
Hemen herkesin bildiği, ya da görüp duyduğu gibi, Ülkemiz de 14-20 Nisan tarihleri arası, tüm haftaların haftası ve ‘kutlamaların hası’ olan-olması lâzım gelen “Kutlu Doğum Haftası’’, 15 Nisan tarihi ‘’Dünya Sanat Günü”, 15-21 Nisan tarihleri arası ‘’Malazgirt Haftası’’, 15-21 Nisan tarihleri arası da “Turizm Haftası” olarak ya kutlanıyor ya da kutlanacak…
Ve sürekli okurlarımın bildikleri gibi, ben (asla) müşrik değil, olmam-olamam inşaAllah, ama (ihtimal ki) mücrim-günâhkâr, ‘Kutlu Doğum Haftası’nı geçtiğimiz salı günkü köşemde değerlendirmiş ve aynı tarihte kutlanan ‘Turizm Haftası’nı da bilâhare değerlendireceğimi deklare etmiştim… Bugünde ‘Şehitler Günü’nü değerlendirmek istiyorum. Ve değerlendirmeme geçmeden önce, ben ailesinden ve dilediği yakınlarından veya akrabalarından 70 kişiye kadar şefaat etme hakkı-yetkisi-izni verilecek olan şehidlerden birinin, yani bir Çanakkale şehidi torunu olan, dolayısıyla da dedesinin şefaat sayı ve sınırları içinde olan ben mücrim; başta Bedir Şehidleri olmak üzere tüm gelmiş geçmiş ve gelecek şehidlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anmak, hayırla yad etmek istiyor ve şefaatlerini bizden esirgememelerini diliyorum… Ve burada bir parantez açarak bilmeyen veya unutan sevgili okurlarıma Şehidliğin-şehid olmanın önemini, özelliğini ve güzelliğini hatırlatmak istiyorum:
Şöyle ki; şehidlik, kendisi ve mertebesi, âhirete irtihal, yani vefat etmiş olan bir şehide tekrar dünyaya dönme imkânı ve kendisine dünya nimetlerinin tamamı verilecek olsa da hiçbir şehidin dünyaya dönmek istemediği-istemeyeceği hadis-i şeriflerle sabit olan bir makamdır-rütbedir! Ve savaş veya benzer durumlarda ölen herkesin şehid olamayacağı ya da şehid muamelesi görmeyeceğini, yani şehidlik makamı veya rütbesinin sadece Allah (c.c) rızası ve Peygamber (sav) sevdası için, din-diyanet, vatan-millet ve devlet savunmasında veya bu kutsalların geri alınması esnâsında canını veren Müslümanlara/Mûmin kişilere verildiğini; ayrıca canını malını veya ırzını namusunu korurken öldürülen kişilerin de hükmet şehid sayıldıklarını hatırlatmak isterim:
İngiliz Ekonomi ve Barış Enstitüsü IEP, geçtiğimiz yıl terör olaylarında ölümlerin yüzde 27 oranında düştüğünü ve bu rakamın 3 yılda yüzde 44 oranında gerilediğini açıkladı… Listeler arasında en kanlı 10 ülkenin Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olduğunu da hatırlatan Barış Enstitüsü, Ülkemizin terör olaylarında en çok azalma yaşayan 5 ülke arasında girmeyi başardığını belirtmiş, elhamdülillah!
Son durumu bilmiyorum ama, Millî Savunma Bakanlığı’nın 21 Mart 2016 yılı verilerine göre, 37 Ülke de ve 81 şehidlikte o binlerce şehidimiz yatıyormuş. Yani Bedir savaşı öncesinde, esnâsında ve sonrasında verdiğimiz şehidlerimizin sayıları ve konuları ayrı, Askerlerimiz Osmanlı’nın son dönemlerinden bu yana dünyanın dört bir yanına barış getirmek ve huzur tesis etmek için gitmiş ve insanımızın binlercesi şehid ve bir o kadarı da gâzî olmuş tabii! O nedenle ben ‘dünyanın birçok ülkesinde ve kilometrelerce ötesinde şehidimizin yattığını, dolayısıyla da bayrağımızı o ülkelerin şehidliklerinde dalgalandırdığını biliyor; ülkemizin en çok ve en anlamlı şehidi 1. Dünya savaşı esnasında ve Çanakkale Destanının yazılışı sırasında verdiğini düşünüyorum…
Ben, bir dönem ASALA ve JCAG gibi Ermeni Terör örgütlerinin şehid ettiği onlarca diplomatlarımızı-hâriciyecilerimizi unutmayalm; 40 yıldır da PKK-KCK, PYD/YPG gibi Ermeni dostu, Müslüman Türk düşmanı terör örgütlerinin 40 yıldan fazla bir süredir ve binlerce askerimizi, polisimizi, güvenlik görevlimizi ve korucumuzu, artı öğretmenimizi, sağlık görevlimizi ve benzer görevlerde bulunan insanımızı şehid edip gazî yaptığını ve bunların aile fertlerini, yakınlarını ve dostlarını ise hiç ama hiç unutmayalım, bir an olsun hatırımızdan çıkarmayalım!’ diyorum. Bunu derken, şehidi olmayan ülkelerin, devlet ve milletlerin ölüleri, gâzisi olmayan ülkelerin, devlet ve milletlerinin ise yaralıları olacağının unutulmamasını diliyorum! O nedenle biz en acıklı, en gereksiz şehidlerimizi kendi ülkemizin içinde, kıyısında, köşesinde ve sınırlarımızda beslenen töröristlere verdik maalesef.
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; benim bildiğim kadarıyla Dinimizde ölümü istemek temenni etmek günah; şehid ya da gâzî olmayı istemek/temenni etmek ise sevaptır! Ancak, şehidliğin markalaşmış-klasikleşmiş veya sıradanlaştırılmış olanını değil, hakikisini istemek gerekir!’ diyor ve satırlarımı noktalarken tüm şehidlerimizi tekrar rahmet, minnet ve şükranla anıyor, hayırla yad ediyor, yakınlarına ve sevenlerine sabrı cemil ve ecri cezil diliyor, herkese saygılar sunuyorum.
ALLAH (C.C) YOLUNDA ÖLDÜRÜLENLERE ‘ÖLÜLER’
DEMEYİN, ZÎRÂ-BİLÂKİS ONLAR DİRİDİRLER, FAKAT SİZ
BUNUN FARKINDA DEĞİLSİNİZ… Bakara Sûresi, ayet 154
EĞER ALLAH (c.c) YOLUNDA ÖLÜR YA DA ÖLDÜRÜLÜRSENİZ
ŞUNU İYİ BİLİN Kİ, ALLAH’IN RAHMETİ VE MAĞFİRETİ ONLARIN
TOPLADIKLARI BÜTÜN ŞEYLERDEN DAHA HAYIRLIDIR! Âl-i İmrân-157
HER KİM, BUGÜN DÜŞMANINDAN YÜZ ÇEVİRMEYİP SEBAT EDER,
ŞEHİD DÜŞERSE, CENAB-I HAKK ELBETTE ONU CENNETE KOYACAKTIR
Hadis-i Şerif
ŞEHİDLER 5’TİR-BEŞTİR:
BUNLAR 1-TÂUNDAN (VEBADAN) ÖLEN…
2- KARIN, (YANİ İÇ) HASTALIĞINDAN ÖLEN…
3- SUDA BOĞULARAK ÖLEN…
4- YIKINTI-GÖÇÜK ALTINDA KALIP ÖLEN…
5- BİR DE ALLAH (c.c) YOLUNDA ŞEHİD OLANDIR:
Buhâri Hadisi
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Zorlu, programı kapsamında ilk olarak emekli özel harekat polisi Gazi Hulusi Şahin'i Yenimahalle'deki evinde ziyaret etti. Ardından 15 Temmuz şehidi Özgür Gençer'in eşi ve iki çocuğuyla bir araya gelen Zorlu, ailelerle sohbet etti, yapılan duanın ardından Türk bayrağı işlemeli hediyeler takdim etti.
Çeltikçi'de gerçekleştirilen anlamlı programda, vatan uğruna canlarını feda eden Şehit Akif Altay ve Şehit Ali Yıldırım rahmet, minnet ve dualarla yâd edildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin acı haberi duyurduğu Eskişehir'deki çatışmada, ihbara giden jandarma ekiplerine kurşun yağdırıldı. Olayda 1 jandarma şehit olurken, muhtar ve 1 asker yaralandı.
Osmaniye’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Devlet Bahçeli Meydanı’nda kurulan "15 Temmuz Hatıra Durağı", vatandaşların ziyaretine açıldı.
Ankara’nın Bala ilçesinde görev sırasında otomobilin çarpması sonucu şehit olan Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün’ün ailesine "şehadet belgesi" takdim edildi.
Halı saha maçında kalp krizi geçiren jandarma uzman çavuş hayatını kaybetti.
Yorumlar (0)