Taceddin Akbaş

Hekimlerin bayramları kutlu hastaları da kendileri ve yakınları da mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Hekimlerin bayramları kutlu hastaları da kendileri ve yakınları da mutlu olsun' adlı köşe yazısı....

Taceddin Akbaş

HEKİMLERİN BAYRAMLARI KUTLU HASTALARI DA KENDİLERİ VE YAKINLARI DA MUTLU OLSUN

Tüm hekim ve sağlıkçıların, ayrıca ilgilenenlerin bilecekleri gibi, ülkemiz de her 14 Mart tarihi ‘Tıp Bayramı’ olarak kutlanıyor. O nedenle ben daha yazımın başında tüm hekimlerimizin bayramlarını kutluyor, kendilerinin, hastalarının ve yakınlarının da mutlu olmasını diliyorum. Şimdi de bu bayram hakkındaki şahsî görüş ve nâçiz değerlendirmeme geçmek istiyorum:

Şöyle ki; biz insanlar, birçok şeyin olduğu gibi, doktorlarımızın-hekimlerimizin kadir kıymetlerini de yokluklarında veya ulaşamadığımız zamanlara da anlar ve onların en küçük bir kusur ya da hatalarını gördüğümüz, duyduğumuz ya da yaşadığımızda da bazen yüzlerine karşı, bazen de gıyaplarında söylemedik lâf ve yapmadık hakaret bırakmayız! Yâni kendisi ya da bir hasta yakını olan insanlar bâzen hekimlerinde bir insan olduklarını, dolayısıyla onların da şahsî, âilevî, maddî mânevî veya kurumsal problemleri olabileceğini düşünmez veya unuturlar. Ayrıca hekimlere olduklarından ya da olabileceklerinden daha fazla anlam yükler ve kendilerinden mucizevî müdâhaleler, kesin ve hızlı teşhis, mükemmel tedâvi ve süper kurtarışlar beklerler! Hal böyle olunca hekimlerin, kendisinin ya da yakını olan hastaların hastalıklarının kesin tedavi edebileceklerine veya edilmesi gerektiğine inanırlar. Dolayısıyla ‘ve o esnâ da’ şifâyı verenin de verecek olanın da Allah (c.c) olduğunu unutup hekimlerin ve ilaçların şifâya bir vesile olduğunu düşünemezler!

Daha önce de yazmış ve bizim ilk 2 büyük torunumuzun 2’sinin de üniversite puanları ikâmet ettikleri İstanbul’daki Tıp Fakültesini tuttuğu halde, yani doktor-hekim olabilecekleri halde mühendis olmayı tercih ettiklerini; sebebini sorduğumda da bana ‘hekimliğin maddî mânevî yükümlülüğünün, mesûliyetinin veya sorumluluğunun ağır olduğunu, onun için ağır bir sorumluluğun altına girmek istemediklerini’ söylediklerini hatırlatmıştım! Bugün de hekimlerimizin kıymetlerini, yaşamış olduğum bir hikâyemi siz sevgili okurlarımla paylaşarak tezimi ispatlamak, iddiamı güçlendirmek ve bu vesîleyle hekimlerimizin önemlerine vurgu yapmak istiyorum:

Sürekli okurlarımın ve dostlarımın hatırlayacakları gibi, bendeniz önceki yılın sonunda ve İstanbul’daki Özel Erdem Çakır Hastanesi’nde by-pass ameliyatı olmuş ve 5’i mecbûrî, 2’si de ihtiyâri olmak üzere 7 gün hastanede yatmış, sonra taburcu olmuş ve 2 ay küsur gün İstanbul’daki 2 oğlumun evinde kalarak Burdur’a dönmüştüm! Oğlanlarımın, gelinlerimin ve torunlarımın her zaman olduğu gibi, bu 2-2,5 ay zarfında da bana ve eşime gösterdikleri ihtimam, yakın ilgi ve sınırsız alâkaları ayrı; hastanedeki anestezi uzmanlarının, uzman hemşîrelerin, hasta bakıcılarının ve temizlik görevlilerinin bize gösterdikleri ilgi ve alâkaları; oğullarımızın tanıdıkları ve dostları olan biri Kalp Cerrahı Doç. Dr. Oral Bey, biri Yrd. Doç. Dr. Kardiyolog Betül Hanım, biri de uzman dahiliyeci ve kardiyolog Taner Bey olmak üzere 3 doktorumun-hekimimizin 3’ünün de bana ve ailemize gösterdikleri ilgi, alâka, nezâket, nezâfet, anlayış ve yaptıkları fedâkârlık her türlü takdirin üzerindeydi.

Ayrıca ‘yıllardır Burdur’da aile hekimliğimizi yapan ve her türlü kahrımızı çeken Doktor Ertan Ergin ve aklımda kaldığı kadarıyla Devlet Hastanemizin eski(mez) Başhekimlerinden merhum Dr. Ali Necati Dulupçu ve Hikmet Kantarcı, Mete Özman, Şeref Türel ve Ferunde Özekinci; İlimizin önceki Sağlık Müdürleri Hüseyin Özeren, Mevlüt Yaman, Reha Sermet Aygören, Sırrı Şenbayram ve şu anki Müdürü Murat Erk Beyefendi başta olmak üzere Devlet Hastanemizdeki doktorlarımızın ve personelin bize ‘gerektiğinde hasta ve gerektiğinde hasta yakını vatandaş olarak’ gösterdikleri ilgi ve alâka benim hekimlere ve sağlık görevlilerine olan sevgi ve saygımı bir kat daha artırdı…’ diyebilirim. Bunları derken, ‘hiçbir hekim veya sağlık görevlisiyle tatsızlık yaşamadım da’ diyemem! Ancak, istisnâları da kaide yapıp tüm hekim ve sağlıkçılarımızı kötüleyemem…

HEKİMLİK MESLEĞİ, ‘’SAĞLIK SİSTEMİ İÇİNDEKİ’ EN DİNÂMİK VE KRİTİK UNSURDUR-MESLEKTİR

Benim genelde mesleğim icâbı, özelde de bir vesileyle gidip gördüğüm kadarıyla, polikliniklere ve sağlık ocağı veya sağlık merkezlerine gelen hasta ve hasta yakınları ayrı; âcil servislere her gün-her saat ağır ya da hafif yaralı, yani ya trafik ya da iş kazası geçirmiş ve herhangi bir yakını ölmüş olan kişiler ve yakınları, alkol ve uyuşturucu bağımlıları; kısaca ve genelde problemli ve negatif yüklü insanlar gelir ve bu insanların tamamı hekimlerin davranışlarına, gözlerinin içine, hattâ mimiklerine bakarlar haklı olarak! Bu olumsuzluklar karşısında hiç morallerini bozmadan, bıkmadan usanmadan ve korkmadan, yılmadan, çekinmeden tüm bilgisini, beceresini, tecrübesini ve enerjisini bakmakla yükümlü oldukları hastaları için harcayan âcil doktorları veya sağlık görevlileri, en küçük bir hatası nedeniyle hasta yakınlarının sözlü, hattâ fiili saldırısına uğrarlar. Ve tüm bu bunlardan sonra evine yerine geldiğinde eşinden ve çoluğundan çocuğundan çok gün ya da gece boyunca uğraştığı hastalarını düşünür, yetmez uğradığı sözlü ve fiili darp da saldırıların stresi içinde yatar, uyuyabilirse uyup istirahate çekililer!

Diyeceğim o ki, önce yorucu bir ders çalışma neticesinde kazandıkları Tıp Fakültelerinde 6 yıl teorik ve pratik dersler alan öğrenciler, pratisyen hekim olarak mezun olduktan sonra zorunlu hizmete atanırlar. Sonra da uzman doktor, doçent veya profesör olabilmek için çabalar dururlar! Yani bir hekim, ana sınıfında, hattâ kreşte başladığı eğitimini kendi sağlığı bozulana kadar sürdürür ki; pratisyen hekim olana kadar saçlarının yarısını ya döken ya da ağartan ve Hipokrat yeminiyle mesleğe adım atan hekimler, kendilerini ve ailelerini ihmal ederler, ama hastalarını, hattâ yakınlarını dahî ihmal etmez veya etmemeye çalışırlar!

HEKİMLER MESLEĞE HİPOKRAT DEĞİL İBN SÎNÂ YEMİNİ İLE BAŞLAMALILAR!!

Velhâsıl-ı kelâm; benim bildiğim veteriner ve diş hekimleri dâhil, hekimlerin öğrencilik dönemlerinde yaşadıkları zorlukları veya çektikleri sıkıntıları ayrı, mezun olduktan ve mesleğe başladıktan sonra ‘her gün güncellenen teknolojiye ayak uydurmak için’ var güçleriyle çalışırlar. Dolayısıyla da hastalarını yakından takip edebilmek, hastalıklarını zamanında teşhis ve tedâvi edebilmek için çalışır çabalarlar! En sonunda kendileri de hasta olarak evlâdı yaşındaki meslektaşlarına veya hasta ve yakınlarıyla dolup dolup boşalan hastanelere baş vururlar!

Hülâsâ-i netice; hastalarının canlarını korumak için kendi canlarından ya da sağlıklarından, ailelerinden, çoluk çocuklarından fedakârlık eden hekimlerimizin günlerini tekrar tekrar kutluyor, tamamına sağlık, sıhhat ve âfiyet dileklerimle birlikte herkese saygılar sunuyorum.

HEKİM HASTALIĞI İYİLEŞTİRMEZ, HASTAYI İYİLEŞTİRİR!

İbn-i Meymun

ÜMİTSİZLERE İLAÇ, RUHLARA DOKTOR YOKTUR!

İrvin D. Yalom

TIPTA DOKTOR, FELSEFE DE HASTA OLURSUN!

Peyâmi Sefa

İYİ BİR HEKİM, AYNI ZAMANDA SIĞINABİLDİĞİMİZ

SIĞINABİLECEĞİMİZ BİR LİMANDIR… Anonim

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

13
TEMMUZ

2026

Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış

Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı

13
TEMMUZ

2026

Turis geldiler tırıs gittiler

Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı

29
HAZİRAN

2026

Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!

Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!

Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı

20
HAZİRAN

2026

Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !'

Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı

17
HAZİRAN

2026

Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!

Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı

16
HAZİRAN

2026

Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!

Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz

Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!

Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Burdur sağlık heyeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 14 Mart Tıp Bayramı iftarına katıldı
Bölgesel

Burdur sağlık heyeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 14 Mart Tıp Bayramı iftarına katıldı

Burdur İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ve kentte yılın seçilen sağlık personeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı iftar programında yer aldı. Türkiye genelinden sağlık profesyonellerinin buluştuğu etkinlikte, tıp alanında üstün başarı gösteren isimlere ödülleri takdim edildi.

Bucak'ta sağlık çalışanlarından Kaymakam Can Kazım Kuruca'ya tıp bayramı ziyareti
Bölgesel

Bucak'ta sağlık çalışanlarından Kaymakam Can Kazım Kuruca'ya tıp bayramı ziyareti

14 Mart Tıp Bayramı kutlamaları kapsamında Bucak İlçe Sağlık Müdürü Yasemin Erk ve beraberindeki heyet, İlçe Kaymakamı Can Kazım Kuruca'yı makamında ziyaret etti. Bucak Kaymakamlığı tarafından duyurulan resmi görüşmede, ilçede görev yapan sağlık personelinin çalışmaları ve sağlık hizmetleri gündeme geldi.

Vali Bilgihan 14 Mart Tıp Bayramı’nı unutmadı! Sağlık çalışanlarını ziyaret etti
Etkinlik

Vali Bilgihan 14 Mart Tıp Bayramı’nı unutmadı! Sağlık çalışanlarını ziyaret etti

Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle Burdur Devlet Hastanesi’ne gerçekleştirdiği ziyarette sağlık personeliyle bir araya gelerek günlerini kutladı. Ziyarete protokol üyeleri eşlik ederken, Vali Bilgihan fedakârca çalışan personele teşekkürlerini iletti.

Burdur'da sağlığa katkı sağlayan hekimler unutulmadı
Bölgesel

Burdur'da sağlığa katkı sağlayan hekimler unutulmadı

Burdur İl Sağlık Müdürlüğü, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla emekli hekimlere ziyaret gerçekleştirdi. Burdur’da sağlık hizmetlerine katkı sağlayan hekimler unutulmadı.

Başkan Okan Kurd sağlık çalışanlarını unutmadı
Bölgesel

Başkan Okan Kurd sağlık çalışanlarını unutmadı

Yeşilova Belediye Başkanı Okan Kurd, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla sağlık çalışanlarını ziyaret ederek özverili çalışmaları için teşekkür etti. İşte detaylar…

Başkan Ercengiz, sağlık çalışanlarıyla iftarda buluştu
Bölgesel

Başkan Ercengiz, sağlık çalışanlarıyla iftarda buluştu

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Genel Sağlık İş tarafından düzenlenen iftar programına katılarak sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi.