Taceddin Akbaş

Dünyayı 'Barış Günü'nde bile savaşan kafirler yönetiyor!

Taceddin Akbaş'ın 'Dünyayı 'Barış Günü'nde bile savaşan kafirler yönetiyor!' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

DÜNYAYI ‘BARIŞ GÜNÜ’NDE BİLE SAVAŞAN KÂFİRLER YÖNETİYOR!

İlgilenenlerin ya da ilgililerin bilecekleri gibi, Bir(leşmiş! (M)illetler! (BM) Genel Kurulu, her eylülün 21. Gününü ‘’Dünya (güya) Barış Günü’’ Îlân etmiş ve bu adı var kendisi yok olan gün genelde ehli dünyalılar, özelde de (sözde) Müslümanlar tarafından ve her yıl kutlanıyor! Yani, yalan ünyanın yalancı insanları, riyâkârları, münâfıkları, günahkârları, gâfilleri, hâinleri kaypak ve kalleşleri, âcizleri, 2 değil iki 100 yüzlüleri 21 Eylül tarihini ‘’Barış Günü’’ olarak kabul ve ilân etmişler… Amma velâkin, yılda bir gün bile olsun haksız hukuksuz, acımasız ve vicdansız savaşlarını durdurup barış sağlayamamışlar! Hattâ durdurmak için ‘şiddetle’ kınamanın ötesine geçip herhangi bir yaptırım kararı almamış-alamamışlar maalesef!

21 Eylül’ü ‘Barış Günü’’ îlân ve kabul eden BM’lerin dönem yöneticilerinin ve üyelerinin niyetleri belki hâlis, maksatları yılda bir gün dahî olsa dünya barışını sağlamaktı! Ancak, konvansiyonel-öldürücü, yakıcı, yıkıcı silâhların envayi türlüsünü ve milyonlarcasını ürettikleri yetmezmiş gibi, silah envanterlerine birkaç kilogramı ile koca koca ülkelerin dokularıyla birlikte tüm canlılarını-canlı varlıklarını yerle bir etme gücüne sahip olan nükleer, biyolojik, kimyasal (NBC) ve benzer silahları peynir ekmek gibi üreten genelde Batılıların, özelde de Emperyalist ve Siyonistlerin yönettiği bir dünya da barıştan söz etmek ütopyadan öteye geçmez-geçemez ve geçmiyor da zaten… Yani, genelde Avrupalılar, özel de Emperyalist ve Siyonistler, rahmetli Erbakan Hocamın dediği gibi ‘sadece güçten kuvvetten anlar!’

BATILILAR…, SİYONİST VE EMPERYALİSTLER BARIŞI SADECE KENDİLERİ İÇİN İSTİYORLAR

Konvansiyonel silahlarıyla, tankları, topları, tüfekleriyle ve bilek gücüyle yenemediği Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerinin üzerine 6 Ağustos 1945 tarihinde ve sabahın erken saatinde 18 bin ton TNT’ye eşdeğerdeki patlayıcıyı atan; dolayısıyla da 200 binin üzerinde bir sivili, masum insanı, kadını kızı, çolu çocuğu katleden ve Japonya’yı elsiz ayaksız teslim alan Amerika Bitişik Devletleri (ABD)’nin jandarmalığını yaptığı bir dünya da; Emperyalist ABD’nin Korsan ve katil Devlet İsrail’in Siyonist Boşbakanı! Netanyahu’ya her türlü desteği vererek 77 yıldır Filistin’i Filistinlilere dar ettirdiği ve 2 yıldır da Gazze’yi yakıp yıktırdığı bir dünya da barıştan söz etmek mümkün olmaz ve olmuyor da zâten!

NEEERDE O KÂNÛNİ’LER VE O DEVİRLER!

Benim mensubu olmakla onur ve şeref duyduğum ama bazılarının duymadığı gibi yerdiği, hâtta utandığı Osmanlı Devletinin Padişahlarından bir olan ve Fransızlar tarafından dahî ‘Muhteşem Süleyman’’ olarak adlandırdıkları Kanuni Sultan Süleyman, döneminin Fransa Kralına yazıp gönderdiği mektubunda,

“Ben ki, sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç giydiren, Allah’ın (c.c) yeryüzündeki gölgesi ve şanlı şerefli atalarımın fethettiği Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun, Karaman’ın, Rum’un, Dulkadiroğulları vilayetinin, Diyarbakır’ın (Diyar-ı Bekir’in), Kürdistan’ın, Azerbaycan’ın, Acem’in, Şam’ın, Halep’in, Mısır’ın, Mekke’nin, Medine’nin, KUDÜS’ün, bütün Arap memleketlerinin, Yemen’in ve daha nice ülkenin ki, büyük atalarımın (Allah ‘c.c’ kabirlerini nurlu etsin) karşı konulmaz-konulamaz kuvvetleriyle fethettikleri ve benim muhteşemliğimle de ateş saçan mızrağımın ve zafer getiren kılıcımın gücüyle fethettiğim nice memleketin sultanı ve padişahı olan Sultan Bayezid Han oğlu, Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han’ım… Sen ise, küçük Fransa vilayetinin aciz bir kralı olan Françesko’sun!’’ diyerek ehli imanın gücünü kuvvetini, ehl-i küfrün ise acizliğini belgelemiş…

KANUNİ, FRANSA’KAKİ BİR DANSTAN BİLE RAHATSIZ OLMUŞ, ‘FRANSA’NIN KRALINA DA ‘BİR MEKTUP YAZARAK’ ‘O İLLETİ ÜLKEN DE YASAKLA’ DEMİŞ

Uçak, motorlu araç ve benzer ulaşım araçlarının olmadığı, radyo, telsiz, telefon ve televizyon gibi iletişim araçlarının adlarının sanlarının bile duyulmadığı bir devirde; ülkesinden binlerce kilometre uzakta ve insanlarının tamamına yakını gayri müslim olan bir ülke de moda olan danstan bile rahatsızlık duyan Kanuni, Fransa Kralına da bu konuda da bir mektup yazarak şöyle demiş:

“Duydum ki, ülken de adına ‘dans’ deniler bir tepinme illeti türemiş-türetilmiş ve bu illet her tarafa yayılmaya başlamış! O nedenle ben bu illetin ülkeme de sirayet etmesinden, yayılmasından endişe duyuyorum… Onun için, bu illeti ülkende derhal yasakla! Değilse ben ordularımla memleketine gelir, dansını da seni de ortadan kaldırırım..!’’

HEY GİDİ KOCA SULTAN HEY! SENİN KENDİNE DE CEDDİNE DE RAHMET! BU DEVİR DE KANUNİ BULSAK BİLE! TEBÂSINI VEYA HALKINI BULAMAYIZ

Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; geçtiğim pazar günkü takvim yaprakları ‘’21 Eylül Dünya Barış Günü’’nü gösteriyordu… Ancak, bırakın dünyanın başka bölge ve beldelerini, korsan İsrail Devleti’nin Siyonist Başbakanı Netahyahu’nun korkak asker ve polisleri, iki yıldır olduğu gibi Barış Günü’nde de karadan girmeye cesaret edemedikleri Gazze’ye havadan ölüm, zulüm, kan ve gözyaşı yağdırdılar! Ve 21 Eylül’ü ‘Barış Günü’ îlân eden BM’nin aciz ülkelerinin korkak yöneticileri gıklarını dahî çıkarmadılar. Dolayısıyla da Emperyalistleri cesaretlendirip Siyonistleri azdırdılar… Ama, kendilerinin bir hesabı varsa, Cenab-ı Allah’ın da bir hesabı olduğunu ve O’nun hesabının bütün hesapları altüst edeceğini; ayrıca boynuzsuz koyunun dahî boynuzlu koyundan hakkını alacağı günü-hesap gününü bilemediler, bilenler ise keyiflerini bozmak, rahatlarını kaçırmak, dünyalık koltuk, makam ve mevkilerinden olmak istemediler!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.

FİTNE ORTADAN KALKINCAYA VE DİN ‘YALNIZCA

ALLAH’IN OLUNCAYA KADAR ONLARLA SAVAŞIN!

FAKAT, VAZGEÇERLERSE, ARTIK ZÂLİMLERDEN

BAŞKASINA SALDIRMAK YOKTUR!

Bakara Suresi, âyet 193

DÜNYA KÂFİRİN CENNETİ, MÛ’MİNİN ZİNDANIDIR

Hadis-i Şerif

DAĞLAR TAŞLAR, İNSANLAR VE HATTÂ ÖLÜM

BİLE YORULDUYSA, ŞİMDİ EN GÜZEL ŞİİR BARIŞTIR!

Yaşar Kemâl

SAVAŞIN İYİSİ, BARIŞIN KÖTÜSÜ OLMAZ!

Benjamin Franklin

EĞER HERKES BAŞKA BİR TELEVİZYON SETİ

YERİNE BARIŞ İSTESEYDİ, O ZAMAN SAVAŞ

DEĞİL BARIŞ OLURDU! John Lennon

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

23
MAYIS

2026

BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ!!!!

Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı

20
MAYIS

2026

Allah affeder, ihmal affetmez!

Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı

19
MAYIS

2026

Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar

Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı

18
MAYIS

2026

Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)

Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı

16
MAYIS

2026

BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR

Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı

15
MAYIS

2026

Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor

Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Beyaz melek olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı

10
MAYIS

2026

Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım

Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı

09
MAYIS

2026

Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda

Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

CHP Lideri Özgür Özel Genel Merkezi Terk Etti: Kalabalık Grupla TBMM’ye Yürüdü
Siyaset

CHP Lideri Özgür Özel Genel Merkezi Terk Etti: Kalabalık Grupla TBMM’ye Yürüdü

Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.

CHP Burdur’dan kurultay çağrısı “Partimizin iradesi tartışma konusu yapılamaz”
Bölgesel

CHP Burdur’dan kurultay çağrısı “Partimizin iradesi tartışma konusu yapılamaz”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.

Hisarköy’de anlamlı buluşma DMD Süleyman için birlik oldular
Bölgesel

Hisarköy’de anlamlı buluşma DMD Süleyman için birlik oldular

​Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.

Burdur’da otomobil uçuruma yuvarlandı Aynı aileden 3 kişi yaralandı
Bölgesel

Burdur’da otomobil uçuruma yuvarlandı Aynı aileden 3 kişi yaralandı

Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.

CHP Genel Merkezi’nde Gerginlik: Özgür Özel’den “Butlan İttifakı” Suçlaması
Siyaset

CHP Genel Merkezi’nde Gerginlik: Özgür Özel’den “Butlan İttifakı” Suçlaması

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.