasın”
Siyaset

TÜRSAB’dan Dijital Konaklama Düzenlemesine Tepki: “Yabancı Platformlara Ayrıcalık Tanınmasın”

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, 6 Ekim’de TBMM’de görüşülmesi planlanan yabancı dijital konaklama platformlarına ilişkin kanun teklifine tepki gösterdi. Düzenlemenin kabul edilmesi halinde yabancı platformların Türkiye’de şirket kurmadan faaliyet gösterebileceğini belirten Bağlıkaya, bunun yerli seyahat acentaları açısından haksız rekabet yaratacağını söyledi.

Ankara ABB’den Ailelere Yeni Dijital Uygulama: “Başkent Ailem”
Yerel Yönetim

Ankara ABB’den Ailelere Yeni Dijital Uygulama: “Başkent Ailem”

Ankara Büyükşehir Belediyesi, çocukların dijital dünyadaki güvenliğini desteklemek amacıyla “Başkent Ailem” uygulamasını hayata geçiriyor. Uygulama ile ebeveynler çocuklarının konumunu takip edebilecek, güvenli bölgeler oluşturabilecek, ekran süresini düzenleyebilecek ve uygulama kullanımını yönetebilecek. Başkent Ailem için başvurular 1 Ekim 2026’da başlayacak.

Ankara Sincan Belediyesinden Ankara’da Bir İlk: İmar Başvurularında Dijital Dönem
Yerel Yönetim

Ankara Sincan Belediyesinden Ankara’da Bir İlk: İmar Başvurularında Dijital Dönem

Ankara Sincan Belediyesi, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü bünyesindeki tüm başvuru ve onay süreçlerini dijital ortama taşıdı. 1 Ocak 2026’da başlayan dönüşüm kapsamında ilk dijital yapı kullanma izin belgesi de düzenlendi. Böylece mimari proje aşamasından iskan belgesine kadar uzanan süreç tamamen elektronik ortamda tamamlandı.

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!
Siyaset

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, son dönemde yeniden gündeme gelen C31K (Cehennemin 31. Katı) ve Yakuptv44 gibi grupların şiddet içerikli paylaşımları ve tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esen, dijital ortamda örgütlenen şiddet ağlarına karşı yalnızca hesap kapatmanın yeterli olmadığını belirterek, önleyici mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.

TİGAD Iğdır Çalıştayın Ardından Tuzluca’ya Gezi: Gazeteciler Tuz Mağarası’nda Halay Çekti
Bölgesel

TİGAD Iğdır Çalıştayın Ardından Tuzluca’ya Gezi: Gazeteciler Tuz Mağarası’nda Halay Çekti

Tuzluca’nın doğal ve kültürel zenginliklerini yakından görme fırsatı bulan gazeteciler, günün son durağında Tuz Mağarası’nı ziyaret etti.

TİGAD Iğdır Çalıştayı’na Damga Vuran Mesaj: Okan Geçgel’den “Türkiye Gazeteciler Birliği” Açıklaması
Etkinlik

TİGAD Iğdır Çalıştayı’na Damga Vuran Mesaj: Okan Geçgel’den “Türkiye Gazeteciler Birliği” Açıklaması

TİGAD’ın Iğdır’da düzenlediği 13. Çalıştayda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin mesajları öne çıktı.