
İlgilenenlerin ya da ilgililerin bilecekleri gibi, Bir(leşmiş! (M)illetler! (BM) Genel Kurulu, her eylülün 21. Gününü ‘’Dünya (güya) Barış Günü’’ Îlân etmiş ve bu adı var kendisi yok olan gün genelde ehli dünyalılar, özelde de (sözde) Müslümanlar tarafından ve her yıl kutlanıyor! Yani, yalan ünyanın yalancı insanları, riyâkârları, münâfıkları, günahkârları, gâfilleri, hâinleri kaypak ve kalleşleri, âcizleri, 2 değil iki 100 yüzlüleri 21 Eylül tarihini ‘’Barış Günü’’ olarak kabul ve ilân etmişler… Amma velâkin, yılda bir gün bile olsun haksız hukuksuz, acımasız ve vicdansız savaşlarını durdurup barış sağlayamamışlar! Hattâ durdurmak için ‘şiddetle’ kınamanın ötesine geçip herhangi bir yaptırım kararı almamış-alamamışlar maalesef!
21 Eylül’ü ‘Barış Günü’’ îlân ve kabul eden BM’lerin dönem yöneticilerinin ve üyelerinin niyetleri belki hâlis, maksatları yılda bir gün dahî olsa dünya barışını sağlamaktı! Ancak, konvansiyonel-öldürücü, yakıcı, yıkıcı silâhların envayi türlüsünü ve milyonlarcasını ürettikleri yetmezmiş gibi, silah envanterlerine birkaç kilogramı ile koca koca ülkelerin dokularıyla birlikte tüm canlılarını-canlı varlıklarını yerle bir etme gücüne sahip olan nükleer, biyolojik, kimyasal (NBC) ve benzer silahları peynir ekmek gibi üreten genelde Batılıların, özelde de Emperyalist ve Siyonistlerin yönettiği bir dünya da barıştan söz etmek ütopyadan öteye geçmez-geçemez ve geçmiyor da zaten… Yani, genelde Avrupalılar, özel de Emperyalist ve Siyonistler, rahmetli Erbakan Hocamın dediği gibi ‘sadece güçten kuvvetten anlar!’
Konvansiyonel silahlarıyla, tankları, topları, tüfekleriyle ve bilek gücüyle yenemediği Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerinin üzerine 6 Ağustos 1945 tarihinde ve sabahın erken saatinde 18 bin ton TNT’ye eşdeğerdeki patlayıcıyı atan; dolayısıyla da 200 binin üzerinde bir sivili, masum insanı, kadını kızı, çolu çocuğu katleden ve Japonya’yı elsiz ayaksız teslim alan Amerika Bitişik Devletleri (ABD)’nin jandarmalığını yaptığı bir dünya da; Emperyalist ABD’nin Korsan ve katil Devlet İsrail’in Siyonist Boşbakanı! Netanyahu’ya her türlü desteği vererek 77 yıldır Filistin’i Filistinlilere dar ettirdiği ve 2 yıldır da Gazze’yi yakıp yıktırdığı bir dünya da barıştan söz etmek mümkün olmaz ve olmuyor da zâten!
NEEERDE O KÂNÛNİ’LER VE O DEVİRLER!
Benim mensubu olmakla onur ve şeref duyduğum ama bazılarının duymadığı gibi yerdiği, hâtta utandığı Osmanlı Devletinin Padişahlarından bir olan ve Fransızlar tarafından dahî ‘Muhteşem Süleyman’’ olarak adlandırdıkları Kanuni Sultan Süleyman, döneminin Fransa Kralına yazıp gönderdiği mektubunda,
“Ben ki, sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç giydiren, Allah’ın (c.c) yeryüzündeki gölgesi ve şanlı şerefli atalarımın fethettiği Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun, Karaman’ın, Rum’un, Dulkadiroğulları vilayetinin, Diyarbakır’ın (Diyar-ı Bekir’in), Kürdistan’ın, Azerbaycan’ın, Acem’in, Şam’ın, Halep’in, Mısır’ın, Mekke’nin, Medine’nin, KUDÜS’ün, bütün Arap memleketlerinin, Yemen’in ve daha nice ülkenin ki, büyük atalarımın (Allah ‘c.c’ kabirlerini nurlu etsin) karşı konulmaz-konulamaz kuvvetleriyle fethettikleri ve benim muhteşemliğimle de ateş saçan mızrağımın ve zafer getiren kılıcımın gücüyle fethettiğim nice memleketin sultanı ve padişahı olan Sultan Bayezid Han oğlu, Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han’ım… Sen ise, küçük Fransa vilayetinin aciz bir kralı olan Françesko’sun!’’ diyerek ehli imanın gücünü kuvvetini, ehl-i küfrün ise acizliğini belgelemiş…
Uçak, motorlu araç ve benzer ulaşım araçlarının olmadığı, radyo, telsiz, telefon ve televizyon gibi iletişim araçlarının adlarının sanlarının bile duyulmadığı bir devirde; ülkesinden binlerce kilometre uzakta ve insanlarının tamamına yakını gayri müslim olan bir ülke de moda olan danstan bile rahatsızlık duyan Kanuni, Fransa Kralına da bu konuda da bir mektup yazarak şöyle demiş:
“Duydum ki, ülken de adına ‘dans’ deniler bir tepinme illeti türemiş-türetilmiş ve bu illet her tarafa yayılmaya başlamış! O nedenle ben bu illetin ülkeme de sirayet etmesinden, yayılmasından endişe duyuyorum… Onun için, bu illeti ülkende derhal yasakla! Değilse ben ordularımla memleketine gelir, dansını da seni de ortadan kaldırırım..!’’
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; geçtiğim pazar günkü takvim yaprakları ‘’21 Eylül Dünya Barış Günü’’nü gösteriyordu… Ancak, bırakın dünyanın başka bölge ve beldelerini, korsan İsrail Devleti’nin Siyonist Başbakanı Netahyahu’nun korkak asker ve polisleri, iki yıldır olduğu gibi Barış Günü’nde de karadan girmeye cesaret edemedikleri Gazze’ye havadan ölüm, zulüm, kan ve gözyaşı yağdırdılar! Ve 21 Eylül’ü ‘Barış Günü’ îlân eden BM’nin aciz ülkelerinin korkak yöneticileri gıklarını dahî çıkarmadılar. Dolayısıyla da Emperyalistleri cesaretlendirip Siyonistleri azdırdılar… Ama, kendilerinin bir hesabı varsa, Cenab-ı Allah’ın da bir hesabı olduğunu ve O’nun hesabının bütün hesapları altüst edeceğini; ayrıca boynuzsuz koyunun dahî boynuzlu koyundan hakkını alacağı günü-hesap gününü bilemediler, bilenler ise keyiflerini bozmak, rahatlarını kaçırmak, dünyalık koltuk, makam ve mevkilerinden olmak istemediler!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
FİTNE ORTADAN KALKINCAYA VE DİN ‘YALNIZCA
ALLAH’IN OLUNCAYA KADAR ONLARLA SAVAŞIN!
FAKAT, VAZGEÇERLERSE, ARTIK ZÂLİMLERDEN
BAŞKASINA SALDIRMAK YOKTUR!
Bakara Suresi, âyet 193
DÜNYA KÂFİRİN CENNETİ, MÛ’MİNİN ZİNDANIDIR
Hadis-i Şerif
DAĞLAR TAŞLAR, İNSANLAR VE HATTÂ ÖLÜM
BİLE YORULDUYSA, ŞİMDİ EN GÜZEL ŞİİR BARIŞTIR!
Yaşar Kemâl
SAVAŞIN İYİSİ, BARIŞIN KÖTÜSÜ OLMAZ!
Benjamin Franklin
EĞER HERKES BAŞKA BİR TELEVİZYON SETİ
YERİNE BARIŞ İSTESEYDİ, O ZAMAN SAVAŞ
DEĞİL BARIŞ OLURDU! John Lennon
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Konya’nın Beyşehir ilçesinde belediyeye ait halk ekmek büfelerinde fiyat indirimi kararı alındı. Fırın ve marketlerde 10 liradan satılan 200 gram ekmek, Ramazan ayı boyunca vatandaşlara 6 liradan ulaştırılacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yarın toplanacak Kabine, Ankara'nın Washington ve Tahran hattındaki arabuluculuk trafiğini ve Suriye'deki yeni denklemi masaya yatıracak. Toplantıda ekonomideki yol haritası ile "Terörsüz Türkiye" sürecindeki son aşama da ayrıntılarıyla ele alınacak.
Cumhuriyet tarihinin en büyük konut projesinde kura süreci hız kesmeden devam ederken, bugüne kadar 144 binden fazla vatandaş ev sahibi olma hakkı kazandı. Yeni haftada 10 ilde daha noter huzurunda çekilişler yapılarak 36 bin 458 konutun mülkiyeti belirlenecek.
Burdur 1. Amatör Küme’de haftanın kritik mücadelesinde Gölhisar Belediyespor, Kozağacıspor’u net bir skorla mağlup etti. Ev sahibi ekip, ilk yarıda bulduğu üst üste gollerle sahadan 3 puanla ayrılarak zirve takibini sürdürdü.
Isparta-Antalya kara yolunda şiddetli yağışların tetiklediği heyelan nedeniyle durma noktasına gelen ulaşım, ekiplerin yoğun çalışmasıyla normale döndü. Dağdan kopan kaya parçalarının temizlenmesiyle birlikte güzergahtaki araç geçişleri kontrollü şekilde başlatıldı.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelin otoparkında silahla başından vurulmuş bir erkek cesedi bulundu.
Yorumlar (0)