Taceddin Akbaş

Emin Bey çölleri aşmış(!) Amma velakin davulcuları aşamamış! Çünkü, kendisine göre 'Ramazan davulcuları korkunç olay'imiş!

Taceddin Akbaş'ın 'Emin Bey çölleri aşmış(!) Amma velakin davulcuları aşamamış! Çünkü, kendisine göre 'Ramazan davulcuları korkunç olay'imiş!' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

EMİN BEY ÇÖLLERİ AŞMIŞ(!) AMMA VELÂKİN DAVULCULARI AŞAMAMIŞ! ÇÜNKÜ, KENDİSİNE GÖRE ‘RAMAZAN DAVULCULARI KORKUNÇ OLAY’ İMİŞ!

Yaşı güneş takvimine göre 85’ i, ay takvimine göre ise 87 küsuru bulan, yâni akıl yaşını bilmiyor veya kestiremiyorum; amma velâkin, asıl yaşı 90’ına merdiven dayamış, dolayısıyla da bir ayağı çukur da olduğunu ve 22 yıl Hürriyet Gazetesi’nde, 20 yıldır da Sözcü Gazetesi’nde yazılar yazdığını ve genelde dinle-diyânetle, özelde de dindarlarla uğraştığını bildiğim Emin Çölaşan; en son gazetesi Sözcü’deki ve 20 Şubat 2026 tarihli ve (Ramazan Davulu) başlıklı yazısında, ramazan davulcuları için hem ‘’Korkunç bir olay…” hem de ‘’Bir Türkiye gerçeği’’ diyerek davulculara da davulu çaldıranlara da vermiş veriştirmiş!

BEN ORUÇ TUTMAM(!!) DÎNİMİZE SAYGIM SONSUZDUR AMA SAHURA DA KALKMAM

Bay Çölaşan mâlûm yazısında, ‘’Doğrusunu isterseniz ben oruç tutmam. Dinimize saygım sonsuzdur ama sahura kalkmam… O gece yorgun argın yatmışım. Saati bilmiyorum ama hava karanlık. Bir anda büyük bir patırtıyla uyandım. Ramazan davulu… Bu adamlar ya da onları sevk edenler herhalde bir şeyin farkında değildi. Çevredeki bütün insanlar, bütün çocuklar ve bütün aileler o davul sesiyle birlikte uyanmış ve küfrediyorlardı…’’ demiş.

EMİN ÇÖLAŞAN’A GÖRE DAVULCULAR KARANLIK SURATLI HERİFLER İMİŞ(!) BAHŞİŞ VERMEZSENİZ KENDİNİZE, EVİNİZE.. ZARAR VEREBİLİRLERMİŞ!! (ASIL KORKUNÇ OLAN ‘RAMAZAN DAVULCULARI DEĞİL, SİZ VE SİZİN GİBİ DÜŞÜNENLER ÇÖLAŞAN)

Mâlûm yazısında ramazan davulcularını ‘karanlık suratlı herifler’ olarak niteleyen ve bahşiş vermemeniz hâlinde kendinize veya evinize zarar verebileceklerini paranoya yapıp iddia eden Emin Çölaşan; davulcuların yayan değil araçla görev yaptıklarını, (yani, davulcuların konutların önünden hızlı bir şekilde geçmelerine rağmen) mahalleliyi rahatsız ettiklerini de öne sürmüş ve ‘’Çevredeki bütün hastalar, bütün çocuklar ve bütün aileler o davul sesleriyle birlikte uyanmış ve küfrediyorlardı…’’ demiş!

KEM SÖZ SAHİBİNE AİTTİR VE DAVULCULARA SÖVMEK, TÜM SAHUR EHLİNE HAKÂRETTİR!!

Kısacası; Emin Çölaşan ‘bütün hastaların, bütün çocukların ve bütün ailelerin davulculara küfrettiklerini’ iddia etmiş! Ama bütün olmayan, yani yarım olan hastaları, çocukları ve aileleri unutmuş! Ki, ben şahsen, genelde davulculara, özelde de ramazan davulcularına kızmadığım, asla ve kat’a küfretmediğim gibi, tam tersine onları seviyorum ve az ya da çok ama mutlaka bahşişlerini çocuklarımla veya torunlarımla gönderiyor, kendilerine teşekkür ediyor ve bize olan haklarını helâl etmelerini istiyorum. Çünkü onlar inananları, oruç tutanları hattâ tutmayan veya tutamayanları bile sahura kaldırmanın ve sahurun bereketinden ya da mânevî atmosferinden istifade ettirmenin yanında bizim dînî, millî veya yerli bir geleneğimizi, töremizi yaşatıyorlar! Ki Çölaşan’ın ve benzer düşünceye sahip olan kişilerin çocuklarını ya da torunlarını bilmiyorum, ama bizimkilerin ramazan davulcularını görmek ve mânilerini dinlemek, hattâ bahşişlerini vermek için kapı ya da pencere önünde ve dakikalarca beklediklerini biliyorum!

Çölaşan, davulcularla yaptığı hayâlî veya mayalı konuşmayı da şu şekilde özetlemiş:

“Kapı zili çaldı, ‘Selâmünaleyküm ben sizin ramazan davulcunuzum.’ ‘’Buyur kardeşim..!’’ deyince de o davulcu bana ‘Her gece size hizmet verdik, sahura uyandırdık’ “Karanlık suratlı herifler kapıya iki veya üç kişi olarak dayanmış durum da. Belli ki para istiyorlar. İstersen verme!.. Vermesen ne olur? Belki sana veya evine zarar verebilirler…” demiş!

Bendeniz de ‘insan ister Müslim olsun ister gayri müslim, kimse davulculara ‘adı üzerine bahşiş olan bir parayı’ vermek zorunda olmadığı gibi; bir günlük, hattâ yarım günlük sigara veya çay kahve parasını ‘ve yılda bir kez’ davulculara verseler n’olur?’ diye sorarım! Ki, ben mücrim, 63 yıldır Burdur merkez de yaşar ve oruç tutarım, bunun içinde sahura kalkarım, amma velâkin, bugüne kadar bir tane bile kararlık suratlı davulcu görmediğim, kimsenin kapısını penceresini zorladıklarını ve kimseye zarar verdiklerini de görmediğim duymadığım gibi; Çölaşan’ın yaşadığı İstanbul’da veya mahalle de bile böyle bir şeyin vukuu bulduğu haberine rastlamadım! O nedenle ben ‘Çölaşan’ın asıl maksadının davulcular değil, sahurun ruhu, mânevî havası-atmosferi ve oruç için sahura kalkan Müslümanların inançları’ olduğunu düşünüyorum…

Velhâsıl-ı kelâm; bay Çölaşan’ın varsa eğer, evlatlarının veya torunlarının konu hakkında ne düşündüklerini bilmiyorum ama; bizim evlâtlarımız ve torunlarımız da yıllardır İstanbul’lar da yaşıyorlar ve biz arada bir de olsa onların yanlarına gider ve evlerinde yerlerinde misafir oluruz… Ve sabahın erken saatlerinde ekmekçiler, simitçiler, sütçüler, bozacılar, temizlik işçileri ve benzer çalışanların sesleri bizim de uykumuzu böler! Ancak, biz hiçbirine sövüp saymadığımız gibi, tamamına kolaylıklar diler, teşekkür ve dua bile ederiz…

EMİN BEY ‘DAVULCULARDAN RAHATSIZ OLDUĞU… KADAR MEYHÂNECİLERDEN BENZER KİŞİ YA DA MEKÂNLARDAN DA RAHATSIZ OLMUŞ OLSAYDI; BELKİ ONA HAK VEREBİLİR VE ‘BÖYLE BİR KARŞILIK VERME İHTİYACI DUYMAZDIM!’ ANCAK BUGÜNE KADAR ‘BÖYLE BİR ŞİKÂYETİNİ GÖRMEDİM DUYMADIM BİLMİYORUM’ ÇÖLAŞMIŞ AMA KENDİSİNİ AŞAMAMIŞ!

Hülâsâ-i netice; Müslümanlar (aslında ‘emri bil mâruf nehyi anil münker .. yapmak gibi bir mecburiyetleri ya da görevleri olduğu halde) günümüz de kimsenin içkisine, kumarına, vesairesine ses çıkarmadıkları halde; Çölaşan gibi bîoruçların.., sahur davulcularını karanlık suratlı herifler, yani teröristler gibi görüp göstermesi iftira ya da bühtandan başka bir şey değildir!’ diyor, herkese ‘ramazan davullu’ saygılar sunuyorum.

DAVUL ÇALAR GÜMBÜR GÜMBÜR UYANSIN EV HALKI BİR BİR, ORUÇ TUTMAK FARZ EY MÛMİN

ŞİMDİ SAHUR VAKTİ GELİR…

BESMELEYLE ÇIKTIM YOLA,

SELÂM VERDİM SAĞA SOLA

EY BENİM GÜZEL DOSTLARIM

SAHURUNUZ MÜBÂREK OLA!

DAVUL SESİ ÇINLASIN, GECEMİZE NUR KONSUN

SOFRALARDA BEREKET, DUALARLA DOLSUN…

SAHUR GELDİ DAYANDI, TÜM MÛMİNLER UYANDI

BUGÜN HAVA PEK SOĞUK, UYANAMAYANLAR YANDI!

Sahur davulcularının mânilerinden seçmeler

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

23
MAYIS

2026

BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ!!!!

Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı

20
MAYIS

2026

Allah affeder, ihmal affetmez!

Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı

19
MAYIS

2026

Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar

Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı

18
MAYIS

2026

Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)

Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı

16
MAYIS

2026

BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR

Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı

15
MAYIS

2026

Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor

Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Beyaz melek olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı

10
MAYIS

2026

Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım

Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı

09
MAYIS

2026

Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda

Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

CHP Lideri Özgür Özel Genel Merkezi Terk Etti: Kalabalık Grupla TBMM’ye Yürüdü
Siyaset

CHP Lideri Özgür Özel Genel Merkezi Terk Etti: Kalabalık Grupla TBMM’ye Yürüdü

Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.

CHP Burdur’dan kurultay çağrısı “Partimizin iradesi tartışma konusu yapılamaz”
Bölgesel

CHP Burdur’dan kurultay çağrısı “Partimizin iradesi tartışma konusu yapılamaz”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.

Hisarköy’de anlamlı buluşma DMD Süleyman için birlik oldular
Bölgesel

Hisarköy’de anlamlı buluşma DMD Süleyman için birlik oldular

​Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.

Burdur’da otomobil uçuruma yuvarlandı Aynı aileden 3 kişi yaralandı
Bölgesel

Burdur’da otomobil uçuruma yuvarlandı Aynı aileden 3 kişi yaralandı

Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.

CHP Genel Merkezi’nde Gerginlik: Özgür Özel’den “Butlan İttifakı” Suçlaması
Siyaset

CHP Genel Merkezi’nde Gerginlik: Özgür Özel’den “Butlan İttifakı” Suçlaması

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.