
Büyük ve tabii bir tarım ülkesi olan Türkiye’mizin zincir, süper ve hiper marketleri, hattâ varoşlardaki bakkalların dolap ve rafları GDO’lu-Genetiği Değiştirilmiş Organizmalarla, inorganik, yani organik olmayan gıdalarla; asitli, kolalı kısaca ne idüğü belirsiz katkı maddeli ürünlerle, yoğun fruktozla tatlandırılan, dolayısıyla da insan değil, hayvan sağlığına dahî zararlı olan maddelerle; raf ömürleri bir lâstik gibi uzatılan yiyecek ve içeceklerle doldurulup taşırılıyor ve genelde insanımızın, özelde de çocuklarımızın sağlığı ile oynanıyor maalesef! Ancak, ülkemizin ilgili bakanları-bakanlıkları ve yetkili yetkisiz uzmanları ‘sağlığa zararlı oldukları bilinen belgelenen’ ürünlerin üretimine (tütün ve alkollü içecekler dâhil) alınıp satılmasına ve yenilip içilmesine izin verip müsaade ediyorlar… Dolayısıyla da hastanelerimizin, sağlık ocaklarımızın, sağlık merkezlerimizin ve acil servislerimizin ‘zararlı katkı maddeleriyle beslenen ve sık sık hastalanan’ ya da rahatsızlanan büyüklü küçüklü insanların dolup taşmasının önünü açıyorlar; Artı ilaç üreticileri de bu hastalara ilaç yetiştirmek için vardiya usulüyle çalışıyorlar, kârlarına kâr katıyorlar… Ki, bizim Kimya Mühendisi Torunumuz da İstanbul’daki büyük bir ilaç fabrikasında ‘durmadan-dinlenmeden, gece gündüz demeden, mesai mevhumu tanımadan’ çalışıp hastaları ilaçsız bırakmamak için çalışıp çabalıyor!
Benim gibi düşünen ve genelde halkın, özelde de çocukların sağlıklarının korunmasının gerekli olduğuna inanan Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, bahsime konu zararlılar hakkında ve arada bir yaptığı gibi bir açıklama daha yapmış ve yetkilileri ciddi bir şekilde uyarmış! Gök, yaptığı açıklama da “Toplum sağlığı için okul çağından itibaren beslenme üretimi yeniden gözden geçirilerek fruktoz şurubu katkılı içecek ve yiyeceklerin imâlatı ve satışı mutlaka yasaklanmalıdır. Fruktoz şurubu katkılı içecek ve yiyeceklerin satışı sıkı bir şekilde denetlenmeli, cezai yaptırımlar arttırılmalı ve uygun olmayan ürünler yasaklanmalıdır..!’’ demiş.
Sendika olarak yıllardır fruktoz, nişasta bazlı şeker ya da mısır şurubunun toplum sağlığı üzerinde olumsuz etkilerini anlatmayı vicdanî bir sorumluluk gereği üstlendiklerini hatırlatan Îsa Gök, probleme ilişkin çözüm önerilerini de şöyle özetlemiş:
“Toplum sağlığı için beslenme programları yeniden gözden geçirilerek fruktoz şurubu katkılı yiyecek ve içeceklerin imalat ve satışları mutlaka yasaklanmalıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın iş birliğiyle denetimler artırılarak sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Fruktoz şurubu katkılı yiyecek ve içecekler sıkı bir şekilde denetlenmeli, cezai yaptırımlar artırılmalı ve uygun olmayan ürünler yasaklanmalıdır. Yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların ithalatı, zorunlu sektörler dışında mutlaka sınırlandırılmalı ve denetimleri sıklaştırılmalı..!”
Hâsılı; ülkemizin değişik imâlâthânelerinde, fabrika ve atölyelerinde harıl harıl üretilen ve peynir ekmek gibi alınıp satılan, dakika başına reklamları ya da tanıtımları yapılan, hattâ faydalarından dem vurulan, yiyilen içilen fruktozlu, GDO’lu ve inorganik, yani insan sağlığına son derece zararlı olan gıda maddeleri, artı giysiler ve kullanılan eşyalar hakkında ne gibi bir tedbir alınıyor ya da alınmıyor onu bilmiyorum… Çünkü, bu ve bu gibi konular uzmanlık isteyen, etkisi ve yetkisi olan kişilerin bilecekleri şeyler… Ancak, İl Merkezlerinden en uzak ve en küçük köylere, mezralara varıncaya kadar her yere giden ve her nerede olursa olsun ülkemizin yararına olacak tüm plan, proje, çalışma ve icraatlar, üretimler sıkı bir şekilde denetlenmeli, zararlı ürünlerin üretimleri alım satım ve kullanımları ya yasaklanmalı ya da uzmanlarca ve sıkı bir şekilde desteklendikten sonra satışa sunulmalı… Yani, bahsime konu zararlı gıda maddeleri ve kullanım eşyaları ile giysiler işin uzmanları tarafından ve sıkı bir şekilde denetlenmeli, daha sonra piyasaya sürülmeli… Dolayısıyla da genelde bir milletin, özelde de gençlerin ve çocukların sağlıkları ile oynanmamalı! Değilse önce bu sağlıksız maddeleri üretenlere, sonra da hastanelere ve ilaç fabrikalarına veya üretici firmalara çalışmış oluruz!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; genelde Dünya da özelde de Ülkemizde, ‘Denizden babam çıksa yerim’ ya da ‘ver Allah’ım (c.c) ver, bu kulun ne versen yer!’ şeklinde bir mantık gelişmiş-geliştirilmiş durumda! Ve o mantık bir toplumun sağlığını sıhhatini, hattâ genlerini ve psikolojilerini bozar hâle gelmiş… Ancak, dünya da hükümetler kurup hükümetler yıkacak kadar güçlü, nüfuzlu ve etkili hâle gelmiş bahsime konu maddelerin üreticileriyle ve baronlarıyla baş etmek kolay bir şey olmasa gerek..!’ diyor… Onun için, Cenab-ı Hakk encamımız hayreylesin’ diyor, herkese yüzde yüz organik, olabildiğince doğal-tabii, yerli, millî, sağlıklı sıhhatli ve âfiyetli saygılar sunuyorum.
YİYİP İÇEN DE ÖLÜYOR, YİYİP İÇMEYEN DE
ÖLÜYOR! ANCAK. FRUKTOZLU, İNORGANİK
VE GDO’LU YİYECEK VE İÇECEKLER İNSANLARI
ACI ÇEKTİREREK ÖLDÜRÜYOR! T. Akbaş
YÖNETİM, İŞLERİ DOĞRU YAPMAK, LİDERLİK
‘DOĞRU İŞLERİ’ YAPMAKTIR… Peter Drucker
MOTİVASYON, İNSANLARA İSTEDİKLERİNİ
YAPTIRMAK DEĞİL, YAPMAK İSTEDİKLERİNİ
BULMALARINA YARDIMCI OLMAKTIR…
Dwight D. Eisenhower
EYLEMLER, KELİMELERDEN DAHA YÜKSEK
SESLE KONUŞURLAR! Stephen Covey
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Sivas’ta kış aylarında sürücülerin korkulu rüyası olan Yağdonduran geçidinde yapılan tünelin açılmaması sürücülerin tepkisine neden oluyor.
Nevşehir'de 16 Ekim 2026 Cuma günü elektrik kesintisi var mı? Nevşehir'de elektrikler kesilecek mi? Nevşehir'de yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Nevşehir Kozaklı 16 Ekim 2026 Cuma günü elektrik kesintisi var mı? Nevşehir Kozaklı'da elektrikler kesilecek mi? Nevşehir Kozaklı'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Nevşehir Hacıbektaş 16 Ekim 2026 Cuma günü elektrik kesintisi var mı? Nevşehir Hacıbektaş'ta elektrikler kesilecek mi? Nevşehir Hacıbektaş'ta yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Nevşehir Gülşehir 16 Ekim 2026 Cuma günü elektrik kesintisi var mı? Nevşehir Gülşehir'de elektrikler kesilecek mi? Nevşehir Gülşehir'de yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Nevşehir Derinkuyu 16 Ekim 2026 Cuma günü elektrik kesintisi var mı? Nevşehir Derinkuyu'da elektrikler kesilecek mi? Nevşehir Derinkuyu'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Yorumlar (0)