
Millî Şairimiz, İstiklâl Marşımızın yazarı ve Burdur’umuzun ilk Milletvekili Mehmed Akif Ersoy, “Aldanma insanların samimiyetine, menfaatleri gelir her şeyden önce. Vadetmesiydi Allah (c.c) Cenneti, O’na bile etmezdi secde…” Ve “Ben artık iki yüzlü insanları sevmeye başladım, çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım” diyor! Ki, Mehmet Akif bu sözleri bir asır-100 küsur yıl önce söylemiş! Merhum bugün yaşasaydı 20 yüzlü insanları da severdi herhalde! Çünkü günümüzde 20 yüzlü insanlar tolere edilebilir bir rakam hâline geldi. Yani günümüz dünyasında 20 yüzlü insanlar yenilip yutulabilirler haldeler. Çünkü son zamanlarda insanların bilinmeyen yüzleri 200’ler de seyrediyor maalesef! Daha doğrusu günümüzde gerçekler veya gerçeklikler kişiden kişiye esneyen-değişen bir nesne veya mevhum oldu ve bu da bazı insanları veya nefsine düşkün olan kimseleri çok yüzlü olmaya zorladı!
Her neyse; bu kadar mukaddimeden sonra asıl konuma dönüyor, sözümü müşahhaslaştırmak ve bahsime konu olacak siyaset değil, politika insanlarının durumlarını özetlemek istiyorum. Çünkü siyaset başka, politika başka bir şey. Çünkü siyaset insanları ilmi siyaset, politika insanları ise ‘adı üzerine’ politika yaparlar!
Şöyle ki; CHP’nin başına muvazaalı veya tartışmalı ‘bir kaset operasyonu’ sonunda gelse bile Kemal Kılıçdaroğlu’nun gidişi hem sürpriz hem de vefasızların azizliği nedeniyle oldu… O nedenle olsa gerek, CHP’liler eski Genel Başkanlarına biraz vefasızlık ve biraz da haksızlık yapıldığına inanıyor olmalılar ki, Kılıçdaroğlu’nu Genel Başkan iken alkışladıklarından daha fazlasını şimdi alkışlıyorlar ve şimdi daha fazla sahip çıkıyorlarmış… Bu da benim aklıma, Kemal Kılıçdaroğlu’nun beklenmedik ve sürpriz bir şekilde ‘bay bay’ dediği Partisine yeniden ‘merhaba’ deme ihtimâlini, yani Kılıçdaroğlu’nun, CHP’nin Genel Başkanlığa ‘yeniden’ döneceği sâikini getiriyor…
Ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP’nin Genel Başkanlığını kaybetmesinde en büyük payın, Kılıçdaroğlu’nun, kendisini İstanbul gibi metropol bir şehrin Belediye Başkanı yaptığı, yetmedi Cumhurbaşkanı Yardımcısı yapmak istediği Ekrem İmamoğlu’nda olduğunu bilmeyen ya da duymayan yok! Ve herkesin mâlûmu olduğu gibi, Kılıçdaroğlu’da bunun böyle olduğunu bildiği veya inandığı için olsa gerek Özgür Özel’e ânında verdiği randevuyu, Ekrem İmamoğlu’na 3 haftadır vermiyor!
Ve 31 Mart 2024 de yapılacak olan Yerel Seçimler sonunda İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından giderse, CHP’nin başına Kemal Kılıçdaroğlu yeniden gelir-gelebilir, ama Ekrem İmamoğlu bir daha hiçbir yere gelemez…
Basın yayın organlarından takip ettiğim kadarıyla CHP’nin Antalya, Hatay, Eskişehir ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlıklarını kaybetme ihtimâli yüksek… Burdur’un mevcut Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in kendisi ve çevresi Ercengiz’, CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel’in üniversiteden sınıf arkadaşı olmasına güvenerek tekrar aday gösterileceğine inanıyor. CHP’nin güçlü aday adaylarından biri olan Tarkan Büyükyörük ise Partisinin delegelerine güveniyor. Dolayısıyla da ön seçim yapılmasını istiyor… Ercengiz ile Büyükyörük arasında bir tercih yapmak durumunda ve onun sıkıntısını çekmekte olan CHP Genel Merkezi birçok ilin Belediye Başkanı adayını günler önce açıklar-ilan ederken, Burdur gibi küçük bir şehrin adayını bir türlü açıklayamadı. Ve bugün (Cuma) açıklanması beklenen Burdur’un CHP’li Belediye Başkan adayı AK Parti’nin adayının kazanma ihtimâlini yükseltecektir. Çünkü, ön seçim yapılmazsa Tarkan Büyükyörük ve taraftarları, önseçim yapılır da Ercengiz önseçimi kaybederse kendisi ve taraftarları kırılacak; dolayısıyla da Parti Burdur’da ikiye olmasa bile 3’e bölünecek… Bu da AK Parti’nin işine yarayacak.
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice, bugünkü konum CHP idi, bundan sonraki bir yazımda da AK Parti’nin durumunu değerlendirmek istiyor, herkese saygılar sunuyorum.
Bu bir mübârek kitaptır ki onu sana, insanlar âyetleri üzerinde iyice düşünsünler, akıl îzan sâhipleri ondan dersler, öğütler alsınlar diye indirdik…(Sâd, 38/29)
Allah (c.c) bana şunu vahyetti: “Birbirinize karşı alçak gönüllü olun. Hiç kimse başkasına karşı övünmesin. Hiç kimse haddini aşıp bir başkasına zulmetmesin!’’ (Hadis)
Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için bir sınama (deneme) konusu yapma. (âmin)Bizi bağışla, Rabbimiz! Çünkü kudret ve hikmet sâhibi olan sensin. (Dua)
İNSANLARIN EN FENASI, BİRİNE AYRI DİĞERİNE DE
AYRI GÖRÜNEN İKİ YÜZLÜ İNSANLARDIR…
Hz. Muhammed (sav)
YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN YA DA GÖRÜNDÜĞÜN
GİBİ OL… Mevlânâ Celâleddîni Rûmî (r. aleyh)
KALBİNİZİ SIKLIKLA SORGULAYIN Kİ, İÇİNDE
İKİYÜZLÜLÜK, KİN, KİBİR BİRİKMESİN!
Muhammed Bozdağ
İKİYÜZLÜLÜK ÇİFT TARAFLI KESEN BİR KILICA BENZER!
BİR TARAFI ALDATTIĞI İNSANI KESERKEN, DİĞER
TARAFI SAHİBİNİ KESER! Cervantes
BAZI İNSANLARLA YÜZLEŞMEK ZORDUR, HAKSIZ
ÇIKARSIN ÇÜNKÜ ONLARIN GALİP GELECEK İKİNCİ
BİR YÜZLERİ DAHA VARDIR! Bernard Shaw
BEN İNSANIN DİĞER YÜZÜNÜ GÖRÜNCE, İLKİNİ
HATIRLAMAM! Paul Auste
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Komiser, yargılama sürecinde yaşanan gelişmelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan temel haklar bakımından yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Toplantıda konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, önceki gün görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında yaşananları eleştirerek, eşi Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkının engellendiğini savundu.
İmamoğlu'nun duruşma salonuna getirilmemesi üzerine avukatı, karar yazılmadan bu işlemin yapılamayacağını savunarak itiraz etti. Mahkeme başkanı ise itiraza, "Arada yazarız" yanıtını verdi.
Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davası olarak bilinen yargılamanın 8 Temmuz'da gerçekleştirilen 64. duruşmasında verilen ara kararların ayrıntıları belli oldu. Mahkeme heyeti, hem delillerin toplanmasına yönelik yeni müzekkereler yazılmasına hem de bazı sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.
Soruşturmaya konu olan açıklamanın, İmamoğlu'nun duruşma sırasında sarf ettiği, "Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım. Yargılayacağım merak etmeyin. Ben iddianameyi yapanları yargılayacağım." şeklindeki sözler olduğu aktarıldı.
İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında savunma süresi ve yargılama usulü konusunda tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı, CMK'nın 203. maddesi kapsamında İmamoğlu'nun duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.
Yorumlar (0)