
Ülkemiz de ve isminin başında millî olan ancak gayrî millî faaliyetleriyle tanınan, bilinen, dolayısıyla da insanımıza şans oyunlarını alıştıran bir kurumumuz var ki; bu Kurum 5 Temmuz 1939 yılında ve ülkemizdeki şans oyunlarını yürütmek-yönetmek maksadıyla kurulmuş…
Yani bahsime konu Milli Piyango İdâresi, tabiri yerinde ise ‘yasal bir kumar idaresi’ olarak ve tam 85 yıldır faaliyette bulunuyor… Ve bahsime konu Kurumun dışında, ülkemiz de özel ama yasal ve sayısız kumarhaneler veya kumar oynatan mekânlar da var! Ancak son zamanlarda bütün bunlar yetmezmiş gibi, şimdi de insanımızın başına sanal kumar musallat olmaya ve bu illet gençliğimçizi, dolayısıyla da geleceğimizi tehdit etmeye, ülkemizde ifsat çıkarmaya başladı..!
Şöyle ki; yurt dışından ve yasa dışı yollardan oluşturulan ve internet siteleri üzerinden kurulan ağlar, Ülkemizdeki gençleri bir dizi ‘kolay yollardan para kazanma’ tuzağına düşürüyorlardı; son yıllarda da futbol ve basketbol gibi spor müsabakaları üzerinden ilerleyen sanal bahis sistemi, slot oyunlarıyla daha da gelişti büyüdü ve gençlerimizi tehdit eder hâle geldiği gibi, yaşlılarımızı da etki alanına almaya, dolayısıyla da kapsam alanını olabildiğince genişletmeye başladı maalesef!
Kısacası ve açıkçası, Cennet misâli Ülkemiz de diğer kumar oyunlarının yanı sıra ‘sanal kumar tehdidi’ mafya hesaplarının dahî iştigal sahası haline gelmiş-getirilmiş. Ve ilgilenenlerin veya ilgililerin bilecekleri gibi, ‘Sanal Bahis Baronları’ olarak adlandırılan ve tanıtılan birçok ismin karıştığı adli vakalar daha önce Ülkemizin gündemine gelmiş ve İçişleri Bakanlığı’nın başlattığı operasyonlarla birçok sanal kumar çetesi çökertilmişti! Amma velâkin büyük bir çoğunluğu yurtdışında olan sanal kumar çeteleri, yeterince ve zamanında alınamayan tedbirler nedeniyle yasa dışı online kumar oynamalar-oynatmalar devam ediyor maalesef… O nedenle, gençler arasında hızla yayılan sanal kumar sitelerinin yaptıkları dolandırıcılıktan başka bir şey olmadığı için bu illetin önüne geçilmeli, dolayısıyla da gençliğimiz bu illetten kurtarılmalı…
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun verdiği bilgiye göre, ülkemizde internet kullananların oranları yüzde 86, 5’i internet, yüzde 67,4’ü sosyal medya kullanıcısı ve yüzde 93,8’i mobil bağlantı sahibi imiş. Yani insanımızın büyük bir çoğunluğu internet kullanıyormuş.
Demem o ki; nasıl ve ne şekilde oynanırsa oynasın ve kim oynarsa oynasın ve de kim oynatırsa oynatsın, kumar illeti bugünün gençlerini, hattâ çocuklarını, yarının yaşlılarını ifsat etmeye devam ediyor ve bu illetin bağımlılarının sayıları her geçen gün artıyor… O nedenle bu illet için caydırıcı tedbirler alınmalı ve özendirici olan her şey yasaklanmalı’ diyor, şimdide bir başka bir konuya daha geçmek istiyorum:
Gidip görenlerin bizzat izleyerek şahit oldukları ve ilgilenenlerin de basın yayın organlarından öğrendikleri gibi, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ne bağlı Ankara Devlet Tiyatrosu, çok konuşulacak ve eleştirilecek bir oyunun altına imza atmış!
Yani Ankara İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde oynanan ve Amerikalı Yazar E.B Wihite tarafından yazılan ‘Charlotte’un Ağı’ adlı eserden uyarlanan bir oyunda, çiftlikte yaşayan küçük bir çocuğun, domuzla olan ilişkisi anlatılırken, çocuklar oyunda domuz seviciliğine teşvik ediliyormuş! Daha doğrusu, çocuklara ve gençlere yönelik oynanan mâlûm tiyatro oyununda, dinimizin her şeyini haram kılmış olduğu domuz sevdirilmeye çalışılıyormuş!
Bizim büyük bir merhamet dini olan Dininiz İslâm da, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’de tüm canlıları olduğu gibi, hayvanları da koruyup kollamamızı, aç susuz bırakmamamızı, işkence yapmamamızı ve gücünün üzerinde bir yük yüklememizi emreder… Ancak, domuzu (hınzır) pis ve zararlı şeylerden kabul eder ve etinin de, diğer azalarının da yenmesini, hattâ kullanılmasını yasaklar… Ki, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim de “Allah (c.c) ölüyü (leşi), kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı..!” buyruluyor!
Peki, insanının yüzde 98-99’u Müslüman olduğu var sayılan bir ülkenin başkentinde ve devletin tiyatrosunda domuzu sevdirmeye çalışmak neyin nesi baylar bayanlar? Sevdirecek başka hayvan mı bulamadınız da çocuklarımıza ve gençlerimize domuzu sevdirmeye çalışıyorsunuz! Yoksa bunu, göstermelik ya da yapacak başka bir işi olmayan bazı hayvanseverlere ya da derneklere yaranmak için mi yapıyorsunuz!
Tamam, hiçbir canlıyı ve hayvanı olduğu gibi, domuzlara da işkence yapmayalım amma velâkin onları da başımızın tacı veya çocuklarımızın sevgi aracı yapmayalım!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
KİŞİNİN ARKADAŞI, AKLININ KLAVUZUDUR!
Hz. Ömer (r.a)
GERÇEK KÜLTÜREL KÖKLERİNİ YİTİREN VE
HAYATTA BİR AMACI OLMAYAN İNSANLARIN
ELİNDEN ANCAK ÖLÜMLE KUMAR OYNAMAK
GELİR… Marlo Morgan
KUMAR, KENDİ PARASINI BİR HİÇ UĞRUNA
BAŞKASINA VERMEK, YA DA BAŞKASININ
PARASINI BELEŞTEN KAPMATIR!
Mohammed Hecazi
KUMAR, KÖTÜLÜĞÜN ÇOCUĞU, EŞİTSİZLİĞİN
KARDEŞİ, BELÂNIN BABASIDIR!
George Washington
NASİHATİN YOLU UZUN, ÖRNEĞİN YOLU KISA
VE ETKİLİDİR… Senca
İYİ BİR ÖRNEK, İNSANLARI YOLA GETİRMEK İÇİN
EN İYİ METOT DEĞİL, TEK ÇÂREDİR!
Albert Schweitzer
DÎNİ TİLKİDEN ÖĞRENİRSEN, TAVUK
ÇALMAYI SEVAP ZANNEDERSİN!!! Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle kenevir üretim izinleri yeniden düzenlenirken, Antalya’nın da aralarında bulunduğu 21 il üretim havzasına dahil edildi. Karar kapsamında lif, tohum ve sap üretimi kontrollü olarak yapılabilecek; tıbbi kenevir ise yüksek güvenlikli tesislerde sınırlandırılacak.
Tokat’ta düzenlenen Türkiye Büyükler Halter Şampiyonası’nda podyuma çıkan MAKÜ öğrencisi Fatmagül Çevik, hem altın madalyanın sahibi oldu hem de yeni Türkiye rekoruna imza attı.
MHP Burdur İl Başkanı Mustafa Gün, Bucak ilçesine bağlı Çamlık ve Elsazı köylerini ziyaret ederek muhtarların ve vatandaşların taleplerini yerinde inceledi. Ziyaretlerde köylerin ihtiyaçları raporlanırken, çözüm noktasında girişimlerin başlatılacağı vurgulandı.
Antalya-Isparta karayolunda meydana gelen zincirleme trafik kazalarının ardından yaşanan heyelan, ulaşımı tamamen durdurdu. Bölgeye sevk edilen ekipler güvenlik ve çalışmaları gerçekleştiriyor.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen hastaların Neziha Kutlu (49), Abdou Nazıro Gnınkouguı (24), Firdevs Sarı (4), Sedef Sarı (27) ile Yavuz Selim Yiğit (21) olduğu kaydedildi.
Isparta-Antalya karayolunda, Antalya il sınırına yaklaşık 1 kilometre kala meydana gelen heyelan nedeniyle dev kayalar yola düştü.
Yorumlar (0)