
İyi bir Mutasavvıf, fıkıh âlimi, öğretmen, ilk Osmanlı Kadısı ve Müftüsü, ilim ve irfan sahibi olan Şeyh Edebâli, “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın…’’ derken, tecrübe âbidesi atalarımız da ‘bir el diğer bir eli yıkarsa, iki elde döner yüzü yıkar…’ Ayrıca, ’’mal canın yongasıdır..!’’ derler ve çokta doğru söylerler! O nedenle ben de daha yazımın başında ‘bizim gerektiğinde binitimiz, yük taşıyıcımız, daha da önemlisi gıda maddemiz, yani gerektiğinde sırtlarına bindiğimiz ve en ağır yüklerimizi taşıttığımız, daha da önemlisi etini ve yumurtasını yiyip sütünü içtiğimiz, derisini giydiğimiz, sakatatlarından, hattâ kemiklerinden dahi istifade ettiğimiz, gübreleriyle meyve ve sebzelerimizi beslediğimiz hayvanlarımıza sahip çıkalım, yani onlara iyi bakalım ki, onlar da bize faydalı-yararlı olup hizmet etsinler!’ diyeceğim…
Yaşı küçük olanlar veya ilimizin meseleleriyle ilgilenmeyenler pek bilmezler, ama ilimiz Burdur bir zamanlar “Türkiye’nin Süt Pınarı, Türkiye’nin Hollanda’sı, göller, güller, gönüller diyarı ve tekeler yöresi” gibi iyi güzel unvanlarla anılır, birbirinden kaliteli ve iyi güzel el dokuması halıları, hattâ dokuma tezgâhlarıyla tanınırdı! Fakat, her ne olduysa oldu, İlimiz Burdur bu unvanlarının biri olan dokuma tezgâhlarını Denizli’ye, hatırı sayılır bir üretim olan halıcılığını, gül ve lâvanta yetiştiriciliğini de Isparta’ya kaptırdı maalesef… Tarihi varlıklarımızın da yeterli tanıtımını yapamadık, dolayısıyla da ister yerli olsun ister yabancı, turistleri ilimize çekemedik… Bir tabiat hârikası olan, Burdur-Antalya karayolu üzerinde bulunan, diyabet (şeker) ve astım hastalıklarına iyi geldiği konuşulan İnsuyu Mağaramızın suyunun çekilmesini önleyemedik! Şimdide elimizde kala kala bir tarımcılığımız ve hayvancılığımız kaldı…
Demem o ki, gerisi neyse ne amma, benim en büyük üzüntüm, olmazsa olmazımız ve en büyük, hattâ tek geçim kaynağımız olan hayvancılığımızın yok olmaya başlamasıdır… Çünkü, biz komşu illerimizden Antalya gibi bir turizm Kenti, Denizli gibi bir dokuma şehri olma imkânımız olmadığı gibi, Baba torpilli illerden biri olan Isparta’da da olamadık… Ki, bundan sonra hiç olamayız… Ve daha önceleri de dile getirdiğim gibi KİT’lerimize (Kamu İktisâdi Teşekküllerimize) sahip çıkamadık… Hal böyle olunca, elimiz de tek tutamağımız, kalkınma aracımız veya metamız, (son yıllarda can çekiştirmekte olan) hayvancılığımız kaldı… O nedenle, can çekiştirmekte olan hayvancılığımıza iyi ve tez elden bir can suyu vermemiz gerekir!
Tarım Orman İl ve ilçe müdürlüklerimiz, ziraat odalarımız, yetiştirici birliklerimiz, ilgili ve tarımcılığımızla birlikte hayvancılığımıza geliştirme amaçlı, en azından koruyup gözetme maksatlı kurulan-oluşturulan köy ve kasaba kooperatiflerimiz ve benzer kurum, kuruluş ve teşekküllerimiz ne iş yaparlar bilmiyorum; ama Valimiz Tülay Baydar Bilgihan’ın İlimizin bir çok sektörüne ve problemine olduğu gibi, tarım ve hayvancılığına da el atacağını düşünüyorum, dolayısıyla da umudumu tazeleyip güçlendiriyorum…
Nedenine nasılına gelince, onu da şöyle açıklayabilirim:
Şöyle ki; ilk ve orta okul dahil, tahsil hayatı nedeniyle değişik şehirlerde-şehir merkezlerinde geçirse ve memuriyet hayatını il ve ilçe merkezlerinde devam ettirse de; bir köylü evlâdı olduğu için olsa gerek, Burdur Valiliği görevine başladıktan sonra İlimiz genel problemlerinin yanı sıra, son günlerde gündemden düşmeyen hayvan saldırılarını ortadan kaldırmak, aynı zaman da hayvan haklarını da korumak maksatlı ve geniş katılımlı bir toplantı yapan Vali Tülay Baydar Bilgihan “Hayvan refahı için il birliğiyle çalışmalıyız’’ mottosuyla ve belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileriyle ve gönüllü kuruluş ya da STK temsilcileriyle de görüşmüş ve İlimizdeki mevcut hayvan bakım evlerinin kapasitelerinin artırılmasını ve barınaklarının çoğaltılmasını; dolayısıyla da hem hayvanların korunmasını hem de başı boş ve kontrolsüz hayvanların insanlara ve bilhassa çocuklara zarar vermelerinin önüne geçilmesini istemiş…
Ve herkesin mâlûmû olduğu üzere, hayvancılık sektörü, artan insan nüfusunun et, süt ve yumurta gibi biyolojik yaratılışlı yüksek besin-gıda ihtiyaçlarını karşılamak ve dengeli beslenme de önemli, hattâ hayati rol oynamakta olduğu gibi; yem, et-süt ürünleri, ziraat ve veteriner ilaçları, hayvancılık ve ziraat ekipmanları, dericilik ve yan sanayi gibi daha bir çok sektörde istihdam alanları oluşturmakta, dolayısıyla da hem ilimizin, hem de ülkemizin ekonomisine önemli miktarda katma değer sağlamakta… Hele hele sanayisi ve ticareti gelişmemiş, göç almadığı gibi göç vermiş illerden biri olan Burdur’umuz için hayvancılık çok daha önemli… Ancak, son zamanlarda, diğer birçok sektörümüz de olduğu gibi, ister büyük baş olsun küçükbaş hayvan ve isterse kanatlı hayvan olsun üretim veya yetiştiriş sayımızda önemli düşüşler yaşandığını, dolayısıyla da hayvancılığımızın yerinde saydığını, hattâ gerilediğini üzülerek duyuyor, görüyor ve müşahede ediyorum! Ancak, yukarıda da hatırlattığım gibi, şehrimizin birçok konusuna vakıf olan ve var olan problemlerini çözmek için ilk adımlarını atan Valimiz Tülây Baydar Bilgihan’ın İlimizin tarım ve hayvancılığını da, konunun uzmanlarının ve ilgili kurum, kuruluş ve STK temsilcilerinin katılımıyla yapacağı bir(kaç) toplantı da masaya yatıracağını ve sektörü durağandan aktif hâle getireceğini sanıyorum…
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; her ne kadar eski bir gazeteci ve büyüme bir Şehirli olsam da doğma bir köylü (Düğerli) ve çiftçi bir ailenin evlâdı olduğumu için olsa gerek; genelde ülkemizin, özelde de ilimizin tarım, orman ve hayvancılık gibi konuları gündeme geldiğinde heyecanlanıyor ve bu sektörümüzün çorbasına tuzu bulunan herkesi karınca kararınca desteklediğimi ve desteklemeye de devam edeceğimi hatırlatıyor, herkese saygılar sunuyorum.
MİLLÎ EKONOMİNİN TEMELİ TARIMDIR…
TÜRKİYE’NİN GERÇEK SAHİBİ VE EFENDİSİ
GERÇEK ÜRETİCİ OLAN KÖYLÜDÜR…
KILIÇ VE SABAN; BU İKİ FÂTİHTEN BİRİNCİSİ
İKİNCİSİNE DAİMA YENİLDİ!
MİLLETİMİZ ÇİFTÇİDİR. O NEDENLE MİLLETİN
ÇİFTÇİLİKTEKİ ÇALIŞMA İMKÂNLARINI, ASRÎ
VE İKTİSÂDİ TEDBİRLERLE EN YÜKSEK
SEVİYEYE ÇIKARMALIYIZ!
Mustafa Kemâl Atatürk
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan başkanlığında toplanan Sahipsiz Hayvanları Koruma Birliği Encümeni, il genelindeki barınak hizmetlerini ve yeni dönem stratejilerini karara bağladı.
Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından il genelinde yürütülen eğitim, karantina, dezenfeksiyon ve aşılama çalışmaları sonucunda, hayvan sağlığını tehdit eden hastalık Burdur ilinin büyük bir bölümünde kontrol altına alınarak sona erdirildi.
Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılı 1. dönem buzağı, malak, kuzu ve oğlak desteklemelerine esas icmallerin 19–23 Ocak 2026 tarihleri arasında askıya çıkarıldığını duyurdu.
Burdur’un Bucak ilçesinde son bir haftada art arda bulunan köpek ölümleri kamuoyunda büyük tepki yarattı. Sazak mevkiinde yaşanan olayların ardından Bucak Sokak Hayvanları Derneği, sorumlular hakkında resmi hukuk süreci başlatacağını duyurdu.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi, 2025 yılı boyunca sahiplendirme, kısırlaştırma ve tedavi hizmetleriyle sahipsiz can dostların yaşam şartlarını iyileştirmek için çalışmalarını aralıksız sürdürdü.
Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılında kesimi yapılan besilik erkek sığırlar için destekleme başvuru sürecinin başladığını duyurdu.
Yorumlar (0)