
Ülke geneli ve iş siyasetle az çok ilgilenenlerin bilecekleri gibi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB’nin ‘hapisteki’ Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun duruşmaları ‘’TRT ekranlarından ve canlı olarak yayınlansın…’’ şeklinde bir teklifte bulunmuş ve bu teklife ilk destek MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’den gelmişti. Bahçeli, Özel’in bu teklifine ‘hayhay’ derken, teklife Cumhurbaşkanı Erdoğan da Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ta yeşil ışık yakmıştı! Ben de aynı görüşteyim… Yani ben de ‘bu duruşma açık olarak yapılsın ve TRT televizyonları tarafından canlı olarak yayınlansın, yayınlansın ki, Ak koç kara koç belli olsun!’ diyorum!
Ancak, bunun yapılabilmesi için kânûnî bir düzenleme yapılması gerekiyormuş! Ama ben bu düzenlemeyi yapmanın o kadar da zor bir şey olmadığını ve uzun bir süreyi gerektirmediğini düşünüyorum… Çünkü, ben ülkemizde bir zamanlar bir kişinin ‘sarı basın kartı’ alabilmesi için bir yasa değişikliği yapıldığını ve o bir kişiye basın kartı verildikten bir gün sonra yasanın tekrar değiştirildiğini hatırlıyorum…
Hâsılı; bir çok konuda ketum davranan, ancak bu konu da oldukça ılımlı davranan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli önerdiğine, CHP Genel Bakanı Özgür Özel istediğine, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ta yayına sıcak baktığına göre, bu duruşma artık mutlaka TRT’den ve naklen (canlı olarak) yayınlanmalı; dolayısıyla da ak koç kara koç belli olmalı! Değilse, canlı yayına karşı çıkan taraf bu mahkemenin kaybedeni olur!
Hâsılı kelâm; ben şahsen ‘kamu görevlilerinin rüşvet almaları, irtikap yapmaları, hattâ kişilere iltimas geçmeleri şahsi bir dava konusu değil, kamu davasıdır ve o davanın içinde genelde tüm milletin, özelde de tüyü bitmemiş yetimlerin hakları vardır… Ve bu kişiler hak sahipleriyle ‘bir şekilde’ helâlleşebilseler veya büyüklerden bazıları haklarını hukuklarını helâl etseler-edebilseler bile, tüyü bitmemiş yetimlerin ve henüz doğmamış çocukların, hattâ ceninlerin affetmeleri mümkün değildir…
Ve başta İmamoğlu olmak üzere diğer bazı zanlılar âdil bir yargılama sonunda ceza da alabilir, beraatte edebilirler. Ki, bizim beşerî yasamıza göre de şer’i yasamıza göre de beraatı zimmet asıldır… Yani bir kişi suçu ispat edilene kadar masumdur! Değilse aksini ispat için inandırıcı ve kesin delil gerekir…’ diyor ve mahkemelerimizin veya hâkimlerimizin de bu hassasiyeti göstereceklerine olan inancımı belirtmek istiyorum.
BÖYLE DURUŞMALAR DA ‘KİŞİLER SALONLARI’
ŞOV SALONLARINA ÇEVİREBİLİR, DOLAYISIYLA
MAHKEMENİN İNSİCÂMINI BOZUP HÂKİM VE
SAVCILARIN KARARLARINI OLUMLU-OLUMSUZ
YÖNDE TECELLİ ETMESİNE NEDEN OLABİLİRLER
GENELDE HİÇBİR DURUŞMA, ÖZELDE DE BU VE
BU GİBİ DURUŞMALAR VURUŞMAYA DÖNÜŞÜP
KAN VEYA SİYÂSİ DAVA HÂLİNE GETİRİLMEMELİ
Amma velâkin, artık ok yaydan ya çıktı ya da çıkmak ve zaman daralmak üzere! Onun için bu saatten sonra verilecek en kötü karar bile kararsızlıktan iyi olabilir!’ diyor, herkese ‘âdil’ yargılamalar ve içten saygılar sunuyorum.
HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN ‘DİLSİZ’ ŞEYTANDIR
ADÂLET GÜZELDİR. FAKAT DEVLET BÜYÜKLERİNDE
OLURSA DAHA GÜZELDİR. Hz. Muhammed (SAV)
ADÂLET, HER ŞEYİ LÂYIK OLDUĞU YERE KOYMAKTIR
AYAKKABI AYAĞINDIR. KÜLÂH BAŞIN! Hz. Mevlânâ
(r. aleyh)
BİR SIRRI SAKLAYARAK ADÂLETE ZARAR VERMEKTENSE
ADÂLET UĞRUNA ZARAR GÖRMEYİ TERCİH EDERİM…
Beethoven
ADALET TOPALDIR, AĞIR YÜRÜR FAKAT GİDECEĞİ YERE
ER GEÇ VARIR… Mirabeau
SUÇLULUN BERAAT ETTİĞİ YERDE YARGIÇ HÜKÜM GİYER!
Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Antalya'da 45 yaşındaki Nida Nazlıer'in evinde öldürülmesine ilişkin davada, hakkında 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen tutuklu sanık Aref Elhussein ilk kez hakim karşısına çıktı.
Afyonkarahisar’da geçtiğimiz yaptırdığı sarı serum sonrası fenalaşan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Mehmet Gündoğan olayında hakim karşısına çıkan doktor kendisini gerekli yasal prosedürleri yerine getirdiği şeklinde savunarak, "Yoğun bakımda hayatını kaybeden Gündoğan için gerekli tetkiklerle birlikte elimizden geleni ekibimizle birlikte yaptık" dedi.
Burdur'un Bucak ilçesinde damadını öldüren kayınpederin yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.
Antalya'da kendisinden sigara isteyen dört genç tarafından "yok" cevabı üzerine darp edilip çantası gasp edilen ve üç gün süren yaşam mücadelesini kaybeden paramedik Hamit Aras'ın ölümüyle ilgili dava başladı.
Antalya’da eşi Fadim Temirhanoğulları’nı 9 kurşunla öldüren Savaş Temirhanoğulları (48) ile birlikte "müşterek fail" olarak yargılanan Fikret İnal’ın davasında, hayatını kaybeden kadının ölümünden önce evin içine yerleştirdiği ses kayıtları ilk kez duruşma salonunda dinletildi.
Antalya'da kuzeninin daha önce çalıştığı iş yerinden kalan alacak meselesi nedeniyle gittiği kıraathanede çıkan tartışmada vurularak hayatını kaybeden şahsın ölümüyle ilgili davanın 2. duruşması görüldü.
Yorumlar (0)