
İlgilenenlerin bilecekleri gibi, ülkemizde 11-17 Ocak tarihleri arası “Enerji Tasarrufu Haftası’’ olarak kutlanıyor. Ben de daha yazımın başında bu haftayı kutluyor ve hafta hakkındaki görüş ve düşüncelerimi sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum:
‘Enerji’ deyince okurlarımın akıllarına elektrik enerjisi gelebilir… Ancak, uzmanlar 8 enerji çeşidi olduğunu ve bunların potansiyel, ısı, ışık, elektrik, kimyasal, nükleer, kinetik ve ses enerjisi’ olduğunu ifade ediyorlar...
Bendeniz de ‘genelde her zaman, özelde de haftasında olsun enerjimizi israf etmeyelim!’ diyorum, şimdi de hafta hakkındaki diğer görüş ve düşüncelerime geçmek istiyorum:
Şöyle ki; günümüzde enerjinin hem ekonomik kalkınma hem de çevresel sürdürebilirlik açısından kritik bir öneme hâiz olduğunu ve bunların genel olarak ikiye-iki guruba ayrıldığını ve bunlardan birinin yenilenebilir enerji kaynakları, diğeri de yenilenemez enerji kaynakları olduğunu hatırlatmak ve önce bu kaynakların, sonra da enerji tasarrufu üzerinde durmak istiyorum:
Şöyle ki; Yenilenebilir enerji kaynakları Cenab-ı Hakk’ın lütfu başta olmak üzere tabiatın da kendi döngüsüyle ve sürekli olarak yeniden üretilen, bitmek tükenmek bilmeyen veya tükenme riski taşımayan kaynaklardan sağlanan enerji türü olduğu için çevre dostudur ve sürdürülebilir yapısıyla öne çıkıyor. Ve bu paha biçilmez kaynak, genelde karbon salımını azaltarak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir etkinliğe sahip oluyor.
Tabii Enerjilere gelince bunlar güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, hidroelektrik enerjisi, jeotermal enerjisi, biyokütle enerjisi artı dalga ve gelgit enerjisi, bu enerjide okyanusların ve denizlerin hareketlerinden elde edilen enerjidir ve bu enerji de elektrik üretiminde kullanılıyor!
Yenilenemez enerjiler ise fosil atıklardır ve bunlar petroldür, kömürdür, doğalgazdır ve bunlar ısınma, elektrik üretimi ve sanayi de kullanılır. Yani, yenilenemez enerji kaynaklarının en belirgin özellikleri tabiatta, rezervleri sınırlı olmaları ve az bulunmaları artı tükendikten sonra kısa sürede yenilenememeleridir!
Hâsılı; adına enerji denilen nîmetlerin-rezervlerin bazıları sınırsız olsa da birçoğu sınırlı… O nedenle tasarruf edilmesi direkt olarak sevap, israf edilmesi ise haramdır! Ancak, gayrimüslimler neyse ne amma, günümüz Müslümanı da israf konusunda birbiriyle yarışıyorlar maalesef!
İsraf konusunda; Kur’an-ı Keriminin ve En’am Sûresi’nin 141. Âyet-i Kerimesinde Cenab-ı Hakk “Çardaklı ve çardaksız bağları, değişik ürünleriyle hurmaları, ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen biçimde zeytin ve narları meydana getiren O’dur. Her biri ürün verdiğinde ürününden yiyin; hasat günü de hakkını verin fakat israf etmeyin; çünkü Allah (c.c) israf edenleri sevmez!’’ buyuruyor… Amma velâkin, bırakın ehli dünya insanını, îman ehli de tasarrufun ‘T’sine dahî riayet etmiyor…
Hâsılı kelâm; israf, kelime anlamından yola çıkılarak bakılıp görüldüğünde sadece yeme-içme, yiyecek-içecek gibi şeyler değil, her konuda haddi aşmak, her şeyi saçıp savurmak ve sorumsuzca davranmaktır! Yani, israfı sadece çok yiyip içmekle sınırlamak bu kavramın ihtiva ettiği derin anlamlara karşı haksızlık olur! Ve iktisadın İslâm Dininin emri olduğu, insanının yüzde 98-99’u Müslüman olduğu ya da öyle bilindiği bir ülkede bilinmesi ve uyulması-uygulanması gereken bir rica veya tavsiye değil, Cenab-ı Allah’ın kesin emirdir… Yani herhangi bir ihtiyaç maddesini gereğinden fazla harcamakta noksan harcamakta bir şekilde israf yapmaktır. O nedenle her şeyi vaktinde ve gerektiği kadar kullanmak gerekir…
Ve tasarruf bir Müslümanın iyi-güzel özelliği olduğu gibi, israf etmekte varoluş biçiminden ve yaratılış gayesinden uzaklaşmak demektir! Ve daha da beteri israf kâinatın tek ve yüce sahibi, tüm vâridatın nimetlerin Yaratıcısı, mâliki olan Yüce Yaratıcının Rezzak ismine saygısızlık gibi bir anlama gelir, bu da günâhtır…
İsraf ve tasarruf konusunda Cenab-ı Hakk’ın olduğu gibi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in de çok ciddi uyarıları, îkaz ve tavsiyeleri de var… Bu konuda Efendimiz, ashabına her fırsatta ve israfın her türlüsünden kaçınmaları ve tasarrufa riayet etmeleri konusunda uyarıları olduğu gibi, biz âhir zaman Müslümanlarına da ister yiyecek veya içecek olsun ister kullanılacak eşya olsun ister zaman, mekân ve insan sağlığı, dolayısıyla da nesli koruma gibi konularda israftan kaçınmamızı emrediyor!
Ben mücrim de İstanbul’daki ‘Sanki Yedim Camii’nin hikayesini sevgili okurlarıma hatırlatarak tasarrufun ehemmiyetine vurgu yapmak ve satırlarımı bu iyi güzel tasarrufu iktibas ederek noktalamak istiyorum:
Vaktiyle İstanbul’da yaşayan Keçeci Hayreddin Efendi adında bir zat varmış ve bu kişi; canınım yemek istediği yiyecekleri ‘sanki yedim’ diyerek bir kumbaraya atmış! Ve bu yöntemi yıllarca kullanmış… Sonunda kumbarayı açmış bakmış ve görmüş ki bir hayli bir parası olmuş. Düşünmüş taşınmış ve bu parayla bir cami yaptırmaya karar vermiş, Allah’ın (c.c) lütfu keremi ve kazancının bereketiyle camiyi yaptırmış! Ve birçok kişinin gördüğü ya da duyduğu bu camii şerif İstanbul’un Fatih İlçesinde ve ‘Sanki Yedim Cami’ adıyla ibâdete açık bir camii şeriftir…
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; tasarruf sevap, israf ise günâh olduğu gibi; dünya da birçok şeyin rezervi de sınırsız değil… O nedenle, ‘hiçbir şeyi ve bilhassa rezervleri sınırlı olan nîmetleri israf değil, tasarruf edelim; dolayısıyla özelde nefsimizi, genelde de neslimizi Yaratıcının bahşettiği nimetlerden mahrum bırakmayalım!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
YİNE O İYİ KULLAR, HARCAMA YAPTIKLARI
ZAMAN NE SAÇIP SAVURURLAR NE DE
CİMRİLİK EDERLER; HARCAMALARI BU İKİSİ
ARASINDA MÂKUL BİR DENGEYE GÖRE OLUR
Furkân Sûresi, Âyet 67
TASARRUF AZ MALI ÇOĞALTIR, İSRA İSE ÇOK
MALI AZALTIR! Hz. Ali (r.a)
GEREKSİZ HARCANAN ENERJİ, KAYBEDİLEN
EMEKTİR! Enerji Tasarrufu sloganlarından
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)