
“HER ZORLUKLA BERABER BİR KOLAYLIK VARDIR”
Hani geçen hafta devamını belki anlatırım demiştim ya…Hayır, hayır. Belki değil. Mutlaka anlatmalıyım.
Biliyorsunuz ilk bebeğimizin anomalili bir çocuk olarak, 7 aylıkken erken doğup, doğumdan hemen sonra öldüğünü anlatmıştım geçen hafta.
Şimdi çocuk sahibi olma serüvenimizin devamını dinleyelim benden.
İlk çocuk zayi olduktan sonra bize, aman, dediler, iki yıl hiç çocuk mocuk düşünmeyin. Bilimin dediklerine çok inanırım. Hâlâ daha aynıyımdır. Böyle dediklerine göre vardır bir bildikleri deyip, gebe kalınmaması için gerekli önlemleri alarak, artık sonuna yaklaştığımız uzmanlık eğitiminin; sınava hazırlanma, tez hazırlama gibi konularına ağırlık verdik. O zamanlar henüz bir işe yerleşmeyen kıymetli eşim de o sıkışık dönemde bana hep yardıma koşmak için ayarladı kendini.
Her zaman olduğu gibi.
Rabbim, “ Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır,” buyurmuyor mu?
İşte bizim yüzümüzü bebekle güldürmeyen Yüce Yaratan bize o günlerde başka nimetler verdi. Öğretmenlik sınavını kaybeden eşim, İş ve İşçi Bulma Kurumunun açtığı bir sınavı kazanıp o Kurumun Tophane Şubesinde memur olarak işe başladı.
Bebeğin kaybından 11 ay sonra ben Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı oldum. Peşinden de askerlik. Yaş 32. Sonra ver elini Van Asker Hastanesi.
Biz bir zamanlar askerde tek maaş ne yapacağız deyip kıt kanaat para biriktirirken, bir de baktık; eşim memur olmuş, ben bir asteğmen maaşı, bir de “Olağanüstü Hal Bölge Tazminatı” almaya başladım. Hem de 1 asteğmen maaşı kadar.
Hey güzel Rabbim. Ne kadar büyüksün! Bir maaşla nasıl geçiniriz diye düşünürken üç maaş almaya başladık. Hem de bir yıllık askerlik için eşimin tayinini İstanbul’dan Van’a yapmazlar ama bir isteyelim bakalım, derken, bir de baktık, eşimin tayini de Van’a çıkmasın mı?
Rabbim, bebeğiniz öldü ama bak ben size ne güzel sürprizler hazırladım, dercesine peş peşe güzellikleri yağdırmaya devam ediyordu.
Hatta eşim, o yıl Mart ayında girdiği öğretmenlik sınavını da kazanmıştı. Bu ne mutluluktu!
1989 yılı bahar aylarında, eşim ikinci kez hamile kaldı. Biz daha da sevindik. Askerliğin bitmesine de şurada kısa bir zaman kalmıştı.
Haziran ayında Bakanlık bize, bir sarı zarfla , eşimin öğretmen olarak tayininin Ünye ilçesi İkizce Kasabasına çıktığını bildirdi. İki hafta içinde göreve başlaması gerekiyormuş.
Okulların bitmesine de birkaç hafta kalmıştı. Van nere, İkizce nere? Eylül’de askerlik bitiyor o zaman başlasa olmaz mı, dedik. Hayır, olmazmış. İlla o bir iki hafta için Van’dan kalkıp Karadeniz’in o şirin Kasabasına gitmek gerekiyormuş.
Ben birkaç gün izin aldım ve yollara düştük. İkizce’ye gidiyoruz. Okul idaresi ile yüz yüze görüşüp bir çözüm bulmalarını isteyeceğiz. Vardık oraya. Yolculuk belki 24 saat sürdü.
Çözüm şöyle olabilirmiş. Bir hastalık raporu almalıymışız. Olsun, dedik. Zaten eşim hamile değil mi, bir “düşük tehdidi” raporu alırız, olur biter, dedik.
Keşke demez olaydık!..
Devamı haftaya.
2026
Ramazan Canural'in 'Falcı: Bir oğlan bir kız... çok güzel iki çocuk...' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir 14 Ağustos sabahı ruh halim' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Kısa keselim Aydın havası olsun' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'mamların Maaşı meselesi' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir zirveden daha fazlası Ankara'nın verdiği mesaj' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'in 'Bir hayat serüveni Pediyatriden geriyatriye' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Yalancı Cennet'ten ebedi Cennete ” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Bir Ömür sessiz kahramanlık: Babalar” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Ramazan Canural'ın “Türk siyasetinde sosyo-politik bir analiz ve CHP” adlı köşe yazısı.. Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
Gazeteci Nagihan Alçı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile gerçekleştirdiği görüşmede Abdullah Öcalan’ın İmralı Adası’ndaki yaşam koşullarına ilişkin dikkat çeken bir iddiayı gündeme getirdi. Alçı, Bahçeli’nin kendisine Öcalan için İmralı’da bahçeli bir ev inşa edildiğini söylediğini aktardı.
Burdur Devlet Hastanesi, uzman hekim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor.
Burdur’un Gölhisar ilçesi Killik mevkiinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan geniş çaplı müdahale gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanlığı Kupası Yağlı Güreş Müsabakaları öncesinde açıklanan katılımcı listesi tartışma konusu oldu. Başpehlivan İsmail Koç’un listede bulunmaması, Ali Gürbüz’ün ise organizasyona katılması merak uyandırdı. İki isim arasındaki farkın, yönetmelikteki Kırkpınar ve Yağlı Güreş Ligi kontenjanlarından kaynaklandığı belirtildi. işte katılacak pehlivanlar
Afyonkarahisar'da tırın elektrikli bisiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.
Yorumlar (0)