
Görevinde yolsuzluk yaptığı, ihaleye fesat karıştırdığı gibi iddialarla ‘19 Mart 2025 tarihinden beri’ tutuklu bulunan ve yargılanmakta olan İstanbul Büyükşehir ‘eski’ Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında; kendisini göz altına aldıran iki Cumhuriyet Savcısı için kullandığı ağır sözler ve kurduğu hakaret sadedindeki cümleler nedeniyle açılan dava İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi ya da Hâkimi tarafından düşürülmüş… Düşürülme sebebi de İmamoğlu’nun ilgili savcılara yaptığı ‘hakaretleri’ kabul etmesi ve mahkemenin aldığı ‘ön ödeme’ cezasını ödemiş olması imiş!
Sıradan kişiler veya hiç bir îrapta mahalli olmayan ya da temsil ettiği herhangi bir kurumu, kuruluşu bulunmayan insanlar öfkeli, canı sıkkın ya da heyecanlı oldukları zaman ve mekânlarda maksadını aşan sözler sarf edebilir, nâhoş cümleler kurabilirler! Ama normale döndükleri anda sarfettikleri yanlış söz ve kurdukları hakaretvârî cümlelerin sonunda, muhataplarından özür veya helâllik dilerler veya dilemeleri gerekir… Af ve özür talepleri muhataplarınca ya kabul edilir ya da edilmez orası ayrı bir konu… Ancak, İstanbul gibi büyük bir dünya şehrinin ve büyük bir partinin Genel Başkan, artı Cumhurbaşkanı Adayı olan bir zatın her sözünü tartarak ve cümlesini seçerek kullanması gerekir… Amma velâkin, Ekrem İmamoğlu, bir çoğumuzun hatırlayacağı gibi; İBB Belediye Başkanı iken işlediği bazı suçlar iddiasıyla kendisini gözaltına aldıran iki savcı için; “Kumpas ve pusu düzeni kuran iki savcı… Meslek şereflerini, meslek namuslarını kaybetmiş kişiler… Ülkemizin başına belâ olmuş veya olacak terör örgütü deneyimlerine de sâhip oldukları… Bu tür pusu ve kumpas işi terör örgütü üyesi olmakla başarılabilir… Yaptıkları bu iş ve işlemler ülkemizin adalet sistemine atılmış bir bombadır… Meslek namusunu, meslek îtibarını veya itibarını yitirmiş insanlar... Şeref yoksunu bu insanlar…Milletimize ve vatana ihanet etmektedirler:’’ demişti!
Ve İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi veya hâkimi, Ekrem İmamoğlu’nun, iki savcı hakkında sarfettiği ‘hakaretleri demeyeyim ama’ oldukça ağır sözlerini kabul ettiği ve mahkemenin verdiği ‘ön ödeme cezasını’ ödediği için davayı düşürme karar vermiş!
Sâde bir vatandaş ve sıradan bir gazeteci olarak, biri bana bu ve buna benzer hakaretlerde bulunur ve samimi bir şekilde özür ya da af da dilemez ise ben o kişiyi affetmeyeceğim ve özrünü kabul etmeyeceğim gibi; hâkim olsam ve benin meslektaşlarıma bu ve bunun gibi ağır sözler sarf eden kişiyi de affetmem ya da davasını düşürmem veya taktir yetkimi zanlıdan yana değil, mazlum ya da mağdurdan yana kullanırım!
Her neyse; bu kadar girizgâhtan sonra konunun aslına dönmek ve satırlarımı ilgili mahkemenin veya hâkimin ‘İmamoğlu hakkında’ verdiği kararı değerlendirerek noktalamak istiyorum:
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Savcıları resmi birer iddia makamı oldukları gibi, Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre de birer devlet memuru-kamu görevlileridir… Ve iki sayın savcıya yapılan ağır ithamlar ve hakaretvâri sözler ya da kurulan nâhoş cümleler, önemsiz veya basit bir şey olmadığı için, ‘ön ödeme’ kapsamına dahil edilmemeli idi! Yani, İstanbul gibi büyük bir ilde görev yapan ve yerinde olmasa bile mesleğinde kıdemli ve uzman olduğunu sandığım bir hâkimin; kendisiyle aynı Adliye de görev yapan iki sayın savcıya yapılan haksız itham ve hakaretvari sözlerin sahibini; ‘Ön ödeme kapsamına’ alarak davayı düşürmesi benim hukuk anlayışıma ve kanaati âcizaneme ters geldi! O hâkim, en azından meslektaşlarına, aynı adliyede görev yapan savcılara karşı daha hassas davranmalı ve söz konusu kararı alırken kılı 40 değil, 41.. ke yarmalı idi! Ve biraz empati yapmalı, yani benzer bir hakaretin kendisine yapılması ve hakaret eden kişinin para cezasıyla kurtarılması hâlinde kendisinin ne gibi bir tepki vereceğini düşünmeli idi!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum
BEN NERDEYİM DEME, NE YAPTIM DEME
BEN KARŞI TARAFIN HAKKINA HUKUKUNA
RİAYET ETTİM Mİ? DE!
DÜRNYANIN EN TEHLİKELİ YARATIĞI
SADECE HUKUK BİLEN HUKUKÇUDUR!
SUÇLUNUN BERAT ETTİĞİ YER DE YARGIÇ
HÜKÜM GİYER…
BİR DURUŞMADA TEK TARAFI DİNLEYEREK
VERİLEN KARAR DOĞRU OLSA BİLE, HİÇBİR
ZAMAN ÂDİL OLAMAZ!
ADALET NEDİR? AĞAÇLARI SULAMAK… ZULÜM
NEDİR? DİKENLERE SU VERMEKTİR!
Adaletle alâkalı sözlerden seçmeler
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Komiser, yargılama sürecinde yaşanan gelişmelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan temel haklar bakımından yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Toplantıda konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, önceki gün görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında yaşananları eleştirerek, eşi Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkının engellendiğini savundu.
İmamoğlu'nun duruşma salonuna getirilmemesi üzerine avukatı, karar yazılmadan bu işlemin yapılamayacağını savunarak itiraz etti. Mahkeme başkanı ise itiraza, "Arada yazarız" yanıtını verdi.
Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davası olarak bilinen yargılamanın 8 Temmuz'da gerçekleştirilen 64. duruşmasında verilen ara kararların ayrıntıları belli oldu. Mahkeme heyeti, hem delillerin toplanmasına yönelik yeni müzekkereler yazılmasına hem de bazı sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.
Soruşturmaya konu olan açıklamanın, İmamoğlu'nun duruşma sırasında sarf ettiği, "Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım. Yargılayacağım merak etmeyin. Ben iddianameyi yapanları yargılayacağım." şeklindeki sözler olduğu aktarıldı.
İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında savunma süresi ve yargılama usulü konusunda tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı, CMK'nın 203. maddesi kapsamında İmamoğlu'nun duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.
Yorumlar (0)