
Bugün, pek çoğumuzun bilmediği, belki de hiç duymadığı, benim de ‘duysam bile’ önemsemediğim günlerden biri olan ‘’Dünya Günü’’. O nedenle ben önce bugünün ihdas edilmesinin sebebi mûcibesini-asıl maksadını iktibas ederek bu konu da sevgili okurlarımı bilgilendirmek, sonra da bu anlamsız ya da benim önemsemediğim gün ve benzerleri hakkındaki görüş ve düşüncelerime geçmek istiyorum:
Şöyle ki; 22 Nisan tarihinde kutlanan ‘Dünya Günü’nün asıl maksadı insanların dikkâtlerini iklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi konulara çekmek ve bu maksatla çeşitli etkinliklerin düzenlendiği, uluslararası günlerden bir gün imiş!
Esaslardan çok teferruatlara, formalitelere, sembollere, hattâ gösterişlere takılan ve büyük önem atfeden günümüz insanı hemen her şeyin bir gününü, haftasını, ayını ve yılını ihdas etmiş ama bunlardan birkaçı hariç hiçbirinin uygulamasını yapmamış yapamamış! Çünkü mûcitler birçok günü îcat ederken ya göstermelik ya da ‘sembol olsun’, hattâ ‘lâf olsun torba dolsun!’ diye icat etmişler! O nedenle ben maksadı veya amacı iyi-güzel olsa bile uygulaması olmayan ’22 Nisan Dünya Günü’nü değerlendirmek istiyorum:
Yukarıdaki ‘ara’ başlığımda da ifâde etmeye çalıştığım gibi, bizim kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim de ve Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetlerinde-uygulamalarında, kısaca bizim güzel dînimiz İslâmın kural ve prensipleri arasında insan haklarından tutun hayvan haklarına, meselâ büyüklükleri, güçleri kuvvetleri ile bilinen tanınan fillerden tutun, çalışkanlıkları ile bilinen ve en küçük canlılar olarak tanınan karıncaların, arıların ve diğer böceklerin hak ve hukuklarına, hattâ bitki haklarına varıncaya kadar hemen her canlının değeri ve yaşama hakkı, dolayısıyla da günü, haftası, ayı ve yılı vardır… Yani bir Müslüman ‘haksız yere ve bilerek-isteyerek’ en küçük bir cana-canlıya kıymadığı-kıyamayacağı, kıymaması gerektiği ve herhangi bir hayvana işkence yapmadığı, yapmama şartı olduğu gibi; çevreyi, toprak ve suları, kısaca yeryüzünü kirletme gibi niyeti ve icraatı da olmaz-olamaz veya olmamalı! Çünkü bir Müslüman tuvalet ve banyo gibi yerlere sol ayağı ile adım atarak girerken, çıkarken de sağ ayağı ile adım atarak çıkar; cami ve benzer mâbetlere girerken de tam tersini yaparak girer çıkar!
Haftada en az bir kez gusleder, tüm bedenini yıkar, günde 5 kez de bedeninin bir bölümünü yıkar, yani abdest alır ve hafta da bir tırnaklarını keser; İki üç hafta da bir kasık ve koltuk altı, saç ve sakal tıraşı olur ve varsa eğer sakallarını temiz tutar ve sık sık tarar, güzel kokular sürünür, acıkmadan sofraya oturmaz, doymadan sofradan kalkar, yiyecek ve içeceklerin zerresini, giydiği ve kullandığı eşyaların hiçbirini hor görmez ve israf etmez, dolayısıyla da hem çevreyi kirletmez hem de günaha girmez! Yemeğini ayakta değil oturarak yer, suyunu 2-3 yudum da ve oturarak içer. Sofraya oturmadan ve sofradan kalktıktan sonra ellerini ve ağzını mutlaka yıkar ve dişlerini misvakla fırçalar! Hadesten taharet ve necasetten taharete uyar, yani genelde üzerini-bedenini ve çevresini, özelde de namazgâhını temiz tutar…
Kısacası aklı başında, inancı yerinde ve akidesi sağlam olan bir Müslümanın ayrı ayrı veya değişik değişik isimler altında ihdas edilen özel günlere, haftalara, ay ya da yıllara ihtiyacı yoktur ya da olmamalıdır… Çünkü Kutsal Kitabımız, tıpkı Mehmed Akif Ersoy’un, “Kur’an’ın bakarız yaprağına. Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına! İnmemiştir hele Kur’an, şunu hakkıyla bilin! Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için” dediği gibi bir kitaptır… Yani İslâm bir hayat dinidir. Hayatını Kur’an’a ve Resulullah’a göre dizayn eden, tasarlayan ve bu tasarısına uyan-uymaya çalışan bir Müslümanın başka bir yardımcıya ya da takviyeye hacet-ihtiyaç duymaz! Daha kısası ve açıkçası, hayatında edille-i şer’iyye, yani teorisinde ve pratiğinde (inanç-iman ve uygulamasında) kitap, sünnet, icmâ ve kıyası fukaha olan bir Müslümanın çakma ya da formaliteden ibaret olan gün, hafta, ay ve yıllara ihtiyacı yoktur! Çünkü onun 24 saati planlıdır, programlıdır, o plan ve programların yapıcısı ve kuralların koyucu da Cenab-ı Allah’tır..!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; başta anneler, babalar ve kadınlar günü, insan ve hayvan hakları günü gibi günler olmak üzere hemen her şeyin bir gününü, haftasını, ayını, yılını ihdas eden ve teferruatını vaaz eden mûcitler, insanlara İslâm’ın ‘sadece’ temel prensiplerini öğretseler yine yeter! Ancak, asıl maksatları, inanç ve îmanları ya da dünya görüşleri farklı olan söz konusu mûcitler insanımızı teferruata boğuyor ve günlerini içinden çıkılmaz hâle getiriyorlar… Ben mücrim de ‘inananların 365 günlerini, 52 haftalarını ve 24 saatlerini ayrı ayrı kategorize ederek ve inananları teferruata boğarak ve hayatı geçilmez hâle getirerek hem bu dünyalarını hem de öte dünyaları zindan etmek yerine; İslâm’ın 5 ve Îmanın 6 şartına, Ef’â-li Mükellefinin de 8 şartına uymalarını sağlayalım-sağlamaya çalışalım; dolayısıyla da hem sözümüz geçen kişilerin, hem de kendi dünya ve âhiretimizi kurtarmaya bakalım!’ diyor, herkese ‘dünya dolusu’ saygılar sunuyorum.
DİŞLERİNİ MİSVAK İLE TEMİZLEMEK ÖLÜMDEN BAŞKA
BÜTÜN HASTALIKLARIN ‘MÜHİM BİR KISMINA’ ŞİFADIR…
TEMİZLİĞE İTİNÂ VE DEVAMLILIK İNSANI TAM BİR İMÂNA
DÂVET EDER… ALLAH (c.c) TEMİZDİR TEMİZİ-TEMİZLİĞİ
SEVER…CENNETİN ANAHTARI NAMAZ, NAMAZIN
ANAHTARI DA TEMİZLİKTİR! Hz. Muhammed (sav)
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Afyonkarahisar’da bir kişinin ölümü, bir kişinin ise yaralanmasıyla sonuçlanan dolmuş durağındaki kanlı kavganın ardından polis ekipleri adeta nefes kesen bir operasyon düzenledi.. Dehşete düşüren kavganın sebebi ise herkesi şoke etti
Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesine bağlı Çatallı köyü kavşağında iki aracın çarpışması sonucu feci bir kaza meydana geldi. Can pazarının yaşandığı kazada 2'si çocuk olmak üzere toplam 7 kişi yaralanırken, olay yerine çok sayıda acil servis ekibi sevk edildi.
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 5 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen Yunt Yaylası Şenliği'nde talihsiz bir kaza yaşandı. Şenlik alanında düşerek ayağı çıkan kadın için bölgede görevli jandarma ekipleri adeta zamanla yarıştı. Genç kadın, jandarma devriye aracıyla hastaneye yetiştirildi.
15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü öncesinde FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik dev bir operasyon gerçekleştirildi. İl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde 81 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, detaylar haberimizde
Aksaray'da 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Aksaray'da elektrikler kesilecek mi? Aksaray'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Niğde'de 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Niğde'de elektrikler kesilecek mi? Niğde'de yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Yorumlar (0)