
Kendisinin ateist olduğunu, yani tanrı tanımaz bir kişiliğe sahip olduğunu bizzat ifade eden İngiltere’nin şu anki Başbakanı Keir Starmer; yazdığı bir makâlede İslâm’ın yayılmasının mutlaka engellenmesi gerektiğini söylemiş, dolayısıyla da küfrünü ikrar, dinsizliğini itiraf etmiş! O nedenle ben genelde Amerika dostu ve Avrupa hayranı insanların, özelde de sözde Müslümanların ve bilhassa Arapların, benim yazımı okumasalar-okuyamasalar bile, İngiltere Başbakanının ‘tercümesini aşağıya iktibas edeceğim’ küfür makâlesini mutlaka bulup okumalarını diliyorum:
Birinci paragrafımda da belirttiğim gibi, İngiltere’nin şu anki Başbakanı Keir Starmer, yayınladığı bir makalesinde küfrünü ikrar, İslâm ve Müslüman düşmanlığını açık açık îlân etmiş:
Kâfir Keir, mâlûm kakalesinde(!) şunları söylemiş:
“Asıl meselemiz İslâm’ladır ve bu durum aynen böyle kalacaktır. Çünkü bizim tek seçeneğimiz her türlü yolla İslâmî düşünce ve İslâmî yayılmayı engellemektir. Diğer bir seçenek ise İslâm’ın hak din olduğunu, Îsa’nın ve tüm peygamberlerin dînî olduğunu kabul etmek olur. Bu da bizi İslâm’ı benimsemeye ve Allah’ın yeryüzündeki ve ahiretteki hükümranlığına teslim olmaya götürür.
“İslâm’a karşı durmak zorundayız. Başka seçeneğimiz yok. Gerekirse liberal değerlerimizden feragat edip, Müslümanların Avrupa’yı terk etmesine neden olacak yasalar çıkarmalıyız. İsveç örneğinde olduğu gibi. Orada eşcinsellik, ateizm ve benzeri şeyler yasalarla destekleniyor ve bu da Müslümanları ya Avrupa’dan ayrılmaya ya da inançlarını kaybederek Batı medeniyetine asimile olmaya zorluyor. Aynı zamanda İslâm dünyasından Avrupa ve Amerika’ya göçü engellemeliyiz. Bunu, İslâm ülkeleriyle iş birliği yaparak başarabiliriz...
Bu arada Müslüman olmayan toplulukların göçüne kapı açmalı, izin vermeli ve teşvik etmeliyiz. Diğer taraftan İsrail’i, ne kadar sert uygulamaları olursa olsun desteklemeye devam etmeliyiz. Çünkü Gazze’de İslâmî bir yönetimin kurulmasına izin vermemeliyiz. Böyle bir yönetim, İslâm dünyasındaki halklara örnek olabilir...
Bu nokta da İsrail’in Arap devletlerinin aldığı büyük desteği kullanabiliriz. Zîra bu devletler, herhangi bir İslâmî veya demokratik rejim kurulmasından korkuyorlar. Bu da bizim için önemli bir fırsat. O yüzden bu Arap devletlerini, ordularını, güvenlik kuvvetlerini, kurumlarını ve tüm yapıları desteklemeye devam etmeliyiz:” demiş.
Yani büyük bir Avrupa ülkesi olan ve ‘medeniyetin beşiği’, demokrasinin eşiği olduğu iddia olunan İngiltere’yi dinsiz, îmansız, inançsız, ateist, hadi bunlar neyse ne amma İslâm ve Müslüman düşmanı olan, aynı zaman da peskataryen; karısı ise vejetaryen olan bir Başbakan yönetiyor ve bu Başbakan İslâmiyeti ortadan kaldırmak için dünyanın tüm gâvurlarını iş birliği yapmaya çağırıyor… Ben de kendisine ‘İslâmiyeti Ashap döneminin ve senin atan durumunda olan Ebu Cehiller, Ebu Lehebler, Firavunlar, Nemrutlar ve benzer gâvurlar ve bilhassa son devrin din düşmanı olan Stalinler, Marxlar, Leninler ve diğerleri bile bitiremediler de sen mi bitireceksin?’ diye sormak; amma velâkin o gâvurun sözlerinin de yabana atılmaması gerektiğini hatırlatmak isterim! Çünkü o bir kısım ve sözde Müslümanlara ve Araplara sağdan, gayrimüslimlere ise soldan yaklaşmış, dolayısıyla da İslâm Dînini yok edemese de ya zayıflatma ya da akidesi bozuk olan Müslümanları tamamen dinden saptırmak veya uzaklaştırmak istemiş! Hiçbir şey yapamasa bile, zaten karmakarışık olan kafalarını iyice karıştırmak, ehli sünnet vel cemaat olan Müslümanları da dinden soğutmak için tüm kâfirlerin kendisini, yani ateizmi desteklemeleri için tüm yolları göstermiş… O nedenle ben yukarıda da ifade etmeye çalıştığım gibi, yüce Dinimiz İslâm ile kutsal kitabımız Kur’an Cenab-ı Allah’ın bizatihi koruması altında… Çünkü, Cenab-ı Allah, Kur’an-ı Keriminde ve çeşitli ayeti kerimelerinde mealen “Hiç şüphe yok ki, Kur’an-ı biz indirdik-vahyettik. Ve onu her türlü tahrifattan yine biz koruyacağız…’’ buyuruyor!
Kur’an-ı Kerimi kendi himayesine-korumasına alan Cenab-ı Hakk, Kur’an-ı Kerime ve sevgili Habibine şek ve şüphesiz inanan Müslümanları da koruyacaktır elbet. O nedenle, ben ‘dünyanın tüm kefere ve fecereleri bir araya gelseler yine de Kur’an-ı Kerimenin bir harekesini bile değiştiremez, dolayısıyla da İslâm Dîninin özüne zarar veremezler… Onun için asrın firavunlarından, Nemrutlarından ve benzer kâfirlerinden sadece biri olan Keir Starmer ve benzerleri boşuna çabalamasınlar, dolayısıyla da azaplarını artırıp, cehennemlerini kor odun taşımasınlar!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
ŞÜPHESİZ Kİ KÂFİRLER SİZİN APAÇIK DÜŞMANINIZDIR
Nisâ Suresi, âyet 101
KÂFİRLERİN ÖFKELERİ AĞIZLARINDAN TAŞMAKTADIR!
Âl-i İmrân Sûresi, âyet 118
SİZ ONLARIN DÎNİNE UYMADIKÇA NE YAHUDİLER NE DE
HRİSTİYANLAR SENDEN ASLA HOŞNUT OLMAZLAR..!
Bakara Sûresi, âyet 120
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)