
FAİL BİR KİŞİ DEĞİL, BİR ÇAĞDIR!
Tetiğe basan parmak bir çocuğa ait olabilir; ama o parmağı büyüten ilgisizlik, besleyen şiddet kültürü, uyuşturan ekranlar, otoriteyi itibarsızlaştıran anlayış ve her felaketi slogan malzemesine çeviren ikiyüzlü düzen, bu çağın ta kendisidir.
Bir ay önce Yusuf Tekin, bir sendika toplantısında konuştu. Dedi ki: “Bazı okullarımızda güvenlik sorunu yaşanabilir. O okullara polis koyacağız.”
Bunu duyar duymaz, memlekette refleksi hazır bekleyen o malûm kesim ayağa kalktı:
“Liseler ve üniversiteler polis gölgesinde eğitim yapamaz. Karşıyız!”
Aradan çok geçmedi. Bu kez Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta iki psikopat, ellerinde silahlarla okulları rastgele taradı. Çocuklar öldü. Öğretmen öldü. Yuvalar söndü.
Ve aynı koro bu kez başka makamdan bağırdı: “Okullarda güvenliği sağlayamayan Yusuf Tekin istifa!”
İnsan sormadan edemiyor: Şaka mısınız siz?
Dün polis istemiyorsunuz. Bugün güvenlik yok diye bakanın istifasını istiyorsunuz. Hem yağmur yağmasın diyorsunuz, hem tarlam niye yeşermedi diye bağırıyorsunuz.
Amerika Birleşik Devletleri’nde okul baskınları artık istatistik maddesi hâline gelmiş durumda. Her yıl sayısız olay yaşanıyor. Orada her saldırı sonrası eğitim bakanı istifa mı ediyor?
Zelensky’nin açıklamasına göre Ukrayna’da bir psikopat market tarıyor. Ölüler, yaralılar… Peki her cinnetin faturası doğrudan bakana mı kesiliyor? Hayır. Çünkü mesele yalnızca güvenlik meselesi değil.
Bu, çağın ruhsal çöküş meselesidir.
Bugün insanlık dijital çağın esiri. Çocukların elinde telefon, gençlerin zihninde şiddet, ekranların içinde kir, oyunların içinde ölüm provası…
Aile sofraları dağılmış, sohbetler susmuş, anne baba çocukla değil ekranla ilgileniyor.
Devlet yetişemiyor. Yasalar gecikiyor. Toplum ne olup bittiğini anlamadan yeni bir facia kapıya dayanıyor.
Bir de aile cephesi var.
Bir evde yedi tabanca, iki tüfek, dolap dolusu mühimmat… Bu neyin hazırlığı? Ev mi, cephanelik mi? Çocuk o silahlara nasıl ulaşıyor? Kim denetliyor? Kim sorguluyor?
Ve öğretmen meselesi…
Bir zamanlar öğretmenden çekinen öğrenci vardı. Şimdi öğretmeni tehdit eden veli var.
Çocuk azar işitince şikâyet hattına koşan, öğretmeni itibarsızlaştıran, disiplini zulüm sanan bir zihniyet ortaya çıktı. Sonra da “Bu nesil neden böyle?” diye şaşırıyoruz.
“Sınıfta kalma kalksın.”
“Disiplin yumuşasın.”
“Otorite travmadır.”
Sonuç? Kuralsız ama huzursuz okullar.
Her şeyin başı sağlık mı? Eğitim mi?
Ben söyleyeyim: Eğitim bozulursa sağlık da bozulur, ekonomi de bozulur, hukuk da bozulur. Çünkü insan bozulur!
Evet… Şimdi gelelim adalete.
Akın Gürlek’ten ciddi beklentim var. Son yıllarda “reform” kelimesini bolca duyduk ama lafta kaldı. Bu kez laf değil, icraat görmek gerekiyor.
Tunceli’deki korkunç dosya… Bir kız çocuğuna yapılan zulüm… Bu ülkenin vicdanı bu dosyada düğümlenmiştir. Kim yaptıysa, kim sakladıysa, kim göz yumduysa ortaya çıkmalıdır. Ucu nereye giderse gitsin. Bu, aynı zamanda Adalet Bakanının ifadesi.
Ben bu ülkenin hukuk insanlarına güvenmek istiyorum. Savcıya da güvenmek istiyorum, hâkime de. Çünkü adalet mülkün temelidir. Ama adalet gecikirse toplum çürür.
“Devletin dini adalettir” sözü boşuna söylenmemiştir. Hukuk, bir gün herkese lazım olur.
2026
Ramazan Canural'in 'Kısa keselim Aydın havası olsun' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'mamların Maaşı meselesi' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir zirveden daha fazlası Ankara'nın verdiği mesaj' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir hayat serüveni Pediyatriden geriyatriye' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Yalancı Cennet'ten ebedi Cennete ” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir Ömür sessiz kahramanlık: Babalar” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Türk siyasetinde sosyo-politik bir analiz ve CHP” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Fethin gölgesinde bir Cuma namazı” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir musibet bin nasihattan iyidir…” adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Ah ekonomi vah ekonomi!' adlı köşe yazısı... Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
Burdur'da 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Burdur'da elektrikler kesilecek mi? Burdur'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Burdur Bucak 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Burdur Bucak'ta elektrikler kesilecek mi? Burdur Bucak'ta yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Isparta'da 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Isparta'da elektrikler kesilecek mi? Isparta'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Isparta Yalvaç 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Isparta Yalvaç'ta elektrikler kesilecek mi? Isparta Yalvaç'ta yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Isparta Sütçüler 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Isparta Sütçüler'de elektrikler kesilecek mi? Isparta Sütçüler'de yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Yorumlar (0)