
Hepimizin mâlûmu olduğu üzere (önceki gün) Milletimizin bir kısmı olay yerinde-bizzat, büyük bir kısmı da televizyonları başında şaşırarak, üzülerek ve öfkelenerek bir saldırıya tanıklık etti! Yani, insanımızın önce şaşırarak, sonra öfkelenerek ve üzülerek izlediği gibi Ülkemiz; Sırrı Süreyya Önder isimli bir barış güvercininin, ‘Terörsüz Türkiye Önder’inin(!) cenaze törenine katılmak üzere geldiği mekân da ve hiç beklenmedik bir anda saldırıya uğrayan ‘CHP Genel Başkanı Özgür Özel olayı ile sarsıldı! O nedenle, hemen herkes gibi ben de ‘Özel’in kendisine, ailesine, sevenlerine, partililerine geçmiş olsun’ diyor ve önce ülke, sonra da dünya barışı için savaşan büyük devletimizin içini dışını karıştırmak, güzel ülkemizin huzurunu bozmak ve asil milletimizi birbirine düşürüp parçalamak isteyen tüm kişi, kurum ve kuruluşlara ‘kendinize gelin, aklınızı başınıza alın ve damım yıkılması hâlinde olan sizin gibi farelere olacağını unutmayın! Ki, siz belki bin parçaya bölünebilirsiniz ama, büyük devletimizi, cennet misâli ülkemizi ve necip insanımızı bö-le-mez-si-niz!’ diyor; menfur saldırıyı tekrar tekrar kınıyor, manyak saldırganı nefretle tel’in ediyorum.
Ayrıca, yaşı 66’yı bulmuş ve 2 öz evladını birden öldürmüş-katletmiş, birini ikisini de elinden kaçırmış olan bir kâtilin ülkede ve bilhassa başkent Ankara’nın ortasında, artı en kalabalık bir mekân ve zaman da elini kolunu sallaya sallaya geziyor olması ayrı bir soru işareti olduğu gibi; bir anamuhalefet Partisi’nin Genel Başkanı’na yumruk atacak kadar yaklaşmış-yaklaştırılmış olması ise ciddi bir soru işaretidir…’diyorum! Ve şimdi de esas konum olan Hıdrellez Gününe dönmek istiyorum:
İlgilenenlerin bildikleri gibi Hıdrellez, dînî bir yanı veya yönü olmamakla birlikte Türk Dünyası’nda kutlanan yaz ayını karşılama ve baharı kutlama bayramlarından biridir ve kaynağı çok öncelere-eskilere dayanır. Ve bu bayrama Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi, Milletimiz de ilgi gösterir ve bazı kişiler bugüne gereğinden fazla anlam yükleyerek günden olmayan-olmayacak şeyler bekler! O nedenledir ki, birçok kişi bu iyi, güzel, yerel ve millî gelenek gününü değerlendirmeye, meselâ alışveriş etmeye çalışır! Bu inanış ta piyasanın canlanmasına, hareketlenmesine dolayısıyla da bereketlenmesine, Türklerin birlik ve beraberliklerinin güçlenmesine, kardeşliklerinin ya da dostluklarının pekişmesine vesîle olur…
Hâsılı; İslâm inancına göre, ‘Hızır ve İlyas (a.s) isimlerinin halk ağzında aldığı-anıldığı şekilden ibaret olan Hıdrellez, kökü İslâm öncesi eski Orta Asya, Ortadoğu ve Anadolu yaz bayramlarına dayanan Hızır ve İlyas kavramları etrafında ve sonradan dînî bir muhtevaya büründürülmüş olan bir halk bayramının adıdır. Ki, bu bayram, merkezini özellikle Anadolu ve Balkanların, Kırım, Irak ve Suriye’nin teşkil ettiği Batı Türkleri arasında, bugün kutlanılmakta olan Gregoryen Takvimine göre 6 Mayıs, (eski Jülyen takvimine göre 23 Nisan) günü kutlanmakta…’ olan bir çeşit bayramdır…
Bizler, televizyonların olmadığı, cep telefonlarının, internet ve benzer iletişim araçlarının ise tahayyülü bile yapılamadığı dönemin çocukları, yetişkinleri ve gençleri idik… O nedenle Hıdrellez, kumruların baharı bekledikleri gibi, bizim kuşağın da dört gözle beklediği günlerden biri idi! Yani, Hıdrellezi, bizim kuşak, şimdiki Hızırilyas Mahallesi sınırları içerisinde ve Hızırilyas Camii Şerif çevresinde (ki, şu anda o mekân çok katlı binalarla-apartmanlarla doldurulup taşırılmış durumda) ve günün ruhuna ya da anlamına uygun bir şekilde kutlamasının yapıldığı günlerden biri idi! Ve biz 6 Mayıs tarihini sabırsızlıkla bekler, Hıdrellezi kutlamak için günleri iple çekerdik. Çünkü bizim dönemimizde 6 mayıs tarihi kışlık giysilerimizi çıkararak mevsimlik, hattâ yazlık giysilerimizi giydiğimiz bir tarih olur ve günün sabahtan akşama kadar kutlandığı; bîkârların yavuklu bulabildiği, yavukluların birbirlerini bir şekilde görebildiği, selamlaşabildiği, gözle kaşla ya da lisanıhalle konuşabildiği, sözlülerin, nişanlıların buluşabildiği ve baş başa görüşebildiği, evlilerin felekten bir gün çalabildiği, uzak yakın akrabaların, konu komşuların bir araya gelebildiği, sohbet ettiği, gülüp eğlendiği, birlikte çay kahve veya meşrubatlar içtiği, tıpkı çocuklar gibi külâh içinde dondurma ve kuruyemiş yiyebildiği, top oynayabildiği, salıncaklar binebildiği; dolayısıyla da hoş vakit geçirdiği ve dostlukların, arkadaşlıkların ve birlikteliklerin pekiştirildiği günlerden bir gün idi! Yani, bizim dönemin Hıdrellezi, olabildiğince sıcak geçen kutlu, mutlu ve muhabbetli bir gündü, günün adı idi! O nedenle ben ‘neeerrrde o eski aynalar demiyor, neeerde o eski Hıdrellezler!’ diyorum ve bugün kutlanacak olan Hıdrellezin amacından saptırılmadan, bid’ad ve hurafelere, dolayısıyla da günâhlara neden olmadan kutlanmasını diliyorum:
Ve bu konu da son olarak ‘Hıdrellezin, baharın müjdecisi ve yaz ayının habercisi olan bir gün olması nedeniyle yerel imkânlar ve yerli programlarla, artı helal ve millî olan yöntemlerle kutlanması iyidir-güzeldir, hattâ gereklidir… Ancak, bugüne dînî bir anlam yüklemek, yani bugünde yapılanlara-yapılacak olanları dinden imandan bir anlam katmak, mânâ yüklemek doğru değildir! Amma velâkin günümüzde, her yerde ve her konuna müthiş bir kelimeler ve kavramlar karmaşası yaşandığı için olsa gerek, Hıdrellez ve benzer günlere de çeşitli anlamlar yükleniyor, maksadını aşan uygulamalar ve vurgulamalar yapılıyor! Yani birçok zaman ve mekâna olduğu gibi, Hıdrelleze de ‘sonradan’ bid’ad ve hurafeler sokulup ilâveler yapılıyor! Dolayısıyla da duru beyinler bulandırılıp ve saf kafalar karıştırılıyor… O nedenle ben Hıdrellez gününe dînî bir anlam yüklememeden ve mânâsına zarar verilmeden kutlanmalı!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
KİM, BİZDEN BAŞKASININ SÜNNETİYLE
AMEL EDERSE, O BİZDEN DEĞİLDİR…
Ve KİM DİNİMİZDE ONDAN OLMAYAN
BİR ŞEHİ İHDAS EDER, ORTAYA ATARSA
BU ORTAYA ÇIKARDIĞI ŞEY REDDEDİLİR…
BİD’AT SAHİBİNE HÜRMET EDEN, İSLÂMİYETİ
YIKMAYA YARDIM ETMİŞ OLUR! Ve BİD’AT EHLİNİN
TEVBESİ, BİD’ATİ BIRAKANA KADAR KABUL OLMAZ!
Hz. Muhammed (sav)
GÜNÜMÜZ DE GELENEK, GÖRENEK VE TARİH
BİR KARİKATÜRE DÖNDÜRÜLDÜ MAALESEF!
İskender Pala
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)