
Genelde Anadolu insanının, özelde de köylüler ile mütedeyyin ailelerin; çocuklarını okutmak-tahsil yaptırmak, dolayısıyla da dinlerini diyanetlerini, Allah’ı (c.c), Peygamber (sav)’i ehliyetli, liyâkatli ve işinin ehli öğretmenler vasıtasıyla öğretmek, sevdirmek ve saydırmak; kısaca müsbet ve dîn ilimleri tahsili yaptırmak; yani, Yaradan’ın emir ve yasaklarına uymayı öğretmek, artı iş ve aş sahibi yapabilmek için tercih ettikleri ‘İmam Hatip Okullarının ve Kur’an Kurslarının önlerini veya yollarını keseceğiz’; hattâ köklerini kurutacağız ve bu yöntem veya yolla (olmayan) irticayı önleyip lâikliği koruyacağız ya da ikâme edeceğiz…’ gibi paranoyalarla meslek okullarının tamamının yok olmasına neden olan 28 Şubat’ın Postmodern Darbecileri; ülkeye ve mütedeyyin aileler ile birlikte bireylere-gencecik-tertemiz-pırıl pırıl çocuklara ve duru beyinlere verdikleri zararların bedellerini bugün ya ödüyorlardır ya da ödeyeceklerdir! Ancak, herhangi bir şeyi yapmanın yıkmaktan daha zor olduğu gibi, o Darbenin açtığı yaraları sarmak ve yıkıp yok ettiği iyilikleri güzellikleri, maddî mânevi varlıkları onarmak ta kolay olmuyor-olamıyor! Ve o menem dönemin onarılması veya ayağa kaldırılması zor olan yıkıntılarından biri de meslek liseleri ve meslek yüksek okulları oldu… Çünkü İHL’ler ile birlikte sanat okullarının-meslek liselerinin, hatta meslek yüksek okullarının da önleri kesildi. Hal böyle olunca, yıllardır sanatkâr da, ara elaman da yetişmedi-yetiştirilemedi!
Bunun en çok farkında-fevkinde olan, olması lâzım gelen Millî Eğitim Bakanlığı, “Beceri Geliştirme Programı” adıyla ve “Çocuğun Kolunda ‘Altın bir Bileziğin’ Olsun!” ve “Zanaat Atölyeleri” ismini verdiği projeye katılacak olan öğrencilere meslek liselerinin kapılarını ‘ilk kez ortaokul kademesindeki öğrenciler için’ açık tutmuş; Ve ortaokul 7. Sınıftan îtibaren öğrencilerin meslek liselerinde ücretsiz katıldıkları ve katılacakları Ziraat Atölyelerini 18 ilde, 271 okulda ve 129 modüller kurs programı kapsamındaki eğitimlere başlanmış.
Bu projeyle, arasında ilimizin de bulunduğu ‘Meslekî Ortaokullar’ uygulamasıyla, ortaokul dönemindeki öğrencilerin meslekî eğitime ilişkin farkındalık oluşması, öğrenci ve velîlerin ortaokul sonrası eğitim programları süresinde meslekler hakkında daha sağlıklı bilgilere ulaşması amaçlanıyormuş. Ki bu maksatla İlimizin Şirinevler Mahallesi’ndeki ‘Şehid Rıza Çevik Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi’ bünyesinde olan Ortaokul da meslekî eğitim verilecek…
28 Şubat Postmodern Darbesinin üzerinden 27 yıl gibi uzun bir süre geçti. O yıllarda doğan çocuklar da bugün 27-28 yaşlarındalar… Ve bir kişinin 7-8 yaşından îtibaren birçok şeyi hatırlayabileceği veya kavrayabileceği varsayıldığında 28 Şubat 1997’nin çocukları, bugünün ise gençleri durumunda olan kişiler o Darbenin-darbelemenin-darp etmenin(!) ülkemize ve kendilerine verdiği maddî mânevî zararların en canlı tanıkları ve en büyük mağdurları durumundalar… O nedenle ben ‘Millî Eğitim Bakanlığı’nın aldığı bahse konu kararı çok doğru, çok yerinde, ancak çok geç alınmış ve dar bir kesime veya az sayıda bir il’e-ilçeye sıkıştırılmış bir karar!’ olarak görüyorum. Ancak, zararın neresinden dönülürse kârdır mantığı ile bakıldığında, geç kalınmış bile olsa çok yerinde bir karar olduğu için desteklenmeli!’ Dolayısıyla da bundan 27 yıl önce kesilmiş veya kurutulmuş olan sanat damarlarımıza ciddi bir operasyon yapılmalı ve eski sağlığına kavuşturulmalı..!’ diye düşünüyorum.
28 Şubat Postmodern, daha doğrusu pismodern darbesinin gerçekleştiği dönem de ben şahsen, ‘biri ikiz 3 oğlumdan biri subay, astsubay ya da polis olsun’ istedim… Ancak, tüm İHL’liler gibi bizim oğlanlarında ‘İmam Hatip Okulu çıkışlı oldukları için’ bu mesleklerden birinin sahibi olmalarına izin verilmedi maalesef… Yani o dönemlerde, bu ülkenin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Anayasasına bağlı olarak kurulmuş bir Bakanlık olan ve mer’i yasalarla yönetilen Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak öğretim eğitim veren İmam Hatip Liselerini ve yine Yüksek Öğretim Kurumu’na (YÖK) bağlı olarak öğretim ve eğitim veren İlâhiyat Fakültelerini başarıyla-iyi dereceyle bitiren mezunların imam ya da müezzinden başka bir şey olmalarına izin vermediler!
Ve, ve, ve diğer okullarda görülen yanlışlıkların yüzde, hattâ binde 1’i kadarının bile bu güzîde okullarımızda veya Kur’an Kurslarımız da görülmesini bahane ederek tüm camiaya karalayan.. dönemin basın yayın organları; 28 Şubatçıların-darbecilerin süratlerine sürat katarak, İHL’lerin ve Kur’an Kurslarının önlerinin hızlı ve kontrolsüz bir şekilde kesilmesine destek verdiler, dolayısıyla da meslek okullarının yollarını kesilmesine ve dönemin çocuklarının sanatsız, işsiz güçsüz, ailelerinin ise ümitsiz ve moralsiz kalmalarına katkı sağladılar maalesef!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; Millî Eğitim Bakanlığı gecikmeli de olsa sanat okullarına yeniden hayat verecek bir proje başlatmış… O nedenle ben ‘proje ülke genelinde uygulanmalı, dolayısıyla da diplomalı, ehliyetli ve liyakatli sanatkârlar yetişmeli-yetiştirilmeli! Yani çocuklarımızın kollarına mutlaka bir altın bilezik verilmeli!’ diyor, herkese ‘sanat ruhlu ve sanatkâr kaliteli’ saygılar sunuyorum.
BİR MİLLET SANATTAN VE SANATKÂRDAN MAHRUMSA
TAM BİR HAYATA MÂLİK OLAMAZ. BÖYLE BİR MİLLET
BİR AYAĞI TOPAL, BİR KOLU ÇOLAK, SAKAT VE ÂLİL
(hastalıklı) BİR KİMSE GİBİDİR… SANATSIZ KALAN BİR
MİLLETİN HAYAT DAMARLARINDAN BİRİ KOPMUŞ OLUR!
K. Atatürk
SANAT VAR OLMASAYDI, GERÇEĞİN KABALIĞI
DÜNYAYI KATLANILMAZ KILARDI! George Bernard Shaw
SANATIN AMACI, RUHUMUZU GÜNDELİK HAYATIN
TOZLARINDAN TEMİZLEMEKTİR! Pablo Picasso
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
KARABÜK’ün Yenice ilçesinde, dün dersler devam ederken okuldan ayrılan ve sonra kendisinden haber alınamayan Rıdvan D. (13), 17 saat sonra sağlıklı olarak bulundu.
ADANA’da 2 çocuk, sokakta tartıştıkları M.E.D. isimli çocuğu tekme- yumruk dövüp yerde sürükledi. Yaşananlar güvenli kamerasına yansıdı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Pursaklar Tebessüm Parkı Spor Kompleksi’nde 6-16 yaş arasındaki çocuklara yönelik ücretsiz spor kurslarını sürdürüyor. “Spor Vakti” sloganıyla hizmet veren tesiste çocuklar basketbol, voleybol ve futbol branşlarında eğitim alırken, sporun yanı sıra sosyalleşme imkânı da buluyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı bünyesinde kurulan Çocuk Korosu, ilk dersini gerçekleştirdi. 8-13 yaş grubunda 170 çocuğun başvurduğu seçmeler sonucunda koroya katılmaya hak kazanan 65 çocuk, haftada bir gün düzenlenecek derslerde müzik ve sanatla buluşacak.
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Çocuk Meclisi’nin 31. Dönem üyelik başvuruları başladı. “Ankara Çocuklarının Güçlü Sesi” sloganıyla gerçekleştirilen başvurular, 25 Ekim 2026 tarihine kadar devam edecek.
Burdur’da yeni eğitim öğretim yılının ilk günlerinde düzenlenen etkinlikte, Gazze’deki çocuklara dayanışma mesajı gönderildi.
Yorumlar (0)