Taceddin Akbaş

Her çocuğun koluna altın bir bilezik verilmeli! Ancak bunu kim ve nasıl vermeli?

Taceddin Akbaş'ın 'Her çocuğun koluna altın bir bilezik verilmeli! Ancak bunu kim ve nasıl vermeli?' adlı köşe yazısı

Taceddin Akbaş

HER ÇOCUĞUN KOLUNA ALTIN BİR BİLEZİK VERİLMELİ! ANCAK BUNU KİM VE NASIL VERMELİ?

Genelde Anadolu insanının, özelde de köylüler ile mütedeyyin ailelerin; çocuklarını okutmak-tahsil yaptırmak, dolayısıyla da dinlerini diyanetlerini, Allah’ı (c.c), Peygamber (sav)’i ehliyetli, liyâkatli ve işinin ehli öğretmenler vasıtasıyla öğretmek, sevdirmek ve saydırmak; kısaca müsbet ve dîn ilimleri tahsili yaptırmak; yani, Yaradan’ın emir ve yasaklarına uymayı öğretmek, artı iş ve aş sahibi yapabilmek için tercih ettikleri ‘İmam Hatip Okullarının ve Kur’an Kurslarının önlerini veya yollarını keseceğiz’; hattâ köklerini kurutacağız ve bu yöntem veya yolla (olmayan) irticayı önleyip lâikliği koruyacağız ya da ikâme edeceğiz…’ gibi paranoyalarla meslek okullarının tamamının yok olmasına neden olan 28 Şubat’ın Postmodern Darbecileri; ülkeye ve mütedeyyin aileler ile birlikte bireylere-gencecik-tertemiz-pırıl pırıl çocuklara ve duru beyinlere verdikleri zararların bedellerini bugün ya ödüyorlardır ya da ödeyeceklerdir! Ancak, herhangi bir şeyi yapmanın yıkmaktan daha zor olduğu gibi, o Darbenin açtığı yaraları sarmak ve yıkıp yok ettiği iyilikleri güzellikleri, maddî mânevi varlıkları onarmak ta kolay olmuyor-olamıyor! Ve o menem dönemin onarılması veya ayağa kaldırılması zor olan yıkıntılarından biri de meslek liseleri ve meslek yüksek okulları oldu… Çünkü İHL’ler ile birlikte sanat okullarının-meslek liselerinin, hatta meslek yüksek okullarının da önleri kesildi. Hal böyle olunca, yıllardır sanatkâr da, ara elaman da yetişmedi-yetiştirilemedi!

Bunun en çok farkında-fevkinde olan, olması lâzım gelen Millî Eğitim Bakanlığı, “Beceri Geliştirme Programı” adıyla ve “Çocuğun Kolunda ‘Altın bir Bileziğin’ Olsun!” ve “Zanaat Atölyeleri” ismini verdiği projeye katılacak olan öğrencilere meslek liselerinin kapılarını ‘ilk kez ortaokul kademesindeki öğrenciler için’ açık tutmuş; Ve ortaokul 7. Sınıftan îtibaren öğrencilerin meslek liselerinde ücretsiz katıldıkları ve katılacakları Ziraat Atölyelerini 18 ilde, 271 okulda ve 129 modüller kurs programı kapsamındaki eğitimlere başlanmış.

Bu projeyle, arasında ilimizin de bulunduğu ‘Meslekî Ortaokullar’ uygulamasıyla, ortaokul dönemindeki öğrencilerin meslekî eğitime ilişkin farkındalık oluşması, öğrenci ve velîlerin ortaokul sonrası eğitim programları süresinde meslekler hakkında daha sağlıklı bilgilere ulaşması amaçlanıyormuş. Ki bu maksatla İlimizin Şirinevler Mahallesi’ndeki ‘Şehid Rıza Çevik Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi’ bünyesinde olan Ortaokul da meslekî eğitim verilecek…

KARAR DOĞRU, NİYET HÂLİS, ANCAK UYGULAMA DA ÇOK GEÇ KALINMIŞ!!

28 Şubat Postmodern Darbesinin üzerinden 27 yıl gibi uzun bir süre geçti. O yıllarda doğan çocuklar da bugün 27-28 yaşlarındalar… Ve bir kişinin 7-8 yaşından îtibaren birçok şeyi hatırlayabileceği veya kavrayabileceği varsayıldığında 28 Şubat 1997’nin çocukları, bugünün ise gençleri durumunda olan kişiler o Darbenin-darbelemenin-darp etmenin(!) ülkemize ve kendilerine verdiği maddî mânevî zararların en canlı tanıkları ve en büyük mağdurları durumundalar… O nedenle ben ‘Millî Eğitim Bakanlığı’nın aldığı bahse konu kararı çok doğru, çok yerinde, ancak çok geç alınmış ve dar bir kesime veya az sayıda bir il’e-ilçeye sıkıştırılmış bir karar!’ olarak görüyorum. Ancak, zararın neresinden dönülürse kârdır mantığı ile bakıldığında, geç kalınmış bile olsa çok yerinde bir karar olduğu için desteklenmeli!’ Dolayısıyla da bundan 27 yıl önce kesilmiş veya kurutulmuş olan sanat damarlarımıza ciddi bir operasyon yapılmalı ve eski sağlığına kavuşturulmalı..!’ diye düşünüyorum.

28 ŞUBAT’IN MAĞDUR AİLELERİNDEN BİRİ DE ‘BİZİM ÂİLE OLDU’ MAALESEF!

28 Şubat Postmodern, daha doğrusu pismodern darbesinin gerçekleştiği dönem de ben şahsen, ‘biri ikiz 3 oğlumdan biri subay, astsubay ya da polis olsun’ istedim… Ancak, tüm İHL’liler gibi bizim oğlanlarında ‘İmam Hatip Okulu çıkışlı oldukları için’ bu mesleklerden birinin sahibi olmalarına izin verilmedi maalesef… Yani o dönemlerde, bu ülkenin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Anayasasına bağlı olarak kurulmuş bir Bakanlık olan ve mer’i yasalarla yönetilen Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak öğretim eğitim veren İmam Hatip Liselerini ve yine Yüksek Öğretim Kurumu’na (YÖK) bağlı olarak öğretim ve eğitim veren İlâhiyat Fakültelerini başarıyla-iyi dereceyle bitiren mezunların imam ya da müezzinden başka bir şey olmalarına izin vermediler!

Ve, ve, ve diğer okullarda görülen yanlışlıkların yüzde, hattâ binde 1’i kadarının bile bu güzîde okullarımızda veya Kur’an Kurslarımız da görülmesini bahane ederek tüm camiaya karalayan.. dönemin basın yayın organları; 28 Şubatçıların-darbecilerin süratlerine sürat katarak, İHL’lerin ve Kur’an Kurslarının önlerinin hızlı ve kontrolsüz bir şekilde kesilmesine destek verdiler, dolayısıyla da meslek okullarının yollarını kesilmesine ve dönemin çocuklarının sanatsız, işsiz güçsüz, ailelerinin ise ümitsiz ve moralsiz kalmalarına katkı sağladılar maalesef!

Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; Millî Eğitim Bakanlığı gecikmeli de olsa sanat okullarına yeniden hayat verecek bir proje başlatmış… O nedenle ben ‘proje ülke genelinde uygulanmalı, dolayısıyla da diplomalı, ehliyetli ve liyakatli sanatkârlar yetişmeli-yetiştirilmeli! Yani çocuklarımızın kollarına mutlaka bir altın bilezik verilmeli!’ diyor, herkese ‘sanat ruhlu ve sanatkâr kaliteli’ saygılar sunuyorum.

BİR MİLLET SANATTAN VE SANATKÂRDAN MAHRUMSA

TAM BİR HAYATA MÂLİK OLAMAZ. BÖYLE BİR MİLLET

BİR AYAĞI TOPAL, BİR KOLU ÇOLAK, SAKAT VE ÂLİL

(hastalıklı) BİR KİMSE GİBİDİR… SANATSIZ KALAN BİR

MİLLETİN HAYAT DAMARLARINDAN BİRİ KOPMUŞ OLUR!

K. Atatürk

SANAT VAR OLMASAYDI, GERÇEĞİN KABALIĞI

DÜNYAYI KATLANILMAZ KILARDI! George Bernard Shaw

SANATIN AMACI, RUHUMUZU GÜNDELİK HAYATIN

TOZLARINDAN TEMİZLEMEKTİR! Pablo Picasso

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

13
TEMMUZ

2026

Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış

Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı

13
TEMMUZ

2026

Turis geldiler tırıs gittiler

Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı

29
HAZİRAN

2026

Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!

Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!

Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı

22
HAZİRAN

2026

Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı

20
HAZİRAN

2026

Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !'

Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı

17
HAZİRAN

2026

Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!

Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı

16
HAZİRAN

2026

Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!

Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz

Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı

15
HAZİRAN

2026

Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!

Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

İzmir'de 11 yaşındaki kayıp çocuk sağ bulundu
3. Sayfa

İzmir'de 11 yaşındaki kayıp çocuk sağ bulundu

İzmir'in Torbalı ilçesinde dün akşam saatlerinden itibaren haber alınamayan 11 yaşındaki çocuk, ekiplerin 11 saat süren arama kurtarma çalışmaları sonucunda sabaha karşı sağ salim bulundu.

CHP'li İlgezdi: "Derinleşen Yoksulluk Çocukları Erken Yaşta Ölüme ve Çalışmaya Sürüklüyor"
Siyaset

CHP'li İlgezdi: "Derinleşen Yoksulluk Çocukları Erken Yaşta Ölüme ve Çalışmaya Sürüklüyor"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye'de derinleşen ekonomik kriz ve artan toplumsal eşitsizliğin en ağır yükünü çocukların taşıdığını söyledi. Çocukların temel haklarından mahrum bırakıldığını belirtenİlgezdi, eğitim hayatında olmaları gereken çocukların ağır çalışma koşullarına itildiğini ifade etti.

Çocuğun 3 metrelik kuyuya düştüğü korku dolu anlar kamerada
3. Sayfa

Çocuğun 3 metrelik kuyuya düştüğü korku dolu anlar kamerada

Hatay'da marketten alışveriş yaptıktan sonra evine giden çocuğun 3 metrelik kuyuya düştüğü anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Korku çığlıklarını duyarak küçük çocuğun yardımına koşan vatandaşlar çocuğu kuyudan çıkararak kurtardı.

Havuza düşen 5 yaşındaki çocuk yaşam mücadelesi kaybetti
3. Sayfa

Havuza düşen 5 yaşındaki çocuk yaşam mücadelesi kaybetti

Sakarya'nın Sapanca ilçesine ailesiyle birlikte tatile gelen 5 yaşındaki çocuk, havuza düşerek boğulma tehlikesi geçirdi.

Antalya’da otomobilde kilitli kalan çocuğu itfaiye kurtardı
Bölgesel

Antalya’da otomobilde kilitli kalan çocuğu itfaiye kurtardı

Antalya’da araç içerisinde kilitli kalan çocuk itfaiye ekipleri tarafından cam kesici testere yardımıyla kurtarıldı.

Başkan Tiryaki'den Altındağlı Çocuklara Karne Hediyesi
Yerel Yönetim

Başkan Tiryaki'den Altındağlı Çocuklara Karne Hediyesi

Karne hediyelerini alan çocuklar büyük sevinç yaşarken, etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Başkan Tiryaki, çocukların mutluluğunun kendileri için en büyük motivasyon olduğunu ifade etti.