
1980 öncesinin ve terör örgütlerinin kol gezdiği, her gün birkaç kişinin kanına girildiği, dolayısıyla da ülke insanımızın canının yakıldı günleri özleyen ve, ve, ve 12 Eylül Askeri Darbesi’nin kapatmadığı tek dernek olan sözde Türkiye Sanayici ve İş Adamları Derneği, özde ise Zenginler Kulübü olan (TÜSİAD) Yöneticilerinin son günlerde yaptıkları açıklamalar, bu Derneğin eski hastalığının nüksettiği-depreştiği anlamına geliyor! Ve TÜSİAD CHP’ye çalıştığını sanıyor ama aslında CHP’nin aleyhine çalışıyor. Nedenine, niçinine ve nasılına gelence onu da aşağıda izah etmeye çalışayım:
Ülkemiz de sivil otoriteye, halkın özgür iradesiyle seçilmiş olan hükümetlere yapılan tüm sosyolojik, psikolojik, fizyolojik baskılara bazen gizliden, çoğu zaman da açıktan destek veren TÜSİAD, 12 Eylül’ün Darbecileri tarafından kapatılmayan tek güya Sivil Toplum Örgütü, sözde İş Adamları Derneği olduğu gibi; ünlü 28 Şubat Pismodern Darbesi’ni de açıktan ve en güçlü destekleyen, planlayıcılarına veya senaristlerine ve yapımcılarına maddî mânevî katkıyı sağlayan bir Dermekti!
Hatırladığım kadarıyla gazete ilanlarıyla meşru ve seçilmiş hükümeti tehdit eden dönemin TÜSİAD’ın kendisi veya Yöneticileri; gezi kalkışması ile 17-25 Aralık’ta da sahnede ve “5’li Çete” olarak adlandırılan oluşumun da finansörlüğünü, Cumhuriyet Mitinglerini gerçekleştiren gruplarla işbirliği yapmakla ve darbe çığırtkanlığına, darbecilerin çağrılarına destek vermekle de tanınmışlardı!
Kısacası ve açıkçası; eski TÜSİAD’ın demokrasi sicili bozuk, darbe destekçisi sicili ise tescilli ve daha bozuktu! Ancak ben yine de geçmişte hükümetler yıkıp hükümetler kuran TÜSİAD’ın kirli ve karanlık, en azından şaibeli mazisini-geçmişini geçmişe bırakıyor, sözü günümüze getirmek istiyorum:
Şöyle ki, çiğ süt emmiş olanların konuları ayrı, haram sütle beslenmiş olan insanlar tarafından kurulmuş olan kurum, kuruluş, dernek, oda ve sivil toplum örgütleri ya da teşkilatları yöneticilerinin de hata yapmaları mümkündür, mukadderdir, hattâ kaçınılmazdır… Ancak, biraz inancı imanı ve vicdanı olan bu insanların hatalarını anlar anlamaz da çıkıp haklarını hukuklarını çiğnedikleri kişi, kurum ve kuruluşların yaşayan yöneticilerinden özür; vefat etmiş olanların kendilerinden ve yakınlarından da af dilemeleri ve haklarını hukuklarını helal etmelerini dilemeleri gerekir! Ancak bu güya Sivil Toplum Örgütü’nün ya da sözde Derneğin yönetimi şu ana kadarki karanlık ve olabildiğince kirli geçmişlerinden en küçük bir nedamet-pişmanlık duymadıkları, dolayısıyla da utanmadıkları gibi, tam tersine kararlıklarına karanlık, kirlerine kir katar gibi açıklamalar yapıyorlar maalesef! Oysa hatadan dönmek erdem olduğu gibi, hakları hukukları çiğnenen kişilerden af ve özür dilemek de kişileri veya temsil ettikleri kurum veya kuruluşları ya da oluşumları tam aklamasa da paklayabilir!
Çünkü O, soruşturmanın açılacağını bile bile bazı açıklamalar yapmış. Mesela, “Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor ve yerlerine kayyumlar atanıyor. Gazeteciler tutuklanıyor, teğmenler ihraç ediliyor… Bu soruşturmalar da suç vardır da yoktur da diyemeyiz… ancak kısa sürede arka arkaya gelen bu olaylar endişe YARATIYOR ve güveni sarsıyor…” demiş! Yani, TÜSİAD’ın Yüksek İstişare Kurulu (YİK) ve uyanık Başkanı Ömer Aras bir nalına bir mıhına, genelini çivisine vurmuş ki, açılımlarının arkasına sığınarak kendini savunacak, dolayısıyla da açılan soruşturmadan herhangi bir ceza almayacaktır… Ancak, Aras bu yalpalı ve taraflı, güya CHP’ye verdiği destek açıklamaları başta demokrasiye bağlı TÜSİAD üyeleri olmak üzere hiçbir sivil toplum örgütü veya teşkilatı (STK) üyesi tarafından benimsenmeyecektir-kabullenilmeyecektir!
Uzun lâfın kısacası, meselenin hülâsâsı; sözde sanayici ve iş adamları veya insanları derneği, özde ise statükonun-statükocuların savunucusu, destekçi ve goygoycusu durumunda olan TÜSİD, adeta darbecilerin bir apartı gibi çalışıyor! Çünkü, genelde ülke insanımıza, özelde de Müslüman kesime kan kusturan 28 Şubat Pismodern Darbesi’nin Ülkemize maddî maliyeti 100 milyar Doları geçtiği, bu paraları paylaşanların içinde MÜSİAD’ın üyelerinin de bulunduğu iddia olunur. Yani, bundan 55 yıl önce (1971 yılında) kurulan TÜSİAD’ın iyi niyetli kurucuları ve gelmiş geçmiş değerli üyeleri bir yana; 28 Şubat döneminde Çevik Bir’lerin ve O’nun azatsız kölesi durumunda olan 5’li çetenin destekçisi olması yenilir yutulur ve unutulur bir şey değildi. Ancak biz onları affetmesek ve haklarımızı hukuklarımızı helal etmesek de unutmaya, haklarımızı-hukuklarımızı mahkeme-i kübra’ya bırakmaya çalışıyorduk… Amma velâkin onların eski hastalıkları veya alışkanlıkları nüksetmiş-depreşmiş olacak ki, geçtiğimiz günler de yaptıkları açıklamaları bize 12 Eylülleri ve 28 Şubatları ve 15 Temmuzları hatırlattı… Dolayısıyla dehşete düşürdü!
Aslında bir meslek kuruluşu ve örgütü olmasına rağmen, siyasi bir parti gibi konuşmalar ve açıklamalar yapan TÜSİAD’ın Başkanları ve bazı yöneticileri CHP’ye destek vermek isterken, köstek oluyorlar ama ya bunun farkında değiller ya da kendilerine hakim olamıyorlar!
Yerel yönetimler de iktidarı ele geçiren ve ilk genel seçimlerde de merkezi yönetime talip olan CHP’liler, TÜSİAD ve benzeri STK temsilcilerinin veya yöneticilerinin benzer açıklamalarına mâni olsalar, mâni olamasalar bile yalanlasalar veya karşı çıksalar çok daha iyi olur. Ancak, onların bazı aklı evvel yöneticileri tam tersine TÜSİAD benzeri dernek ya da STK temsilcilerinin yanlarında yer alıyor, arkalarında duruyorlar!’ diyor; Mevlânın izni keremi ve Erdoğan’ın dirâyeti, ferâseti ve bâsîreti nedenliyle darbecilerin darbe yapma ihtimalleri ortadan kalktığı gibi, yakın tarih de bir seçim ihtimali de yok! O hal de, CHP’li dostların ‘düğün değil, bayram değil, TÜSİAD şimdi bizi niye öptü?’ diye sorgulamalarını diliyor, herkese ‘TÜSİAD’sız saygılar sunuyorum.
HAKKINDA KESİN BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIN
BİR ŞEYİN PEŞİNE DÜŞME..! İsrâ, 17/36
İNSANOĞLUNUN KONUŞMALARI LEHİNE DEĞİL
ALEYHİNEDİR. ANCAK İYİLİĞİ EMRETMEK VEYA
KÖTÜLÜKTEN MEN ETMEK İÇİN YAPTIĞI
KONUŞMALAR BUNUN DIŞINDADIR…
Ve YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS! ÇÜNKÜ, HAYIR
SÖYLEMEKLE MÜKELLEFSİN… Hadis-i Şerif
BİR ŞEY BİLİYORSAN KONUŞ İBRET ALSINLAR
BİLMİYORSAN SUS Kİ, SENİ ADAM SANSINLAR!
ÇIKARCI BİR KİŞİNİN ARKADAŞLIĞI İŞİ BİTİNCEYE
KADARDIR!.. Ve AYNI AMAÇLA ÇABALAYAN
KİŞİLER BİRBİRLERİNİ BULURLAR! Atasözleri
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur'un Gölhisar ilçesinde yaşayan Yusuf ve Nezahat Karadeniz çifti, pandemi ve maddi imkânsızlıklar nedeniyle gerçekleştiremedikleri düğün hayallerine yıllar sonra kavuştu. Çift, kendilerine destek olan Fatih Burdurlu ve Hüseyin Başkan'a teşekkür ederek duygularını paylaştı.
Burdur Organize Sanayi Bölgesi'nde hizmete açılan Ses Düğün Salonu; 2 bin kişilik kır düğün alanı, 1.500 kişilik açık salonu, 6 farklı konsepti, profesyonel orkestrası ve gelin-damada özel ayrıcalıklarıyla düğün ve özel organizasyonlar için yeni bir buluşma noktası oldu.
Bucak'ta Sena ve M.Hakan çifti, hayatlarını birleştirmeye hazırlanıyor.
Gaziantep'te yaz mevsimiyle birlikte düğün sezonunun açılması, kentin simgesi olan baklavaya olan ilgiyi de artırdı.
Bucak'ta Büşra ve Buğrahan çifti, hayatlarını birleştirmeye hazırlanıyor.
Esenyurt'ta düğün salonunda normal şekilde başlayan düğün, bıçaklı kavgayla son buldu. Sokağa taşan kavgada taraflar birbirlerine tekme, tokat ve bıçaklarla saldırırken, yaşanan o anlar çevredeki vatandaşların cep telefonu kamerasına yansıdı.
Yorumlar (0)