Taceddin Akbaş

Ekrem, C. Başkanı adayı olmasaydı B. Başkanı olarak kalabilir miydi?

Taceddin Akbaş'ın 'Ekrem, C. Başkanı adayı olmasaydı B. Başkanı olarak kalabilir miydi?' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

EKREM, C. BAŞKANI ADAYI OLMASAYDI B. BAŞKANI OLARAK KALABİLİR MİYDİ?

Bendeniz, yıllardır Yeni Gün Gazetesi’nde, bir müddettir de NNC Medya adlı Haber Sitesinde günlük yazılar yazıp yorumlar ve bazen de haberler yaptığım gibi; yarım asra yakındır da ulusal gazete ve ‘seyrek te olsa televizyonlarda haberler yapan bir gazeteci olarak’ İstanbul Belediyesi’nde olup bitenleri de değerlendirmek istiyorum… Çünkü koca(mış) dünyanın globalleştiği, âdeta bir köy hâline geldiği, insanların yatak odalarına-mahremlerine dahî girildiği, yani hiçbir şeyin gizli kapaklı kalmadığı bir devirde; genelde insanların, özelde de gazetelerin-gazetecilerin, basın yayın organlarının, dolayısıyla da köşe yazarlarının; hava aracıyla 50 dakika, internet aracıyla ise 50 saniyelik bir mesafede olan İstanbul Belediyesinde olup bitenlerden habersiz olması ve olup biten olumluluklara ve olumsuzluklara kayıtsız kalması-duyarsız davranması düşünülemez!

Kısacası ve açıkçası; İstanbul gibi büyük bir şehrin Belediye Başkanının bir terör ya da suç örgütü kurmak veya yönetmek, irtikap, rüşvet almak, ihaleye fesat karıştırmak, hukuka aykırı olarak kişisel verileri elde etmek gibi iddialar nedeniyle önce göz altına alınması, sonra da tutuklanması karşısında ister yerel olsun ister ulusal, bir gazetenin ve gazetecinin o iddialara, olup bitenlere kayıtsız kalması düşünülemez… O nedenle, ben de ‘arada bir olduğu gibi’, bugünde Ekrem İmamoğlu davasına girmek ve konuyu olabildiğince tarafsız bir şekilde değerlendirmek istiyorum:

YAPILAN FRANSA DA OLURSA DEMOKRASİ TÜRKİYE DE OLURSA ‘OTOKRASİ SAYILIYOR YANİ, BİZDE OLAYLARA TARAFLI BAKILIYOR

Ülkemiz de olup bitenlerle az çok ilgilenen herkesin bileceği veya hatırlayacağı gibi, İstanbul Büyük Şehir (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu davasına benzer bir dava da Fransa’da yaşanmış, yani Fransa’nın Cumhurbaşkanı Adayı Le Pen sadece YOLSUZLUKTAN! dolayı hüküm giymiş, dolayısıyla da adaylığı düşmüştü… Ama, Pen’in hüküm giymesinin suçu bizde Erdoğan’a olduğu gibi, Fransa da Cumhurbaşkanı Macron’a mal edilmemiş-yüklenmemişti! Çünkü, bizdeki herhangi bir olumsuzluk otokrasiden, özelde Fransa’ da genelde Batı da yaşanan büyüklü küçüklü olumsuzluklar ise demokrasiden sayılıyor!

YARGILAMALAR HISIM YA DA HASIM BAKIŞLA DEĞİL, TARAFSIZ GÖZLEMLERLE… YAPILMALI!

Bizde görülen İmamoğlu davasıyla Fransa da görülen Pen davası kıyaslanıyor, dolayısıyla da mahkemeler adaletsizlikle, peşin hüküm vermekle, kişileri ve bilhassa siyasi ya da ünlüleri yersiz ve zamansız tutuklamakla, Cumhurbaşkanı Erdoğan da rakiplerinin yollarını kesmekle suçlanıyor… Amma velâkin, İmamoğlu’na yöneltilen ağır ve çok çeşitli suçlamalarla, Pen’in sadece YOLSUZLUKTAN dolayı ve tutuklama olmadan yargılanması, ceza alması ya unutuluyor ya da kasten unutturuluyor! Ki, Pen’in yandaşları zimmetlerine geçirdikleri paraları kişisel çıkarları için değil, partilerinin güçlenmesi için kullandıklarını iddia ediyorlar… Oysa İmamoğlu’nun ve kendisiyle birlikte tutuklanan ve yargılanan şüphelilerin zimmetlerine geçirdikleri menkul ve gayrimenkulleri partilerinin yararına, yani yasal ve kamu yararına hizmetler üretmek ve yapmak için kurulmuş olan bir siyaset kurumuna değil, kendi üzerlerine geçirdikleri iddia olunuyor…

Her kim ve ne adına yaparsa yapsın zimmetin her türlüsü yanlıştır-suçtur… Ancak, kişilerin herhangi bir zimmeti yasal bir partinin, kurum veya kuruluşun yararına veya üstüne değil de, kendi üzerlerine geçirmeleri ise daha büyük bir yanlış ve suçtur!

ERDOĞAN’IN HAPSE ATILMASIYLA İMAMOĞLU’NUN HAPSE ATILMASI ARASINDA ÇOK BÜYÜK FARK VAR!!

Hatırlanacağı üzere şimdiki Cumhurbaşkanı, İstanbul Büyükşehir eski Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belediye Başkanlığı sırasında ve Siirt’te düzenlenen bir açık haya mitinginde okuduğu ‘yasal’ bir şiir nedeniyle tutuklanmış ve formalite ya da baskı altında yapılan bir yargılama sonunda 10 ay hapis cezası alarak cezaevine atılmış, dolayısıyla da demokratik bir şekilde yapılan seçimler sonuncunda getirildiği İBB Başkanlığı düşürülmüştü!

Erdoğan’ın o haksız hukuksuz bir şekilde yapılan yargılama sonucunda ve hapse atılması karşısında sesini çıkarmayan kesimler, gazeteciler, basın yayın organları, köşe yazarları, yorumcular, STK’ler, siyasiler İmamoğlu’nun ve yandaşlarının gözaltına alınmaları, tutuklanmaları söz konusu olunca, ağız birliği yapmışçasına ve her şey olup bitmişçesine yargı organlarını ve yargı organlarına baskı yaptığı gerekçesiyle Erdoğan’ı suçluyorlar! Ki, Erdoğan’a o dönemde yapılan alenî haksızlığa ve bâriz hukuksuzluğa rağmen, ‘kendisine inanan-gönülden bağlanın kesimler dâhil’ kimse İmamoğlu’na verilen sınırsız desteğin bir benzerini vermemiş, dolayısıyla da ülkemiz de herhangi bir huzursuzluğun ya da olumsuzluğun yaşanmasına neden olmamışlardı!

HAK ETTİĞİMİZ BİR CEZAYI ALMAK.., HAK ETMEDİĞİMİZ BİR ÖDÜLÜ ALMAKTAN DAHA ÂDİLDİR-DAHA GÜZELDİR

Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; ben ‘Ziya Gökalp’in yazdığı ve hiçbir soruşturmaya veya cezaya uğramadığı, benim de çok beğendiğim bir şiiri okuyan Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB Başkanı olmasaydı hapse atılmasının söz konusu olmayacağını biliyorum. Amma velâkin doğru ya da değil, hakkında çeşitli ve oldukça ağır iddialarda bulunulan Ekrem İmamoğlu’nun da önce Beylikdüzü İlçesi’nin, sonra İstanbul gibi büyük ve kozmopolit bir insan yapısına sahip, dolayısıyla her türlü alavere dalaverenin döndürülmesine müsait olan bir şehrin Belediye Başkanı olmasının ötesinde Cumhurbaşkanı adayı olmasaydı bahse konu suçlamaların muhatabı olmaz, dolayısıyla da İBB Başkanı olarak kalabilirdi herhalde!’ diye düşünüyorum. Ancak, ‘ben yine de herkesin bir masumiyet karinesi olduğuna-olması gerektiğine, yani suçu ispatlanana kadar herkesin masum olduğuna ve şüphelerin sanıkların lehine olması gerektiği ilkesine olan inancım nedeniyle, Ekrem İmamoğlu’nu da diğer şüphelileri de ‘şimdilik’ mâsum olarak kabul ediyor ve ‘hak ettiğimiz bir cezaya duçar olmak, hak etmediğimiz bir ödülü almaktan daha yeğdir!’ diyor herkese ‘âdil-adâletli’ saygılar sunuyorum.

ADÂLET GÜZELDİR, FAKAT DEVLET BÜYÜKLERİNDE

YÖNETİCİLER DE VE MAHKEMELERDE OLURSA ÇOK

DAHA GÜZELDİR… Ve HAKSIZLIK KARIŞISINDA SUSAN

DİLSİZ ŞEYTANDIR! Hadis-i Şerif meali

NE KADAR YÜKSEKTE OLURSAN OL YASALAR SENDEN DE

YÜKSEKTEDİR..! Thomas Fuller

BİR SIRRI SAKLAYARAK ADÂLETE ZARAR VERMEKTENSE

ADÂLET UĞRUNA ZARAR GÖRMEYİ TERCİH EDERİM!

Beethoven

ADÂLET TOPALDIR, AĞIR AĞIR YÜRÜR, FAKAT GİDECEĞİ

YERE ER-GEÇ VE MUTLAKA VARIR… Mirabeau

ADÂLET BİR KUTUP YILDIZI GİBİ YERİNDE DURUR

GERİ KALAN HER ŞEY ONUN ETRAFINDA DÖNER!

Konfüçyus

BIRAKIN ADÂLET YERİNİ BULSUN, İSTERSE KIYÂMET

KOPSUN! Willam Vatson

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 1
    SEVDİM
  • 1
    BEĞENDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

13
TEMMUZ

2026

Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış

Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı

13
TEMMUZ

2026

Turis geldiler tırıs gittiler

Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı

29
HAZİRAN

2026

Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!

Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!

Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı

20
HAZİRAN

2026

Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !'

Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı

17
HAZİRAN

2026

Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!

Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı

16
HAZİRAN

2026

Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!

Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz

Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!

Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Avrupa Konseyi'nden İmamoğlu Davasına İlişkin Adil Yargılanma Uyarısı
Siyaset

Avrupa Konseyi'nden İmamoğlu Davasına İlişkin Adil Yargılanma Uyarısı

Komiser, yargılama sürecinde yaşanan gelişmelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan temel haklar bakımından yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Dilek Kaya İmamoğlu: “Ekrem İmamoğlu Savunmasını Yapmak İstedi, Buna İzin Verilmedi”
Siyaset

Dilek Kaya İmamoğlu: “Ekrem İmamoğlu Savunmasını Yapmak İstedi, Buna İzin Verilmedi”

Toplantıda konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, önceki gün görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında yaşananları eleştirerek, eşi Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkının engellendiğini savundu.

İBB Davasında 64. Duruşma: Savunmasına Başlayamayan İmamoğlu Salondan Çıkarıldı, Yeni Soruşturma Açıldı
Siyaset

İBB Davasında 64. Duruşma: Savunmasına Başlayamayan İmamoğlu Salondan Çıkarıldı, Yeni Soruşturma Açıldı

İmamoğlu'nun duruşma salonuna getirilmemesi üzerine avukatı, karar yazılmadan bu işlemin yapılamayacağını savunarak itiraz etti. Mahkeme başkanı ise itiraza, "Arada yazarız" yanıtını verdi.

İmamoğlu Davasında Ara Kararın Ayrıntıları Netleşti: Mahkemeden Jammer ve Sayıştay Raporları Talebi
Siyaset

İmamoğlu Davasında Ara Kararın Ayrıntıları Netleşti: Mahkemeden Jammer ve Sayıştay Raporları Talebi

Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davası olarak bilinen yargılamanın 8 Temmuz'da gerçekleştirilen 64. duruşmasında verilen ara kararların ayrıntıları belli oldu. Mahkeme heyeti, hem delillerin toplanmasına yönelik yeni müzekkereler yazılmasına hem de bazı sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.

 SON DAKİKA!!!     İmamoğlu Hakkında "Kamu Görevlisini Tehdit" İddiasıyla Resen Soruşturma
Siyaset

SON DAKİKA!!! İmamoğlu Hakkında "Kamu Görevlisini Tehdit" İddiasıyla Resen Soruşturma

Soruşturmaya konu olan açıklamanın, İmamoğlu'nun duruşma sırasında sarf ettiği, "Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım. Yargılayacağım merak etmeyin. Ben iddianameyi yapanları yargılayacağım." şeklindeki sözler olduğu aktarıldı.

İBB Davasında Duruşma Gerildi: İmamoğlu İle Mahkeme Başkanı Arasında Savunma Tartışması
Siyaset

İBB Davasında Duruşma Gerildi: İmamoğlu İle Mahkeme Başkanı Arasında Savunma Tartışması

İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında savunma süresi ve yargılama usulü konusunda tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı, CMK'nın 203. maddesi kapsamında İmamoğlu'nun duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.