
Bizim kuşağın yaşayarak ve büyük ümitler besleyerek, sonraki kuşakların ise ya okuyarak ya da dönemin yakınlarından bizzat dinleyerek öğrendikleri gibi; 1978 yılında İlimize kısa adı BUR-TRAK, açılımı ise Burdur Traktör ve Ön Yükleyici Fabrikası adı altında mükemmel bir traktör fabrikası kuruldu.
Japon İşbora (IHI-SHİBAURA) markasıyla ve 1978 yılında seri üretime geçen ve Türkiye’nin ilk çift çekişli traktörünü üreten fabrika 1984 yılında, yani 6-7 yıl sonra kapandı maalesef! Ki, ben kendim ‘paranın para olduğu dönem de’ 1000 (bin)TL ile Şirketin ortakları arasında yer aldığım gibi, rahmetli Kayın Pederim de benim teşvikimle şirkete 5000 (bin) TL ile yatırarak fabrikanın kurucu üyelerinden biri olmuştu…
Kapanan Yeşilova Battaniye Fabrikası, Karamanlı Un Fabrikası ve benzerleri ayrı bir konu… Ancak halk arasında ‘Erbakan Traktörü’ adıyla ünlenen ve hâlâ aranılıp sorulan bahsime konu traktörler bazı kişilerin ellerinde ve o gün bu gündür hâlâ kullanımda!
Her neyse; benim bugünkü konum BUR-TRAK değil, gerekli gereksiz yere özelleştirilen ve oldukça kalabalık işçiyi bünyelerinde istihdam eden, iç piyasayı ve fiyatları dengeleyip insanımızı özel ama muhteris teşebbüs şirketlerinin doymak bilmeyen gözlerinden ve dolmak bilmeyen kasalarından koruyup kurtaran veya halkı onlara muhtaç etmeyen KİT’ler, Kamu İktisâdî Teşekkülleri veya Teşebbüsleri idi. Ama şimdi onların birçoğunun yerinde yeller esiyor!
Meselâ; aklımda kalanlardan bazıları, Türkiye Taş Kömürü, Demir-çelik, gübre ve şeker fabrikaları, Sümerbank, Etibank, Türk Telekom ve bir zamanlar benim de çalıştığım EBK, Et Balık Kurumu-Et Kombinası, süt ve yem fabrikası, genelde bankalar, özelde de Bankerler ve diğerleri. Yani, İMF ve Dünya Bankası’nın dayatması ve rahmetli Turgut Özal’ın kurtuluş reçetesi olarak gördüğü ve kısa sürede ülkeyi yönetenleri rahatlatan; ancak her geçen gün ekonomik bir krize, hattâ kâbusa dönüşen ünlü ‘’24 Ocak Kararları” ile başlayan özelleştirme furyası, 12 Eylül 1980 askeri darbesi ve AK Parti’nin sınırsız özelleştirme politikası ise tüm özelleştirmelerin tuzu biberi, fakir fukaranın ise korkulu rüyası hâline geldi…
Yöneticiler kontrol edemedikleri, dolayısıyla da zaptı rapt altına alınamadıkları KİT’leri özelleştirerek bir taşla iki kuş vurmayı planladılar. Ancak, tamamı olmasa da birçoğu altın yumurtlayan tavuk niteliğinde olan KİT’leri özelleştirerek değil bir taşla iki kuş vurmak, iki taşla bir kuş dahî vuramadılar! Amma velâkin bunu bir türlü kabullenip hatadan ya da yanlıştan dönme erdemliliği gösteremediler!
Her ülke de olduğu gibi, ülkemiz de de karadelik olan KİT’ler elbette olmuştur! Ancak bu delikleri kapatmakta yöneticilerin-yönetimlerin görevi olmalıydı. Çünkü kara delikli KİT’lere rağmen verimli çalışan KİT’ler iç piyasayı dengeliyorlardı!.. Ancak, özelleştirilen KİT’ler ürettikleri ürünleri, meselâ insanların yiyecekleri gıda maddelerinden olan et, süt ve diğer ürünleri ile hayvanların yiyecekleri yem ürünlerinin, çiftçilerin kullandıkları gübre fiyatlarının, ayrıca herkesin kullandığı demir, çimento gibi inşaat malzemelerinin borsası bugün tamamen özel teşebbüs tarafından ve keyiflerine göre belirleniyor…
Kısacası ve açıkçası; diğerleri neyse ne amma, insanların olmazsa olmazlarından ve gıda maddelerinden olan et, süt, ile hayvan yiyeceklerinden olan yem fabrikaları ve ziraatçıların kullandıkları alet ve edevatları ile birlikte gübre üreten fabrikalar piyasaları istedikleri gibi belirleyip ayarlıyorlar!
Kamunun elinde iken hep zarar ettiği iddia edilen eski KİT’lerden biri olan Çayırhan Termik Santrali hakkında bilgi veren Maden İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akcul “Sadece 2024 yılında maden kesiminin kârı 3 milyar 420 milyon TL. Santral tarafının 2024 kârı 1 milyar 232 milyon TL. Ve masrafları çıktıktan sonra söz konusu santralın net kârı 812 milyon 406 bin TL. Maden Ocağı ve Santralin 2024 yılı net kârı 4 milyar 230 milyon TL” imiş. Demek ki, KİT’ler iyi çalıştırıldığı ve denetimleri sağlıklı şekilde yapıldığında zarar değil, kâr ediyorlarmış… Ancak, özelleştirme meraklısı veya ümitlisi olan genelde Hükümet(ler), özelde de şu anki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ‘’Özelleştirme konusunda taviz yok, kararlıyız…’’ diyor.
Bakanın bun açıklaması bana bir hikâyeyi hatırlattı… Hikâye şöyle:
Dağda odun kesmekte olan bir köylünün yanından yürüyerek geçmekte olan bir kişi, köylüye, ‘Odunun kaç para?’ diye sorar. Köylü de şu para’ der. Adam köylüye ‘ben o parayı vereyim, sen beni vasıtanla karşı köye bırak gel’ der. Ancak, köylü ısrarla ‘Ya odunum, odunum, ne olacak?’ diye sorar! Oysa köylü o kişiyi istediği yere götürüp parasını aldıktan sonra dönüp gelse odununu yine alıp gitse ve satsa olmaz mı? Olur! Ancak, köylünün gözü odundan başka bir şey görmediği için ille de odunum, ille de odunum!’ diyerek ticaretten anlamadığını gösterir!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; Ülkemiz merhum Turgut Özal döneminde gündeme gelen, rahmetli Süleyman Demirel döneminde hızlanan ve Tansu Çiller döneminde çıkarılan ve o gün bugündür uygulanan özelleştirme yasası yeniden gözden geçirilmeli ve ülkemiz Recep Tayyip Erdoğan döneminde katlanarak artan KİT’leri özelleştirme furyasından bir an evvel kurtarılmalı! Yani özelleştirilme dolayısıyla ‘kilit’lenen KİT’ler tekrar KİT’leştirilemeseler bile sıkı bir şekilde denetlenmeli. Dolayısıyla da insanımızın bilhassa gariban halkımızın serbest piyasanın kurbanı olmasının önüne geçilmeli!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
BİR ŞİRKET İÇİN MARKA, BİR KİŞİ İÇİN ÎTİBAR
GİBİDİR. ZOR ŞEYLERİ İYİ YAPMAYA ÇALIŞARAK
İTİBAR KAZANIRSINIZ… Jeff Bezos
BAŞARISIZLIK, SADECE YENİDEN BAŞLAMAK
İÇİN BİR FIRSATTIR, ANCAK BU KEZ DAHA
AKILLICA! Drew Houston
EĞER YAPABİLECEĞİMİZ HERŞEYİ YAPSAYDIK
KELİMENİN TAM ANLAMIYLA KENDİMİZE
HAYRET EDERDİK! Thomas Edison
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur Traktör ve Önyükleyici Fabrikası’nın (Bur-Trak) en iyi reklam ödülünü alan ve 40 yıl önce çekilen reklam filmi sosyal medyada yeniden gündem oldu.
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Yorumlar (0)