
Ülke olarak biz Filistin halkı ile asırlar öncesine dayanan ortak bir tarihe, müşterek bir dîne, yakın kültürel ve sosyal ilişkilere sahibiz. Ki, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile yaklaşık yarım asırdır (1975 yılından beri) resmi ilişkilerini sürdüren Ülkemiz, 15 Kasım 1988 tarihinde ‘sürgünde devlet’ olarak îlân edilen Filistin Devleti’ni ilk gün tanıyan ülkeler arasında yer almış. Yani Ülkemiz Siyonist İsrail’in işgal politikasına rağmen Filistin in tam bağımsız ve egemen devlet olma yolunda sürdürdüğü mücadelesine tam destek vermiş ve vermeye de devam ediyor… Ancak bizim tek başımıza Filistin’i Filistin yapmaya gücümüz yetmiyor. O nedenle, yıllardır bir türlü hayata geçirilemeyen Filistin Devleti, artık başta İslâm Ülkeleri ve Türk Devletleri olmak üzere diğer devletler tarafından da tanınmalı... Ancak insanının yüzde 98-99’u Müslüman olan Devletimiz vaktiyle yine insanının tamamına yakını Yahudi, büyük bir bölümü ise Siyonist olan İsrail’i ilk tanıyan Ülkeler arasında yer alırken; yine yüzde 98-99’u Müslüman olan bir ülke olan Cezayir’i ise en son tanıyan ülkeler arasında yer alarak büyük hata, hattâ çok ayıp etmiş ama Filistin’i tanıma ve destekleme konusunda aynı hatayı ya da yanlışı yapmamış elhamdülillah…
Korsan, Siyonist ve terörist İsrail Devleti 75 yıldır Filistin’i Filistinlilere dar eder ve Müslümanları ilk kıbleleri olan Mescid-i Aksa’ya sokmaz ve ibadet yaptırmazken; 8 aya yakındır da Gazze’de taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmıyor, kapsamlı ve bilinçli bir soykırım yapıyor! Ki, bu soykırım Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından da onaylanmış, tescil edilmiş durumda! Ancak, onca İslâm Ülkesi ve Türk Devleti Müslüman Filistin’i tanıma lütfunda bulunmadığı-bulunamadığı için Netahyahu ve savunma bakanı şımardıkça şımarıyor maalesef! Bu vurdumduymazlık ya da korkaklık her inanmış Türk gibi beni hem düşündürüyor, hem üzüyor hem de utandırıyor!
Başta onlarca İslâm ülkesi ve Türk Devleti bir çok ülke İsrail’in Filistin de yaptığı soykırıma karşı sesini soluğunu çıkarmazken; Güney Afrika gibi bir Devlet genelde tüm ülkeleri, özelde de bahsime konu ülkeleri utandıracak, İsrail’i mahkum ettirecek şekilde Uluslararası Adalet Divanı’na şikayet etti ve Gazze Kasabı Başbakan Netanyahu ile yandaşı Savunma Bakanı Gallant hakkında tutuklama kararı çıkarılmasını istedi ve bildiğim kadarıyla bunda başarılı da oldu… O nedenle ben Güney Afrika Cumhuriyeti Devleti yöneticilerini-yetkililerini yürekten kutluyor, tebrik ve teşekkür ediyorum. Çünkü Güney Afrika yöneticileri ABD ve İsrail’in her türlü tehdit ve şantajlarına rağmen İsrail’e dava açmaktan vaz geçmediler!
Velhâsıl-ı kelâm; Hatırlanacağı üzere Bir)leşmiş! Milletler Genel Kurulu, bundan 10-15 gün kadar önce 143 ülkenin ‘EVET’ oyuyla Filistin’in BM’ye tam üyeliğine ‘ikinci kez’ karar verdi. Ve bu kararlar BM’nin 5 dâimi ülkesinden biri olan ABD tarafından veto edilerek keenlemyekün, yani ‘YOK’ hükmünde sayıldı! Yani 193 üyeli BM Genel Kurulu’nda 143 ülkenin kabul oyuna karşılık ABD, İsrail ve Okyanus ötesindeki küçük birkaç ülke ‘hayır’ demiş ve 25 ülke de çekimser kalmıştı! Her şeye rağmen, İrlanda ve Norveç, Filistin’i resmen tanırken, İspanya Başbakanı Sanchez de Ülkesinin İsrail’i 28 Mayıs da tanıyacağını açıkladı ve birçok İslam ülkesi yöneticinin söyleyemediği şu sözleri söyledi:
“Çok açık şekilde duvarlar örülse de halklar bombalansa da, Filistin toprakları hayatta kalacak ve Filistin Filistinlilerin olmaya devam erecektir…!
Hülâsâ-i netice; Hristiyan İspanya’nın Hristiyan ama Siyonist ve Emperyalist olmadığı gibi iyi bir vicdan, insaf ve izan sahibi olan Başbakanı, birçok İslam Ülkesi yöneticinin söylemediği-söylemeye cesaret edemediği sözler söyler ve İsrail’i lânetlerken, Filistin’e sahip çıkmış… Dileyen okurlarım İspanya Başbakanının altın niteliğindeki açıklamalarını tam metnini internet üzerinden bulup okuyabilirler… O nedenle ben kendi yorumuma geçiyor ve bugünkü yazımı noktalamak istiyorum:
İsrail Başbakanı Netanyahu bugüne kadar ateşkes çağrılarına kulak asmadığı gibi, Filistin ile ilgili hiçbir barış planları olmadığını da ‘dosta düşmana’ îlân etti! Dolayısıyla da dünya barışını tehlikeye girmesine neden oldu! O nedenle ben ‘Filistin-Gazze Zindabad, yani yaşasın Filistin ve Gazze’ ve ‘zalimler için yaşasın Cehennem!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
GECE VE GÜNDÜZÜN ULAŞTIĞI HER YERE İSLÂM
ULAŞACAKTIR. ALLAH (c. c), İSTER KERPİÇDEN
İSTERSE DEVE KILINDAN YAPILSIN, İSLÂM’IN
GİRMEDİĞİ HİÇBİR EV BIRAKMAYACAKTIR. BU
KİMİLERİ İÇİN İZZET, KİMİLERİ İÇİNSE ZİLLET
OLACAKTIR. ALLAH İSLÂMI AZİZ EYLEYECEK,
KÜFRÜ İSE ZELİL KILACAKTIR…
KÜFRE RIZA KÜFÜR OLDUĞU GİBİ, ZULME
RIZA GÖSTERMEK DE ZULÜMDÜR…
AYRICA, MÜSLÜMAN MÜSLÜMANIN KARDEŞİDİR.
ONA ZULMETMEZ, ONU (ZÂLİMLERE DE) TESLİM ETMEZ…
Ve KİM DİN KARDEŞİNİN BİR İHTİYACINI KARŞILARSA,
ALLAH (c.c) DA ONUN BİR İHTİYACINI KARŞILAR.
KİM BİR MÜSLÜMANIN BİR SIKINTISINI GİDERİRSE,
ALLAH DA ONUN KIYAMET GÜNÜ SIKINTILARINDAN
BİRİNİ GİDERİR. KİM BİR MÜSLÜMANIN (KUSURUNU)
ÖRTERSE, ALLAH DA KIYAMET GÜNÜ ONU ÖRTER…
3 ayrı Hadis-i Şerif
ZULÜM İLE ÂBÂD OLANIN, ÂHİRİ BERBAT OLUR..!
Yunus Emre
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) İlahiyat Fakültesi akademisyenleri, personeli ve öğrencileri, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla örnek bir etkinliğe imza attı. Fakülte yerleşkesinin arka kısmında oluşturulan hatıra ormanında yüzlerce fidan toprakla buluşturulurken, üniversite yönetiminden tüm dünyaya adalet ve merhamet mesajı verildi.
Gazze Şeridi’nde insani kriz derinleşirken, yakınlarını kaybeden gençler için toplu nikah organizasyonu düzenlendi. İşte can kaybının 72 bin 740’a ulaştığı bölgeden dayanışma ve umut dolu kareler...
Suat Kılıç, Gazze filosuna yönelik saldırıyı sert sözlerle eleştirdi ve Türkiye’ye daha güçlü adım çağrısı yaptı.
Gazze’de saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 585’e çıktı.
Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze Şeridi’nde biriken enkaz ve atıklar nedeniyle çoğalan kemirgenlerin ciddi salgın hastalıklara yol açabileceği konusunda uluslararası kuruluşları uyardı.
Hayırseverlerin destekleriyle hazırlanan ve içerisinde un, gıda, kıyafet ile battaniye bulunan 15 yardım tırı, dualar eşliğinde Gazze’ye ulaştırılmak üzere yola çıktı. Kızılay aracılığıyla bölgeye nakledilecek olan sevkiyat, 21. Gazze Yardım Gemisi’ne dahil edilerek mazlumlara ulaştırılacak.
Yorumlar (0)