
Bugünkü Mîlâdi Takvim yaprakları 21 Eylül 2024 târihini, dolayısıyla da (olmayan) “Dünya Barış Günü’’nü gösteriyor… O nedenle ben daha yazımın başında bilmeyen ya da unutan sevgili okurlarıma bugünü ‘Barış Günü’ olarak îlân eden Bir(leşmiş M(illetler’in! kısa biri târifini, tanımını ve tanıtımını yapmak, ondan sonra bu mevhum hakkındaki görüş ve düşüncelerime geçmek istiyorum:
Nedenine, niçinine ve nasılına gelence o da şöyle:
Kaç tanesinin İslâm Ülkesi olduğunu bilmediğim Bir(leşmiş M(illetlerin! toplam 193 üyesi ve 193 üyeden sadece 5 tane asıl, yani adına ‘Teşkilât mı yoksa Örgüt mü ne diyeceğini bilemediğim âciz ve korkak güruhun aldığı kararların itirazsız temyizsiz söz sahibi üyesi olduğunu ve bu 193 ülkeden sadece 5’inin, hatta 1’inin ‘dediği dedik, çaldığının düdük’ olduğunu; geri kalan 188, hattâ hattâ 192 ülkenin âdetâ bir konu mankeni veya figüran oyuncu ya da kukla devletler ve şaşkın milletler olduklarını biliyorum! Ve ‘’Dünya aslında 5’ten değil, 1’den büyük!’’ amma velâkin uygulamada öyle olmadığını görüyor, duyuyor ve biliyorum… Dolayısıyla da bu güruhun ‘ha varlığı ha yokluğu’ diyorum!
Bir(leşmiş M(illetlerin verilerine göre, 2024 yılı îtibariyle gezegenimiz de bulunan, yani şu anki Dünyanın üzerinde yağlı ballı ve şatafatlı bir şekilde yaşayan azgın azınlıklar hariç; açlık, yokluk, kıtlık ve sefil bir ye yaşayan ve yüzüstü sürünerek hayatını sürdürmeye çalışan insan sayısı 8 milyarın üzerinde olduğu gibi, bu 8 milyar insandan 2 milyar kadarının da Müslüman olduğu sanılıyor-zannediliyor… Bu veriler de yeryüzünde veya gezegen üzerinde yaşayan her 4 insandan biri Müslüman… Ve Enfâl Sûresi’nin 65. Âyet-i Kerîmesinde Cenab-ı Hakk (mealen) “…Kâfirlerle yaptığınız savaş anında içinizde eğer sabırlı, azimli, kararlı ve mücadeleci 20 kişi bulunursa bu 20 kişi 200 kâfire bedel gelir. Eğer içinizde sabırlı, azimli, kararlı ve mücadeleci 100 kişi olursa bu 100 kişi de 1000 kâfire bedel gelir! Çünkü, kâfirler ne yaptıklarının bilincinde olmayan topluluklardır! Yani ‘onlar gerçeği inkâr edenler bu gerçeği anlamayan ve Allah’ın (c.c) yardımının ne olduğunu kavramayan topluluklardır!..” buyuruyor… Bu Âyet-i Kerîmeden de anlaşılacağı üzere bir Müslüman, Müslüman olmayan 10 kişiye bedel geleceği, dolayısıyla da 2 milyar Müslümanın 20 milyar gayrimüslime bedel geleceği anlaşılıyor… Ancak bu gün durum tam tersine… Çünkü, gayrimüslimlerin ürettikleri konvansiyonel silahlar neyse ne amma adlarına nükleer, biyolojik ve kimyasal (NBC) silah denen toplu imha silahlarıyla kimi İslâm ülkelerini tehdit ediyor, kimi İslâm ya da İslâm olmasa bile kendilerinin emir ve yasaklarına uymayan ülkeleri vuruyorlar! Ve bunun en yeni ve en güçlü örneği Filistin’dir-Gazze’dir!
Nedenine niçinine gelince; Günümüz Müslümanı, Ömer Hayyam’ın deyimiyle ‘ne tam Hıristiyan ne tam Müslüman… Hal böyle olunca da Allah (c.c) Müslümanları gayrimüslimlere karşı galip getirmiyor! Çünkü onlar çok çalışıp çabalıyor ve Allah’da çalışana veriyor! (Kazandıklarının harcadıklarının ve yapıp yapmadıklarının hesabını soracak, orası ayrı bir konu)
Hâsılı; İslâm Dîni, tüm şiddet hareketlerini yasakladığı gibi çok gerekmedikçe savaşları da teşvik etmiyor… Ancak hasmın veya düşmanın durumuna uygun bir şekilde hazırlık yapmayı bazen tavsiye bazen de emrediyor! O nedene, ben ‘aklı başında olan hiçbir Müslüman öldürmekten zevk almaz, ancak gerektiğinde gözünü kırpmadan öldürmesini demeyeyim ama savaşmasını da bilir! Çünkü yüce Dinimiz İslam ve aklı başında bir Müslüman savaşlarda sadece kendileri ile savaşanların öldürülmesine izin verir!’ diyorum… Ayrıca güzel Dinimiz İslâm ve sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), en gerekli veya en şiddetli savaşlar esnasında bile kadınların, çocukların, yaşlıların, hastaların, âmâların, bedensel ve zihinsel özürlülerin, tarlasında, bağında bahçesinde çalışmakta olan köylülerin ve herhangi bir ibâdethâne de ibâdet yapmakta olan âbitlerin, zikir çekmekte olan zâkirlerin düşmanca hareketlerden muaf tutulmasını; artı, savaştan geri çekilen düşmanın affedilmesini-savaşın devam ettirilmemesini emrediyor! Yani, Peygamber Efendimiz, savaştan kaçan düşmanın takip edilmesini… yasaklıyor!
Hâsıl-ı kelâm, hülâsa-ı netice; Emperyalist ve Kapitalist destekli ve Müslüman köstekli Siyonistler 75-76 yıldır Filistin genelinde, bir yıldır da Gazze özelinde hiç ayrım yapmaksızın Müslüman, münafık, inançlı, inançsız, kadın kız, çoluk çocuk, yaşlı, hasta ve özürlü özürsüz ayrımı yapmaksızın ve hedef gözetmeksizin ya öldürüp şehid ediyor ya da yaralayıp gâzi yapıyorlar! Diğer gayrimüslimlerin, kâfirlerin, müşriklerin, münafıkların, şuursuz, basiretsiz ve ferasetsiz Müslümanların öldürdükleri ve yaraladıkları masum insanlar ise ona hâkezâ… Ve buna rağmen, güya çağdaş, sözde uygar, sözüm ona aydın dünya, utanmadan sıkılmadan ve Allah’tan korkmadan 21 Eylül tarihini “Barış Günü’’ olarak kutluyor veya kutlayacak… O nedenle ben onlara ‘sizin barışınız da savaşınızda yerin dibine batsın!’ diyor, herkese ‘gerçek barışlı’ saygılar sunuyorum.
BARIŞ HÜKÜMLERİN EN GÜZELİDİR!..
Mecelle
HAZIR OL CENGE EĞER İSTERSEN SULH-Ü SALÂH!
Hekim ve Şair Abdülhak Molla
YA İSLÂMLA YÜKSELİR YA İNKÂRLA ÇÜRÜRSÜN.
BU YOL MEZARDA BİTMİYOR, GİTTİĞİNDE GÖRÜRSÜN!
Necip Fâzıl Kısakürek
SAVAŞIN İYİSİ, BARIŞIN KÖTÜSÜ OLMAZ!..
Benjamin Franklin
DAĞLAR, TAŞLAR, İNSANLAR, HATTÂ ÖLÜM BİLE
YORULDUYSA, ŞİMDİ EN GÜZEL ŞİİR BARIŞTIR!..
Yaşar Kemal
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)