
İber Yarımadası’nın Atlas Okyanusuna bakan batı kıyısında yer alan Portekiz’in 1932’den 1968’e kadar, tam 36 yıl Başbakanlığını yapan Oliveira Salazar’a nasıl bu kadar uzun süre iktidar da kalabildiğini soran kişilere; insanları 3 F ile avuttuğunu, yani bir kısım insanları 10 binlerce kişilik futbol beşiklerinde-stadyumlarında sallayarak uyuttuğunu, bir kısmını ‘folklor’ adı altında oynattığını, kalan kısmını da Fado (eğlence) ile avuttuğunu söylemiş; dolayısıyla da ülkesinin veya insanının o günkü durumunu özetlemiş!
Ben mücrim de teşbihte hata olmasın ama genelde ülkemizin, özelde de gençliğimizin bu günkü durumunu Portekiz’in yıllar önceki durumuna benzetiyorum…
Bu kanata nereden ve nasıl vardığımı merak eden ve niçinini soran sevgili okurlarıma da canımdan aziz bildiğim ülkemin ve genelde yüzde 98-99’unun Müslüman olduğunu zannettiğim ülke insanımızın ve özelde gençliğimizin bugünkü durumundan-inanışından veya yaşayışından örnekler vererek cevaplamak isterim:
Meraklılarının bildikleri, görüp izledikleri gibi, geçtiğimiz çarşamba akşamı Fenerbahçe ve Galatasaray Futbol takımları ‘Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finali için’ karşı karşıya geldiler ve karşılaşma da Galatasaray Fenerbahçe’yi 2-1 yendi, dolayısıyla da yarı finale yükseldi…
Ülker Stadyumu’nda oynanan maçı televizyon ekranlarından izleyenler ile stat’ a giderek canlı canlı izleyen kişiler olduğunu ki; benim lise öğrencisi olan Torun Eymen bile (Burdur’da ve tatilde olmasaydım, arkadaşlarımla birlikte ben de stada gider ve bu maçı yerinde izlerdim…) dediği maça giden kişilerin kaçar lira ödediklerini ve yolda yolakta kaçar lira harcadıklarını bilmiyorum… Ama, maçı büyük bir heyecanla anlatan ve goller geldikçe hop oturup hop kalkan spikerin verdiği bilgiye göre sahada görev yapan özel güvenlik ve diğer görevliler hâriç, tamı tamına 10.000 (on bin) polisin görev aldığını biliyorum… Kaldı ki, bir ara benim de gözümü kaçırdığım maç esnasında ve saha içindeki asıl ve yedek oyuncular veya antrenörler ya da teknik direktörler birbirlerine girdiler ve asıl adı spor olan futbol müsabakasının-karşılaşmasının bir müddet ertelenmesine neden oldular! (‘Müsabakayı orta hakem kötü yönetti…’ diyorlar ama orası ayrı bir konu)
Eski ve amatör ama iyi kötü bir tekvando sporcusu ve izleyicisi olmakla beraber yapılan tüm güreş ve tekvando, bazen de judo, boks ve kink boks karşılaşmalarını ve bilhassa millî olanlarını izlemeye çalışırım… Ve bilhassa güreşlerin besmelelerle-tekbirlerle ve pehlivanları motive edici sözlerle başlamasını, centilmence devam etmesini ve kucaklamalarla ve tebriklerle sonuçlanmasını takdirle karşılarım… Ki, ben şahsen bugüne kadar bu sporların sporcularının karşılaşma esnâsında ve sonrasında kavga ya da dövüş ettiklerini görmediğim ya da rastlamadığım gibi, galiplerin de mağlupların da birbirlerini kucaklayıp kutladıklarına çok şahit oldum! Yani, birçok kişi gibi ben de boksörlerin ve bilhassa kick boksu yapan sporcuların birbirleriyle kıyasıya, bazen sakatlanasıya, bayılasıya, hattâ ölesiye kadar dövüştükleri halde karşılaşma veya müsabaka sonunda birbirlerine sarıldıklarını ve mağlupların galiplerini kutladıklarına, galiplerin de mağluplara teselli-moral destek verdiklerine şahit olmuşumdur!
Demem o ki, ülkemiz gençliğinin 3 F’den biri olan folklora, Türk halk ve sanat müziğine fazla bir önem verdiğini görmedim, duymadım, bilmiyorum… Ancak futbola-futbolculara, artı fadoya, yani eğlenceye ve batı müziğine de müzisyenlerine de artı yabancı dizilere, film artistlerine, dizi oyuncularına ve benzer ünlülerine aşırı derecede düşkün olduğunu üzülerek görüyor, duyuyor ve biliyorum… Ve ‘bu aşırı veya ölçüsüz tutku kontrol altına alınamaması hâlinde gençliğimizin, hattâ orta yaşlı kişilerimizin bile sağlıkları, hattâ genel ahlâkları bozulur hale gelebilir…’ diye endişeleniyorum.
Şükürler olsun ki, geçtiğimiz çarşamba günü İstanbul’da ve Galatasaray-Fenerbahçe arasında yapılan futbol müsabakası esnasında meydana gelen tartışmalar, itişmeler, kakışmalar büyümeden, dolayısıyla da tribünlere sıçramadan bastırıldı… Ancak, birçok ülke genelinde ve ülkemiz özelinde futbol müsabakaları öncesinde, esnasında ve sonrasında çıkan kavgalarda, araç taşlamalarında ve benzer olaylar da çok kişi yaralandığı gibi, maddî zararların, mânevî kayıpların, yani küfürleşmelerin haddi hesabı olmuyor maalesef.
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; kim ne eder ve nasıl kurtarır bilmiyorum, ama başta futbolcular, kulüp yöneticileri ve takım antrenörleri veya teknik direktörleri artı spor ve magazin yazarları ve basın yayın organları olmak üzere tüm futbol severlere-izleyicilere iyi-güzel, kavgasız gürültüsüz ve küfürsüz bir müsabaka izleme kültürü verilmeli, alışkanlığı edindirilmeli; dolayısıyla da hem futbolumuz ve futbolcularımız hem de gerçek futbol severlerimiz ve izleyicilerimiz, kısaca insanlarımız kollanıp gözetilmeli! Daha kısacası ve açıkçası, adına ‘sosyal medya’ denilen illettin, alkolün, sigaranın hattâ uyuşturucu maddelerin riskinden önce çocuklarımız, sonra gençlerimiz, en sonunda da büyüklerimiz korunmalı ve bağımlıları kurtarılmalı!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
MÜCADELE EDEN YENİLGİYE UĞRAYABİLİR
ANCAK, MÜCADELE ETMEYEN BAŞTAN VE
ZATEN YENİLMİŞ DEMEKTİR! Bertolt Brecin
EĞER KENDİ HAYAT TARZINI PLANLAMAZ
VEYA TASARLAYAMAZSAN, BAŞKALARININ
TARZINDA VE PLANINDA KENDİNİ BULURSUN
PEKİ ONLARIN SENİN HAYAT TARZINDA NE
PLANLADIKLARINDAN HABERİN VAR MI?
Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Köpeğe uygulanan şiddet içeren bir videoyu Denizli’de yaşanmış gibi sosyal medya hesabından paylaşan kişi hakkında soruşturma açıldı.
Antalya'nın Kepez ilçesinde drift yaparak görüntüleri sosyal medyada paylaşan sürücüye, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında idari para cezası uygulanırken, sürücü belgesine 2 ay süreyle el konuldu.
Isparta'da bir mehteranda kös çalarken sergilediği güçlü performansıyla dikkat çeken 18 yaşındaki üniversite öğrencisinin görüntüleri kısa sürede sosyal medyada viral oldu. Kös çalarken hissettiği duyguları anlatan öğrenci, "Osmanlı'nın meydanlarda hissettirdiği korkuyu insanlara yaşatmak istedim.
Afyonkarahisar İl Emniyet Müdür Yardımcısı Erdal Yanık'ın sosyal medyadan esprili bir dille paylaştığı kaldırımdan giden minibüs sürücüsü görüntüsü kısa sürede viral oldu.
Antalya'da bir eğlence mekanı işletmecileri ile çalışanlarının sosyal medya platformlarında sahte kadın profilleri açarak tanıştıkları erkekleri iş yerine getirip, 8-10 katına çıkan hesabı ödemek zorunda bıraktığı tespit edildi.
Uluslararası Sosyal Medya Kullanıcıları Derneği (USMEK), basın mensuplarını keyifli bir etkinlikte buluşturdu. Plato AVM sponsorluğunda düzenlenen 2. Ulusal Basın Bowling Turnuvası’nda gazeteciler, televizyoncular ve radyocular dostluk içinde yarıştı.
Yorumlar (0)