
Birçoğumuzun gördüğü ya da duyduğu, birçok Başbakan ve Cumhurbaşkanının da havada-uçakta yaptığı gibi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Türk Dünyası’nın Budapeşte’de düzenlediği ‘gayri resmi’ zirveden dönerken, zirveyi takip eden gazetecilerin ‘uçakta’ sorularını cevaplandırdı ve bazı ‘muğlâk’ konulara açıklık getirdi.
Uçakta bulunan bir gazetecinin ‘Anayasa konusundaki’ sorusunu cevaplayan Erdoğan, “Bugün yaşadığımız sorunun temelinde darbe anayasası olduğunu bilmeyen var mı? Siyasî hayatım boyunca Türkiye’nin sivil, demokratik ve özgürlükçü bir anayasaya ihtiyacı olduğunu dile getirdim. Bugünde aynı noktadayım. Artık darbecilerin yazdıkları ya da ortaya koydukları anayasayla Türkiye geleceğe yürüyemez. Ve benim seçilme veya tekrar aday olma gibi bir derdim yok’’ dedi.
Nasılına gelince, onu da aşağıda izah etmeye çalışayım:
Bilindiği gibi, Erdoğan’ın bu ve buna benzer açıklamalarını CHP’nin alt üst yöneticileri, ‘Erdoğan, bir kez daha aday olabilmek için yeni anayasa yapmayı hedefliyor…’ diyerek niyet okuyorlar, dolayısıyla da panik yapıp ‘ipe un değil, una ip seriyorlar! Çünkü, Erdoğan konu hakkında yaptığı açıklamalarında şunları söylüyor:
“Bütün mesele, acaba Cumhuriyet Halk Partisi’ de bizlerle müşterek bir sivil anayasa yapma yolculuğuna çıkar mı? Önemli olan bu. Diyoruz ki, ‘gelin el ele verelim’ Komisyonlarımızı kuralım ve sivil anayasayı bir an evvel oluşturalım ve milletimize takdim edelim. Anayasa hem millî olsun hem de yerli olsun. Böyle bir anayasayı inşaAllah Türkiye görsün yaşasın. Olmaması için herhangi bir sebep veya neden de yok…”
CHP’lilerin, Anayasanın ilk dört madde konusundaki hassasiyetlerine gerek olmadığının altını çizen Erdoğan ‘’AK Parti olarak bizim anayasanın ilk 4 maddesiyle bir sorunumuz yok. Diğer siyasi partilerinde hemen hemen ve birçoğunun böyle bir sorunları yok. Ortada ilk 4 madde ile ilgili bir sorun olmadığına göre, sadece yol haritalarını belirleyeceğiz…” dedi!
Uçakta yaptığı konuşmadan, Erdoğan’ın bir daha aday olmayacakmış gibi bir izlenim edinen ve nefsi adına değil de nesli, ülkesi ve coğrafyası adına endişe duyan MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli de “T.C Devleti ilk kez çok güçlü bir ivme kazanmıştır. Önümüzdeki yüzyılı doğru okuyan ve yorumlayan bir yönetim anlayışı çok şükür teşekkül etmiş durumdadır. Milletimizin özlemleri hayal olmaktan çıkmıştır. İstikbal Türkiye’nin ve Türk Milletinindir. Sn. Cumhurbaşkanımızın yapacağı daha çok hizmetler vardır. Sn. Cumhurbaşkanımızın Macaristan ziyaretinin hitamında yaptığı açıklamalar arasında bulunan ‘Benim tekrar aday olma gibi bir derdim yok’ ifadesi bizim nazarımızda âdil ve hakkaniyetli bir hal beyanı değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Milletinin, yeni yüz yılın yol haritasını çizen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ihtiyacı olduğu tartışmasız bir tarih ve hayat gerçeğidir.”
Başta Genel Başkanları Özgür Özel ve yönetim kadrosu olmak üzere birçok CHP’li, en geç 14 Mayıs 2028 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanı seçiminde kendi adaylarının seçileceğine inanıyor, inanmakla da kalmayıp buna kesin gözle bakıyorlar! Yani, CHP’liler, Cumhur İttifakı bileşenleri, türevleri ve destekçileri Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olması hâlinde seçilemeyeceğini, dolayısıyla da kendisi Cumhurbaşkanı olamayacağı gibi, Partisinin de sabun kalıbı gibi eriyip gideceğini düşünüyor; düşünmekle de kalmayıp buna kesin gözüyle bakıyor ve inanıyor olmalılar ki, bunu her platform da ve her hâlükârda dillendiriyorlar…
İşte yapılacak olan yeni bir anayasa değişikliği, Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmasının yolunu açacak ve kendisinin de kendisini sevenlerinin de iştahlarını kabartacaktır!
Ve bu durumu, CHP’yi yönetenlerde, bileşenlerinin ve muhaliflerinin de ‘Erdoğan’ın kendisini saf dışı, Partisini siyâset dışı bırakacak ya da zayıf duruma düşürecek’ altın bir fırsat olarak görmeleri, dolayısıyla da Erdoğan’ın adaylık yolunu kesmek yerine açmaları gerekmez mi? Bence gerekir…
Demem o ki, başta CHP olmak üzere türevleri, yandaş partileri ve yeminli muhalifleri Erdoğan’ın tekrar Cumhurbaşkanı adayı olmasının önünü kesmek yerine açsınlar ki, bir taşla iki kuş vursunlar! Yani, bahsime konu muhalifler, Erdoğan’ın da belirleyeceği Milletvekili adaylarının da yollarını kesmek yerine, destek olsunlar ki, Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığı makamından, partisini de 20 küsur yıldır oturduğu iktidar koltuğundan indirsinler!’ diyeceğim. Ama bunu diyemiyorum. Çünkü, ben Erdoğan ve AK Parti muhaliflerinin, Erdoğan’ın Portekiz dönüşü uçakta yaptığı açıklamaları ve söylediği sözleri ‘istemem yan cebime koyun!’ dediğini-demek istediğini düşündüklerini sanıyorum!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; benim, rahmetli Prof. Dr. Necmeddin Erbakan Hocamın kurduğu, ancak askeri darbelerin ‘sudan bahanelerle’ kapattığı partilerden biri olan Millî Nizam Partisi (MSP)’nin büyük bir heyecan, onur ve gururla ve 4 yıl boyunca Gençlik Kolları Başkanlığını yaptığım; ve yerel bir gençlik kolunun Başkanlığını, daha sonra ise İstanbul’un (İBB) Başkanlığını yaptığı dönemde daha yakından tanıdığım Recep Tayyip Erdoğan siyasette son sözünü söylemedikçe; asıl, asil ve necip milletimiz de ‘git…’ demedikçe gitmez! Yani havada söylenenler havada kalır, söylentiden ya da keyif getirici yarenlikten öteye geçmez! Ve muhalifleri de bunun böyle olduğunu tahmin ediyor olmalılar ki, Erdoğan’ın adaylık yolunu kesmenin yollarını arıyorlar!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
KÖR ÇOBANIN SÜRÜSÜNÜN SONU UÇURUMDUR!
Dede Korkut
ÖYLE PUSLU Kİ HAVA; ŞEYTAN BİLE ‘MÜSLÜMAN’
MİNTANI GİYİYOR! Kâzım Karabekir Paşa
DÜN DÜNDÜR, BUGÜN BUGÜNDÜR…
Ve SİYÂSETTE 24 SAAT BİLE UZUN BİR SÜREDİR!
DÜNKÜ GÜNEŞLE BUGÜNKÜ ÇAMAŞIR KURUTULMAZ!
Süleyman Demirel
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Erdoğan, Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi'nin Türkiye açısından tarihi bir başarı olduğunu belirterek, zirvenin ülkenin diplomatik gücünü bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Törende konuşan Erdoğan, 125'i dost ve kardeş ülkelerden gelen askeri personel olmak üzere toplam 301 subayın mezuniyet sevincini paylaştıklarını belirterek, kurmaylık eğitimini tamamlayan tüm subayları tebrik etti.
Basına kapalı gerçekleştirilen kabulde, iki ülke arasındaki siyasi ve stratejik iş birliğinin yanı sıra NATO gündemindeki başlıklar ile bölgesel ve küresel gelişmelerin ele alındığı belirtildi. Türkiye ve İtalya'nın ittifak içindeki koordinasyonunun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerin de görüşmede gündeme geldiği ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, ittifakın geleceğine ilişkin "NATO 3.0" vizyonuna geniş yer ayırdı. Erdoğan, savunma sanayisindeki iş birliğinin önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulunarak, "Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlamalar kaldırılmalı." dedi.
36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara'ya gelen liderler ve eşlerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen resmi akşam yemeğinde misafir etti. Zirvenin diplomatik temasları kapsamında gerçekleştirilen resepsiyon, liderleri aynı çatı altında buluşturan önemli organizasyonlardan biri oldu.
Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinde savunma sanayi başta olmak üzere birçok kritik başlığın ele alındığını belirterek, F-35 savaş uçakları konusunda olumlu gelişmeler beklediklerini söyledi.
Yorumlar (0)