Taceddin Akbaş

Gazeteciler 'Ağaçlar Gibi' ayakta ölür, mezarda emekli olurlar(!)

Taceddin Akbaş'ın 'Gazeteciler 'Ağaçlar Gibi' ayakta ölür, mezarda emekli olurlar(!)' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

GAZETECİLER ‘AĞAÇLAR GİBİ’ AYAKTA ÖLÜR, MEZARDA EMEKLİ OLURLAR(!)

Uzun süre ulusal ya da yaygın basın yayın organlarının bazen fahrî, bazen de kadrolu ve asgarînin de asgarîsi bir ücretle olsa da muhabirliğini; İl Temsilciliğini yapmış, SGK’dan ve 45 yaşında, yani en verimli çağında emekli olmuş, ama zorunlu haller dışında, bugüne kadar hiç evinde yerinde oturmamış; artı özelde haber, genelde de köşe yazarlığı yapmış ve yapmaya da devam eden bir gazeteciyim!

Ve şimdiki İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirler de ve ulusal basın yayın organlarında çalışan meslektaşlarım nasıl çalışıyor ve ne kadar ücret alıyorlar bilmiyorum… Ama, İlimiz ve İlimiz ölçeğindeki il ve ilçelerde görev yapan, yâni Anadolu da ve bilhassa yerel basın yayın organlarında çalışan gazeteci arkadaşlarım lâyıkıyla da ya da gerektiği gibi kutlamasalar-kutlayamasalar da 10 Ocak tarihi Bir)leşmiş (M)illetler! (BM) Genel Kurulu aldığı bir kararla ‘’Çalışan Gazeteciler Günü” olarak isimlendirmiş, dolayısıyla da bir şekilde kutlanmasının yolunu açmış!

O nedenle ben daha yazımın başında, gazetecilerin tıpkı ağaçlar gibi ayakta öleceklerine ve mezarda emekli olacaklarına inandığımı hatırlatıyor ve birçok adı var kendisi yok olan günlerden biri olarak gördüğüm bu günün maksadının hasıl olmasını diliyor ve ister çalışan olsun ister emekli, tüm gazetecilerin günlerini kutluyor, tamamına kazasız belasız, sağlıklı sıhhatli günler ve bol-bereketli kazançlar diliyor, şimdi de bu sembolik gün hakkındaki görüş ve düşüncelerime geçmek istiyorum:

BENİM YAŞADIĞIM VE GÖRDÜĞÜM KADARIYLA TÜRK BASINI EN SIKINTILI GÜNLERİNİ ‘28 ŞUBAT PİSMODERN(!) DARBESİ SIRALARINDA’ YAŞADI!!

Birçok konuda ve Dünya genelinde olduğu gibi, ülkemizde de basın yayın organlarının hiçbiri madden de manen de ve yüzde 100 ya da sınırsız bir şekilde özgür olmamış-olamamışlardır, bundan sonra da olamayacaklardır ki, doğru olanı da budur! Çünkü, her şeyin azı karar, çoğu zarar olduğu gibi, özgürlüğün gereğinden fazla ya da sınırsız olması da bazen zararlı olabiliyor… Daha doğrusu, başka kişilerin ya da başka kurum ve kuruluşların özgürlüklerinin başladığı yerde diğer kişilerin de gazetecilerin de özgürlükleri biter-bitmesi gerekir… Yani Yüce Yaratıcının dışında kimse sınırsız etkiye, yetkiye, güce, kuvvete ve özgürlüğe sahip değildir ki, istese de olamayacaktır! O nedenle, dünyanın hiçbir yerinde ve görünüşte ya da gösterişte en demokratik, güya en özgürlükçü ülkelerde bile basın yüzde 100 ya da sınırsız bir şekilde özgür değildir! Çünkü, her kurum veya kuruluş içinde olduğu gibi, basın yayın kuruluşları veya medya mensupları arasında da özgürlükleri istismar edenler ya da süflî emelleri-menfaatleri uğruna veya siyasi düşünceleri nedeniyle mesleklerini olumsuz yönde kullanan birileri çıkmıştır ve bundan sonra çıkabilecektir! Onun için basın yayın organları da sınırsız özgürlük yerine sınırlı ama gerçek özgürlük istemeliler! Ve basın mensupları da medya kuruluşları da sahip oldukları özgürlüğü de kamunun, milletinin ve devletinin, kısaca vatandaşı olduğu ülkesinin millî birlik beraberliğinin tesisinde ve devletin bütünlüğünün korunmasına yardımcı olacak şekilde kullanmalılar! Çünkü hemen herkes gibi basın mensupları da medya kuruluşları da vatandaşlarla aynı gemide seyrediyorlar!

Ve Türk basını, (mütâreke basını dahil) 28 Şubat Pismodern(!) Darbesi dönemi kadar sansür yememiş, baskı görmemiş, bihakkın yayın yapan medya mensuplarının özgürlükleri kısıtlanmamış ve medya mensuplarının özgürlükleri ellerinden alınmamıştır! Ki, ben 28 Şubat döneminde ve Gazeteciler Cemiyeti 2. Başkanı ve Başkan Vekili olmama rağmen (sırf sakallı olduğum için) bir seferinde askerî gazino da yapılan bir düğüne alınmamışımdır… Ve hemşerilerimin, meslektaşlarımın ve bilhassa okurlarımın iyi bilecekleri ya da hatırlayacakları gibi; ben gazetecilik hayatımda ülkemin, devletimin ve milletimin millî menfaatlerine halel getirecek, insanıma zarar verecek, yüzümüzü kızartacak, hattâ genelde İlimin ilçelerimin, özelde de şahısların ve bilhassa ailelerin mahremlerine girecek hiçbir haber ve yorumu yapmamış olmama rağmen böyle bir muameleye maruz kalmışımdır!

ÇALIŞAN GAZETECİLERİN, İDARECİLERİN VE ZİRAAT MÜHENDİSLERİNİN GÜNLERİ KUTLU, KENDİLERİ İSE MUTLU OLSUN!!!

10 Ocak bizim bayramımız olduğu gibi, sevgili ziraat mühendislerinin de saygıdeğer Mülkiyelilerin-idarecilerin de günleri kutluyorum ve tüm ziraat mühendislerimizin ve idarecilerimizin tamamına sağlık, sıhhat ve âfiyet dileklerimle birlikte saygı ve sevgiler sunuyorum:

Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; bendeniz ‘merkezî yönetimlerin de yerel yönetimlerin de çalışan gazetecilere yardımcı olmaları, kamuoyunu ilgilendiren olumlu ya da olumsuz icraatlarını genelde halka özelde de üst makamlara, diğer etkili ve yetkililere duyurmaları konusunda yardımcı olmaları gerekir’ diyorum… Ve bu konuda son olarak ‘basın yayın organları ve medya mensupları devletinin millî, milletinin âlî menfaatlerini ve bilhassa kişi, aile, kurum ve kuruluşların özel ve mahrem bilgilerini araştırmadan ve bir şekilde bulduğu-elde ettiği özel ve gizli konuları deşifre etmeden devlet ve millet yararına analizler yaparak haber ve yorumlar yapmalılar ve bir gün kendilerinin de benzer konuların muhatabı, hattâ mağduru olabileceklerini unutmamalılar!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.

KALPTEN OLMAYAN TEK BİR SÖZCÜK BİLE

YAZMADIM, ASLA DA YAZMAYACAĞIM! Nellie Bly

HERKESİN YAYINCI OLDUĞU BİR DÜNYA DA

KİMSE EDİTÖR DEĞİLDİR. GÜNÜMÜZDE KARŞI

KARŞIYA OLDUĞUMUZ TEHLİKE BU! Scott Pelley

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 1
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

13
TEMMUZ

2026

Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış

Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı

13
TEMMUZ

2026

Turis geldiler tırıs gittiler

Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı

29
HAZİRAN

2026

Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!

Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!

Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı

20
HAZİRAN

2026

Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !'

Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı

17
HAZİRAN

2026

Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!

Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı

16
HAZİRAN

2026

Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!

Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz

Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!

Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Gazeteci Mehmet Yetim'in Adıyaman Menzil İzlenimleri
Yaşam

Gazeteci Mehmet Yetim'in Adıyaman Menzil İzlenimleri

Menzil'i en son 2001 yılında, üniversite öğrencisiyken ziyaret etmiştim. Yıllar sonra yeniden aynı topraklara adım attığımda karşılaştığım manzara, hem dikkat çekici hem de düşündürücüydü.

Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu’nda Mehmet Çelik Yeniden Başkan Seçildi
Etkinlik

Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu’nda Mehmet Çelik Yeniden Başkan Seçildi

Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Olağan Genel Kurulu Mardin’de yapıldı. Mehmet Çelik yeniden başkan seçilirken, Halil Azizoğlu başkan yardımcısı oldu.

TİGAD 12. Dijital Medya Çalıştayı Kırşehir’de Tamamlandı
3. Sayfa

TİGAD 12. Dijital Medya Çalıştayı Kırşehir’de Tamamlandı

Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından düzenlenen 12. Dijital Medya Çalıştayı ve Kültür Gezisi Programı, yaklaşık 160 gazetecinin katılımıyla Kırşehir’de gerçekleştirildi.

Türkiye'nin dört bir yanından gelen gazeteciler Hacı Bektaş Veli Türbesi'ni ziyaret etti
3. Sayfa

Türkiye'nin dört bir yanından gelen gazeteciler Hacı Bektaş Veli Türbesi'ni ziyaret etti

TİGAD tarafından Kırşehir'de düzenlenen 12. Dijital Medya Çalıştayı kapsamında yaklaşık 160 gazeteci, Hacı Bektaş Veli Türbesi'ni ziyaret ederek Anadolu'nun önemli manevi miraslarından birini yakından tanıma fırsatı buldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kadın gazeteciye ilginç soru
3. Sayfa

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kadın gazeteciye ilginç soru

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'deki grup toplantısının ardından gazetecilerle sohbet etti. Dünyaya gelen torunu için tebriklerini ileten kadın muhabirle arasında geçen kısa diyalog dikkat çekti.

Türkiye'nin ilk termal uygulama oteli bu şehirde açılacak
3. Sayfa

Türkiye'nin ilk termal uygulama oteli bu şehirde açılacak

Türkiye İnternet Gazetecileri Derneği (TİGAD) tarafından Kırşehir’de düzenlenen 12. Dijital Medya Çalıştayı kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gelen yaklaşık 160 gazeteci, T.C. Adalet Bakanlığı İş Yurtları Kurumu bünyesindeki tesiste düzenlenen öğle yemeğinde ağırlandı.