
Ben, bugünkü yoğun hüzün, oldukça elem, keder ve birazda utanç dolu yazıma başlamadan önce; insanının yüzde 75’i, yani 4’te 3’ü değişik ve Hakk mezheplerden oluşan Müslüman Filistin’e ve yine insanının yüzde 99’u, yani tamamına yakını Sünni Müslümanlardan oluşan; bu özellik ve güzellikleri nedeniyle Emperyalist destekli Amerika, Kapitalist istekli Avrupa ve Müslüman köstekli bir Siyonist; mezhepsiz, dinsiz imansız, vicdansız, evanjalist, arzı mevud’cu-hayalci, katliamcı, soykırımcı, keçi gibi inatçı ve deve gibi kinci ama bir tavşan kadar da korkak olan korsan ve terörist Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun soysuz; kansız, vicdansız, kalleş, kaypak-vurkaçcı askerlerinin ve zâlim polislerinin kullandıkları uçaklar, helikopterler ve tanklar tarafından (ekim 2023’ten beri) bombalanan, dolayısıyla da yakılan, yıkılan ve binlerce kadını, kızı, çoluğu çocuğu ya şehid ya da gâzi yapan, sağ kalanları da barınaksız-evsiz, yersiz yurtsuz; gıdasız, hastanesiz, ilaçsız ve doktorsuz, aç susuz ve uykusuz bırakılan mağdur, mazlum, ama cesur ve kardeş şehir Gazze’nin kısa bir tanıtımını yaparak başlamak istiyorum:
Şöyle ki; Filistin’in Güneybatısında bulunan Gazze, insan yerleşim tarihi itibariyle dünyanın en eski şehirlerinden biri. Çünkü Gazzelilerin o topraklara yerleşmeleri 5 bin yıl öncesine-5 asır öncesine dayanmaktadır. Ve İslâm Ülkelerinin satılmış, kiralık ya da mutemet yöneticilerinin ve halklarının nemelâzımcılıkları-umursamazlıkları nedeniyle, Siyonistler ve destekçileri ile beraber bugün harabeye döndürülen Gazze; Romalılar ile Bizanslıların kontrolleri altında göreceli bir barış süreci geçirerek önemli bir yerleşim birimi olsa da daha sonra İslâm Orduları tarafından Fethedilerek, hızlı bir islâm ve önemli bir hukuk merkezi hâline gelmiş-getirilmiş tarihi bir şehir, hattâ kutsal bir kent… Ancak, daha dün denecek kadar kısa bir süre önce, yani bundan 78 yıl önce (1947 yılında) ve Filistin’in topraklarının bir kısmını dönemin yöneticilerini kandırarak; ayak ya da Bizans oyunları oynayarak, bir kısmını alavereyle dalavereyle satın alarak, bir kısmını ise Amerika ve Avrupa ülkelerin maddi manevi desteğiyle sözde savaşarak, özde gasp ederek sahiplendiği-yerleştiği Filistin de kurulan konsan İsrail devletçiği-devlet bozuntusu, gaspçı İsrail ve Siyonist Başbakanları Binyamin Netanyahu yıllardır Filistinlilere, aylardır da Gazzelilere yapmadık işkence ve soykırım bırakmadılar! Ve bunlar genelde dünya ülkelerinin bilgileri, rızaları, hattâ direkt destekleri, özelde ise güya İslâm ülkelerinin bir kısmının doğrudan ve isteyerek, bir kısmının dolaylı yollardan ya da ister istemez destekleri, bir kısmının da göz yumdukları, sustukları, en küçük bir tepki dâhî göstermedikleri için olup bitiyor… Ancak, bunlar, kendilerinin hain-sinsi bir plan ve uygulamaları olsa bile, Cenab-ı Allah’ın da bir hesabı olduğunu, O’nun hesaplarının da bütün hesapları bozacağını-altüst edeceğini ya bilmiyorlar ya da şeytanlarına uyup, batıl inançlarını ve sapık düşüncelerini hayata geçirmeye çalışıyorlar!
Ancak, halkları da kendileri de gayrimüslim bile olsalar, İspanya ve Venezuela gibi ülkelerin insaf sahibi yöneticileri, Gazze’de aylardır işlediği cinayetler, soykırımlar nedeniyle, İsrail’e karşı ciddi ve yaptırımcı tavırlar alır; Gazze’nin-Gazzelilerin dertleriyle dertlenir, mazlum ve Müslüman Filistin halkının yanında yer alırlarken, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi cinsiz-cibilliyetsiz-soysuz, kansız ve ne idükleri belirsiz olan İslâm Ülkelerinin yöneticileri; bırakın Gazzelilerin yanında yer almayı, Siyonist Netanyuhu’nun alenî-açık ve en büyük en güçlü destekçisi olan Emperyalist ABD’ye trilyonlarca dolar ‘ticaret maskesi altında’ yardımda bulunuyorlar! Dolayısıyla da ABD’nin kankası, İsrail’in bombası, bombacısı, Filistin’in ve Gazze’nin ise yakımcısı, yıkımcısı, öldürücüsü, hattâ katledicisi oluyorlar…
İslâm ülkeleri böyle yaparken, insanının büyük bir kısmı da kendisi de gayrimüslim olan İspanya’nın yöneticileri İsrail’in karşısında, Gazze’nin ise yanında yer alarak gerekli tavrı koyuyorlar. Ve İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığını üstüne basa basa ifade ediyorlar. Bun devlet adamlarından biri de Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro! Maduro, Ülkesinin İsrail ile yaptığı tüm ticari ilişkilerini dondurduğunu açıklar ve İsrail Büyükelçisinin ülkelerini terk etmesini istediklerini belirtirken; Fransa’nın uzun yıllar Başbakanlığını yapan, ülkesinin insanı ve kendisi Hristiyan ama bir çok İslâm ülkesi yöneticinden daha insaflı izanlı bir devlet adamı olan Dominique Villepin de; Avrupa ülkelerini kesin ve sert bir dille uyararak, İsrail’in oldubittilerine kayıtsız kalınmamasını istiyor… Ve Villepin, Avrupa Birliği (AB) Ülkelerini üç konuda ve hızlı bir şekilde adım atmaya çağırdığı konuşmasında “Birincisi İsrail ile Avrupa ortaklık anlaşmalarını derhal askıya alın! Çünkü İsrail’in ticaretinin çoğu Avrupa ile. İkincisi, tüm Avrupa-AB ülkeleri İsrail’e silah ambargosu uygulasın! Üçüncüsü de tüm İsrail hükümetlerinin ve kilit İsrail yetkililerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi (UACM)’he sevk edilip yargılansın! Ve biz, bugün Gazze’de yapılan soykırımları ve işkenceleri durdurmak istiyorsanız, İsrail’e bunun öncesinin ve sonrasının olacağını gösterin…” diyor!
Bugün İslâm Dünyası denince, benim aklıma 30 milyon metrekareyi bulan yüz ölçümü üzerinde oturan ve 60’a yakın ‘sözde’ devlet, 80’e yakın ülke ve 2 milyara yaklaşan nüfusları, sıfıra yakın nüfuzları, petrol ve doğalgaz zengini ama inanç, imân ve cesaret fakiri ülkeler geliyor… Fakat, ben yine de kalbinde hardal tanesi kadar imanı-inancı olan insanları ve yöneticileri Müslüman sayıyorum ve onlardan yine de, her şeye rağmen, inanç ve imanınızı olmasa bile, vicdanınızı kullanın, dolayısıyla da hem vicdanınızı rahatlatın hem mazlumların yalnız olmadıklarını gösterin hem de azılı bir İslâmiyet, hattâ inancı bozuk olan, yani tahrif edilmiş Tevrat’a uyduğu için insanlık düşmanı olan kefere ve fecerelere maddî mânaevî destek vermeyin! Ve iyi bir Müslüman ve İslamiyet dostu olmasanız-olamasanız bile, en azından Hristiyan Maduro, Villepin kadar hakkaniyet, adalet ve hak hukuk sahibi olun. Ve Türkiye ile beraber Müslüman Filistin, mazlum ve mağdur ama inançlı imanlı ve dirençli Gazze halkının, yani Hakk’ın-hakîkatin yanında yer alın, yer alınki, Cehennem azabınızı azaltın ’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
EY ÎMAN EDENLER! MÛ’MİNLER ANCAK KARDEŞTİRLER!
ONUN İÇİN KARDEŞLERİNİZİN ARASINI DÜZELTİN VE
ALLAH’TAN (c.c) KORKUN Kİ, RAHMETE ERDİRİLESİNİZ…
Ve (ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKININIZ Kİ, SİZE
MERHAMET EDİLSİN!) Hucûrat Sûresi, âyet 10
KOMŞUSU AÇ YATARKEN, KENDİSİ TOK YATAN
KARNINI TIKABASA DOYURAN ve MÜSLÜMAN’IN
DERDİYLE DERTLENMEYEN BİZDEN DEĞİLDİR!!
Ve KİM BİR KAVME BENZERSE, O DA ONLARDANDIR!
2 sahih Hadis-i Şerif
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) İlahiyat Fakültesi akademisyenleri, personeli ve öğrencileri, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla örnek bir etkinliğe imza attı. Fakülte yerleşkesinin arka kısmında oluşturulan hatıra ormanında yüzlerce fidan toprakla buluşturulurken, üniversite yönetiminden tüm dünyaya adalet ve merhamet mesajı verildi.
Gazze Şeridi’nde insani kriz derinleşirken, yakınlarını kaybeden gençler için toplu nikah organizasyonu düzenlendi. İşte can kaybının 72 bin 740’a ulaştığı bölgeden dayanışma ve umut dolu kareler...
Suat Kılıç, Gazze filosuna yönelik saldırıyı sert sözlerle eleştirdi ve Türkiye’ye daha güçlü adım çağrısı yaptı.
Gazze’de saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 585’e çıktı.
Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze Şeridi’nde biriken enkaz ve atıklar nedeniyle çoğalan kemirgenlerin ciddi salgın hastalıklara yol açabileceği konusunda uluslararası kuruluşları uyardı.
Hayırseverlerin destekleriyle hazırlanan ve içerisinde un, gıda, kıyafet ile battaniye bulunan 15 yardım tırı, dualar eşliğinde Gazze’ye ulaştırılmak üzere yola çıktı. Kızılay aracılığıyla bölgeye nakledilecek olan sevkiyat, 21. Gazze Yardım Gemisi’ne dahil edilerek mazlumlara ulaştırılacak.
Yorumlar (0)