
Tüm fânilerin veya canlıların ömürleri olduğu gibi, insanların ilgi, bilgi, etki ve yetki alanları da sorumluluk alanları da sınırlıdır… Yani, hiçbir insan ölümsüz ve lâyüsel (hesap sorulmaz ve vermez) olmadığı gibi, birçok şeyden de sorumsuz olmadığı gibi bilgileri de sınırlıdır!
Sınırsız hayat, sonsuz etki, yetki güç, kuvvet-kudret sahibi sadece ve sadece Allah’hu zülcelâl Hazretleridir. Ancak, insanlar oturdukları koltuklarının, (kanunların kendilerine verdiği yetkilerinin) temsil ettiği kişi, kurum, kuruluş, makam ve mevkilerinin haklarını vermeleri, yararlı bilgilerini diğer insanlarla paylaşmaları gerekir… Hele hele devletin, herhangi bir kamu kurum veya kuruluşunun başında, herhangi bir kademesinde, idaresinde görevli olan, yani bir ülkenin devlet reisinden gece ya da mahalle bekçisine, köy veya mahalle muhtarına, odacısına kapıcısına varıncaya kadar herkes bulunduğu makamın, hatta noktanın hakkını vermesi gerekir. Evet, her koyun kendi bacağından asılır, ama kötü kokusu da çevreyi rahatsız eder!
Peygamber Efendimiz (sav) “Ya Rabbi! Senin gazabından rahmetine sığınırım. Evet Allah (c.c) rahmet eder, dilerse helâk eder. Kardeşlerim, biz ahir zaman ümmetiyiz. Yüce Rabb’im bir ayeti kerimesinde “Siz, Âdem (a.s)’den gelmiş geçmiş tüm ümmetlerin en hayırlısısınız. Neden, çünkü siz insanlara iyiliği emreder, kötülükten men edersiniz…” buyuruyor! Ama biz günümüzün Müslümanları bunu yapıyor-yapabiliyor muyuz? Bunu önce nefsimize, sonra da neslimize ve sözümüz geçen insanımıza, dost ve akrabalarımıza sormamız gerekir… Ve bahsime konu kişilere iyiliği emretmez, kötülükten men etmez veya buna çalışmaz isek, o zaman “Bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın!’’ kaygısızlığına-nemelazımcılığına düşeriz ve o yılan gün gelir bize de zarar verir-verebilir!
Ara başlığımda da dikkât çekmeye çalıştığım gibi, canımız-ciğerlerimiz-nefes borularımız durumunda, yağmur ve akar sularımızın oluşmasında büyük faydaları olan ormanlarımız bazen kasten, bazen bilerek-isteyerek bazen ise kazaen yakılırken; insanlarımız bazıları kendilerini bilerek, isteyerek yakıyor ya da yakmaya hazırlanıyorlar. Çünkü, insanlar atalarımızın yatak odalarında, hattâ yataklarında bile yatmadıkları-yatamadıkları, yatmayı ar-haya ettikleri, utandıkları kıyafetlerle sokak ve caddeler de dolaşıyorlar! Dolayısıyla da hem kendilerini ateşe atıyorlar hem de diğer insanları günaha sokuyorlar …
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) “Sizden biriniz bir kötülük gördüğünde onu eliyle düzeltsin, gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Ona da gücü yetmezse kalbiyle buğuz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir…” buyuruyor. Amma velâkin, günümüz Müslümanı değil herhangi bir Müslümanı, uzağındaki yakınındaki konu komşusunu, canı ciğeri durumunda olan evlatlarının ve torunlarının uygunsuz yaşantılarından, davranışlarından, açık saçık giyinişlerinden, kuşanmalarından, saçma sapan kılık kıyafetlerinden bile rahatsızlık duymuyor! Onlar da zamanla bu yaptıklarını normalmiş gibi görmeye-kabul etmeye, hattâ daha da ileri gitmeye başlıyorlar! Hal böyle olunca da, toplum her olumsuzluğu normal-olağan görmeye-göstermeye başlıyor!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; yakında ve bilhassa yaz aylarında gidip görmedim, ama gören arkadaşlarım ve dostlarım, bu yıl ‘Burdurluların’ demeyeyim ama Burdur’da yaşayan insanların sâhil kentlerin sokak ve caddelerinde, hattâ pilajlarında ve turistik mekanlarında giyinip kuşananları aratmayacak, hattâ onları geçecek kadar açık saçık gezip dolaştıklarını ve bu kıyafetlerinden dolayı da zerre kadar utanıp çekinmediklerini söylüyorlar… O nedenle ben, ‘Cenab-ı Allah bu ve bu gibi giyiniş kuşanış ve yaşayışlardan nefsimizi de neslimizi de korusun ve sonumuzu hayreylesin’ diyor, herkese ‘ölçülü’ saygılar sunuyorum.
EVLERİNİZDE YERLERİNİZDE OTURUN VE ESKİ
CAHİLİYE ÂDETİNDE OLDUĞU GİBİ AÇILIP
SAÇILMAYIN. NAMAZI GÜZELCE KILIN, ZEKÂTINIZI
VERİN, ALLAH’A (c.c) VE RESULÜNE İTAAT EDİN!
Ahzap Suresi, âyet 34
EY PEYGAMBER HANIMLARI! SİZ, KADINLARDAN
HERHANGİ BİRİ GİBİ DEĞİLSİNİZ. EĞER (ALLAH’TAN
C.C) KORKUYORSANIZ (YABANCI ERKEKLERE KARŞI)
ÇEKİCİ BİR EDÂ İLE KONUŞMAYIN; SONRA KALBİNDE
HASTALIK BULUNAN KİMSELER ÜMİDE KAPILIRLAR…
MÛMİN KADINLARA SÖYLE; GÖZLERİNİ HARAMDAN
SAKINSINLAR VE İFFETLERİNİ KORUSUNLAR. DIŞARIDA
KALANLARDAN BAŞKA ZİYNETLERİNİ GÖSTERMESİNLER!
BAŞÖRTÜLERİNİ YAKALARININ ÜZERİNE BAĞLASINLAR.
KOCALARI, BABALARI, KOCALARININ BABALARI, KENDİ
OĞULLARI, KOCALARININ OĞULLARI, ERKEK KARDEŞLERİ
ERKEK KARDEŞLERİNİN OĞULLARI, KIZ KARDEŞLERİNİN
OĞULLARI, BAŞKA KADINLAR, HİZMETLERİNDE BULUNAN
KÖLELERİ VE CÂRİYELERİ, CİNSEL ARZUSU BULUNMAYAN
ERKEK HİZMETÇİLER, KADINLARIN CİNSELLİKLERİNİN
FARKINDA OLMAYAN ÇOCUKLAR DIŞINDA SÜSLERİNİ
KİMSEYE GÖSTERMESİNLER. YÜRÜRKEN, GİZLEDİKLERİ
SÜSLERİ BİLİNSİN DİYE AYAKLARINI YERE VURMASINLAR.
EY MÛMİNLER! HEPİNİZ ALLAH’A (c.c) TÖVBE EDİN!
UMULUR Kİ, KURTULUŞA ERERSİNİZ…
Nur Sûresi, âyet 31-32
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Ankara, Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, ORC Araştırma tarafından 2026 yılında gerçekleştirilen farklı araştırmalarda adının ilk sıralarda yer almasını değerlendirdi.
MAKÜ Bucak İşletme Fakültesi Halkla İlişkiler bölümü öğrencileri Sudenur Yalçın, Buket Aydın ve Havva Akın, hazırladıkları sosyal sorumluluk projesiyle ilçenin dört bir yanına mama ve su kapları yerleştirdi.
Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesine bağlı Ethem Kelekçi Mahallesi Muhtarı Ramazan Güçlü, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde örnek bir sosyal sorumluluk çalışmasına imza attı.
Denizli’de hayata geçirilen giyim kursu, lösemili çocukların annelerine hem mesleki eğitim hem de moral desteği sunuyor.
Samsun’da faaliyet gösteren 1965 Samsunspor Derneği, sosyal sorumluluk projesi kapsamında Vezirköprü ilçesindeki Sarıdibek Ortaokulu’nu kırmızı-beyaza boyadı.
Afyonkarahisar’da faaliyetlerini sürdüren 272 PMS Afyon Motosiklet Derneği, şehirde motosiklet kullanımının artmasıyla birlikte trafikte güvenliği ve bilinçli sürüş kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla hazırladığı sosyal sorumluluk projelerini İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol’a sundu.
Yorumlar (0)