
Ülkenin gündemi ile az çok ilgilenen herkesin bildiği ya da görüp duyduğu gibi, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Seçimlere daha 4 yıl gibi uzun bir süre olmasına rağmen, Partisi içinde yapılacak Cumhurbaşkanı adaylığı önseçimi ya da aday yoklaması için adaylık başvurusunda bulundu… Yani, İmamoğlu, Partisinin milletvekillerinin tamamının olmasa-olamasa bile büyük bir çoğunluğunun (116’sının) oy desteğini alarak CHP’nin yoklamayla belirlenecek ilk ve tek Cumhurbaşkanı adayı olduğunu kamuoyuna duyurduğu gibi, bunu partisinin yönetimine de teyit ettirdi! O nedenle ben Ekrem İmamoğlu’nun bundan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı değil, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olacağını, yani vaktinin, enerjisinin ve imkânlarının büyük bir kısmını İstanbul yerine Cumhurbaşkanı olabilme yolunda harcayacağını düşünüyorum. Ayrıca Belediye’nin, Partisinin ve kendisinin maddî mânevî imkânlarını kendisinin reklâmı-tanıtımı yolunda ve en güçlü rakibi olarak gördüğü Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı saf dışı etme yolunda harcayacağını sanıyorum.
Atalarımız ‘erken ya da vakitsiz öten horozun başını keserler’ derler! Dolayısıyla da her sözün yerinde ve zamanında söylemenin, ayrıca her şeyin kıvamında yapılmasının faydalı, zamansız yapılmasının ise zararlı olacağına vurgu yaparlar! Ben de Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı mürâcâtının çok erken olduğunu düşünenlerdenim… Ancak, ben İmamoğlu’nun ince hesap ve kalın bir plan içinde olduğuna inanıyorum!
Nasılına niçinine gelince, onu da aşağıda özetlemeye çalışayım:
Şöyle ki; Normalde Cumhurbaşkanı Seçimlerine 4 yıla yakın bir süre olmasına ve ülkemiz de gündemin her gün değişmesine, yani ışıklar içinde yatasıca Süleyman Demirel’in ‘’Siyasette 24 saat bile uzundur’’ dediği gibi olmasına rağmen; ben İmamoğlu’nun bazı kurnazlıkları, siyasî plan ve projeleri, dolayısıyla da kurnazlıkları olduğunu düşünüyorum!
Ortada henüz bir fol ve yumurta olmadığı gibi, balık ta yok! O nedenle, İmamoğlu olmayan yumurtaya veya denizdeki balığa tava hazırlıyor!
Ekrem İmamoğlu, ufukta bir erken seçim gözükmediği gibi, CHP’de de resmen bir adaylık süreci de başlamadı! Ayrıca kendisi hakkında bir mahkeme süreci devam ediyor ve o mahkemenin sonucu hakkında kimse bir şey bilmiyor ya da söylemiyor! Ve biraz uzak bir ihtimal veya uçuk bir düşünce de olsa Kendisinin CHP’den ayrılıp yeni bir parti kurma veya İyi Parti’ye katılma gibi bir düşüncesi olduğu ya da olabileceği de konuşuluyor! Bu da benim aklıma, ‘İmamoğlu kendi kendine gelin güvey oluyor!’ şeklindeki ata sözünü getiriyor!
Bütün bunları ben biliyorum ya da düşünüyorum da İmamoğlu bilmiyor veya düşünmüyor mu? Elbette O, bunların daha fazlasını düşünüyor ve biliyordur… O nedenle, O’nun maksadı, kendisini Cumhurbaşkanı adaylığına lâyık görerek veya göstererek, hattâ muhtemel Cumhurbaşkanı havası estirerek mahkemeleri, hâkim ve savcıları baskı altına alarak, etkileyerek kendisi hakkında verecekleri olumsuz kararları olumluya tebdil eylemek-dönüştürmek!
Çoban Sülü ve Sülün Osman’ın kendisi gibi kafası da bedeni de çalışan, dolayısıyla da derinden giden, yani adaylık için çok çalışan Ekrem İmamoğlu, Partisinin içindeki gönüldaşları aracılığıyla sözde bir ‘ön seçim’, aslında parti içinde bir ‘ön yoklama’ kararı aldırdı! Sözde dedim, çünkü bu hâkim nezaretinde yapılacak bir seçim değil, Partiye kayıtlı üyeler veya delegeler tarafından yapılacak bir yoklama!
Kısacası ve açıkçası; Ekrem İmamoğlu ‘tâbiri yerinde ise eğer’ tam bir şark kurnazlığı yaparak İstanbul’a ve İstanbullulara veremediği hizmetleri unutturmak, halka, partililerine, hâkim ve savcılara ‘Cumhurbaşkanı adayı olamasa veya olsa da seçilemese bile kendisini bu makama lâyık bir politikacı olarak göstermek; sonra da ya CHP’nin başına ya İyi Partiye geçmek ya da yeni bir Parti kurarak irapta bir mahal ve Ülke, hattâ dünya çapında bir yer edinmek; dolayısıyla da kendisini seven ve destekleyenlerin önderi ya da öncüsü, temsilcisi, en azından sözcüsü durumunda olmak istiyor!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; Cumhurbaşkanı adaylığı için diplomasının bile yetersiz, hatta sahte veya geçersiz olduğu şeklindeki iddialar ortada dolaşırken Ekrem İmaoğlu’nun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından Cumhurbaşkanı adaylığının onaylanmayacağı ve İmaoğlu’nun da yakın çevresinin de bunu bildiği halde adaylık baş vurusu yaptığı öne sürülüyor… Ve bu gidişle veya bu şartlar altında, yani diploması gerçekten yetersiz veya sahte ise İmamoğlu Cumhurbaşkanı da olamaz adayı da! Ama herhangi bir diploma şartı olmayan bir partinin Genel Başkanı olabilir. Hiç birisi olmasa-olamasa bile yeni bir parti kurup rakiplerinden veya muhaliflerinden siyasî intikamını alma yolunu gidebilir!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
DOĞRU ZAMANDA DOĞRU ŞEYİ YAPMAK
EN BÜYÜK BAŞARININ ANAHTARIDIR…
ZAMAN KAYBEDİLEN BİR HAZİNEDİR; BOŞA
HARCANAN HER SANİYE HAZİNEDEN EKSİLEN
DEĞERLİ BİR PARÇA GİBİDİR… Özlü sözlerden
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında yer aldığı davada mahkeme, 18 kişinin adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verirken 89 sanığın tutukluluğunun devamına hükmetti.
"İmamoğlu suç örgütü" davasında beklenen yargılama süreci 9 Mart itibarıyla resmen başlıyor. Silivri'de kurulacak mahkemede 105'i tutuklu toplam 407 sanık, hazırlanan binlerce sayfalık iddianame kapsamında ilk kez hakim karşısına çıkacak.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, savcılıkta verdiği ifadenin ardından 'siyasal casusluk' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.
Ekrem İmamoğlu sabah saatlerinde bel ağrısı nedeniyle Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildi.
Görevinden uzaklaştırılan İBB’nin tutuklu eski Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında katıldığı bir panelde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ile ailesini tehdit niteliğindeki sözleri iddiasıyla görülen davada mahkeme, Ekrem İmamoğlu'nu 2 suçtan toplamda,
Görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ile ailesini tehdit niteliğindeki sözler söylediği iddiasıyla görülen dava sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel açıklamalarda bulundu
Yorumlar (0)